
Mardin Bienali’nin Mayıs 2024’te gerçekleşecek 6. edisyonunun küratörü Ali Akay oldu.
Mardin’i modern sanatın merkezi hâline dönüştürebilmek düşüncesiyle 2010 yılından bu yana düzenlenen Mardin Bienali’nin altıncısının küratörünün Ali Akay olacağı açıklandı. Bienalin detayları önümüzdeki aylarda belli olacak.
Ali Akay, 1957 yılında İstanbul doğdu. Paris VIII Üniversitesi’nde Sosyoloji Bölümü’nde 1979 yılında lisansı, 1980’de yüksek lisansı tamamladı ve 1986’da doktorasını savundu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde 1990 yılından beri Sosyoloji Bölümü’nde, 1992’den beri Resim Bölümü’nde ders vermektedir.
Dünyanın çeşitli yerlerinde, galerilerde ve müzelerde birçok serginin küratörlüğünü yaptı. Sosyoloji, sanat sosyolojisi, felsefe ve sanat tarihi gibi disiplinler-aşırı araştırma alanlarında; 20’den çok kitap yayımladı. Çeşitli şehirlerde Paris VIII, INHA, Sorbonne (Paris), Humboldt (Berlin), Columbia (New York) gibi üniversitelerde, müzelerde dersler, seminerler ve konferanslar veren Ali Akay, 2024 yılı mayıs ayında gerçekleşecek olan 6. Mardin Bienali küratörlüğünü üstlenecektir.
Dünya müziğinin önemli isimlerinden Manu Chao, Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen Kalamış Yaz Festivali kapsamında 29 Ağustos’ta sahne alacak.
Mano Negra’nın kurucusu ve beyni olan Manu Chao, 1994 yılında grubun dağılmasıyla yoluna tek başına devam etti. 1999’da çıkardığı ilk solo albümü Clandestino ile dünya çapında tanınan Chao o günden itibaren yayımladığı albümlerle, farklı sanatçılarla yaptığı onlarca projeyle ve sermaye karşıtı duruşuyla uluslararası müzik camiasının en önemli figürlerinden biri hâline geldi. Uzun süre yaşadığı Paris ve Barcelona şehirlerinin müzikal atmosferinden beslenen Manu Chao’nun şarkılarında punk rock, folk, flamenko, ska, salsa, Fransız Chanson, hip hop, raï, rockabilly, reggae ve Afrika ritimlerini kendine has tarzı ile bir araya getiriyor.
Kalamış Yaz Festivali kapsamında 29 Ağustos’ta Kalamış Atatürk Parkı’nda gerçekleşecek konserin biletleri 1 Ağustos Salı günü Mobilet üzerinden satışa çıkacak.
Nihan Belgin’in eski şarkılarının akustik versiyonlarından oluşan yeni EP’sinden ilk teklisi “Zeus Çok Kızgın” BBI Music Co. etiketiyle yayımlandı.
Yönetmen, senarist, yapımcı ve oyunculuğunun yanı sıra şarkıcı ve şarkı yazarı olan Nihan Belgin, bugüne kadar yayımlanan üç şarkısını yalın bir hâle getirerek akustik formatta yeniden kaydetti. Akustik serinin ilk şarkısı olan “Zeus Çok Kızgın”ın orijinali karanlık synth melodilerini süsleyen soft vokaller ile alternatif pop ve elektronik müzikten esintiler taşırken mitolojik metaforlarıyla da dünyanın içinde bulunduğu kirli duruma bir bakış sunuyor. Oscar Wilde’ın “Müzik, hissin uğultusudur.” cümlesinden ilhamını alan teklinin söz ve müziği Nihan Belgin’e, düzenlemesi ise Cevdet Alanbay’a ait.
