
Philippe Djian’ın insan duygularının sefilliğini ve düşüncelerinin bencilliğini hiç de sıradan olmayan bir ailenin hikâyesi üzerinden anlattığı romanı İnsafsızlar, Gökçe Yavaş’ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.
Philippe Djian’ın karanlık dünyasından, başına buyruk ve sürprizlerle dolu kaleminden çıkan İnsafsızlar, karakterlerin iç dünyalarını takip ederken kendimizi sorgulamamıza da neden olan bir kitap. Diana eşini kaybettiğinden beri, eşinin kardeşi Marc’la yaşamaktadır. Marc her anlamda onun üzerine titrer ve ikili yaslarını beraber atlatmaya çalışırlar. Ancak fırtınalı bir akşamın sabahında Marc sahilde kıyıya vuran üç paket uyuşturucu bulunca, Diana’nın abisi Joël’in yardımıyla bunları satmaya karar verir ve her şey bir anda değişir. Sıkıntılar peş peşe gelir, arkadaşlıklar bozulur, aşk ölüme karışır ve bu karmaşanın ortasında yeni duygular ortaya çıkar. Kimsenin kimseye güvenemediği, herkesin hem psikolojik hem sosyal anlamda hayatta kalma ve sevgiye tutunma savaşı verdiği bir dünyada geçer olaylar. Romanın kahramanlarıysa adaletin olmadığı bir dünyada hâlâ büyüyememiş milyonlarca insan gibi insafsızlar…
“Hâlâ burada olsaydı tüm bunlarla uğraşmam gerekmezdi. Hâlâ burada olsaydı böyle sorunlar doğmazdı. Hayatımın bir anlamı olurdu. Gölgelerle dolu bir vadide yürüyorum ve yerler korlarla kaplı…”
İBB Kültür Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen İstanbul’un ilk Koro Festivali, 12 - 20 Ağustos tarihleri arasında yedi ayrı noktada gerçekleştirilecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Dairesi Başkanlığı’nın hayata geçirdiği Koro Festivali; Bebek Parkı, Sarıyer Haydar Aliyev Parkı, Müze Gazhane, Üsküdar Sahili, Kadıköy Meydanı, Anadolu Hisarı ve Metrohan’da gerçekleşecek. 27 koro ve 900 korist ile düzenlenecek festival, farklı mekânların ruhuyla farklı türlerde gerçekleşecek performansları dinleyicilerle buluşturacak.
Festival kapsamında; Boğaziçi Gençlik Korosu, Ladies & Gentlemen, Ruhi Su Dostlar Korosu, Rezonans, İTÜ 250. Yıl Çoksesli Korosu, BOÜ ve ODTÜ Halk Müziği Topluluğu, BAU Polifonik Koro, Marmara Üniversitesi GSE Bölümü Müzik Öğretmenliği Korosu, Boğaziçi Mezunlar Korosu, Barbershop İstanbul, We Play Choral, Acapella Khalkedon, Koroİstanbul, Lozan Mübadilleri Vakfı Korosu, Avrupa Müzik Topluluğu, Orphe Çoksesli Koro, BÜMK Klasik Müzik Korosu, Güneşin Sofrasından Sesler, Gürcü Sanat Evi Çok Sesli Korosu, Vokal Akademi Pop & Caz Korosu, Yeditepe Üniversitesi Çoksesli Korosu, İstanbul Armoni Korosu, Sirene, Yubal Dünya Müziği Topluluğu, GOP Akademi Korosu, European Voices İstanbul, ve Sansev Korosu sahne alacak. Koro Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Koro Festivali Programı:
12 Ağustos Cumartesi 20.00
