
Goncourt ödüllü Leïla Slimani’nin Fransa’nın sömürgeci geçmişine de dokunan, kendi ailesinin kökenlerinden ilham aldığı, melezlik, yabancılık, yerlilik üzerine sürükleyici bir aile hikâyesi anlattığı Başkalarının Ülkesi, Işıtan Tual Şekercigil’in çevirisiyle Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıktı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Alsacelı bir genç kız, Fransa için savaşan bir Faslı askere âşık olur. Evlenip Meknes yakınlarındaki çiftliğe yerleştiklerinde doğanın, taşranın zorlu koşulları, yabancı ya da azınlık olmanın farklı biçimleri yanında Fas’ın siyasi çalkantılarıyla da yüzleşmeleri gerekecektir. Dünya savaşı ve sömürge savaşlarının şekillendirdiği dünyada bireysel mücadeleler öne çıkar; Fas topraklarına yerleşmiş sömürgeliler, yurdundan kaçmak zorunda kalmış bir Macar Yahudisi, ne Fransız ne Faslı olabilenler, Fransa’dan bağımsız olmak için isyan eden erkekler ve erkeklerden bağımsız olmak için çırpınan kadınlar…
“Nazikçe kapıyı örttü ve koridorda limtakalın meyvelerinin yenmediğini düşündü. Posası kuruydu ve tadı öyle acıydı ki insanın gözünden yaş geliyordu. İnsanların dünyasının da botanikteki gibi olduğunu düşündü. En sonunda bir tür diğerine üstün geliyordu ve bir gün portakal limona galip gelecekti ya da tam tersi olacak, ağaç sonunda yenebilir meyveler verecekti.”
Görsel: Photograph: Ed Alcock/MYOP, The Guardian
Pera Film, Pera Müzesi’nin “Etel Adnan: İmkansız Eve Dönüş” sergisi kapsamında düzenlediği çevrim içi bir seçkiyi 20 Ağustos’a kadar izleyiciyle buluşturuyor.
“Gerçek Evimiz Hayatımızdır” başlıklı seçkide 1925 yılında Beyrut’ta çok dilli, çok dinli, çok kültürlü bir ailede ve coğrafyada doğan sanatçı Etel Adnan’ın eserlerinde anlattıklarının peşine düşen belgeseller, eserlerinden yola çıkan denemeler ve kendisiyle yapılan konuşmalar bulunuyor. İsmini Etel Adnan’ın “Nihayetinde gerçek evimiz hayatımızdır” sözünden alan program kapsamında dört yapım izleyicilerle buluşuyor. Program sanatçıyla yapılan söyleşiler aracılığıyla ev dediğimiz yerin arayışını ekrana taşıyor.
Etel Adnan’ın benzersiz bir portresini çizen Etel Adnan: Sürgündeki Kelimeler program kapsamında izleyicinin beğenisine sunuluyor. Film tarih profesörü Fawwaz Traboulsi ile yapılan yazışmaları ve video sanatçısı, yönetmen Vouvoula Skoura ile gerçekleştirilen söyleşileri temel alıyor. Programda yer alan Gavin Bryars ile Etel Adnan: Bir Ölüm için Beş Duyu adlı yapım, sanatsal uğraşla bilimsel araştırmanın kesiştiği yerler üzerinden hatıra, arkeolojik kazı ve tarih yazımı konularını ele alıyor. Bir Nokta ve Diğeri Arasında Sonsuz Bir Mesafe Görüyorum bağımsız sanatçı topluluğu Otolith Group’un su politikaları ve su estetiği alanında yaptığı üçlemenin ikinci bölümü olarak görülüyor. 2010 yapımı Hydra Decapita’nın devamı niteliğinde olan film, Etel Adnan’ın Deniz (2011) eseriyle açılıp yine şiire dönüyor. Etel Adnan’la Söyleşi başlıklı yapım ise, İrlanda Modern Sanat Müzesi (IMMA) küratörlerinden Rachael Thomas’ın, Etel Adnan’la Paris’teki evinde 2015 yılında gerçekleştirdiği söyleşiyi izleyiciye sunuyor.
