
Deborah Hopkinson’ın çocukların yaratıcılık ve yazma serüvenine ışık tutan, Hadley Hooper’ın resimlediği kitabı Bir Hikâyenin Hikâyesi, Gökçe Yavaş’ın çevirisiyle Altın Kitaplar’dan çıktı.
“Hikâyemi nasıl anlatacağımı öğrenmek istiyorsan içeri bak!
Hangi yaşta olursak olalım bizi bekleyen boş sayfaları doldurmak için heyecan duymaya devam edebiliriz.
Yeter ki isteyelim...”
Borusan Sanat’ın 12 Ocak’ta Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek yeni yıl konserinde Carolyn Kuan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’na trompet sanatçısı Tine Thing Helseth Sergei’ye eşlik edecek.
BİFO’ya 2023 yılında Valeriy Sokolov, Alena Baeva, Manuel Blanco, Chloe Ji-Yeong Mun, Igudesman & Joo, Lucy Landymore, Denis Kozhukhin, Marlis Petersen, “BİFO ve Dünya Sahnelerinde Genç Yıldızlar Konseri”yle Güher & Süher Pekinel, Can Çakmur, Dorukhan Doruk, Eda Seviniş, Korkmaz Can Sağlam, Maximilian Cem Haberstock, Naz İrem Türkmen, Tolga Atalay Ün, Veriko Tchumburidze ve Emir İlgen gibi yıldız solistlerin yanı sıra; Karel Deseure, James Judd, Ludovic Morlot, Emilia Hoving ve Lina González-Granados gibi önemli şefleri konuk edecek.
Alman perküsyon sanatçısı Christian Benning ile İstanbul’un perküsyon grubu SA.NE.NA, 7 Ocak Cumartesi günü saat 21.00’de Borusan Müzik Evi’nde müzikseverlerle buluşacak. Konserin bir diğer konuğu ise MIAM Percussion olacak. Paul Lansky’nin sahneyi geleneksel vurmalı çalgılar ile dolduran post-minimalist bir başyapıtı olan Threads, akşamın öne çıkan kısımlarından biri olacak.
12 Ocak Perşembe günü saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’ndeki konserde iki başarılı kadın sanatçı BİFO ile buluşacak. BİFO’nun geleneksel yeni yıl konseri, bu sezon dünyanın dört bir yanından sesleri kapsayan çok renkli bir programla müzikseverlere ulaşacak. 12 Ocak Perşembe günü saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek konserde BİFO’yu, Suisse Romande Orkestrası, San Francisco, Seattle ve Toronto Orkestraları, Danimarka Kraliyet Balesi, İngiliz Ulusal Operası, New York Şehir Balesi gibi köklü kurum ve orkestralarla konserler veren Carolyn Kuan yönetecek. John Williams, Alexander Arutunian, Leonard Bernstein ve Arturo Márquez’in yanı sıra geç romantik dönem yapıtlarından bir seçkinin de sunulacağı konserin solisti ise Norveçli trompetçi, ses sanatçısı ve şarkı yazarı Tine Thing Helseth olacak. Konser öncesinde Serhan Bali ve Aydın Büke saat 19.00 - 19.30 arasında Zorlu PSM’deki Meydan Fuaye alanında program üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek.
Borusan Sanat’ın sezon boyunca gerçekleştireceği tüm konserlerin biletlerini Passo üzerinden satın alabilirsiniz.
Decollage Art Space, Arda Büyük’ün “Amorphe” başlıklı kişisel sergisine 17 Ocak - 12 Şubat tarihleri arasında ev sahipliği yapacak.
Arda Büyük’ün çalışmalarına kapsamlı bir bakış imkânı sunan “Amorphe” sergisi belli bir şekle, yapıya sahip olmayan anlamına gelen “amorphe” kelimesinden yola çıkıyor. Sergi, sanatçının kendi düzenini kurmak için, var olan düzenleri kabul etmeyerek figürlere ve objelere yeni formlar kazandırdığı üretimlerini izleyiciye sunuyor. Sergide sanatçının insan, doğa, yaşam ve dünyanın dengeleri üzerine üretimleri yer alırken, yakın geleceğe dair korku, cesaret, heyecan ve hatta ölüm temalarına rastlanıyor.
