
Annet Schaap’ın arkadaşlık ve özgürlük için verilen masalsı bir mücadeleyi konu edinen kitabı Lampje ve Denizin Çocukları, Lale Şimşek Çalışkan’ın çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Bir deniz fenerinde yaşayan Lampje (Lampyı) her akşam feneri yakmak zorundadır. Babasının hem aksayan bacağı hem de derin mutsuzluğu nedeniyle bu işi tek başına yapar. Kasabanın üzerinde fırtına bulutlarının dolaştığı bir gün Lampje yeni bir kutu kibrit almayı unutur. Kibrit almak için dakikalarca yürür, koşar, ıslanır, yüzer ama zamanında yetişemez. Fener yanmaz, bir gemi kaza yapar ve bütün sorumluluk Lampje ile babasına kalır.
Lampje’nın cezası Kara Şato’ya gönderilmek olur. Şu canavarların yaşadığı söylenilen tuhaf eve. Lampje’nın ilk gecesinde iniltiler ve hırlamalar nedeniyle geceyi yatağın altında geçirmek zorunda kaldığı eve. Ardından… Ardından Lampje’nın macerası başlar.
Türk Tuborg A.Ş. katkıları ve URU organizasyonu ile düzenlenen KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, Türkiye’de ve dünyada dikkat çeken yapımlardan oluşan bir seçkiyi temmuz - ağustos ayları boyunca her salı akşamı sinemaseverlerle buluşturacak.
Çok konuşulan ve ödüllü yapımları bir araya getiren KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması’nın 2023 seçkisi, 11 Temmuz Salı akşamı Avatar’ın 13 yıl aradan sonra vizyona giren devam filmi Avatar: Suyun Yolu ile başlayacak. Program kapsamında; başrolünde Keanu Reeves'in yer aldığı John Wick 4, Cannes Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü olan Altın Palmiye’yi kazanan hiciv filmi Hüzün Üçgeni, Steven Spielberg tarafından yeniden sinemaya uyarlanan Batı Yakası’nın Hikâyesi, ikincisinin vizyona girmesi sabırsızlıkla beklenen seriden Dune 1, Fatih Akın’ın ünlü Kürt-Alman gangsta rapçi Giwar Hajabi, nam-ı diğer Xatar’ın hayat hikâyesini ele alarak yeni Almanya’nın bir özeti olarak sinema perdesine sunduğu Ren Altını, Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Özcan Alper’in ödüllü son filmi Karanlık Gece ve son dönemin en dikkat çeken filmlerinden bol ödüllü Balina filmleri gösterilecek.
KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması Programı:
11 Temmuz Salı 20.40 / Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) (2022)
18 Temmuz Salı 21.00 / John Wick 4 (2023)
25 Temmuz Salı 21.00 / Hüzün Üçgeni (Triangle of Sadness) (2022)
1 Ağustos Salı 21.00 / Batı Yakası’nın Hikâyesi (West Side Story) (2021)
8 Ağustos Salı 21.00 / Dune (2021)
15 Ağustos Salı 21.00 / Ren Altını (Rheingold) (2022)
22 Ağustos Salı 21.00 / Karanlık Gece (2022)
29 Ağustos Salı 21.00 / Balina (The Whale) (2022)
Anna Laudel Bodrum, İtalyan sanatçı Daniele Sigalot’un yeni ve yakın zamanda üretilmiş eserlerinden oluşan “Around the WORD” başlıklı kişisel sergisini 23 Temmuz tarihine kadar ZAİ Yaşam’da sanatseverlerle buluşturuyor.
“Around the WORD”, Daniele Sigalot’un sanata olan renkli, eğlenceli ve aynı zamanda zekice tasarlanmış mizahi yaklaşımını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Disiplinlerarası üretim yapan Sigalot’un eserleri parçası olduğu sanat dünyasının dokunulmaz alanlarına, koleksiyonerlere, eleştirmenlere, kurumlara ve kendisine yönelttiği eleştirel bakışıyla izleyicinin dikkat çekiyor. Sergi, ironiyi ve sadeliği parlak ve zıt renklerin üzerinde az sayıda kelimeyle güçlü bir şekilde aktarıyor.