Nihan Belgin’in üç parçadan oluşacak yeni EP’si Hissin Uğultusu (Akustik)’ten ilk teklisi “Zeus Çok Kızgın”ı buradan dinleyebilir, şarkının klibini ise buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=WYF-6hVEKgI
Kurt Vonnegut’un alametifarikası olarak nitelendirilebilecek bir mizah ve hümanizmle dolup taşan, daha önce yayımlanmamış on dört öyküden oluşan kitabı Kuşa Bak, Işıl Özbek Arslan’ın çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
Kurt Vonnegut, bu öykülerinde İkinci Dünya Savaşı sonrası insanların endişelerini yansıtırken Amerikan yaşamının hem tedirgin edici hem eğlenceli yanları gösteriyor. Öykülerde; kavgacı çiftler, cinayet danışmanları, hovardalar, değişen ve gelişen teknoloji, ahlaki belirsizlikler var.
“Aniden cinayet işleyip ortadan kayboluverecek masum görünüşlü manyaklarla dolu şehir görüntüsü belirdi kafamda; dehşetten midem bulanmaya başladı.”
ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nun ağustos ayı programı Kardeş Türküler konseriyle başlayacak, Başka Sinema iş birliğiyle hazırlanan film seçkisi ile devam edecek.
ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nun programı, 1 Ağustos’ta Kardeş Türküler’in müzikle anlatı sanatını bir araya getirdiği “Kıyıda” konseriyle başlayacak. Konserde Kardeş Türküler’e caz yorumcusu Jülide Özçelik eşlik edecek.
Başka Sinema iş birliğiyle hazırlanan film seçkisinin ilk filmi 4 Ağustos’ta gösterilecek olan Özcan Alper imzalı Karanlık Gece olacak. Başrollerini Austin Butler, Tom Hanks, Helen Thomson ve Richard Roxburgh’un üstlendiği, Elvis Presley’in hayatını konu alan Elvis, 7 Ağustos’ta gösterilecek. Brendan Fraser’ın performansıyla Oscar’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandığı Balina (The Whale), 9 Ağustos’ta sinemaseverlerle buluşacak. 11 Ağustos’ta ise Oscar ödüllü oyuncu Ben Kingsley’in ünlü ressam Dali’ye hayat verdiği biyografik yapım Dali Diyarı (Daliland) gösterilecek.
ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek etkinliklerin biletlerine Biletix ve ENKA Sanat Gişesi’nden alabilirsiniz.
KUN Art Space, “İmge.Mekan.İnsan: Yazgı Kardeşliği” başlıklı sergiyi 2 - 15 Ağustos tarihleri arasında Bodrum’da yer alan 18. Yüzyıl’da inşa edilen tarihi Osmanlı Tersanesi’nde sanatseverlerle buluşturacak.
Kavramsal çerçevesini halka sanat projesi direktörü, küratör ve araştırmacı Dr. İpek Çankaya’nın yazdığı, sanat danışmanlığını ressam Tao Ulusoy’un üstlendiği “İmge.Mekan.İnsan: Yazgı Kardeşliği” sergisi; insan, insan ürünü mekanlar, sanatsal yaratımlar arasında gelişen, görünen ve görünmeyen bağlardan yola çıkıyor. Serginin başlığı bu üçlüyü birbirlerinin varlığını etkileyen, ortak bir yazgıyı paylaşan “kardeşler” olarak ele alıyor. Sergide; Ahmet Rüstem-Hakan Sorar, Büşra Çeğil, Doğu Çankaya, Emre Bulut, Engin Gökten, Evren Erol, Jennifer İpekel, Selin Karataş ve Serap Özergin’in eserleri yer alıyor.
Sergi, sanatçıların üretimleri aracılığıyla eski ile yeninin, korunan ile geriye kalanın buluşmasının yollarını, yazılmamış geçmişlerin izlerini, güncel ve yeni imgelerde ortaya çıkan sanatsal yanıtları araştırıyor. Kule binasının eklektik yapısı, tersane ortamının tarihi dokusu ve bugün yaydığı duygu, serginin odak noktalarından bir diğerini oluşturuyor.
