
Arcade Fire, Tim Burton’ın yeni filmi Dumbo’dan yeni bir şarkı paylaştı. Orijinali 1941 yılında bir Disney filminde söylenen Baby Mine isimli şarkının yeni versiyonu filmin müzikleri arasında yer alıyor.
Şarkının kaydında Arcade Fire’ın baş vokalisti ve gitaristi Win Butler’ın annesi arp, erkek kardeşi teremin, eşi bateri ve oğlu üçgen zil çalıyor. Butler bu şarkıyı değer verdiği insanlar ile ilişkilendiriyor.
Dumbo filmi kadrosunda Colin Farrell, Michael Keaton ve Danny DeVito yer alıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=qpYOstfcQBs
Chet Faker olarak tanıdığımız ve artık çalışmalarında kendi ismini kullanan Nick Murphy’den yeni albüm geliyor. Run Fast Sleep Naked isimli albüm Downtown Records / Future Classics / Opulent tarafından 26 Nisan itibariyle yayımlanacak.
Run Fast Sleep Naked albümünün ortak yapımcılığını Darkside’tan tanıdığımız Dave Harrington üstleniyor. Albümün ilk şarkısı Sanity’nin video klibi ise paylaşıldı bile.
https://www.youtube.com/watch?v=D9bV9SRq8gM
Başta müzik olmak üzere birçok alanda içeriği bulunan ve elli seneyi aşkındır yayımlanan popüler kültür yayını Rolling Stone’un genişletilmiş arşivi, vizyon sahibi ve ödüllü belgesel yapımcıları Imagine Documentaries ile yeni bir seri için bir araya geliyor. Bu iş birliğiyle oluşturulacak Sound & Vision isimli yapımın her bölümü izleyiciyi müzik ve popüler kültür tarihindeki eşsiz anlara götürecek.
Belgesel dizisinin bölümleri Freddie Mercury, Jerry Lee Lewis, Billy Joe Shaver, Florence Welch, 2001 yılında trajik bir uçak kazasıyla hayatını kaybeden Aaliyah, reggae efsanesi Toots and the Maytals, ani yükselişi ve şaşırtıcı düşüşüyle gündeme gelen Soundcloud rapçisi Tekashi 6ix9ine portrelerini konu edinecek. Yapımın gösterim tarihi ve detayları henüz bilinmiyor.
Netflix, Gabriel García Márquez’in 1967 tarihli başyapıtı Yüzyıllık Yalnızlık’ın yayın haklarını aldı. Kitabın ilk uyarlaması olacak İspanyolca dizi, Nobel Ödüllü yazarın memleketi Kolombiya’da çekilecek. Dizinin baş yapımcılığını Márquez’in oğulları Rodrigo García ve Gonzalo García Barcha üstleniyor.
Yapımcılar yazarın uyarlamalara karşı gönülsüz olduğunu ve Yüzyıllık Yalnızlık için filmlerdeki zaman kısıtlamasının ve filmin İspanyolcadan farklı bir dille çekilmesinin sorun olacağını düşündüğünü fakat günümüzdeki başarılı dizilerin, senaristlerin, yönetmenlerin ve izleyicinin yabancı dildeki filmlere ilgisinin uyarlamanın yapılmasına etken olduğunu belirtti.
Yüzyıllık Yalnızlık kırsalda yer alan izole Macondo kentindeki köklü Buendía ailesini fantastik ve alegorik elementlerle gerçekçi, tarihi ve edebi bir yaratım olarak ortaya koyuyor. Yirminci yüzyılın en sevilen romanlarından olan eser, kırk yedi milyon basıldı ve kırk altı dile çevrildi.
Protocinema tarafından sunulan, peers at httpdot.net’in “blokchain is… / …for nothing ( blokzinciri… / …hiç uğruna)” isimli sergi Yunanistan’daki bir sanatçı inisyatifi olan Aetopoulos’ta gerçekleşiyor. Sergi blokzinciri (blockchain) mantığını sanat kuramlarına ve sanat nesnesinin maddeden bağımsızlaşması düşüncesine uygulayan yeni üretilmiş eserlerden oluşuyor.
Sanat Yapıtının Maddeden Bağımsızlaşması (The Dematerialization of Art, 1968), isimli makalede Lucy Lippard ve John Chandler şey’in ne kadar az olacağını sorgulamıştır ve nihai bir sıfır noktasına ulaşmanın mümkün görünmediğini belirtmiştir. Sergi blokzincirinin bir gün imkânsızı mümkün kılacağına dair iyimser düşünce ile henüz bunun gerçekleşeceğine dair ortada bir kanıt olmayışı arasındaki uyumsuzluğa bakıyor.
“blockchain is… / …for nothing ( blokzinciri… / …hiç uğruna)” sergisi, 23 Mart tarihine kadar Aetopoulos’ta ziyaret edilebilecek.
