
Tino Kukulies’in Floating Stone başlıklı enstalasyonu 27 Temmuz Perşembe günü saat 18.00’den itibaren Barın Han’da sanatseverle buluşacak.
Alman Hükümeti’nin Nordrhein-Westfalen Kunststiftung desteği ile temmuz ayı boyunca Barın Han’ın misafir sanatçı atölyesinde üretimlerine devam eden Tino Kukulies’in Floating Stone enstalasyonu 23 Eylül tarihine kadar Barın Han’da izleyici karşısına çıkacak.
“Şilili fotoğraf teorisyeni Ronald Kay, fotoğrafı jeolojik bir olay, zamanın akışında kendini fotoğrafik yüzeye fiziksel olarak kazıyan bir kırılma olarak görür. Tino Kukulies'in yüzen taşı bunu doğruluyor gibi görünüyor: Lavın katılaşması, sanatçının 3D tarama yardımıyla büyük boyutlu bir model olarak yeniden ürettiği volkanik kayanın görünümünü katılaştırıyor. Bu, fotoğrafın yüzeyden kütleye doğru ilk önemli adımda genişletildiği fotoğrafik verilerin katmanlanmasından oluşturulmuştur. Ancak bu kütle hareketsiz değildir, üzerine düşen ışıkla kendi ekseni etrafında döner. Böylece ikinci adımda kütle, ışığı yakalamak yerine onu yansıtan ve modelleyen performatif bir fotoğraf hâline gelir. Görünüşünün bu sürekli dönüşümü, vulkanitin herhangi bir anlık görüntüden kaçtığı algımızı değiştirir. Böylece Kay'in metaforu tersine döner. Zaman bir kez daha harekete geçerek sonsuz sayıda yeni, geçici görüntü yaratır.” - Matthias Pfaller
Yazar ve illüstratör Gökçe İrten’in okurlarını kendi gibi olmanın mutlu dünyasına götürdüğü yeni hikâyesi Kendin Gibi, Doğan Çocuk’tan çıktı.
İrten, 4 yaş ve üzeri okurlarına herkesin bir şeyleri yapma şeklinin başka başka olduğunu anlatıyor.
“Hiçbir şeyi başaramadığını düşündüğün zamanlar oluyor mu? Herkesin senden daha iyi olduğunu düşündüğün zamanlar? Peki herkes her şeyi çok iyi mi yapıyor dersin? Hepimizin kendine özgü yetenekleri olduğunu, kusur sandığımız şeylerin bazen avantaja dönüşebileceğini, “en iyi” olmak zorunda olmadığımızı, hayvanlar âleminden örneklerle tatlı tatlı okumak sana çok iyi gelecek.”
Deniz Çift Kozakiewicz’in “Luminous Matters”, Ekin Su Kızılelma’nın “Hide & Seek” ve Tilbe Sungur’un “Yaşamaya Dair” sergileri 24 Ağustos’a kadar Merqezart Alternatif Sanat Mekanı’nda sanatseverlerle buluşuyor.
Günyüzü Sanatçıya Destek Projesi ile sanat dünyasına yeni isimler ve değerler kazandırmayı amaçlayan Merqezart Alternatif Sanat Mekanı, küratör ve sanat tarihçisi Marcus Graf, akademisyen sanatçı Erkan Özdilek, sanatçı Setenay Özbek, illüstratör ve akademisyen François Garcia-Panzani, iş insanı Şenkar Öztüzün ve iç mimar Evren Başık’tan oluşan 2023 bağımsız jürisi tarafından seçilen sanatçıların sergilerine ev sahipliği yapıyor.
Okullu ya da alaylı, henüz geniş kitlelere ulaşamamış, tutkuyla üretmeye devam eden sanatçılara ses vermeyi hedefleyen Günyüzü Sanatçıya Destek Projesi’nin her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Deniz Çift Kozakiewicz’in “Luminous Matters” başlıklı resim sergisi ismini fizikte yıldızlar veya ışıldayan materyaller gibi ışık yayma veya üretme özelliği olan maddeleri anlamına gelen “luminous matters” teriminden alıyor. Başka bir bağlamda “luminous matters” terimi maddi formların yüce değerlerini ifade etmek için de kullanılıyor. Bu bağlamda onlar başkaları için “sıradan” maddeler, kişiler veya konular olabilir ama deneyimlerimizden kaynaklanan aydınlık (veya karanlık) onlara şekil veriyor.
Ekin Su Kızılelma’nın “Hide & Seek” adlı serisinde dünyaya çocuk ya da çocuk olmayan bir zihinden bakmaktaki coşku düzeyinde farklılıklar ile Philippe Aries’in Centuries of Childhood: A Social History of Family Life kitabında çocukluğun yalnızca biyolojik bir evre olmadığı, toplum içinde kültürel bağlamda inşa edilen bir kavram olduğu fikri yansıtıyor.