“Gerçek Evimiz Hayatımızdır” film programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
PİLEVNELİ, Efsun Erkılıç’ın “Renklerin Tefekkürü” başlıklı ilk kişisel sergisini 26 Ağustos’a kadar Mandarin Oriental Bodrum’da sanatseverlerle buluşturuyor.
Tümevarım düşünce yöntemini sembolizm ışığında ele alan Efsun Erkılıç’ın sergide bulunan kompozisyonları, zahmetsizce ulaşılmış bir döngüsellik ve sorgulanmaya açık bir harmoniyi gözler önüne seriyor. Sergide sanatçının ritüel ve rastlantının müzakeresini renklerin kontrollü infilakı üzerinden ele aldığı eserleri yer alıyor. Sanatçı mürekkebin kağıtla buluştuğu anı sıfır noktası kabul ederek renklerin kendilerine açtıkları yolları bu noktaya dönüş arzusunun yansıması olarak yorumluyor. Erkılıç eserlerinde çıktığı içsel ve bedensel yolculukların izlerini renklerin meditatif derinlikleri üzerinden yansıtıyor.
Erkılıç, sergide yer alan eserlerinin her birinin aynı ritüeller ve teknik denemeler sonucu ortaya çıktığını ancak birbirilerinden çok farklı süreç ve sonuçlara gebe olduğunu belirtiyor. İlk bakışta monokrom görünen fakat farklı pigment derinlikleri barındıran tablolar yoğunluk ve yüzey arasındaki karmaşık ilişkiye giriş niteliği taşıyor. Her tabloya kendi içinde bir tefekkür oturumu olarak yaklaşan sanatçı, soyut düşünceden maddeselliğe ve yine tekrar soyut düşünceye uzanan bir sarmal yaratıyor.
KODA ve MG International Fragrance Company iş birliğiyle düzenlenen Efsun Erkılıç’ın “Renklerin Tefekkürü” başlıklı sergisi 26 Ağustos’a kadar Mandarin Oriental Bodrum’da her gün 10.00 - 22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Bill Gates’in yıllarca bilim insanları, uzmanlar ve aktivistlerle iş birliği içerisinde edindiği deneyimi okurlarla paylaşıp dünyayı iklim felaketinden koruyacak senaryolar üzerinde durduğu kitabı İklim Felaketini Nasıl Önleriz – Mevcut Çözümler ve Yapılması Gerekenler, Mehmet Gürsel’in çevirisiyle Doğan Kitap’tan çıktı.
Gates, bu kitapta hayal kurmak, yeryüzünde cennet ütopyaları yaratmak yerine ancak siyasal alanın, teknolojinin ve piyasanın eşzamanlı olarak ve uyum içerisinde “yeşil”e yöneldiği bir durumda iyimser olabileceğimizi savunuyor. Bir iş insanının pratik ve akılcı bakışının sunduğu rakamlar, istatistikler ve oranlar sayesinde dünyanın içinde bulunduğu durumu bütün çıplaklığıyla yorumlayabiliyor; her evden, her sanayi tesisinden, gündelik hayattaki her faaliyetten iklim felaketine ne tür katkılar sunulduğuna dair büyük resmi gösteriyor.
“İşte iklim değişikliği hakkında bilmeniz gereken iki rakam. Birincisi 51 milyar. Diğeri ise sıfır. 51 milyar, dünyanın genel anlamda her yıl atmosfere saldığı ton cinsinden sera gazı miktarı. Bu rakam yıldan yıla bir miktar aşağı veya yukarı yönde değişse de, genellikle artıyor. Bugün bulunduğumuz nokta bu. Sıfır ise emisyonda hedeflememiz gereken rakam.”
Görsel: Gates Notes, LLC
Naskas ve Livamia ülkemizde yaşanan yangınlara ve kadın cinayetlerine bir ağıt niteliğindeki “Yangınlar” isimli teklilerini Venzdei Music’in alt label’ı Boompunk Records etiketiyle yayımladı.
