GÜNDEM
  • 10-08-2023

    Mine Art Gallery organizasyonuyla, CaresseArt ev sahipliğinde hayata geçirilen “Sanatta Birlik: Yansımalar ve Kırılmalar” başlıklı karma sergi 31 Ağustos tarihine kadar Bodrum’da sanatseverlerle buluşuyor.

    “Sanatta Birlik: Yansımalar ve Kırılmalar” sergisinde Türk Çağdaş Sanatı’nın önde gelen usta ve genç sanatçıları, yaratıcılıklarını çeşitli tekniklerle birleştirerek ürettikleri işleriyle günlük yaşamın yansımalarını ve kırılmalarını estetik bir bakış açısıyla ele alıyorlar. Malzeme çeşitliliği ve imge zenginliği sunan sanatçıların eserlerinden oluşan sergi, sanat ile bir araya gelmenin öneminin altını çiziyor. Sergi, izleyicileri sanatın gücünü deneyimlemeye ve sanatın evrensel dilinde birleşmeye davet ediyor. Sergide; Halil Akdeniz, Nadide Akdeniz, Ahu Akkan, Gülçin Aksoy, Turan Aksoy, Özdemir Altan, Beril Anılanmert, Mustafa Ata, Tomur Atagök, Nazan Azeri, Nilay Kan Büyükişliyen, M. Zahit Büyükişliyen, Sabahat Çıkıntaş, Bülent Çınar, Adnan Çoker, İsmet Doğan, Ahmet Rüstem Ekici, Devrim Erbil, Melih Erdoğan, Berna Erkün, Dagmar Göğdün, Müge Göğüş, Meriç Hızal, Gül Ilgaz, Ergin İnan, Balkan Naci İslimyeli, Devabil Kara, Serhat Kiraz, Deniz Kulaksızoğlu, Can Maden, Ferhat Özgür, H. Avni Öztopçu, Neslihan Pala, Deniz Pireci, Seçkin Pirim, Esra Sağlık, Şermin Seval, Yusuf Taktak, Cansu Tanpolat ve Serkan Yüksel’in eserleri yer alıyor.

    ​Adres: Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum, Adnan Menderes Caddesi No: 89, Asarlık Mevkii PK 225, Bodrum, 48400, Türkiye

    Künye:
    1. Ahmet Rüstem Ekici
    2. Yusuf Taktak
    3. Devrim Erbil
    4. Nazan Azeri

    0
    0
    1265
  • 10-08-2023

    Yazar, akademisyen, editör Hande Z. Watt’ın çocuklar için yazdığı, okurların Cafer Black ile birlikte farklı ülkeleri ve kültürleri ziyaret edebilecekleri macera serisinin ilk kitabı Cafer Black 1:Kayıp Tablonun İzinde, Mavisu Demirağ’ın resimleriyle Can Çocuk’tan çıktı.

    ​Dimitriyev ailesinin en değerli tablolarından biri kayıp! Dimitri ve Tatyana çifti, bu önemli aile yadigârını bulması için olağanüstü-sorun çözücü Cafer Black’e başvuruyor. Van ve İskoç kırması, kılık değiştirme ustası, Batman tutkunu ve kahve düşkünü Cafer Black için bu iş ‘kedi’ oyuncağı! Usta bir yazılımcı, yılmaz bir çevreci olan ortağı Lüfer Lütfü’nün de ‘doğa dostu’ yardımlarıyla Cafer, Türkiye’den Kazakistan’a, Çin’den Rusya’ya uzanan matrak bir maceraya, soluksuz bir kovalamacaya atılıyor!

    0
    0
    1937
  • 09-08-2023

    Bu sene 20 - 26 Ekim’de Ankara’da, 4-5 Kasım’da ise Eskişehir’de gerçekleştirilecek 11. Engelsiz Filmler Festivali’nin Kısa Film Yarışması’nın finalistleri belli oldu.

    Engelsiz Filmler Festivali’nin kısa film üretimine katkı sağlamak amacıyla üçüncü kez düzenlediği Kısa Film Yarışması, 20 - 26 Ekim tarihleri arasında tüm Türkiye’den çevrim içi olarak da takip edilebilecek. Tema kısıtlaması bulunmaksızın, kurmaca ve animasyon türünde, süresi 20 dakikayı aşmayan, 2022 ve 2023 yapımı kısa filmler başvurduğu yarışmaya bu yıl, 23 farklı ülkeden 121 kısa film katıldı. Farklı kültür ve coğrafyalardan hikâyelerin izleyicilerle buluşacağı yarışmanın finalistleri sinema yazarı Aslı Ildır, kurgucu Baran Bozdağ ve festival program koordinatörü Kaan Denk’ten oluşan kurul tarafından belirlendi. Finalinde 10 ülkeden 14 kısa filmin yer aldığı yarışmadaki filmler arasında Türkiye’den de üç kısa film bulunuyor.