Tilbe Sungur “Yaşamaya Dair” başlıklı kişisel sergisinde, dayatılan hedefleri, başarıları, etiketleri ıskalayıp da asıl kendini, arzularını, olmak istediği yeri, zamanı tam da en can alıcı yerinden yakalamaya dair, kendine ait olan yaşamına dair dert edindiği her şeyi gözler önüne seriyor.
Sergileri 24 Ağustos’a kadar Bodrum Marina Yacht Club Bodrum’da yer alan Merqezart Alternatif Sanat Mekanı’nda ziyaret edebilirsiniz.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl beşinci kez verilecek Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü, Atta Festival ve Mordem Sanat’ın deprem bölgesindeki çalışmalarını destekleyecek.
Atta Festival, İKSV’nin ödül desteğiyle deprem bölgesinde yaşayan genç oyuncularla yeni bir çocuk oyunu üretecek. Mordem Sanat’ın deprem bölgesinde gençlik ve çocuk tiyatrosu alanında çalışacak genç tiyatroculara yönelik yürüttüğü atölye çalışmaları da ödül kapsamında desteklenecek.
Atta Festival, Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü desteğiyle deprem bölgesinde yaşayan genç oyuncularla birlikte yeni bir çocuk oyunu üretecek. Kabuk isimli oyun 2023 Ekim ayında başta Hatay, Gaziantep, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Malatya olmak üzere depremden etkilenen illerde sahnelendikten sonra Kasım ayında 27. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında İstanbul’da seyirciyle buluşacak. El ele vermenin gücüne dair şiirsel bir performans olan Kabuk, uzak diyarlardan gelen, uyku tutmayan üç kardeşin, keşfettikleri dev bir deniz kabuğu aracılığıyla çıktıkları sürprizlerle dolu yolculuğun hikâyesini anlatacak. Semih Ali Aksoy’un yazıp yöneteceği oyunun yapımcılığını Atta Festival ve festivalin kurucusu Hakan Silahsızoğlu üstleniyor.
Kabuk’ta rol alacak 1 kadın, 2 erkek oyuncu için seçmeler, 4-5-6 Ağustos’ta Adana’da gerçekleştirilecek. Başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.
Ödülün bir bölümü ise, gençlik ve çocuk tiyatrosu alanında çalışacak genç tiyatroculara yönelik çalışmalar yürüten Mordem Sanat’ın Adıyaman, Maraş ve Hatay’da yürüteceği atölye çalışmalarını desteklemek üzere kullanılacak. Mordem Sanat, İsveç Enstitüsü'nün Creative Force Programı kapsamında, Kadir Has Üniversitesi (İstanbul), K2 Urla Nefes Alanı (İzmir) ve Unga Klara (Stockholm) işbirliğiyle “ACT-Sanatsal Özgürlük ve Türkiye’de Sanat Alanında Çocuk ve Gençlik Perspektifi” başlıklı projesi kapsamında atölyeler düzenliyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi’nin değerli bağışlarıyla hayata geçirilen 400.000 TL değerindeki Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü, 2018 yılından bu yana her yıl üretimleriyle ve yenilikçi yaklaşımlarıyla tiyatromuzun gelişimine katkıda bulunan tiyatro topluluklarına veya kişilere veriliyor. Türkiye’de bu alanda yeni ve nitelikli yapımların gerçekleşmesini teşvik etmeyi amaçlıyor. 2018 yılından bu yana 22 tiyatro topluluğu bu ödülle desteklendi. Ödülün, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner’in başkanlık ettiği seçici kurulu, çevirmen ve tiyatro eleştirmeni Seçkin Selvi, oyuncu Selçuk Yöntem, oyuncu ve eğitmen Tilbe Saran ve oyuncu, senarist ve girişimci Mert Fırat’tan oluşuyor.
Nilüfer Belediyesi’nin “Dünyayı sev, geyiği öp, festivale gel” sloganıyla hayata geçirdiği +1 Sunar: Nilüfer Müzik Festivali, bu sene 1, 2 ve 3 Eylül’de Bursa Balat Atatürk Ormanı’nda gerçekleştirilecek.
Bu sene yedincisi düzenlenecek Nilüfer Müzik Festivali’nde; Duman, Hayko Cepkin, Büyük Ev Ablukada, Dolu Kadehi Ters Tut, Motive, Hey! Douglas, Malt ve Soft Analog sahne alacak ilk sanatçılar olarak açıklandı. Bu isimlere önümüzdeki günlerde yeni sanatçılar da eklenecek. Ayrıca ikinci sahnede akustik performanslar ve stand-up gösterileri de katılımcılarla buluşacak.
