
2019 yılı Woman’s Prize, kurgu dalındaki ödülü için 163 başvuru arasından seçilen 16 kişilik uzun listeyi açıkladı.
Seçici Kurul’un başkanı Profesör Kate Williams, “kurul üyeleri arasında tartışma tutkuluydu ve oldukça zor bir seçimdi” açıklamasında bulundu. Listede yer alan 16 kitap İngiltere’den ve dünyadan hem yeni hem de iyi bilinen yazarlara ait. Ayrıca kitapların yedisi ilk roman.
The Silence of the Girls - Pat Barker
Remembered - Yvonne Battle-Felton
My Sister, the Serial Killer - Oyinkan Braithwaite
The Pisces - Melissa Broder
Milkman - Anna Burns
Freshwater - Akwaeke Emezi
Ordinary People - Diana Evans
Swan - Song Kelleigh Greenberg-Jephcott
An American Marriage - Tayari Jones
Number One Chinese Restaurant - Lillian Li
Bottled Goods - Sophie van Llewyn
Lost Children Archive - Valeria Luiselli
Praise Song for the Butterflies - Bernice L. McFadden
Circe - Madeline Miller
Ghost Wall - Sarah Moss
Normal People - Sally Rooney
Kaynak: Women's Prize for Fiction
Netflix orijinal yapımı The OA, tam iki yıl sonra The OA II. Kısım ile 22 Mart’ta gösterime giriyor. OA bir Rus mirasçı olarak bambaşka bir hayat yaşadığı ve Hap’in esiri olduğu boyutlar arasında gidip gelirken izleyici karşısına çıkıyor. The OA II. Kısım’da Michelle Vu’yu bulma görevini üstlenen özel dedektif Karim Washington, başka çocukların da kaybolmasıyla Nob Hill’deki bir evin gizemini çözmeye çalışırken yolu OA ile kesişiyor. Diğer boyutta ise BBA, Angie ve çocuklar OA’in hikâyesini anlamak ve anlattığı akıl almaz gerçekliklerin arkasında yatanları çözmek üzere bir maceraya atılıyor.
Brit Marling ve Zan Batmanglij imzası taşıyan sekiz bölümlük destanda Jason Isaacs, Emory Cohen, Patrick Gibson, Phyllis Smith, Brendan Meyer, Ian Alexander, Brandon Perea ve Sharon van Etten’in yanı sıra Kingsley Ben-Adir ve Chloë Levine rol alıyor. Paz Vega, Irene Jacob ve Riz Ahmed ise diziye konuk oyuncu olarak katılıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=PDaJoZC6-1k
Kısa süre içerisinde film dünyasının en heyecanlandırıcı ve en öngörülemez yönetmenlerinden biri olan Luca Guadagnino, Call Me By Your Name ve Suspiria filmlerinin ardından bir televizyon dizisiyle izleyiciyle buluşuyor.
The Observer’ın haberine göre Guadagnino, HBO yapımı ve sekiz bölümden oluşacak We Are Who We Are isimli dizinin yönetmenliğini yapacak. Başkarakterler Fraser ve Caitlin’in kendilerini keşfetmelerini konu edinen dizi, yönetmenin memleketi İtalya’da çekilecek. New York’ta yaşayan ergenlik dönemindeki Fraser’ın kendini İtalya’da bir askeri üstte bulmasıyla başlayan dizi, karakterin diğer çocuklarla olan ilişkilerine değinecek. Arkadaşı Caitlin ile romantik bir ilişkiye başlayan Fraser, ondan daha büyük bir asker olan Jason’a hisler beslemeye başlayacak. Yaşananlar Fraser’ın cinsel kimliği ile ilgili düşüncelerini daha da karmaşıklaşacak.
Çekimlerine mayıs ayında başlanacak dizinin 2020 yılının başlarında yayımlanması planlanıyor.
91. Akademi Ödülleri 24 Şubat gecesi Los Angeles’ta bulunan Dolby Theatre’da gerçekleşen tören ile sahiplerini buldu. Açılışını Queen ve Adam Lambert’ın yaptığı gece, Tina Fey, Amy Poehler ve Maya Rudolph’un eğlenceli konuşması ile devam etti. Ardından Lady Gaga ile Bradley Cooper’ın Shallow ve Bette Midler’ın Mary Poppins Return filminden The Place Where Lost Things Go performansı gerçekleşti. Mike Myers ve Dana Carvey’in birlikte ödül takdim etmeleri Wayne’s World nostaljisi yarattı. Chris Evans’ın Regina King’e sahneye kadar eşlik etmesi görülmeye değerdi.
Gecede En İyi Film Ödülü Green Book’un, En İyi Yönetmen Ödülü Roma filmi ile Alfonso Cuaron’un, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü Bohemian Rhapsody’deki performansı ile Rami Malek’in, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü The Favourite’daki performansı ile Olivia Colman’ın, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü Green Book’taki performansı ile Mahershale Ali’nin, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü If Beale Street Could Talk’taki performansı ile Regina King’in oldu. En İyi Yabancı Dilde Film Ödülü ise Meksika’nın Oscar adayı Roma’nın oldu.
