GÜNDEM
  • 04-04-2022

    Türkiye, Hollanda ve ötesinden kuir sanatçıları, düşünürleri ve gece hayatı çalışanlarını çevrim içi ortamda bir araya getiren dayanışma, iş birliği ve sanat ağı Through The Window’un üçüncüsü (TTW) yeni alanlar ve yeni imkânlarla başladı.

    7 Mayıs Cumartesi günü pop-up etkinliği ile başlayacak Through The Window, 22 Haziran Perşembe günü ise çevrim içi sergi, sohbet ve kapanış partisini katılımcılarla buluşturacak. Performans sanatçısı, söz yazarı, şarkıcı, prodüktör, DJ ve LGBTQIA+ hakları aktivisti Kübra Uzun, sanatçı, yönetmen ve küratör Ömer Tevfik Erten ve Hollandalı yazar ve felsefeci Simon(e) van Saarloos’un 2020’de birlikte başlattıkları proje, küresel pandemi sürecinde işini ve projesini kaybeden kuir sanatçı, aktivist ve gece hayatı çalışanlarına destek olmayı hedefliyor. Türkiye, Hollanda ve ötesinden davet edilen 31 kuir sanatçının küresel pandemi sürecinde ürettikleri özgün işleri ilk kez izleyici karşısına çıkaracak olan TTW sergisi, yalnızca Instagram üzerinden sergilenecek.

    TTW’nin koordinatörü Kübra Uzun şunları söyledi: “Pandemi süreci hepimiz için zorlu ve yeni bir deneyim oldu, olmaya da devam ediyor. Kuir sanatçılar, gece çalışanları, DJ'ler aniden işsiz kaldık ya sergilerimiz ertelendi ya projelerimiz iptal oldu ya da sahneler kapandı. Üretimini var ettikçe ve paylaştıkça mutlu olan bizler için nefes alanlarımızın da kapanması demekti bu. TTW tam da bu noktada, kapanan yerden yeni bir alana doğru yol alıyor, yeni kaplara taşıyor ve doğası gereği var olan formları yeniden biçimlendiriyor. Biz kuir sanatçılar pandemi sürecini nasıl geçiriyoruz? Ya da nasıl hayal ediyoruz? Bu soruların peşine düşüp, hem bunun bir parçası olan herkes için yeni bir alan yaratmak hem de bu dönemde yaratılan özgün işleri bir araya getirerek kuir hafızadaki yerini tutmak istedik.”

    TTW’nin küratörlüğünü yapan Ömer Tevfik Erten şöyle söyledi: “TTW, kuirlerin hayatta kalma, direnme ve çözüm üretme pratikleriyle ortaya çıkan bir platform. Bizler, sürdürülebilir barışçıl geleceği birlikte düşünüyor ve harekete geçiyoruz. Bazı sanatçılar kendi alanını başka bir sanatçı ile paylaşıyor, iş birliği yapıyor. Bu duruşu önemsiyoruz çünkü tek başına bir çıkışın olmadığını çok iyi biliyoruz. TTW kocaman bir dans pisti ve burada hepimize yer var.”

    TTW’nin ilk etkinliği olan “Yer Var” adlı çevrim içi sohbet, Club CoWeed ev sahipliğinde 7 Mayıs’ta gerçekleşecek. Simon(e) van Saarloos moderatörlüğünde gerçekleşecek olan çevrim içi sohbet non-binary kuir fotoğraf sanatçısı ve sosyal aktivist DeLovie Kwagala, queerwaves’in yaratıcılarından biri olan Melis Nots ve Papaya Kuir kolektifinden sanatçı Paula Chaves Bonilla katılımıyla gerçekleşecek. Sohbetin ardından My Kali Magazine iş birliği ile gerçekleşecek olan çevrim içi partide AÏDA SALANDER, Özlem Güngören, BuseNin dijital kabinde yer alacak. 7 Mayıs’taki partide DJ performansların yanı sıra Narcissa/نرجس ve Ko Shin Moon (feat. Cem Köklükaya)’un video performans ve gösterimleri katılımcılarla buluşacak.

    ​Türkiye, Hollanda ve ötesinden davet edilen 31 kuir sanatçının fotoğraf, resim, video, ses gibi farklı araçlarla ürettikleri işlerden oluşan disiplinlerarası sergi, 22 Haziran’dan itibaren TTW’nin Instagram hesabından görülebilecek.