Sigalot’un bu kapsamlı kişisel sergisinde, 10 santimetreden bir buçuk metreye kadar değişen 26 alüminyum post-it izleyici karşısına çıkıyor. Post-it üzerinde yer alan birbirinden farklı kapsamlardaki ironik ve eğlenceli ifadeler günümüz değerlerine parmak basıyor. Anın ruhunu yakalayan sanatçı, üretimlerinde sanat endüstrisinin parlak ve cazibeli görüntüsünün ardında gizlenen gerçekleri esprili bir şekilde aktarıyor. Hem sözcüklerin hem de malzemelerin çok yönlülüğü ile oynayan sanatçı, paradoksal, ironik ve gerçeküstü tarzıyla modern ve toplumsal trendleri yakalayan eserler üretiyor.
Künye:
1. Daniele Sigalot, This is quadriptych, 2023, Acrylic varnish on aluminum_Alüminyum üzerine akrilik vernik, 50h x 50w cm, Anna Laudel Gallery
2. Daniele Sigalot, I only go to openings for the booze, 2023, Acrylic varnish on aluminum_Alüminyum üzerine akrilik vernik, 100h x 100w cm, Anna Laudel Gallery
3. Daniele Sigalot, Made in Italy, 2023, Acrylic varnish on aluminum_Alüminyum üzerine akrilik vernik, 100h x 100w cm, Anna Laudel Gallery
Deniz Aktan Küçük’ün Tevfik Fikret’in şiir ve düzyazılarına odaklanarak, modern Osmanlı şiirini ele aldığı çalışması Tanrısal Sessizlikte Yankılanan İnsan Sesi: Tevfik Fikret ve Modern Osmanlı Şiiri, Tabiat Kitap’tan çıktı.
Bu kitapta Tevfik Fikret’in şiir ve düzyazılarına odaklanılarak, Osmanlı şiirinin modernlikle kendince nasıl bir ilişki kurduğunu, modernliğin yerinden edici ve yeniden inşacı niteliğini nasıl taşıdığını, özellikle de Tanrı’nın çekildiği bir dünyanın özgürlüğü ve gücüyle beraber sıkıntılarını nasıl deneyimlediği tartışılıyor.
“Tevfik Fikret, yüz yılı aşkın süredir farklı ideolojiler bağlamında yeniden ve yeniden tartışılan, bu ideolojiler tarafından yeniden ve yeniden konumlandırılan bir şair ve dava adamıdır. Fikret’in sadece bir şair değil, aynı zamanda bir dava adamı olarak algılanması, Tevfik Fikret şiiri üzerine yapılan çalışmalar için de belirleyicidir. Tevfik Fikret cumhuriyetin ilanının ardından özellikle Atatürk’ün de desteğini alan hatta Atatürk’ü “yaratan” bir fikir adamı olarak görülmüş; medeniyetçiliğin, inkılapçılığın, bilim üstüne kurulu laik, hür düşüncenin temsilcisi olarak adlandırılmıştır. Ancak yine de Tevfik Fikret’in milliyetperver olup olmadığı ya da dinle kurduğu ilişkinin mahiyeti de Osmanlı’dan günümüze çeşitli polemiklere konu olmaya devam etmiştir.”
ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nun farklı sanat dallarından seçkin örnekleri bir araya getiren etkinlik programı 10 Temmuz’da başlıyor.
ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nun etkinlik programı, ENKA Sanat’ın iki daimi sanatçısı olan besteci piyanist Fazıl Say ile usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal’ı aynı sahnede bir araya getiren bir konserle başlayacak, 16 Eylül’e kadar devam edecek. Fazıl Say’ın, Nâzım Hikmet’in unutulmaz şiirlerinden esinlenerek bestelediği ve “Nâzım” başlığı altında sunduğu eserlerden bir seçkinin yer alacağı gecede, şiirleri Genco Erkal seslendirecek. Konserde Fazıl Say’ın kendi solo piyano eserlerinden oluşan bir repertuvar da dinleyicilerle buluşacak.