“İnsan sadece özgürken kendi olabilir. Bu sebeple sergideki ana amaç, tamamen özgür bir şekilde eserleri görebilmenizdir.”
Arda Büyük
Amerikalı yazar ve eleştirmen Susan Sontag’ın üç başlık altında topladığı kırktan fazla denemesinden oluşan Vurgulanan Yer, Filiz Çakır’ın çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.
Yazarın “her şeyle ilgilenen biri” olduğunu öne süren Sontag, “Okumak” başlığı altında Marina Tsvetaeva, Elizabeth Hardwick, Machado de Assis, Roland Barthes, Robert Walser, W. G. Sebald ve Jorge Luis Borges’in düşünce ve yazın dünyasını konu ediniyor. Wagner’in müziğinin insan ruhu üzerindeki etkisinden Bellocq’un fotoğraf özneleri olan kadınlara dek birçok konuya değindiği “Görmek” başlığı altındaysa sinema, tiyatro, dans, fotoğraf, resim, opera gibi görsel sanatlara odaklanıyor. Saraybosna’da savaş yıllarında Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” oyununu yönettiği zamanı çarpıcı biçimde kaleme aldığı bir yazının da yer aldığı son bölüm “Oradan Buradan”, bu iki duyunun dışında kalan denemeleri kapsıyor.
“Nihayetinde Sontag’la ilgili önemli olan zihnin yaşamını, “tümüyle insan olmanın yolu” olarak okuma ve yazmanın gerekliliğini savunmasıdır. Büyük bir açıklayıcıdır ama açıklamaları indirgemeci değildir... Tanıdık olanı yeniden sınıflandırır ve görüşü tazeler... Açık seçikliği, bağımsızlığı, araştırmacılığı ve kendini inşa sürecindeki benliği temsil eder.” –Hilary Mantel, Los Angeles Times Book Review
Moda Sahnesi, William Shakespeare’in The Taming Of The Shrew oyununu Şirreti Evcilleştirmek başlığı ve yönetmen Kemal Aydoğan’ın rejisi ile sahneye taşıyor.
Daha önce Hırçın Kız olarak çevrilen ve sahnelenen The Taming Of The Shrew, bu edisyonunda, Emine Ayhan tarafından Şirreti Evcilleştirmek olarak Türkçe’ye uyarlanıyor. 5 Ocak’ta prömiyer yapacak olan oyunda Melis Birkan, Timur Acar, Uluç Esen, Sedat Küçükay, Elif Gizem Aykul, Gürsu Gür, Çağlar Yalçınkaya, Ali Büyükkartal ve Yasin Yürekli rol alıyor. Şirreti Evcilleştirmek oyunu hakkında ayrıntılı bilgiye Moda Sahnesi’nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz.
5, 6, 7, 8 Ocak gösterimlerinin biletleri tükenen oyunun 12, 13, 14 ve 15 Ocak’taki gösterimlerinin biletlerine Mobilet üzerinden ulaşabilirsiniz.
Künye:
Yazan: William Shakespeare
Çeviren: Emine Ayhan
Yöneten: Kemal Aydoğan
Dekor Tasarımı: Bengi Günay
Kostüm Tasarımı: Gamze Saraçoğlu, Asena Saban
Işık Tasarımı: İrfan Varlı
Oyun Şarkısı: Aykut Karatay
Afiş Tasarımı: Kardelen Akçam
Oynayanlar: Melis Birkan, Timur Acar, Uluç Esen, Sedat Küçükay, Elif Gizem Aykul, Gürsu Gür, Çağlar Yalçınkaya, Ali Büyükkartal, Yasin Yürekli
Asistanlar: Mesut Karakulak, Onurcan Çelebi
Salt, yeni yılda dört yeni sergi kapsamında gerçekleşecek söyleşi, atölye, gösterim ve konuşma programlarından oluşan yoğun bir etkinlik takvimi ile sanatseverlerle buluşuyor.