Casa Botter Balkonu - Barbershop İstanbul
Sarıyer Haydar Aliyev Parkı - Acapella Khalkedon
Bebek Parkı - We Play Choral
Üsküdar Sahil - Marmara Üniversitesi GSE Bölümü Müzik Öğretmenliği Korosu
Kadıköy Meydanı – Koroİstanbul
12 Ağustos Cumartesi 21:00
Üsküdar Sahil - BÜ ve ODTÜ Halk Müziği Topluluğu
13 Ağustos Pazar 20:00
Metrohan - Lozan Mübadilleri Vakfı Korosu
Sarıyer Haydar Aliyev Parkı - BAU Polifonik Koro
Bebek Parkı - Avrupa Müzik Topluluğu
Üsküdar Sahil - İTÜ 250. Yıl Çoksesli Korosu
Anadolu Hisarı - BÜMK Klasik Müzik Korosu
Müze Gazhane - Ladies & Gentlemen
13 Ağustos Pazar 21:00
Bebek Parkı - Güneşin Sofrasından Sesler
Üsküdar Sahil - Orphe Çoksesli Koro
Müze Gazhane - Gürcü Sanat Evi Çok Sesli Korosu
19 Ağustos Cumartesi 20:00
Sarıyer Haydar Aliyev Parkı - Sirene
Bebek Parkı - Vokal Akademi Pop&Caz Korosu
Üsküdar Sahil - Yeditepe Üniversitesi Çoksesli Korosu
Kadıköy Meydanı - İstanbul Armoni Korosu
19 Ağustos Cumartesi 21:00
Bebek Parkı - Yubal Dünya Müziği Topluluğu
20 Ağustos Pazar 20:00
Metrohan - GOP Akademi Korosu
Sarıyer Haydar Aliyev Parkı - European Voices İstanbul
Bebek Parkı - Rezonans
Üsküdar Sahil - Sansev Korosu
Müze Gazhane - Boğaziçi Mezunlar Korosu
20 Ağustos Pazar 21:00
Kadıköy Meydanı - Boğaziçi Gençlik Korosu
Müze Gazhane - Ruhi Su Dostlar Korosu
Orhan Koçak’ın Ekim 1997’den Aralık 2009’a dek istikrarlı olarak çıkan ve kapandığı güne kadar genel yayın yönetmenliğini üstlendiği aylık kitap ve eleştiri dergisi Virgül’deki yazılarını bir araya getiren Virgül, Yazıları adlı kitabı Everest Yayınları’ndan çıktı.
Koçak, Virgül’ün ilk sayısını şu sözlerle açmıştı: “Virgül’ü şöyle tanımlamak isteriz: Okunmuş gazetelerle birlikte atılmayacak bir kitap dergisi. Günü geçtikten sonra da okunacağını varsaydığımız bir dergi. Niçin çıkarıyoruz Virgül’ü? Okura yol göstermekten çok, kitaba bir eleştirel bağlam kazandırmak için. Bu ülkede başka kitap dergileri de olduğu halde, bazı önemli yayınların yeterince tartışılmadan özel kitaplıkların dilsiz dünyasında kaybolduğunu gördük, hep görüyoruz. Çoğu zaman gözden kaçan şey, o kitabın kendi türünden ya da farklı türlerden kitaplarla ilişkisi oluyor. Oysa anlamın ve anlamanın ilk koşulu, bağlamın bilinmesidir.”
Virgül, Yazıları; Koçak’ın editoryal yazılardan güncel değinilere, kitap tanıtımlarından polemiklere ve her alandan edebiyat ve sanat tahlillerine uzanan geniş bir yelpazedeki metinlerinden oluşuyor. Bu kitap, bir arşiv kaynağı olarak hem kaleme alındıkları dönemin dünyasına ve edebiyatına hem de Koçak’ın yazarlığının ufkuna ve kuvvetine ışık tutuyor.
Kanadalı müzisyen Charlotte Cardin, %100 Müzik katkılarıyla “99 Nights Tour” kapsamında 30 Eylül’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde konser verecek.