Rock müziğinin başarılı yorumcu ve söz yazarlarından Teoman, 18 Temmuz’da vereceği konserde geçmişten günümüze hit olmuş şarkılarını söyleyecek. 28 Temmuz’da, Birsen Tezer, son albümü Kağıttan Kaptanlar’dan şarkılarını seslendirirken, konserde besteci Sabri Tuluğ Tırpan konuk sanatçı olarak yer alacak. Bu yıl 30. yaşını kutlayan Kardeş Türküler’in müzikle anlatı sanatını bir araya getirdiği, başarılı caz yorumcusu Jülide Özçelik’in konuk sanatçı olduğu “Kıyıda” konseri, 1 Ağustos’ta müzikseverlerle buluşacak. Sanat hayatında 30 yılı geride bırakan Sertab Erener ile gitarist, söz yazarı ve besteci Emre Kula, 28 Ağustos’ta ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nun konuğu olacak. Türk halk müziği parçalarını batı müziği enstrümanları ve altyapısıyla yorumlayan, Serkan Keskin, Taner Ölmez ve Fırat İkisivri’nin kurduğu Barabar, 29 Ağustos’ta sahnede olacak. Kendine özgü tarzı, müziği ve şarkı sözleriyle büyük ses getiren Büyük Ev Ablukada, 6 Eylül’de gerçekleştireceği akustik konserle dinleyicilerle buluşacak.
Genco Erkal'ın dilimize çevirdiği, dramaturjisini ve yönetmenliğini üstlendiği Dostlar Tiyatrosu’nun İmparator adlı son oyunu 17 Temmuz’da, Murat Daltaban’ın yönetmenliğini yaptığı Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun müzikli oyunu Aşkın En Kısa Gecesi 26 Temmuz’da tiyatroseverlerle buluşacak. 31 Temmuz’da sahnelenecek Taşıdıklarımız performansı, Avrupa’nın en batı ve en doğu uçlarını temsil eden iki dans kumpanyasını, Eira ve Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nı bir araya getirecek. ENKA Sanat ayrıca bu yıl 5. yaşını kutlayan Istanbul Fringe Festival mekân sponsorluğu kapsamında Fransız ekip Compagnie Kontamine’in sahneleyeceği LBLA Le Bel Amour’u 19 Eylül’de ağırlayacak.
Başka Sinema iş birliğiyle hazırlanan film seçkisi 4 - 25 Ağustos tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Seçki, 4 Ağustos’ta Özcan Alper’in Karanlık Gece filminin gösterimiyle başlayacak. Başrollerini Austin Butler, Tom Hanks, Helen Thomson ve Richard Roxburgh’un üstlendiği, Elvis Presley’in hayatını konu alan Elvis 7 Ağustos’ta, Brendan Fraser’ın performansıyla Oscar’da “En iyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandığı Balina (The Whale) 9 Ağustos’ta gösterilecek. Oscar ödüllü oyuncu Ben Kingsley’in ünlü ressam Dali’ye hayat verdiği biyografik yapım Dali Diyarı (Daliland) 11 Ağustos’ta, Londra National Theatre sahnesindeki canlı çekimi ile beyaz perdeye taşınan Frankenstein 14 Ağustos’ta sinemaseverlerle buluşacak.
Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan Maskeli Balo (Mascarade) 16 Ağustos’ta, Serkan Keskin, Ece Yüksel ve Denizhan Akbaba’yı bir araya getiren Ela ile Hilmi ve Ali filmi 21 Ağustos’ta, müzikal dram Carmen 22 Ağustos’ta, Fransız polisiye komedi filmi Suç Bende (The Crime is Mine) 25 Ağustos’ta izleyicilerle buluşacak. Tüm film gösterimleri için “1 bilet alana 1 bilet bedava” kampanyası geçerli olacak.
Sanatçı Habip Aydoğdu'nun sanatsal evriminin izlerini, yaşamındaki dönüm noktalarıyla beraber kronolojik biçimde sunan “Yaşamı ve Yapıtlarıyla Habip Aydoğdu” sergisi, 20 Ağustos’a kadar Antalya Kültür Sanat'ta izleyici ile buluşuyor.
Sergi, 100 yıllık Cumhuriyet'in ikinci yarısında yaşananların, duygusal ve düşünsel izdüşümlerinden beslenen görsel yapıtlardan oluşuyor. Ayrıca bu sergi Habip Aydoğdu'nun sanatla iç içe geçen yarım yüzyılına ışık tutarken, sanatseverleri “Resimleriyle Habip Aydoğdu Tarihi”ni anlatan ilham dolu bir yolculuğa davet ediyor.