Şarkının sözleri hem prodüksiyonları hem de solo-feat teklileriyle tanınan Naskas ve genç kadın MC’lerden olan Livamia imzası taşıyor. Müzik ve prodüksiyon ise Rexart’a ait.
Naskas ve Livamia “Yangınlar” parçasını şu sözlerle anlatıyor:
Naskas: “Normalde renkli bir kişiliğe sahibim, müziğimde de sadece eğlenceye önem veririm bunu yeni albümde daha iyi anlayacaklar fakat son günlerde coğrafyam alevler içindeyken; buna rağmen belli kişi ve zümrelerin ağzını bıçak açmazken ben susmayı veya eğlenmeyi kendime yakıştıramadım. O yüzden ‘Elden ne gelir?’ diye düşündüm ve Livamia ile apar topar bu şarkıyı yapmaya karar verdim. Umarım sesimiz ‘gitmesi gereken yerlere’ gider.”
Livamia: “Birkaç gündür gündemde olan yangınlar ve sonuçları hepimizi derinden etkiliyor. İnsanların büyüdükleri yerlerin ateşler içinde olması, kendi evlerinden kaçmak zorunda olmaları, yangınlarda zarar gören onca hayvan hepimizi fazlasıyla üzüyor ve ülkemiz adına endişelendiriyor. Naskas ile ihtiyaç olan yerlere yardım göndermek dışında ‘Ne yapabiliriz?’ diye düşünüyorduk ve yaptığımız iş dolayısıyla böyle bir şarkı yapmaya karar verdik. Umarım yaşadığımız bu kâbus gibi günler çabucak geçer.”
Naskas ve Livamia’nın “Yangınlar” isimli parçasını buradan dinleyebilirsiniz.
İKSV’nin UNESCO destekli “Kültür Hattı” projesi kapsamındaki eğitim programına başvurular başladı. Başvurular 30 Ağustos saat 23.59’a kadar devam edecek.
Ülke genelinde kültür sanat alanında çalışanlar için tasarlanmış bir eğitim ve iş birliği projesi olan “Kültür Hattı”, farklı kentlerde faaliyet gösteren kültür profesyonellerinin gelişimine odaklanıyor. İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları’nın yürüttüğü projeye Türkiye genelinden başvuru yapılabilecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın UNESCO 2005 Kültürel İfadelerin Çeşitliliği Sözleşmesi bağlamında Türkiye Avrupa Vakfı (TAV) ortaklığında gerçekleştirdiği “Kültür Hattı” projesi kapsamında ekim, kasım ve aralık aylarında bir dizi eğitim programı düzenlenecek.
“Kültür Hattı” projesinde farklı bölgelerden katılımcılar için ekim, kasım ve aralık aylarında beş günlük çevrim içi eğitim programı gerçekleştirilecek. Eğitim programları ile kültür profesyonellerinin kültür politikaları ve yönetimi alanındaki bilgi, beceri ve yetkinliklerinin artırılmasını ve farklı şehirlerden uzmanlar arasında etkin bir iletişim ağının geliştirilmesini amaçlanıyor. Eğitimlere Türkiye’nin tüm kentlerinden kültür sanat alanında çalışmalarını sürdüren resmi kurum, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör çalışanları ile bağımsız kültür profesyonelleri ve kültür sanat konuları üzerine çalışan akademisyenlerin katılabilecek. Başvurular sonucunda seçici kurul tarafından belirlenecek kişiler eğitimlere katılacaklar. Belirlenen katılımcılar 27 Eylül’de duyurulacak.
Kültürel ifadelerin çeşitlenmesi için yeni alanlar açmayı ve kültür profesyonellerinin bilgi, beceri ve yetkinliklerinin artırılmasını hedefleyen proje kapsamında, kültür sanat alanında çalışanların ihtiyaçlarını anlamaya yönelik bir saha araştırması gerçekleştirildi. Araştırmaya Aralık 2020 - Ocak 2021 döneminde Türkiye’nin 68 ilinden 446 kültür-sanat kurumu ve kültür profesyoneli katıldı. Barem araştırma şirketi tarafından raporlanan araştırmada; kültür sanat alanında çalışan kurum ve kişilerin kurumsal ve finansal kapasitelerine, iş birliği stratejilerine, politika üretim süreçlerine katılımlarına ve eğitim ihtiyaçlarına dair çarpıcı veriler bulunuyor. Araştırmanın rapor özetine buradan ulaşabilirsiniz.