    0
    0
    926
  • 04-04-2022

    Burcu Pelvanoğlu’nun karşılaştırmalı bir Beyoğlu kroniği kaleme aldığı, sanat ve edebiyat camiasının uğrak mekânlarına odaklanarak buralardaki ilişkiler üzerinden "kaybettiklerimiz"i saptamayı hedeflediği çalışması Bir Üretim Mekânı Olarak: Beyoğlu Düşerse, Sel Yayıncılık’tan çıktı.

    Bir Üretim Mekânı Olarak: Beyoğlu Düşerse; Taksim Bahçesi'nden Gardenbar'a, Narmanlı Han'dan Lebon'a, Cumhuriyet Meyhanesi'nden Mısır Apartmanı'na, Maya Sanat Galerisi'nden AKM'ye ve nihayet Sefahathane'den Kemancı'ya, sayısız mekânın, anının ve tanıklığın ışığında bir kentsel hafıza temrini sunuyor.

    Pelvanoğlu, modernizm paradigması çerçevesinde "Tanzimat'tan 6-7 Eylül'e" ve "6-7 Eylül'den Günümüze" olmak üzere iki ana başlığa ayırdığı Beyoğlu'nun aldığı üçüncü kültürel virajı da gözden kaçırmadan; sermayenin el değişimi çerçevesinde 2010'lar itibarıyla bütünüyle çehre değiştiren yeni Türkiye-yeni Beyoğlu'na dair gözlemlerine de yer veriyor. Kaçınılmaz olarak bir düşman yaratmaktan beslenen fakat nihayetinde başka bir forma bürünen eklektik milliyetçi düşüncenin gelişiminden, yerellik-evrensellik tartışmalarından, sermaye ve kâr odaklarının rantabilite hesaplarından nasibini alan kültür-sanat merkezi Beyoğlu'nun aldığı her göç dalgasıyla yeniden şekillenen demografik yapısının kırılganlığını, modernlik karşıtı kurucu nostaljinin tuzaklarına düşmeksizin vurguluyor.

    0
    0
    2039
  • 04-04-2022

    Nazlı Khoskhabar’ın bir yetişkinin gözünden ona aktarılan çocukluğunu yeniden kurguladığı parçalı bir anlatıdan oluşan kişisel sergisi “Yuvasında Yuvarlak” 5533’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Khoskhabar, İran'da geçen çocukluğunu babasının kayda aldığı onlarca video kasetten izler. Görüntülerde, ailenin kimi zaman akrabalar ve yakınlarla kalabalıklaşan kutlama ve yas anlarına, kimi zamansa gündelik hâllerine tanık oluruz. Sanatçı, şu an yaşadığı ülke olan Türkiye'yi henüz çocukken devletin yasakladığı uydu kanallarından, çocukluğunu ise kasetlerdeki videolardan tanıyıp öğrenmesi arasında bir ilişki kurar. Parklarda yetişkinlere ait aletlerin hurdalarından bir araya getirilmiş, üstünde bir grup ayna taşıyan uyduvari bir strüktür serginin merkezine yerleşir. Tek bir kanaldan çıkan çocukluk görüntüleri bu düzeneğe uğrar; tanıdık olan uzak olanın, kayıp olan mevcut olanın çekimine kapılarak farklı yörüngelere doğru yansır.

    ​“Yuvasında Yuvarlak” sergisini 7 Mayıs’a dek, çarşambadan cumartesiye 12:00-17:00 saatleri arasında ve SENKRON “Eş Zamanlı Video Sergileri” kapsamında 5533'te ziyaret edebilirsiniz. Daha fazlası için 5533'ün Instagram hesabı @imc5533'ü takip edebilirsiniz. 