The Favourite filmiyle 91. Akademi Ödülleri’ndeki adaylıkları, Britanya Bağımsız Film Ödülleri ve 72. İngiliz Akademisi Film Ödüllerindeki başarılarıyla çok konuşulan yönetmen Yorgos Lanthimos’un yeni projesiyle ilgili bilgiler paylaşıldı. Deadline’ın haberine göre yönetmen, Jim Thopson’ın 1964’te yayımlanan romanı Pop. 1280’yi sinemaya uyarlayacak. Filmin senaristliğini ve yönetmenliğini Lanthimos üstlenecek.
Pop. 1280 Lanthimos’un The Lobster, The Killing of a Sacred Dear ve The Favourite filmlerinden sonraki dördüncü İngilizce projesi olacak. Film küçük bir kasabanın yozlaşmış şerifinin yerel seçimlere başvurmasını ve arkasındaki kötü niyetin ortaya çıkmasını konu edinecek.
2019 yılı Woman’s Prize, kurgu dalındaki ödülü için 163 başvuru arasından seçilen 16 kişilik uzun listeyi açıkladı.
Seçici Kurul’un başkanı Profesör Kate Williams, “kurul üyeleri arasında tartışma tutkuluydu ve oldukça zor bir seçimdi” açıklamasında bulundu. Listede yer alan 16 kitap İngiltere’den ve dünyadan hem yeni hem de iyi bilinen yazarlara ait. Ayrıca kitapların yedisi ilk roman.
The Silence of the Girls - Pat Barker
Remembered - Yvonne Battle-Felton
My Sister, the Serial Killer - Oyinkan Braithwaite
The Pisces - Melissa Broder
Milkman - Anna Burns
Freshwater - Akwaeke Emezi
Ordinary People - Diana Evans
Swan - Song Kelleigh Greenberg-Jephcott
An American Marriage - Tayari Jones
Number One Chinese Restaurant - Lillian Li
Bottled Goods - Sophie van Llewyn
Lost Children Archive - Valeria Luiselli
Praise Song for the Butterflies - Bernice L. McFadden
Circe - Madeline Miller
Ghost Wall - Sarah Moss
Normal People - Sally Rooney
Kaynak: Women's Prize for Fiction
Netflix orijinal yapımı The OA, tam iki yıl sonra The OA II. Kısım ile 22 Mart’ta gösterime giriyor. OA bir Rus mirasçı olarak bambaşka bir hayat yaşadığı ve Hap’in esiri olduğu boyutlar arasında gidip gelirken izleyici karşısına çıkıyor. The OA II. Kısım’da Michelle Vu’yu bulma görevini üstlenen özel dedektif Karim Washington, başka çocukların da kaybolmasıyla Nob Hill’deki bir evin gizemini çözmeye çalışırken yolu OA ile kesişiyor. Diğer boyutta ise BBA, Angie ve çocuklar OA’in hikâyesini anlamak ve anlattığı akıl almaz gerçekliklerin arkasında yatanları çözmek üzere bir maceraya atılıyor.
Brit Marling ve Zan Batmanglij imzası taşıyan sekiz bölümlük destanda Jason Isaacs, Emory Cohen, Patrick Gibson, Phyllis Smith, Brendan Meyer, Ian Alexander, Brandon Perea ve Sharon van Etten’in yanı sıra Kingsley Ben-Adir ve Chloë Levine rol alıyor. Paz Vega, Irene Jacob ve Riz Ahmed ise diziye konuk oyuncu olarak katılıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=PDaJoZC6-1k
Kısa süre içerisinde film dünyasının en heyecanlandırıcı ve en öngörülemez yönetmenlerinden biri olan Luca Guadagnino, Call Me By Your Name ve Suspiria filmlerinin ardından bir televizyon dizisiyle izleyiciyle buluşuyor.
The Observer’ın haberine göre Guadagnino, HBO yapımı ve sekiz bölümden oluşacak We Are Who We Are isimli dizinin yönetmenliğini yapacak. Başkarakterler Fraser ve Caitlin’in kendilerini keşfetmelerini konu edinen dizi, yönetmenin memleketi İtalya’da çekilecek. New York’ta yaşayan ergenlik dönemindeki Fraser’ın kendini İtalya’da bir askeri üstte bulmasıyla başlayan dizi, karakterin diğer çocuklarla olan ilişkilerine değinecek. Arkadaşı Caitlin ile romantik bir ilişkiye başlayan Fraser, ondan daha büyük bir asker olan Jason’a hisler beslemeye başlayacak. Yaşananlar Fraser’ın cinsel kimliği ile ilgili düşüncelerini daha da karmaşıklaşacak.
Çekimlerine mayıs ayında başlanacak dizinin 2020 yılının başlarında yayımlanması planlanıyor.