Türkiye’de kültür faaliyetlerini desteklemek ve bilgi üretimine katkıda bulunmak amacıyla Garanti BBVA tarafından kurulan Salt, programlarına yeni yılda da devam ediyor. Salt’ın Beyoğlu ve Galata yapılarına yayılan 2023 programları, farklı üretimler üzerinden ekoloji, kent kültürü, tarih ve eğitim alanlarına odaklanan dört sergi projesinin yanı sıra Cumhuriyet’in 100. yılı ile eş zamanlı yoğun bir etkinlik takvimini kapsıyor.
Salt, sahne ve performans kavramları etrafında Türkiye’nin 1990’lı yıllarından sanat üretimlerini bir araya getiren “Sahnede 90’lar” sergisinin 12 Şubat’ta sona ermesinin ardından, mart ayında yılın ilk projesini izleyicilerle buluşturacak. Disiplinlerarası tasarım stüdyosu 2050+ ekibi tarafından Salt Beyoğlu’ndaki Forum alanına özel olarak tasarlanan enstalasyon, dünya genelinde doğal kaynakların kullanım biçimlerinin ekoloji, toprak ve canlı yaşamı üzerindeki etkilerini ses, ışık ve zemin ögeleri üzerinden yorumlayacak. Mart - ağustos ayları arasında gerçekleştirilecek “Enstalasyon: 2050+” sergisine film ve video programı eşlik edecek.
İlkbahar döneminde, Salt’ın Kadir Has Üniversitesi ortaklığında yürüttüğü İstanbul Ansiklopedisi Arşivi çalışmaları kapsamında, tarihçi ve romancı Reşad Ekrem Koçu’nun (1905-1975) yarım kalmış İstanbul Ansiklopedisi’nin basılı ciltleri ile birlikte binlerce belge dijital ortama aktarılarak çevrim içi erişime açılacak. Salt Galata’nın katlarına yayılacak sergi, basılı ciltlerin yanı sıra Koçu’nun derlediği notlara ışık tutarken 20. yüzyıl İstanbul’una farklı bir bakış açısı getirmeyi hedefliyor.
Sonbahar döneminde sanatçı Handan Börüteçene’nin otuz yılı aşkın sanat pratiğini yansıtan geniş bir seçki Salt Beyoğlu’nda sanatseverlerle buluşacak. Sergi; heykel, enstalasyon, fotoğraf ve metinlerinde Türkiye’nin kültür mirasıyla umulmadık bağlantılar kuran Börüteçene’nin sanat üretimine kapsamlı bir bakış sunacak.
Salt Galata’da Uğur Tanyeli’nin küratörlüğünde, Türkiye’de mimarlık eğitiminin iki yüzyılını ve üniversitelerdeki gündelik yaşamın seyrini ele alacak bir sergi de düzenlenecek. Sergide, okulların fiziksel çevresi, öğretim üyeleri ve öğrenci hayatı, çalışma koşulları, ülkedeki mimari üretime yapılan katkılar, yaşanan çalkantı ve huzursuzluklar ile açılım imkânlarının görselleştirilerek irdelenmesi hedefleniyor.
Salt, Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılı kapsamında bağımsız araştırmacıların katkılarıyla Salt Blog’da yazı serileri ile bir konferans dizisi düzenleyecek. Cumhuriyet tarihi ve değerlerini odağına alan programda, 20. yüzyıl Türkiye’sinde eğitim, kadın kimliği, sanat, mimarlık, tasarım, toplum ve ekonomi alanlarındaki gelişmelerin ele alınacak.
2023’te eş zamanlı olarak düzenlenecek diğer projeler arasında Kütüphane Haftası, Dünya Mimarlık Günü, Perşembe Sineması, Bu son şansımız mı? gösterimleri ve Kış Bahçesi etkinliklerinin yanı sıra pek çok söyleşi, atölye, gösterim ve konuşma programı bulunuyor.
2013’ten bu yana altmışın üzerinde projeyle bilgi üretimi ve paylaşımını, birlikte öğrenme ve tartışmayı destekleyen Salt Araştırma
Fonları, 10. yılında da yeni ve özgün araştırmalara alan açmaya devam edecek. Salt’ın 1950 sonrası Türkiye’de sanat odaklı araştırmaları kapsamında ise Özer Kabaş, İpek Duben ve Gürel Yontan arşivlerinin dijitalleştirme çalışmalarının tamamlanarak çevrim içi erişime açılması planlanıyor.