    0
    0
    1273
  • 04-04-2022

    Evliyagil Dolapdere, Metehan Törer’in “Teratoma” ve Ozan Ölmez’in “Hırsız” başlıklı İstanbul’daki ilk kişisel sergilerini 15 Mayıs tarihine kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    “Teratoma” sergisi Metehan Törer’in seramiği merkeze alan heykellerini ve kâğıt üzerine kuru boya kalem ile yaptığı desenlerini bir araya getirerek izleyiciye sunuyor. Sanatçı, figüratif ve günlük objelerin dönüşümü üzerine odaklanan çalışmalarıyla izleyiciyi kendi yarattığı evreninde yolculuğa çıkartıyor. Sergiye adını veren, bir tümör çeşidi olan “Teratoma” teriminin etimolojik kökeni, eski Yunanca’daki “Canavar Tümör” adlandırmasına dayanıyor ve temelinde belirli bir organa ait hücrenin farklı bir organda büyümesi bozukluğu anlamına geliyor. “Teratoma” sanatçının bu dünyanın hikâyeleri ve otobiyografik tecrübelerini “Üçüncü Dünya” adını verdiği yeni bir evrene taşınmasını ve yaratmış olduğu karakterlerin deneyimleri hâline getirilmesini anlatıyor. Sergide izleyiciye yaratılmış bir evren sunan sergi, o evrene hapsolmuş kahramanlarının sonsuz bir döngü içerisinde kendilerini bulma çabalarını teşhir ediyor.

    Ozan Ölmez’in kâğıt üzerine toz pastel ve kömür ile ürettiği son dönem işlerinden oluşan “Hırsız” başlıklı sergisi izleyiciyi bir evin içerisinde farklı bir kimlikle kaybolmaya davet ediyor. Sanatçının yazmak için yola çıktığı bir hikâyenin izinde ilerleyen sergi, izleyiciye bir hırsızın gözünden bakma fırsatı sunuyor. Sergide tanıklık edilen hikâye, bir hırsızın uzun süredir içine girilmemiş bir evi soymak için o eve girmesiyle başlıyor. Ancak zamanla evin atmosferi hırsızın ruh hâline müdahalede bulunuyor, hırsız evdeki eşyaları incelemeye, evin sahibinin hayatına dair ipuçları bulmaya ve bunları yorumlamaya çalışıyor. Evin içerisinde geçirdiği vakit arttıkça, bu deneyim hırsız için büyülü ve gerçeküstü bir hâle dönüşüyor.

    Metehan Törer’in “Teratoma” sergisi ile Ozan Ölmez’in “Hırsız” sergisini 15 Mayıs’a kadar Evliyagil Dolapdere’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Metehan Törer, Çirkin Maske, 2022, Stoneware Üzeri Sıraltı Boyama, Sır, Lüster, 25x19x26 cm
    2. Metehan Törer, Çirkin Maske, 2022, Stoneware Üzeri Sıraltı Boyama, Sır, Lüster, 25x19x26 cm
    3. Ozan Ölmez, Mum, 2021, Kağıt Üzerine Pastel ve Kömür, 35x50 cm
    ​4. Ozan Ölmez, Biblo, 2020, Kağıt Üzerine Pastel ve Kömür, 35x50 cm

    0
    0
    2557
  • 04-04-2022

    Torill Kornfeldt’in doğayla ilişkimiz hakkında bir dizi soru ve paradoksu ortaya çıkardığı çalışması Türlerin Yeni Kökeni - Soyu tükenen hayvanlar için ikinci bir şans, Zafer Avşar’ın çevirisiyle Alfa Yayınları'ndan çıktı.

    “Pek çok kayıp tür dünyada tekrar yürüyecek gibi görünüyor, ama bu bize nasıl bir dünya verecek? Ve bu iyi bir fikir mi? Jurassic Park filmlerinde, coşkularına ve merak duygularına yenilen bilim insanlarının laboratuvarda ürettikleri dinozorların sağa sola saldırdıklarını gördük. Devrimci bilginin ve tanrısal güçlere sahip olmanın bedelinin ağır olabileceği, kıssadan hisse beynimize kazınmış oldu. Aynı zamanda tam da bu güdüden yoksun olursak artık insan olamayacağımız fikri de bir kez daha vurgulandı.

    ​Sibirya’nın permafrostundan California’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki bilim adamları, binlerce yıldan beri soyu tükenmiş olan hayvanları üretmek için çalışıyorlar. Bu uğraşta hem fosilleri hem de en son genetik teknolojileri kullanıyorlar. Bu bilim insanlarından bazıları sırf meraktan hareket ediyor; diğerleri, kaybolan türleri hızla yok olan ekosistemleri kurtarma mücadelesinde güçlü bir silah olarak görüyor.”

    0
    0
    1394
  • 03-04-2022

    Maddenin Hallerinin yönetmeni Deniz Tortum ve Amerikalı sanatçı Kathryn Hamilton’un birlikte yönettikleri Our Ark, Türkiye prömiyeri 41. İstanbul Film Festivali kapsamında 13 Nisan’da Nişantaşı City’s Sineması’nda yapacak.