Küratörlüğünü Elif Aydoğdu Ağatekin'in üstlendiği ve 148 yapıtın yer aldığı sergi ilk olarak izleyicileri “Yaşam Kavgası” adıyla, sanatçının ilk dönem çalışmalarıyla karşılıyor. “Zamanın Ruhu” ismiyle, 1989-2015 yılları arasında ürettiği eserlerin yer aldığı ikinci salonun ardından izleyiciler, “Umut” temalı üçüncü salonda, 2016-2023 arasına tarihlenen, gerçeklik ile sembolizm arasında dans eden formların can bulduğu birbirinden önemli yapıtları deneyimleme fırsatı buluyor. Tüm bunlarla beraber sanatçı hakkında farklı dönemlerde kaleme alınmış metinlerden oluşan yaşam ve sanat yolculuğu, desenler, üç boyutlu çalışmalar, fotoğraflar ve belgelerle kapsamlı bir içerik sunuluyor. Habip Aydoğdu’nun son dönem çalışmalarının da yer aldığı “2023 Karalamalar Güncel Notlar” adlı resimli günlükleri Özgür Aydoğdu’nun etkileşimli iPad uygulamasıyla izleyiciye aktarılıyor.
“Yaşamı ve Yapıtlarıyla Habip Aydoğdu” başlıklı sergiyi 20 Ağustos 2023 tarihine kadar salı, çarşamba, cuma cumartesi günleri 11.00 - 19.00, perşembe günü 11:00 - 21:00 ve pazar günü 13:00 - 19:00 saatleri arasında Antalya Kültür Sanat’ta ziyaret edebilirsiniz.
Adres: Şehit Binbaşı Cengiz Toytunç Caddesi No: 60, Muratpaşa / Antalya
Künye:
1. Deprem Serisi-Kepçe, Tuval üzerine akrilik boya, 45 x 90cm, 2023
2. 2020, Sosyal mesafe, Tuval üzerine akrilik boya, 200 x140 cm
3. Umut,Tuval üzerine akrilik boya, 200 x 140 cm, 2023
4. 1975, Acı, 48x37
Gülşah Elikbank’ın okurunun karşısına yeni çağın yeni normal insanlarının tuhaf hikâyesiyle çıktığı kitabı Delirmiş Evrenin Ortasında, Destek Yayınları tarafından yayımlandı.
Kitabın kahramanı Meryem, her şeyi anlayabilmenin acısı ve her şeyi unutabilmenin lütfuyla kuşanmış biri. Hikâyesinde okura delilik ve normallik tanımlarını yeniden düşündürüyor.
“Afetlerin, savaşların, salgınların kol gezdiği, şehirlerden kaosun, taşradan ise yılgınlığın eksik olmadığı, bir yandan gelişen teknolojiyle ömrünü uzatmak için çalışırken diğer yandan doğal kaynakları tüketip dünyamızı yaşanmaz hale getiren insanlarla dolu, nereden bakarsak bakalım delirmiş bir çağda yaşıyoruz.
Peki, böylesi bir dehşet çağında aklı başında kalabilmek de bir çeşit delilik değil midir?
Renkleri kullanım biçimiyle sanat dünyasında kendine özgü bir yer edinmiş olan bir ressam: Meryem. Yaşamda karşılığı olan her duyguyu renklerle yansıtabilen nadir bir yeteneği olmasının yanı sıra insanlardaki her duyguyu da açıkça görebilen biri Meryem, yalnızca tek bir kişide duyguların da renklerin de karşılığı yok; kendisinde.
Fakat hayat bizleri her zaman hiç ummadığımız yerlerden sınadığı ve belki de aklımızın ucundan dahi geçiremeyeceğimiz deneyimler yaşattığı için mucizevi bir şey… Peki, hayatımıza dokunan bir mucize sandığımız şey dünyamızı başımıza yıkacak şeyle aynı olursa ne yapacağız?”
Belçikalı grup Hooverphonic, Epifoni ve Kod Müzik organizasyonuyla Greenify Festival kapsamında 14 Temmuz Cuma günü Uniq Açıkhava Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.