Künye:
1. Salt Galata, Fotoğraf: Iwan Baan (2012)
2. Salt Beyoğlu, Fotoğraf: Iwan Baan (2012)
İlkay Canan Okkalı’nın kaleme aldığı ve Gözde Eyce’nin resimlediği, çocukları seramik sanatçısı Füreya Koral’ın hayatı ile tanıştıran Füreya Koral adlı kitap, Ketebe Çocuk’un “Sanat Ülkesi” serisinde yayımlandı.
Bu seri, 5 yaş ve üzeri çocuklara Türkiye’nin sanatçılarını tanıtmayı ve onların zihinlerinde bu ülkenin çizgilerine dair bir imge oluşturmayı amaçlıyor. “Sanat Ülkesi” serisinin ilk kitabında Devrim Erbil yer almıştı. Serinin ikinci kitabı da Türkiye'nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral'ın hayatını anlatıyor.
Bahar Çuhadar’ın yayına hazırladığı, İstanbul’u ses, renk ve hareket odaklı inceleyen, sokakların müzikli, resimli, hareketli öyküsünü anlatan Sokak Sanatlarında İstanbul adlı kitap İBB Yayınları’ndan çıktı.
Gökhan Akçura, Murat Meriç, Ilgaz Gökırmaklı, Muhsin Topyıldız, Gülin Dede Tekin, Necla Bayraktar, Ömer Durmaz, Ömer Faruk Şerifoğlu, Fisun Yalçınkaya, Roxane Ayral ve Erman Ata Uncu’nun yazılarıyla katkıda bulunduğu kitabın fotoğrafları Murat Şaka’ya ait.
“Sanatın tek bir mekânı yoktur, sanat pekâlâ her yerde yapılır. Sokak ise bu mevzunun tam da göbeğindedir… İstanbul’un sokakları yüzyıllardır nefes alıp veriyor. Bütün kenti kaplayan o devasa nefes içinde kentten geçmiş sayısız karakterin sesini, duygusunu taşıyor. Geçmişinde derinlere inildikçe görürüz ki; sayıları, çeşitleri, renkleri, yer yer tuhaf performansları çoğalarak artan bir “sokak insanları” geçididir İstanbul.
Eski İstanbul sokaklarında laternalar var. Sadece çalgıcılar mı, değil tabii ki. Mahalle aralarında alametifarikaları hâline gelen kostümleriyle dolaşan çalgıcılar, seyyar göstericiler, kukla oynatıcıları, ayıcılar, şarkıcılar; meydanlarda, fabrika önlerinde, grev alanlarında seslerini oyunla yükselten tiyatrocular da var.
Sokak Sanatlarında İstanbul kitabı, bu kentin sokaklarının müzikli, resimli, hareketli öyküsünü anımsama ihtiyacıyla ortaya çıktı. Üretilen ve şehirdeki hayatı tamamlayan sanat işlerinin peşine düşmek üzere tasarlandı. Hem bugünü hem de dünden kalan izleri görünür kılmayı amaçladı. Eser, İstanbul’u ses, renk ve hareket odaklı inceliyor. Okura görsel bir şölen ve kulağa hoş gelen farklı tınılar sunuyor. Sokak her zaman insanları birleştirir, en çok da sanatla.” (Tanıtım metni)
Akbank Sanat’ın “Sanat ve Teknoloji” isimli yeni konferans serisi “Metinden Görüntüye: Yapay Zekâ Sanatı” etkinliği ile 4 Ocak’ta başlıyor.
Akbank Sanat’ın yeni konferans serisi, güncel sanat üretimlerini kökten etkileyen yapay zekâ sanatı, dijital sanat üretimleri ve buna olanak sağlayan yeni sistemler ve yeni medya kültürü gibi konulara odaklanıyor. Moderatörlüğünü Gözde Mutluer’in üstleneceği seride; blok zincir, dijital kültürün yeni aracıları Wombo Dreams, DALL-E gibi yapay zekâ uygulamaları, sanatta yeni bir mülkiyet ve değer olgusunu ortaya çıkaran NFT’ler ve kripto sanat, video oyunlarının sanat eseri olarak kabulü ya da ayrı bir disiplin olarak sanat eseri kabul edilemeyişi konusundaki diyaloğa yeni bir perspektif getiren Machinima’lar, dijital bir evrenin kapısını aralayan metaverse kavramı, bu alanlarda yazan, çizen ve üreten konuklarla birlikte ele alınıyor.