Türkiye’de bir kamu kurumunun düzenlediği en büyük müzik festivali olma özelliği taşıyan Nilüfer Müzik Festivali, bu sene de müzikseverleri Bursa’da bir araya getirecek. Freebird Agency organizasyonu ile gerçekleştirilen festival; müzik dışı etkinlikler, sürprizler ve yarışmalar ile katılımcılara farklı bir festival deneyimi sunacak. Ayrıca isteyenler hazırlanan kamp alanında çadır kurup konaklayabilecek.
+1 Sunar: Nilüfer Müzik Festivali’nin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
İlk gösteriminden itibaren kapalı gişe oynayan Kumbaracı50 imzalı Tek Kullanımlık Hikaye, 3 Ağustos saat 21.00’de Bahçe Tiyatrosu etkinlikleri kapsamında Küçükçiftlik Park’ta tiyatroseverlerle buluşacak.
Volkan Çıkıntoğlu’nun kaleme aldığı Tek Kullanımlık Hikaye, dünya prömiyerini Sabancı Müzesi’nin her yıl düzenlediği “Müzede Sahne” festivalinin konuğu olarak 13 Ağustos 2022’de yaptı. Hikâye, iklim krizinden yola çıkarak dallanıp budaklanıyor. Görünürde üç kişinin oynadığı bu çok kalabalık oyun, izleyiciyi çok aşina olduğu mahallelerden birine götürüyor. Melih, Cevdet ve Orhan kendi dertlerine Dünya gezegeninin de derdini eklediğinde ortaya çıkan kaos oyun boyunca devam ediyor. İklim krizi gibi karanlık ve bakmaya cesaret edemediğimiz bir başlık; kara komedi bir anlatımla yüksek tempolu yolculuğuna seyirciyi de ortak ediyor.
3 Ağustos saat 21.00’de KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nda sahnelenecek Tek Kullanımlık Hikaye oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
Yazan: Volkan Çıkıntoğlu
Yöneten: Gülhan Kadim
Yönetmen Yardımcısı: Ceyda Akel
Oynayan: İsmail Sağır, Meriç Rakalar, Murat Kapu
Sahne Tasarımı: Kolektif
Sahne Tasarım Uygulama: Efe Arslan, Zekeriya Ece
Kostüm Tasarımı: Riyana Tufanova
Kostüm Asistanı: Efe Arslan
Işık Tasarımı: İsmail Sağır
Iain Reid’in hipnotize edici bir anlatıma sahip, üretkenlik, ilişkiler ve yaşlanmanın ne demek olduğunu sorguladığı romanı Daha Fazla Zaman’da Aslı Anar’ın çevirisiyle hep kitap’tan çıktı.
Bir ressam olan Penny yıllardır aynı evde uzun hayatından, hayat arkadaşından artakalanlarla yaşıyordu. Yaşlılığın alelade ritüellerine teslim olmuş halde, yalnız bir hayat sürüyordu. Ta ki bir gün dengesini kaybedip düşene dek. Penny gözünü açtığında kendini bir arabada bulur. Hiç bilmediği, adını bile duymadığı bir yere götürülmektedir. Partnerinin ayarladığı söylenen, bütün düzenlemelerin yıllar önce yapıldığı bir bakımevine.
Başlarda her şey çok güzeldir. Penny’nin etrafı yaşıtlarıyla çevrilidir; birlikte yemek yer, sohbet eder, evin etrafındaki olağanüstü manzarayı izlerler. Penny resim yapmaya bile başlar. Ama zaman geçtikçe günler birbirine karışır. Penny gittikçe artan güvensizlik ve huzursuzluk hissiyle zaman mefhumunu yitirir, bu dünyadaki yerini sorgulamaya başlar. Bütün bunlar yaşlanmanın onulmaz etkilerinin bir sonucu mudur yoksa gerçekten de şüpheli bir yerde bir yabancı mıdır Penny?
Indie Photography Group Galerisi ve NOKS Art Space iş birliğiyle hayata geçirilen “Teraryum” sergisi kapsamında, Volkan Kızıltunç ve Oğuz Karakütük katılımıyla, 26 Temmuz Çarşamba günü saat 19.30’da Ka’da bir söyleşi gerçekleştirilecek.
Indie Photography Group Galerisi ve NOKS Art Space beraber yürüttükleri proje kapsamında 13 İsrailli sanatçının fotoğraf ve video eserlerinden oluşan “Teraryum” başlıklı sergi, iki yıl aradan sonra bu kez Ankara’da Ka x Assembly mekânında izleyiciyle buluşacak. Sergi, 26 Temmuz Çarşamba günü saat 16.00’dan itibaren Ka x Assembly'de randevu ile gezilebilecek. Aynı gün saat 19.30’da ise projenin hayata geçmesindeki önemli aktör Volkan Kızıltunç (Noks Art Space) ve Oğuz Karakütük (Ka) projenin hikâyesi üzerine konuşacaklar. Konuşamaya buradan kayıt olarak katılabilirsiniz.