Greenify Festival’de Hooverphonic öncesinde, darkwave ve synth pop tarzındaki şarkılarıyla tanınan Jakuzi, trip hop’tan caz’a, hip hop’tan 70’ler rock’a farklı türlerdeki dünya müziğini dinleyiciyle buluşturan Fransız müzisyen Hugo Kant ve dark pop ile goth rock eksenindeki müziğiyle dikkat çeken müzisyen Övünç Dan’ın tek kişilik projesi Kana Kana sahne alacak.
Kurulduğu 1996 yılından bu yana trip hop’u, pop ve çok sesli elementlerle bir araya getiren Hooverphonic, 25 yılı aşkın bir süredir, kendi benzersiz sound’larını geliştirdi. Kurulduğu ilk günden itibaren gurubun bel kemiği Alex Callier (söz yazarı/yapımcı) ve Raymond Geerts (gitarist) oldu. Çok çeşitli yeteneklerde şarkıcılarla birlikte çalışan ikili, 2020 sonbaharından bu yana Geike Arnaert’in ikonik sesiyle yollarına devam ediyor. Hooverphonic yıllar içinde “2Wicky”, “Eden”, “Mad About You”, “Anger Never Dies”, “Amalfi”, “Badaboum” ve “Romantic” gibi hit parçalara imza attı.
Greenify Festival biletlerini Biletinial, Biletix ve Passo üzerinden satın alabilirsiniz.
Gallery 11.17, farklı disiplinlerden sekiz sanatçıyı bir araya getiren “Bir Eşik, Orman” başlıklı karma sergiyi 25 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
İzleyicinin dönüşümüne yol gösterici bir rehber olan sanatçıları buluşturan sergide; Arzu Ertekin, Aytaç Beyazgül, Duygu Ergör Baur, Feyzan Alasya, Havva Marta, Sesil Beatris Kalaycıyan, Tuba Önder Demircioğlu ve Yücel Kale’nin eserleri yer alıyor.
“Sıkıntı ilk eşik sorununun derinleşmesidir ve soru hâlâ önümüzdedir.
‘Nasıl biri yıpranmış giysileri çıkarıp yeni olanları giyerse, gövdelenen Benlik de yıpranan bedenleri çıkarır ve yenilerini giyer.’
J. Campbell’ın Kahramanın Sonsuz Yolculuğu kitabında, kişinin kendini bulma serüveninde, kahramanın yeniden doğumu balinanın karnında olarak yerini bulur. Doğum alanına giren Kahraman’ı birçok erginleşme sınavı beklemektedir. Kahraman, balinanın karnında yeniden doğar, dönüşür ve artık hazırdır.
Çağrı herkese, her zaman gelir. Macera ise çok çeşitli şekillerde başlayabilir. Sanatçı, içsel yolculuğunu ürettiği eserlerine yansıtır. Ormanında, eserleriyle birlikte her bir eşikten geçtikçe, kendi hayatının döngüsünde gelişerek yolcuğuna devam eder. Her bir eser sanatçının hikâyesi, kendi varlığının merkezi, özüdür.
Campbell aynı zamanda der ki; ‘Kahraman bilmeye gelen kişidir.’
Anna Goodall’ın arkadaşlığa, cesarete ve kendin olmanın gücüne dair kaleme aldığı kitabı Maggie Blue ve Karanlık Dünya, İren Kori’nin çevirisiyle İthaki Çocuk’tan çıktı.
Maggie her zaman gözlerden uzak olmayı tercih eden, açıklayamadığı bazı ilginç özellikleri olan bir ortaokul öğrencisiydi. Onu fark edenler sadece birlikte yaşadığı tuhaf Esme halası ve okulda ona zorbalık etmekten inanılmaz keyif alan, havalı Ida’ydı.
Ida bir gün ansızın ortadan kaybolunca bütün kasaba alarma geçti. Kimse ne olduğunu bilmiyordu; tek bir kişi hariç. Okulun popüler kızının, ormanda olağanüstü bir pencereden zorla geçirilip yok olduğunu gören Maggie, hiçbir şey yapmadan duramazdı. Onu kurtarmak için çıktığı tehlikeli yolculukta, konuşabilen huysuz kedi Hoagy ile birlikte bambaşka bir dünyaya adım atmak üzereydi. Üstelik asla inanmak istemese de Maggie’nin, mutluluğun korkunç yöntemlerle çalındığı bu Karanlık Dünya’yla bir bağı vardı…