Devrin tanınmış şairlerinden Şükûfe Nihal Başar ile Faruk Nafiz Çamlıbel’in 1927 yılının sonundan 1931’in başlarına kadar birbirlerine gönderdikleri mektuplardan oluşan Gölgeden Güneşe: Faruk Nafiz Çamlıbel’den Şükûfe Nihal’e Mektuplar, Dergâh Yayınları’ndan çıktı.
Aralarındaki üç yıl süren ateşli; fakat çeşitli dedikodular, yerli yersiz kıskançlıklar sebebiyle gelgitlerle dolu fırtınalı aşkın delili bu mektuplar. Bu mektuplar aşkın ruhlarda bıraktığı derin izleri açık bir şekilde ortaya koyuyor. Ayrıca bu mektuplar, iki edebiyatçının hayatlarının, eserlerine yansıyan yönlerini göstermesi açısından da edebiyat tarihine bir katkı sunmakta.
“Artık sana ‘Seni seviyorum!’ da diyemeyeceğim; çünkü bu iptila, sevmekten çok kuvvetli bir şey. Seni artık benliğimde bir sarsıntı gibi duyuyorum. Bu sarsıntının yanında sevmek kelimesi geçici bir hastalık gibi hafif bir ürpermeden ibarettir.
…
Sen ki içimde eskiden kalmış ne varsa yıktın, devirdin, onun yerine bambaşka bir şekil, kendi şeklini, kendi heykelini koydun. Dünyada hiçbir putperest, esnama karşı, benim kadar derinden bir ibadet duymamıştır.” - Faruk Nafiz Çamlıbel
%100 Music Sunar: Park’ta Rock konser serisi 20-21 Ağustos’ta Büyük Ev Ablukada Fırtınayt, 22 Ağustos’ta ise Yüzyüzeyken Konuşuruz konserleriyle devam ediyor.
Temmuz ayında #uzakduryakınıma konseptiyle kapılarını açan KüçükÇiftlik Park, 20-21-22 Ağustos tarihlerinde Büyük Ev Ablukada Fırtınayt ve Yüzyüzeyken Konuşuruz’u ağırlayacak. 2008 yılında kurulan Büyük Ev Ablukada ismini Turgut Uyar’ın aynı adlı şirinden alıyor. Konserlerinde farklı konseptlerle sahneye çıkan alternatif müzik grubu Fırtınayt albümüyle başlattıkları serinin aylar sonra ilk İstanbul konserini 20 ve 21 Ağustos’ta KüçükÇiftlik Park’ta verecek. Vokal ve gitarda Kaan Boşnak, elektro gitarda Engin Sevik, davulda Ahmet Can Kalyoncu, bas gitarda Can Tunaboylu, klavyede Resul Baransel Ökmen’in yer aldığı bağımsız alternatif rock grubu Yüzyüzeyken Konuşuruz ise 22 Ağustos’ta KüçükÇiftlik Park’ta sahne alacak.
Epifoni ve URU ortak organizasyonu ile 20-21-22 Ağustos tarihlerinde KüçükÇiftlik Park’ta pandemi şartlarına uygun olarak sınırlı sayıda oturmalı düzen ile gerçekleşecek konserlerin biletlerine Biletix’ten ulaşabilirsiniz.
Herralde Roman Ödüllü İspanyol yazar Andrés Barba’nın kaleme aldığı, Golding’in Sineklerin Tanrısı ve Cocteau’nun Dehşet Çocuklar romanlarına benzetilen Küçük Eller, İdil Dündar’ın İspanyolcadan çevirisiyle Notos Kitap’tan çıktı.