“İmge.Mekan.İnsan: Yazgı Kardeşliği” sergisini 2 - 15 Ağustos tarihleri arasında Bodrum Osmanlı Tersanesi arazisinde bulunan kule galeride ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Beklenti Expectation, Büşra Çeğil, Enstalasyon, Karışık Teknik, 2022
2. Derinde - Deeper, Evren Erol, 120x60x12 cm, Ahşap - Wood, 2023
3. The Fused Form, The Last Flowers Refuge A_B , Ahmet Rüstem - Hakan Sorar AI Generated Animation 00.51 , 2023
Kadın edebiyatı tarihinde İzmir’in unutulmuş kalemleri arasında olan Rebia Arif’in, Cumhuriyet’in ilk zamanlarında İstanbul’da işe başlayıp İzmir’de devam eden gazeteci-yazar Sencan’ın hayatını merkeze aldığı, kadınların dönemindeki mücadelesine de ışık tuttuğu romanı Kadın Tipleri, Everest Yayınları’ndan çıktı.
Kısa ömrüne bugün dahi hatırlanan bir mücadele sığdıran Rebia Arif'in, sadece 1934 yılında tefrika edilen Kadın Tipleri isimli romanı 1935’te kitaplaştırıldıktan sonra bir daha baskısı yapılmadı. Roman, edebiyat araştırmacısı akademisyen Yağmur Yıldırımay'ın çalışmaları sonucu 1935 baskısı esas alınarak hazırlandı. Rebia Arif’in kurgu katmanlarıyla inşa ettiği bu romanı, döneminin kadın mücadelesine, kendine tayin ettiği alana ve kıstaslarına dair fikir de verir.
Romanda, döneminde erkeklere mahsus görülen meslekleri kadınlar icra eder ve “iradeleri, düşünceleri, zembereği kuran erkeğin” elinde değildir. Karakterler arasında mücadele eden, aklıyla ilerleyen başarılı kadınların yanında modern olmayı “yanlış anlayanlar da” vardır. Sencan, bu ortamda hemcinslerini “kurulan kadın; bıkan, bıktıran kadın; yapan, yaptıran kadın” diye tiplere ayırdığı Kadın Tipleri romanını yazar.
“Kökü kesik bir ağaç gibi ayakta kuruyan ve buna rağmen yaşadığını zanneden milletlerin uyuşuk ruhlarını en ziyade kadınların istikbale kol bağlayıp bekleyişinde aramalı.”
Şef Başak Doğan’ın sözü ve bestesini yaptığı, Chromas tarafından seslendirilen “Oyun” şarkısı müzikseverlerle buluştu.
Farklı kültürlerin tınılarından beslenen “Oyun” şarkısı, çağdaş klasikten dubstep ve nordik sound’una kadar türlerin bir araya geldiği yeni bir dünya sunuyor. Şarkı ile birlikte yayımlanan klibinin yönetmenliğini Tayfun Çetinkaya, görüntü yönetmenliğini ise Soner Tunca üstleniyor. Başak Doğan’ın müzikal ve varoluşsal yolculuğunu anlattığı “Oyun”, çağdaş klasik, yakın armoniler, dubstep, arabesk ve nordik etkileri tek bir şarkıda topluyor.
Eser, bestecinin varoluşun ve ölümün anlamını aradığı sözlerle eşleşince, daha önce Türkiye’de keşfedilmemiş müzikal bir dünyanın kapılarını aralıyor. “Oyun” şarkısının dünya prömiyeri, geçtiğimiz Nisan’da Dünya Koro Sempozyumu gala sahnesinde Başak Doğan’ın yönettiği Chromas’ın performansıyla gerçekleşti.
Chromas’ın “Oyun” şarkısını buradan dinleyebilir, klibini ise buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=roS8hEY3g74
İstanbul Modern’in Kadın Sanatçılar Fonu desteğiyle koleksiyonuna dahil ettiği yapıtlardan oluşan, Bank of America’nın sponsorluğunu üstlendiği “Hep Buradayız” sergisi, Türkiye’den 11 kadın sanatçıyı bir araya getiriyor.