Ocak - nisan ayları arasında gerçekleşecek konferans serisi her ayın ilk çarşamba günü Akbank Sanat’ın Çok Amaçlı Salon’unda ücretsiz olarak izleyiciyle buluşacak. Ayrıca konferansın video ve ses kayıtları Akbank Sanat Youtube ve Spotify kanalları üzerinden yayımlanacak.
“Sanat ve Teknoloji” konferans serisinin Gözde Mutluer’in moderatörlüğünü üstleneceği ilk etkinliği Bager Akbay ve Selçuk Artut katılımıyla 4 Ocak Çarşamba günü Akbank Sanat Beyoğlu’nda gerçekleşecek.
“Sanat ve Teknoloji” Programı:
Metinden Görüntüye: Yapay Zekâ Sanatı
4 Ocak Çarşamba 18.30
Moderatör: Gözde Mutluer
Konuşmacılar: Bager Akbay, Selçuk Artut
NFT’ler ve Kripto Sanat
1 Şubat Çarşamba 18.30
Moderatör: Cemil Şinasi Türün
Konuşmacılar: Gözde Mutluer, Orhan Sayın
Machinima: Hikâye Anlatıcılığının Geleceği
1 Mart Çarşamba 18.30
Moderatör: Gözde Mutluer
Konuşmacılar: Hakan Yılmaz, Nazlı Eda Noyan
Metaverse: Yeni Medya, Yeni Evren
5 Nisan Çarşamba 18.30
Moderatör: Gözde Mutluer
Konuşmacılar: Can Büyükberber, Ecem Dilan Köse
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen İKSV Galaları kapsamında Darren Aronofsky’nin yeni filmi Balina / The Whale 16 Ocak ve 17 Ocak’ta sinemaseverlerle buluşacak.
Darren Aronofsky’nin son filmi The Whale / Balina vizyondan önce 16 Ocak ve 17 Ocak’ta İKSV Galaları’nda gösterilecek. Brendan Fraser’ın beyazperdeye dönüşünü müjdeleyen film, aşırı kiloları yüzünden evinden çıkmadığı gibi hem sağlığı bozulan hem de ruhsal sorunlar yaşayan yalnız bir İngilizce öğretmenini canlandırıyor. Film, Moby Dick’teki “beyaz balina”yı saplantı derecesinde seven ve uzun yıllar önce ailesini terk eden Charlie’nin (Brendan Fraser) yıllar sonra genç yaştaki kızıyla yeniden yakınlaşmak için gösterdiği çabayı ele alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda The New Yorker'ın "önümüzdeki aylar boyunca hepimiz bu performanstan bahsedeceğiz" sözleriyle övdüğü Brendan Fraser’ın yanı sıra Sadie Sink, Hong Chau, Ty Simpkins ve Samantha Morton da yer alıyor. Filmin senaryosunu ise ödüllü yazar Samuel D. Hunter kendi kaleme aldığı aynı adlı oyundan uyarladı.
Darren Aronofsky, film için “Balina, yaptığım en umut dolu film. İçinde bolca mizah ve bolca umut var” diyor. Dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan Balina, Interfilm, UNICEF Altın Aslancık, Milano Sinemateki, “En İyi Yabancı Film” ödüllerini kazandı. Balina ayrıca Mill Valley Film Festivali’nde “İzleyici Ödülü”, Montclair Film Festivali’nde “Genç Jüri Ödülü”nü de kazandı. Film 10 Şubat’ta Türkiye’de vizyona girecek.
İKSV Galaları kapsamında gösterilecek Balina filminin biletleri 5 Ocak Perşembe Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışın ardından 6 Ocak Cuma günü Passo’da genel satışa açılacak.