İşte 91. Akademi Ödülleri Sahipleri:
En İyi Film
“Green Book”
En İyi Yönetmen
Alfonso Cuaron (“Roma”)
En İyi Erkek Oyuncu
Rami Malek (“Bohemian Rhapsody”)
En İyi Kadın Oyuncu
Olivia Colman (“The Favourite”)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Mahershala Ali (“Green Book”)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Regina King (“If Beale Street Could Talk”)
En İyi Yabancı Dilde Film
“Roma” (Mexico)
En İyi Uyarlama Senaryo
“BlacKkKlansman”
En İyi Orijinal Senaryo
“Green Book”
En İyi Animasyon Film
“Spider-Man: Into the Spiderverse”
En İyi Belgesel
“Free Solo”
En İyi Görüntü Yönetmenliği
“Roma”
En İyi Kostüm Tasarımı
“Black Panther”
En İyi Kurgu
“Bohemian Rhapsody”
En İyi Makyaj ve Saç
“Vice”
En İyi Film Müziği
“Black Panther” (Ludwig Goransson)
En İyi Film Müziği
“Shallow” (“A Star Is Born”)
En İyi Prodüksiyon Dizaynı
“Black Panther”
En İyi Ses Kurgusu
“Bohemian Rhapsody”
En İyi Ses Efekti
“Bohemian Rhapsody”
En İyi Görsel Efekt
“First Man”
En İyi Kısa Belgesel
“Period. End of Sentence.”
En İyi Kısa Animasyon
“Bao”
En İyi Kısa Film
“Skin”
Stanley Kubrick klasiklerinden Otomatik Portakal İngiltere’de yeniden gösterime giriyor. Britanya Film Enstitüsü (BFI) tarafından temsil edilen filmden yeni bir fragman paylaşıldı. Anthony Burgess’in romanından uyarlanan 1971 yapımı film, 5 Nisan tarihinden itibaren sinemalarda gösterilecek.
New Musical Express (NME) filmi “sinema tarihinin, müziğin ve kültürün aşırı şiddet içeren dönüm noktası” olarak görüyor ve takdir ediyor. Distopik film bir çetenin şiddet içeren davranışları üzerine şekilleniyor. Gösterildikten sonra birçok yapıma ilham veren film aynı zamanda birçok eleştirinin de odağı olmuştu. 1973 yılında yasaklanan filmin yasağı Kubrick’in 1999’daki vefatına kadar devam etmişti. Filmin yeniden gösterime girmesi ile ilgili BFI Program Sorumlusu Stuart Brown “Filmin yeniden gösterilmesi izleyiciler için önemli, özellikle filmi küçük bir ekrandan izleyen gençler için. Filmi sinemada, selüloitin üzerinden, tıpkı Kubrick’in istediği gibi izleyebilirler” açıklamasını yaptı.
https://www.youtube.com/watch?v=SC-IwKQsTh0
Bir grup tasarımcı, 2019 Oscar Ödülleri En İyi Film adaylarının pop art posterlerinden bir seri oluşturdu. Posterler ünlü sanatçılardan ilhamla ve filmlerden referanslarla tasarlandı.
Tasarımcı Brenda Luu, BlacKkKlansman’in posterini tasarlarken Kehinde Wiley’in Barack Obama portresinden ilham alıyor. Tasarımcı arka plandaki çiçekler ile Spike Lee’ye saygısını sunuyor. Afrika kökenini yansıtmak için Nigerya’nın ünlü çiçeği sarı boru çiçeğini, doğum yeri olan Georgia eyaletini yansıtan rosa levigiatayı (beyaz renkli bir gül çeşidi) ve yaşadığı şehir New York’u temsilen gülü kullanıyor.
Black Panther posterinin tasarımcısı Jac Castillo, illüstratör Daniel Danger’den ilhamla tasarım yapıyor. İllüstrasyonunda atmosferik aydınlatmadan, monokromatik bir paletten ve detaylı çizgi çalışmasından yaralanıyor. Posterde Black Panther’e gücünü veren kalp şeklindeki bitkinin bulunduğu mağara temsil ediliyor.
Alice Lee, Bohemian Rhapsody filmi posterinde Freddie Mercury’nin ve Andy Warhol’un kişilikleri arasında bir ilişki kuruyor. Mercury’nin gösterişli ve pişmanlık duymayan karakterini Andy Warhol eserlerinden ilhamla yansıtıyor.
Vice posterinin tasarımcısı Jennifer Forrest güç, ırkçılık, savaş ve sosyal adalet konularını ele alan sanatçı Corita Kent’ten ilham alıyor ve bu konuları filme paralel olarak yansıtıyor.
The Favourite filmi posteri tasarımcı Flo Lau tarafından Roy Lichtenstein’dan ilhamla ortaya konuluyor. Tasarımcı posterde duyguları karikatürize ederek, noktalar ve diyagonal çizgilerle gösteriyor. Posterde filmde kullanılan balık gözü efekti, siyah-beyaz-altın teması ve Queen Anne’nin çok sevdiği tavşanları yer alıyor.