Barba, Küçük Eller’de araba kazası sonucu yetim kalmış Marina ile yetimhanedeki diğer kızların sarsıcı karşılaşmasının hikâyesini anlatıyor. Marina’nın gelişi dereye atılan taş etkisi yaratır. Beraberinde getirdiği oyuncak bebeği, büyüleyici hatıraları, yaraları ve donuk tavırlarıyla Marina çok farklıdır çünkü. Alışık oldukları düzendeki bu ani değişimle kızların bütünlüğü de çatlak verir; Marina’ya hem tutkulu bir sevgi hem de vahşi bir kıskançlık beslerler. Bilinmeyene duyulan arzu ile aidiyet kuramamanın ıstırabı kesiştiğinde tekinsiz bir oyun devreye girer ve bütün kızları anaforuna alarak şiddetli bir kırılmaya sürükler.
“Arzu nasıl harekete geçti? Bilmiyoruz. Arzu her şeyi sessizleştiriyordu, tıpkı akrobatların, ip cambazlarının hareketleri gibi. Arzu büyük bir bıçak, biz de sapıydık. Aslında hiçbir şey, hiçbir şey olmadı.”
Fotoğraf: Daniel Mordzinski
Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi tarafından hayata geçirilen ve bu yıl yedincisi düzenlenen Ayvalık Müzik Festivali, 10 - 19 Ağustos tarihleri arasında Ayvalık’ta müzikseverlerle buluşuyor.
Ayvalık 7. AIMA Müzik Festivali kapsamında Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası, Anadolu Nefesli Beşlisi, A Capella Boğaziçi, Cello Paradiso, Genç Yetenekler ve Flapper Swing Jazz Band sahne alacak. Prof. Dr. Filiz Ali’nin öncülüğünde 23 yıl önce kurulan Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi tarafından düzenlenen festival, 10 Ağustos Salı akşamı saat 21.00’de Şef Cem Mansur yönetimindeki Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’nın (TUGFO) konseri ile başlayacak. Festival kapsamında 13 Ağustos Cuma akşamı 21.00’de, geleneksel müzik ezgilerini modernize eden Anadolu Nefesli Beşlisi’nin konseri ve 14 Ağustos Cumartesi akşamı saat 19.00’da ödüllü vokal grubu A Capella Boğaziçi’nin konserleri dinleyiciyle buluşacak.
Geçen sene pandemi nedeniyle gerçekleştirilemeyen festival, Sabancı Vakfı’nın ana destekçiliğinde ve Ayvalık Belediyesi’nin katkılarıyla düzenleniyor. Zeynep Ceritoğlu, Boyner Grup, Ergun Melin, Allianz Türkiye ve Pınar sponsorluğunda altı farklı konsere ev sahipliği yapacak olan festivalin mekân sponsorluğunu ise Sabancı Üniversitesi ve Rahmi M. Koç Müzesi üstleniyor. Festivalin basın danışmanlığını gönüllü olarak bkz. İletişim yapıyor. Her konser için farklı destekçilerin katkı sağladığı Ayvalık 7. AIMA Müzik Festivali’ndeki tüm konserlere ücretsiz olarak katılım sağlanabiliyor.
Ayvalık 7. AIMA Müzik Festivali 2021 Programı
10 Ağustos Salı
Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası (TUGFO) Konseri
Yer: Ayvalık Amfi Tiyatro
Saat: 21.00
13 Ağustos Cuma
Anadolu Nefesli Beşlisi Konseri
Yer: Sabancı Üniversitesi Küçükköy Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi Sahnesi
Saat: 21.00
14 Ağustos Cumartesi
A Capella Boğaziçi Konseri
Yer: Cunda Taksiyarhis Kilisesi Rahmi M. Koç Müzesi Bahçesi (Şeref Sokak)
Saat:19.00
17 Ağustos Salı
Cello Paradiso Konseri
Yer: Alibey Adası Kültür Merkezi
Saat: 20.30
18 Ağustos Çarşamba
Genç Yetenekler Konseri
Yer: AIMA Haluk Barutçuoğlu Evi
Saat: 20.30
19 Ağustos Perşembe
Flapper Swing Jazz Band
Yer: Ayvalık Cumhuriyet Meydanı
Saat: 20.30