Sergide yer alan fotoğraf ve videolar, doğada düzen, tertip ve anlam süreçleri üretme çabasını gözler önüne seriyor. İnsanlar doğayı deşifre etmeye, çevrelerini kontrol etmeye ve onu kendi isteklerine tabi kılmaya çalışıyorlar ve doğa da karşılık olarak bu duruma isyan edip, tepki verebiliyor. Teraryum gibi, eserler de doğrudan temasa izin vermiyor ve geriye, gözlemleyen kişi için kapalı bir sistem olarak işleyen heykel parçaları bırakıyor.
Keren Zaltz’ın küratörlüğünü üstlendiği sergide; Eyal Agivayev, Lihi Binyamin, Keren Zaltz, Youval Hai, Ilan Carmi, Eldad Menuchin, Tamar Nissim, Aya Nitzan, Naama Rona, Orit Bertini Shavit, Gilad Bar Shalev, Davi Barell ve Ronit Porat’ın eserleri yer alıyor.
26 Temmuz Çarşamba gününden itibaren Ka x Assembly’e açılacak “Teraryum” sergisini 0552 037 88 12 numaralı telefondan randevu alarak hafta içi 16.00 - 19.00 ve cumartesi günleri 12.00 - 16.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
Catriona Ward’un sırlarını sonuna kadar saklayan gerilim romanı Sokağın Sonundaki Ev, Burak Eren’in çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.
Sokağın Sonundaki Ev; Britanya Fantazi Ödülleri’nde “En İyi Korku Romanı” seçildi, Esquire’a göre tüm zamanların en iyi 25 korku romanından ve Goodreads okurlarına göre de yılın en iyi korku kitaplarından biri olarak gösterildi.
“Bir seri katilin hikâyesi bu. İntikamın. Ölümün. Sıradan bir sokağın sonundaki sıradan bir evin. Gerçekler ile yalanlar birbirine karışmış durumda. Yoksa sokağın sonundaki evde neler döndüğünü tahmin edebilir miyiz? Buna benzer o kadar çok kitap okuduk ki… İşte yanıldığımız nokta! Evet. Sokağın sonundaki evde bir şeyler saklı ve ne olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok!”
Akmerkez Üçgen Teras’ta her yıl düzenlenen Açık Hava Sineması, bu yıl BirFilm iş birliğiyle 12 Ağustos tarihine kadar sinemaseverlerle buluşuyor.
Sinema eleştirmenlerinden övgü alan yapımları ve vizyonda yer alan filmleri izleyicilerle bir araya getiren Açık Hava Sineması açılışını 19 Temmuz Çarşamba akşamı üç dalda Oscar adayı The Whale / Balina filmi ile yaptı. Yine aynı hafta, 21 Temmuz Cuma günü Spider-Man: Across the Spider-Verse ile 22 Temmuz Cumartesi günü Fleabag - National Theatre izleyicilerle buluştu.
Ödüllü yapımların da yer aldığı programda öne çıkanlar arasında 26 Temmuz Çarşamba günü Kurak Günler, 28 Temmuz Cuma günü Avatar: The Way of Water, 2 Ağustos Çarşamba günü Daliland / Dali Diyarı, 4 Ağustos Cuma günü Aftersun / Güneş Sonrası, 9 Ağustos Çarşamba günü Official Competition / Resmi Yarışma filmleri yer alıyor. Etkinlik 12 Ağustos Cuma günü, tüm dünyada ilgi ile beklenen ve geçtiğimiz günlerde vizyona giren Barbie filmiyle sona erecek. Filmler 12 Ağustos’a kadar her çarşamba, cuma ve cumartesi saat 21.00’de izleyicilerle buluşacak.
New Frank’s markasının sokak lezzetlerinin de yer alacağı Akmerkez Açık Hava Sinema etkinliğinde izleyiciler yazlık sinema atmosferini deneyimleyebilecekler. Akmerkez Üçgen Teras’ta gerçekleşecek etkinliğin biletlerini Biletinial üzerinden satın alabilirsiniz.
Açık Hava Sineması Programı:
26 Temmuz Çarşamba 21:00 - Kurak Günler
28 Temmuz Cuma 21:00 - Avatar: The Way of Water
29 Temmuz Cumartesi 21:00 - Aftersun / Güneş Sonrası
2 Ağustos Çarşamba 21:00 - Daliland / Dali Diyarı
4 Ağustos Cuma 21:00 - Official Competition / Resmi Yarışma
5 Ağustos Cumartesi 21:00 - Sick of Myself / İlgi Manyağı
9 Ağustos Çarşamba 21:00 - Maybe I Do / Belki Evet, Belki Hayır
11 Ağustos Cuma 21:00 - Fight Club
12 Ağustos Cumartesi 21:00 - Barbie