Dokunaklı sesi, özgün, duygusal ve etkileyici tarzıyla hayran kitlesini günden güne genişleten Charlotte Cardin; “Main Girl”, “Passive Agressive”, “Good Girl” gibi hit şarkılara imza attı. 2018 yılında Juno Ödülleri’nde “Yılın En İyi Çıkış Yapan Sanatçısı” ve “Yılın En İyi Şarkı Yazarı” ödüllerini kazanan Cardin, 2023 yılında çıkardığı 99 Nights albümünde yer alan “Confetti” ve “Looping” şarkıları milyonlarca dinleyiciye ulaştı. Cardin; soul-pop, indie electronica, R&B, caz gibi birden fazla müzik türünden ilham alan tarzıyla son yılların uluslararası müzik sahnesinde önemli bir yer tutuyor.
30 Eylül Cumartesi saat 21.30’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek Charlotte Cardin konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Mine Art Gallery organizasyonuyla, CaresseArt ev sahipliğinde hayata geçirilen “Sanatta Birlik: Yansımalar ve Kırılmalar” başlıklı karma sergi 31 Ağustos tarihine kadar Bodrum’da sanatseverlerle buluşuyor.
“Sanatta Birlik: Yansımalar ve Kırılmalar” sergisinde Türk Çağdaş Sanatı’nın önde gelen usta ve genç sanatçıları, yaratıcılıklarını çeşitli tekniklerle birleştirerek ürettikleri işleriyle günlük yaşamın yansımalarını ve kırılmalarını estetik bir bakış açısıyla ele alıyorlar. Malzeme çeşitliliği ve imge zenginliği sunan sanatçıların eserlerinden oluşan sergi, sanat ile bir araya gelmenin öneminin altını çiziyor. Sergi, izleyicileri sanatın gücünü deneyimlemeye ve sanatın evrensel dilinde birleşmeye davet ediyor. Sergide; Halil Akdeniz, Nadide Akdeniz, Ahu Akkan, Gülçin Aksoy, Turan Aksoy, Özdemir Altan, Beril Anılanmert, Mustafa Ata, Tomur Atagök, Nazan Azeri, Nilay Kan Büyükişliyen, M. Zahit Büyükişliyen, Sabahat Çıkıntaş, Bülent Çınar, Adnan Çoker, İsmet Doğan, Ahmet Rüstem Ekici, Devrim Erbil, Melih Erdoğan, Berna Erkün, Dagmar Göğdün, Müge Göğüş, Meriç Hızal, Gül Ilgaz, Ergin İnan, Balkan Naci İslimyeli, Devabil Kara, Serhat Kiraz, Deniz Kulaksızoğlu, Can Maden, Ferhat Özgür, H. Avni Öztopçu, Neslihan Pala, Deniz Pireci, Seçkin Pirim, Esra Sağlık, Şermin Seval, Yusuf Taktak, Cansu Tanpolat ve Serkan Yüksel’in eserleri yer alıyor.
Adres: Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum, Adnan Menderes Caddesi No: 89, Asarlık Mevkii PK 225, Bodrum, 48400, Türkiye
Künye:
1. Ahmet Rüstem Ekici
2. Yusuf Taktak
3. Devrim Erbil
4. Nazan Azeri
Yazar, akademisyen, editör Hande Z. Watt’ın çocuklar için yazdığı, okurların Cafer Black ile birlikte farklı ülkeleri ve kültürleri ziyaret edebilecekleri macera serisinin ilk kitabı Cafer Black 1:Kayıp Tablonun İzinde, Mavisu Demirağ’ın resimleriyle Can Çocuk’tan çıktı.
Dimitriyev ailesinin en değerli tablolarından biri kayıp! Dimitri ve Tatyana çifti, bu önemli aile yadigârını bulması için olağanüstü-sorun çözücü Cafer Black’e başvuruyor. Van ve İskoç kırması, kılık değiştirme ustası, Batman tutkunu ve kahve düşkünü Cafer Black için bu iş ‘kedi’ oyuncağı! Usta bir yazılımcı, yılmaz bir çevreci olan ortağı Lüfer Lütfü’nün de ‘doğa dostu’ yardımlarıyla Cafer, Türkiye’den Kazakistan’a, Çin’den Rusya’ya uzanan matrak bir maceraya, soluksuz bir kovalamacaya atılıyor!