    8 - 19 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek festivalin Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri karşısına çıkacak film, dünya prömiyerini geçen yıl eylül ayında Imagine Science Film Festivali’nde yaptı ve hemen ardından IDFA - Amsterdam Belgesel Film Festivali’nin kısa belgesel yarışmasında gösterildi. Our Ark, festival gösterimlerine Amerika’nın yanı sıra İskoçya, Litvanya ve Hollanda’da da devam ediyor. Dünyadaki her hayvanın 3 boyutlu kopyalarını yaparak bir tür sanal Nuh’un gemisi yaratan bir şirketin çalışmalarından yola çıkan film, tüm dünyanın bir tür yedeğini almaya çalışan insanlığın peşinde, bütün bu dijital arşivlerin kim ve ne için yapıldığını sorguluyor. Deniz Tortum ve Kathryn Hamilton’ın yazıp yönettiği, yapımcılığını ise Fırat Sezgin’in üstlendiği filmin kurgusunu Sercan Sezgin, ses tasarımını ve müziklerini Alican Çamcı yaptı.

    Dünyadaki her hayvanın 3 boyutlu kopyalarını yaparak bir tür sanal Nuh’un gemisi yaratan bir şirketin çalışmaları ile başlayan Our Ark, bu dijital kayıt sürecini görsel bir deneme için başlangıç ​​noktası olarak kullanıyor. Hayvanları, bitkileri ve nesneleri tarayarak yedeklemeye çalışan teknoloji uzmanlarından başlayarak, dünyanın bir simülasyondan ibaret olduğuna inanan güç sahiplerine ve içinde yaşamaya başladığımız sanal dünyaların ilk adımlarını atan bilim insanlarına uzanan bir evrende yolculuğa çıkaran bu hipnotik ve lirik film, tüm dünyanın bir tür yedeğini almaya çalışan insanlığın peşinde, bütün bu dijital arşivlerin kim ve ne için yapıldığını sorguluyor. Filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    Our Ark filmi 41. İstanbul Film Festivali kapsamında 13 Nisan Çarşamba günü saat 13:30’da Nişantaşı City’s Sineması’nda, 16 Nisan Cumartesi günü ise saat 16:00’da Kadıköy Sineması’nda, yönetmenlerin de katılımıyla gösterilecek.

    0
    0
    3776
  • 03-04-2022

    Türkiye İş Bankası “Tablolarla Boğaziçi’nde Bir Gezinti” başlıklı NFT sergisini, 5 - 7 Nisan’daki ön gösterimin ardından 8 - 20 Nisan tarihleri arasında Metaverse’te sanatseverlerle buluşturacak.

    Türkiye İş Bankası’nın 1940’lardan bu yana oluşturduğu resim koleksiyonun sergileneceği Beyoğlu’ndaki tarihi binasında restorasyon inşaatı devam ederken, Müze çatısı altında yer alacak eserlerden özel bir seçki “Tablolarla Boğaziçi’nde Bir Gezinti” başlığı altında Metaverse’te izleyiciye sunuluyor. Blokzincir altyapısını kullanan ve merkeziyetsiz bir yapıda kurulan Decentraland platformunda sunulacak olan sergide, İş Bankası Resim Koleksiyonu’nda yer alan Hikmet Onat, Şeref Akdik, Zeki Faik İzer, Feyhaman Duran, İbrahim Safi, İbrahim Çallı, Cevat Erkul, Hulusi Mercan, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Halil Paşa gibi usta ressamların İstanbul’un maviliklerini, kıyılarını resmettiği tabloları NFT olarak yer alıyor. Serginin teknolojik kurgusu İş Bankası ve teknoloji iştiraki Softtech’in Türkiye ve Çin’deki inovasyon merkezlerinin iş birliği ile hazırlandı. Serginin küratörlüğünü ise İş Bankası’nın çalışmaları devam eden resim müzesinin kurucu küratörü Prof. Dr. Gül İrepoğlu üstleniyor.

    ​“Tablolarla Boğaziçi’nde Bir Gezinti” sergisinin ön gösterimi 5 - 7 Nisan tarihleri arasında sınırlı sayıda davetlinin katılımıyla düzenlenecek. Blokzincir teknolojisinin akıllı kontratlarda kullanımı ile bin adetle sınırlı şekilde ön gösterime özel olarak üretilen NFT davetiyeler 4 Nisan’a kadar buradan alınabilecek. Sergi ön gösterimin ardından 8 - 20 Nisan tarihleri arası NFT davetiye sahibi olma koşulu aranmaksızın tüm ziyaretçilere açık olacak.