İstanbul Modern’in yeni müze binasının açılış sergilerinden biri olan “Hep Buradayız”, Türkiye’deki kadın sanatçıların üretimlerini desteklemek, bilinirliğini arttırmak ve müze koleksiyonuna yeni yapıtlar kazandırarak kadın sanatçıların temsillerini güçlendirmek amacıyla 2016 yılında kurulan İstanbul Modern Kadın Sanatçılar Fonu aracılığıyla müze koleksiyonuna dahil edilen yapıtları ilk kez buluşturuyor. Sergi, Türkiye sanat tarihinde önemli yere sahip, farklı kuşaklardan kadın sanatçıların araştırdığı beden politikaları, bellek ve tarih yazımı gibi temalar çerçevesinde bir kurgu sunuyor. Sanatçıların resim, heykel, desen ve video gibi ifade araçlarını kullanarak ürettiği çalışmaların bir araya geldiği sergide; Mehtap Baydu, Hera Büyüktaşcıyan, İnci Eviner, Selma Gürbüz, Nilbar Güreş, Sibel Horada, Bengü Karaduman, Zeynep Kayan, Ayça Telgeren, Güneş Terkol ve Burcu Yağcıoğlu’nun farklı dönemlerdeki üretimleri yer alıyor.
Banu Başar, Bank of America Türkiye Ülke Yöneticisi sergi ile ilgili şunları söyledi: “Bank of America olarak, sanatın kültürel farkındalık yaratma, toplumları eğitme, zenginleştirme ve ekonomilerin gelişmesine katkıda bulunma gücüne inanıyoruz. ‘Hep Buradayız’, geçmişte ve günümüzde Türkiye'den kadın sanatçıların ilham verici yaratıcılıklarını ortaya koyuyor. Tarihindeki bu dönüm noktasında İstanbul Modern'i desteklemekten gurur duyuyoruz.”
İstanbul Modern Şef Küratörü Öykü Özsoy ise şunları söyledi: “Sanatsal üretimlerindeki konuların farklılığı, kullandıkları tekniklerin ve malzemelerin çeşitliliği, kendilerine has sanatsal dil yaratmadaki özenleri ve cesaretleriyle ‘Hep Buradayız’ sergisinde yer alan sanatçılar, bugünün sanatından güçlü örnekleri bizlerle paylaşıyor. Yaşadıkları çağa tanıklık eden bu sanatçılar, her türlü ayrımcılığa, eşitsizliğe karşı seslerini yükseltirken, göç ve bunun sonucu ortaya çıkan sorunları, güç ve aidiyet gibi kavramları, bellek, mekân ve tarih yazımı arasındaki ilişkileri, ekolojik felaketlerin yarattığı yıkımları yapıtlarında aktarıyorlar.”
Künye:
1. "Hep Buradayız" Sergisi, Fotoğraf: Cemal Emden
2-3. "Hep Buradayız" Sergisi, Fotoğraf: Murat Germen
Justyna Bednarek’in kaleme aldığı, Daniel de Latour’un resimlediği kayıp çorap teklerinin merak uyandıran dünyasına dair macera dolu bir hikâye anlatan Evden Kaçan On Çorap Tekinin Şaşırtıcı Maceraları, Filiz Özdem’in çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Bednarek’in sınır tanımayan hayal gücünden çıkan bu kitap 8 yaş ve üzeri çocuklara hitap ediyor. Siz de “Çoraplarımız nereye kayboluyor?”, “Çamaşır makinesinden neden çorap tekleri çıkmıyor?”, “Peki kirli sepetinde uzun süre kalan çoraplar nereye gidiyor?” gibi soruların yanıtını merak ediyorsanız, on çorap tekinin maceralarını çok seveceksiniz.