Bu sene 20 - 26 Ekim’de Ankara’da, 4-5 Kasım’da ise Eskişehir’de gerçekleştirilecek 11. Engelsiz Filmler Festivali’nin Kısa Film Yarışması’nın finalistleri belli oldu.
Engelsiz Filmler Festivali’nin kısa film üretimine katkı sağlamak amacıyla üçüncü kez düzenlediği Kısa Film Yarışması, 20 - 26 Ekim tarihleri arasında tüm Türkiye’den çevrim içi olarak da takip edilebilecek. Tema kısıtlaması bulunmaksızın, kurmaca ve animasyon türünde, süresi 20 dakikayı aşmayan, 2022 ve 2023 yapımı kısa filmler başvurduğu yarışmaya bu yıl, 23 farklı ülkeden 121 kısa film katıldı. Farklı kültür ve coğrafyalardan hikâyelerin izleyicilerle buluşacağı yarışmanın finalistleri sinema yazarı Aslı Ildır, kurgucu Baran Bozdağ ve festival program koordinatörü Kaan Denk’ten oluşan kurul tarafından belirlendi. Finalinde 10 ülkeden 14 kısa filmin yer aldığı yarışmadaki filmler arasında Türkiye’den de üç kısa film bulunuyor.
Tatiana Skorlupkina’nın Bo ve Çöplük, Nobuyuki Morikawa’nın Doğum Günü, Matteo San-ders’ın Dorukta, Victor Guilbaud’nun Elveda Gaston, Selen Örcan’ın Herkesin Yapabileceği Bir Şey, Afsaneh Aghanezhad ve Vali Bagheri’nin Hiç Doğmamış Çocuğa, Demir Özcan’ın İstanbul İstanbul, Dorentina Imeri’nin Kız Kardeş, Slouli Houcem’in Koşullu Tutku, Negah Sohrabi’nin Öteki, Alireza Kazemipour’un Saç Kırıkları, Burak Oğuz Saguner’in Salça, Yotam Knispel’in Sevginin Bir Faydası Yok ve Jana Nedzvetskaya’nın Uyuyan Güzel filmleri 20 - 26 Ekim tarihleri arasında yarışma jürisinin ve izleyicilerin karşısına çıkacak. Kısa Film Yarışması’nın ana jürisi, finale kalan filmler arasından En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerini, izleyiciler ise verdikleri oylarla Seyirci Özel Ödülü’nü belirleyecek. Yarışmada, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo 500’er USD, En İyi Film ise 1000 USD ile ödüllendirilecek.
Engelsiz Filmler Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Rash’ın “Window Shopper” başlıklı #1wall sergisi 19 Ağustos - 16 Eylül tarihleri arasında Büyükdere35’te sanatseverlerle buluşuyor.
Rash, sergide sokakta sıklıkla temas hâlinde olduğu dükkân kepenklerini stüdyo ortamında yeniden tasavvur ediyor. Sanatçı parçalarında sokak uygulamalarında ortaya çıkardığı görsel kodları kullanarak kolaj tekniğiyle bir araya getiriyor. Dış mekândan referansla üretilen eserleri iç mekânda ve galeri vitrininde sergileyen sanatçı, herhangi bir zorunluluk olmadan, anlık bir rahatlama amacıyla vitrin izleme faaliyeti olan “window shopping” kavramına atıfta bulunuyor.