    0
    0
    4413
  • 03-04-2022

    Gece Yarısı Kütüphanesi ve Zamanı Durdurmanın Yolları’nın yazarı Matt Haig’in çok sayıda ödüle aday gösterilmiş romanı İnsanlar, Elif Ersavcı’nın çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Haig, onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikâye sunuyor.

    Yağmurlu bir akşamda Profesör Andrew Martin, önce dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözmeyi başarıyor, ardından sırra kadem basıyor. Nihayet bir yol kenarında çırılçıplak halde bulunduğunda, kıyafetsizlikten daha ciddi bir meselesi olduğu ortaya çıkıyor: Andrew Martin artık insanlardan tiksiniyor; görünüşlerinden de yiyip içtiklerinden de bitmeyen şiddet ve savaş arzularından da... Yabancı bir tür arasında kaybolmuş hissediyor kendini. Sevgi ve aile kavramları onda şaşırtıcı bir ilgi uyandırsa da tüm sakinlerinden nefret ediyor bu gezegenin. Newton hariç... Ama o da bir köpek işte... Sahi, kim bu adam? Onun –ya da herhangi birinin– insanlık hakkındaki tüm fikrini değiştiren şey ne olabilir?

    “Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun, insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekâlı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.”

    0
    0
    2604
  • 02-04-2022

    Melike Şahin ve Ah! Kosmos’un “Miras” isimli ikinci ortak çalışması Gülbaba Records etiketiyle yayımlandı.

    Melike Şahin ve Ah! Kosmos’un “Ukde”den sonra ikinci ortak çalışması olan “Miras” şarkısı karanlık bir döngüden sağ çıkabilmenin melankolik bir kutlaması niteliğinde. Bir yenilgiyle daha barışmakla ilgili olan şarkının sözleri Melike Şahin’e, prodüksiyonu ise Ah! Kosmos’a ait. “Miras”, Ah! Kosmos, Melike Şahin ve Övünç Dan tarafından bestelendi.

    ​Melike Şahin ve Ah! Kosmos’un “Miras” şarkısını buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    3139
  • 02-04-2022

    “Anadolu’nun 4 Mevsimi Fotoğraf Yarışması”nın kazanan fotoğraflarından oluşan ve Meta Türkiye tarafından hayata geçirilen VR sergisi 2 - 22 Nisan tarihleri arasında Müze Gazhane’de yer alan İklim Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    Meta Türkiye’nin FOTON (Fotoğraf Organizasyonları Derneği) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi Kültür AŞ iş birliği tarafından düzenlenen “Anadolu’nun 4 Mevsimi Fotoğraf Yarışması”nda kısa listeye alınan fotoğraflar, Meta Türkiye’nin ilk VR sergisinde yer alacak. İklim Müzesi’nde izleyiciyle buluşacak VR sergisi, izleyiciye metaverse deneyimine yeni bir adım atma imkânı sunacak. Ziyaretçiler, yarışmanın kategorileri olan İlkbahar, Yaz, Sonbahar ve Kış temalı sanal alanlarda, sergiyi VR gözlükleriyle gezebilecek. Ayrıca sergide yer alan fotoğraflar, İstanbul Kitapçısı Karaköy, Kadıköy ve Mecidiyeköy şubelerinde de ücretsiz olarak ziyarete açık olacak.

    Bu seneki teması “Çevre Kirliliği ve İklim Değişikliğinin Anadolu'daki Yansımaları” olan “Anadolu’nun 4 Mevsimi Fotoğraf Yarışması”nın kazanan fotoğrafları Facebook Türkiye sayfasının kapak fotoğrafı olmaya hak kazandı. Yarışmanın jürisinde İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ve Fotoğraf Editörü Mesude Bülbül, Fotoğrafçı Sami Uçan, Foto Muhabiri Cem Kıvırcık, Fotoğrafçı Tanın Helvacı gibi fotoğrafçılık alanında tanınmış isimler yer aldı.

    Sergiyi ziyaret etmek için buradan ücretsiz kayıt yaptırabilirsiniz.

    0
    0
    2842
DAHA FAZLA
Geldanlage