A Star is Born’un posteri tasarımcı Thanh Nguyen’ın pop art hareketi temsilcisi İngiliz sanatçı Richard Hamilton’ın Just what is it that makes today’s homes so different, so appealing? eserinden aldığı ilhamla filmi yansıtıyor.
Tasarımcı Ross-Ann Reynolds, kolaj estetiği ile tanınan sanatçı Tony Fitzpatrick’ten ilhamla Green Book posterini tasarlıyor. İllüstrasyonunda filmdeki anahtar kelimeler üzerine odaklanan sanatçı, posterin ana elemanı olarak Cadillac’ı kullanıyor.
Roma filmi posterinde ise Cleo karakteri tasarımcı JC Moreno tarafından tüm eşitsizliklere karşı duran bir kadın kahraman olarak gösteriliyor. Bunu yaparken tüm zamanların en yetenekli karikatüristlerinde Jack (King) Kirby’den ilham alıyor. 1970’lerin çizgilerini yansıtırken elementleri siyah-beyaz temsil ediyor. Cleo yaklaşan başkaldırının ve dalgaların karşısında sarsılmaz bir biçimde duruyor.
Tilda Swinton ve kızı Honor Swinton Byrne’nin anne kızı oynadığı ve yönetmen Julie Hogg ve annesini konu alan film The Souvenir’den ilk fragman paylaşıldı. 1980’lerde geçen film hevesli film yapımcısı Julie’yi (Swinton Byrne), sürekli partilere katılan uyuşturucu bağımlısı Anthony’ye (Tom Burke) aşkını ve korumacı annesini (Tilda Swinton) konu alıyor.
Devam filminin geleceği şimdiden açıklanan The Souvenir: Part II filminde ise Honor Swinton Byrne’ye Robert Pattinson eşlik edecek. Yapımcılığını Martin Scorsese’in üstlendiği filmin ilk gösterimi 2019 Sundance Film Festivali’nde gerçekleşti. Julie Hogg’un anılarından yola çıkan film Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu.
https://www.youtube.com/watch?v=t9Al2nC0vzY
Micheal Jackson’ın çocuk istismarı suçlamalarını konu edinen HBO belgeseli Leaving Neverland’ten ilk fragman paylaşıldı. İki bölümden oluşan belgesel, Jackson tarafından çocukken istismara uğradığını iddia eden iki erkeğin röportajlarından oluşuyor.
Bu yılın başlarında ilk kez Sundance Film Festivali’nde gösterilen film hakkında Jackson Estate’in HBO CEO’su Richard Plepler’a “tek taraflı” ve “sansasyonel” yorumlarında bulunduğu belirtildi. Filmin yönetmeni Dan Reed ise bu eleştiriye ilişkin “Bu film Micheal Jackson belgeseli olmaktansa cinsel taciz, onun nasıl gerçekleştiği ve sonucunda ne sonuçlar doğurduğu üzerine bir hesaplaşma” açıklamasını yaptı.
https://www.youtube.com/watch?v=R_Ze8LjzV7Q
21. yüzyıl İspanyol sinemasının en çok övülen yönetmenlerinden Pedro Almodóvar’ın hayatı ve geride bıraktığı ilişkileri üzerine odaklanan yeni otobiyografik filmi Pain & Glory’den (Dolor y Gloria) fragman paylaşıldı.
Günümüzden anların ve geçmişten flashbacklerin gösterildiği filmde Almodóvar’ı Antonio Banderas canlandırıyor. Yönetmenin hatırasındaki ilk ve ikinci aşkını, anne figürünü, iş birlikçilerini ve ilhamlarını anlattığı filmde Banderas’a Penélope Cruz eşlik ediyor. Malamente şarkısı ile adından söz ettiren şarkıcı Rosalía’yı da fragmanda Penélope Cruz ile birlikte Lola Flores’in A Tu Vera şarkısını seslendirirken görüyoruz.
Cannes Film Festivali’nde gösterilecek film, Sony Pictures iş birliğiyle 22 Mart’ta İspanya’da vizyona girecek. Uluslararası gösterimin tarihi ise henüz açıklanmadı.
https://www.youtube.com/watch?v=4GMO3BgUIOk
İspanyalı sanatçı David Cata, avuç içine iplerle manzaralar işleyerek merak uyandırıcı ve sarsıcı bir seri oluşturdu. “Horizontes” isimli seri, geçmiş ve belirsiz olan geleceği değişimlerle yüzleştiriyor.
Yapım tekniğinden yola çıktığımızda, sanatçı bu serinin kendine zarar verme teması ile ilgilenmediğini belirtiyor. Cata alternatif sanatında hayatında önemli olan görselleri kullanıyor: Uykudan uyanmamış sevgili, piyano, fener kulesi, karlı bir dağ ya da okyanus. Alışılmadık seri sanatçının manzaralarla bir olduğu bir günlük olarak görülebilir.