2005 yılında graffiti ve hip hop kültürü ile tanışan Rash, başlangıç yıllarında İstanbul başta olmak üzere Avrupa’nın çeşitli yerlerinde duvar işleriyle beraber tren hatlarına graffiti çalışmaları yaptı. 2017 yılında kamusal alandan kopmadan çalışmalarını farklı yüzeylere taşıyarak biçimsel dönüşümle geleneksel graffitiyi referans alan renk ve biçim odaklı soyut çalışmalara ağırlık vermeye başladı. Sokak ve stüdyo üretimini paralel şekilde sürdüren Rash, pratiğini kentsel sanat ve post-graffiti başlıkları altında birleştiriyor.
Künye: Rash, Curved II 70x55cm Bristol kagıt üzerine akrilik 2023
Frederik Peeters’ın yirmi yılı aşkın süredir hayatı çizmek ve hikâye anlatmak etrafında dönen bir çizgi romancının hayatını kaleme aldığı kitabı Oleg, Damla Kellecioğlu’nun çevirisiyle Baobab Yayınları’ndan çıktı.
Mavi Haplar kitabından tam 20 yıl sonra, Frederik Peeters yine kendi hikâyesini anlatıyor, ancak bu defa hem kendi izlerini örtmek hem de ucuza kaçma riskinden kaçınmak için Oleg isminde bir avatarın ardına sığınarak. Kimi zaman eğlenceli, kimi zaman dokunaklı ve hatta şaşırtıcı gündelik kesitlerle bir sanatçı olarak yaşamının perdesini, kısmen de olsa, aralıyor. Modern teknolojilerin hüküm sürdüğü, yüzeyselliğe tapınıldığı ancak özgünlükten de ödün verilmeyen, bolluk ve karmaşa içindeki çağımızda bir çizgi romancının hayatı Oleg.
Çizgi romancı Oleg’in yirmi yılı aşkın süredir hayatı bunun etrafında dönüyor: çizmek ve hikâye anlatmak. Ve tüm bunlar doğal akışında, adeta kendiliğinden olup bitiyor. Ta ki bugüne dek, nedense son zamanlarda Oleg yaratıcılığını yitirmişçesine bocalıyor. Kitapları başarılı olsa da artık onu tatmin etmiyor. Sanki bir şeyler eksik gibi. Değişen dünya karşısında Oleg, çizgi romanları, karısı ve ergenlikteki kızından oluşan kendi küçük dünyasının sınırlarını çizmekte gitgide zorlanıyor.
Amsterdam merkezli Anadolu rock ve ve folk grubu Altın Gün, 13 Ekim akşamı ilk kez Zorlu PSM sahnesinde konser verecek.
Türk halk müziğinin çok sevilen şarkılarını saykedelik ve funk melodileriyle yeniden yorumlayan Altın Gün, Coachella gibi dünyaca ünlü festivallerde sahne aldı ve 62. Grammy Ödülleri’nde En İyi Dünya Müziği kategorisine aday olarak gösterildi. Anadolu’nun sevilen türkülerinden, Selda Bağcan, Aşık Veysel, Bedia Akartürk, Neşet Ertaş gibi ustaların eserlerine kadar geniş yelpazede Türkçe müziğin köklü eserlerine yaptıkları düzenlemelerle dans müzik sahnesine yeni bir soluk getiren grup, 13 Ekim’deki konserinde “Goca Dünya”, “Halkalı Şeker”, “Ordu’nun Dereleri”, “Doktor Civanım”, “Yüce Dağ Başında” gibi sevilen şarkılarını dinleyicilerle buluşturacak.
Altın Gün, pandemi dönemini stüdyoda geçirerek yayımladığı iki albümden Yol’u, Glitterbeat Records (Avrupa) ve ATO Records (Amerika) etiketiyle piyasaya sürdü. Grammy adayı olan ikinci albümleri Gece ise dinleyicilerden tam not aldı. Dünyaca ünlü festivallerde sahne alarak tüm dünyayı etkileyen grup, son olarak geçtiğimiz mart ayında on şarkıdan oluşan beşinci albümleri Aşk’ı yayımladı.
13 Ekim Cuma saat 21.00’de Zorlu PSM’de gerçekleşecek Altın Gün konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.