    Tatiana Skorlupkina’nın Bo ve Çöplük, Nobuyuki Morikawa’nın Doğum Günü, Matteo San-ders’ın Dorukta, Victor Guilbaud’nun Elveda Gaston, Selen Örcan’ın Herkesin Yapabileceği Bir Şey, Afsaneh Aghanezhad ve Vali Bagheri’nin Hiç Doğmamış Çocuğa, Demir Özcan’ın İstanbul İstanbul, Dorentina Imeri’nin Kız Kardeş, Slouli Houcem’in Koşullu Tutku, Negah Sohrabi’nin Öteki, Alireza Kazemipour’un Saç Kırıkları, Burak Oğuz Saguner’in Salça, Yotam Knispel’in Sevginin Bir Faydası Yok ve Jana Nedzvetskaya’nın Uyuyan Güzel filmleri 20 - 26 Ekim tarihleri arasında yarışma jürisinin ve izleyicilerin karşısına çıkacak. Kısa Film Yarışması’nın ana jürisi, finale kalan filmler arasından En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerini, izleyiciler ise verdikleri oylarla Seyirci Özel Ödülü’nü belirleyecek. Yarışmada, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo 500’er USD, En İyi Film ise 1000 USD ile ödüllendirilecek.

    ​Engelsiz Filmler Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1481
  • 09-08-2023

    Rash’ın “Window Shopper” başlıklı #1wall sergisi 19 Ağustos - 16 Eylül tarihleri arasında Büyükdere35’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Rash, sergide sokakta sıklıkla temas hâlinde olduğu dükkân kepenklerini stüdyo ortamında yeniden tasavvur ediyor. Sanatçı parçalarında sokak uygulamalarında ortaya çıkardığı görsel kodları kullanarak kolaj tekniğiyle bir araya getiriyor. Dış mekândan referansla üretilen eserleri iç mekânda ve galeri vitrininde sergileyen sanatçı, herhangi bir zorunluluk olmadan, anlık bir rahatlama amacıyla vitrin izleme faaliyeti olan “window shopping” kavramına atıfta bulunuyor.

    ​2005 yılında graffiti ve hip hop kültürü ile tanışan Rash, başlangıç yıllarında İstanbul başta olmak üzere Avrupa’nın çeşitli yerlerinde duvar işleriyle beraber tren hatlarına graffiti çalışmaları yaptı. 2017 yılında kamusal alandan kopmadan çalışmalarını farklı yüzeylere taşıyarak biçimsel dönüşümle geleneksel graffitiyi referans alan renk ve biçim odaklı soyut çalışmalara ağırlık vermeye başladı. Sokak ve stüdyo üretimini paralel şekilde sürdüren Rash, pratiğini kentsel sanat ve post-graffiti başlıkları altında birleştiriyor.

    Künye: Rash, Curved II 70x55cm Bristol kagıt üzerine akrilik 2023

    0
    0
    1560
  • 09-08-2023

    Frederik Peeters’ın yirmi yılı aşkın süredir hayatı çizmek ve hikâye anlatmak etrafında dönen bir çizgi romancının hayatını kaleme aldığı kitabı Oleg, Damla Kellecioğlu’nun çevirisiyle Baobab Yayınları’ndan çıktı.

    Mavi Haplar kitabından tam 20 yıl sonra, Frederik Peeters yine kendi hikâyesini anlatıyor, ancak bu defa hem kendi izlerini örtmek hem de ucuza kaçma riskinden kaçınmak için Oleg isminde bir avatarın ardına sığınarak. Kimi zaman eğlenceli, kimi zaman dokunaklı ve hatta şaşırtıcı gündelik kesitlerle bir sanatçı olarak yaşamının perdesini, kısmen de olsa, aralıyor. Modern teknolojilerin hüküm sürdüğü, yüzeyselliğe tapınıldığı ancak özgünlükten de ödün verilmeyen, bolluk ve karmaşa içindeki çağımızda bir çizgi romancının hayatı Oleg.

    Çizgi romancı Oleg’in yirmi yılı aşkın süredir hayatı bunun etrafında dönüyor: çizmek ve hikâye anlatmak. Ve tüm bunlar doğal akışında, adeta kendiliğinden olup bitiyor. Ta ki bugüne dek,  nedense son zamanlarda Oleg yaratıcılığını yitirmişçesine bocalıyor. Kitapları başarılı olsa da artık onu tatmin etmiyor. Sanki bir şeyler eksik gibi. Değişen dünya karşısında Oleg, çizgi romanları, karısı ve ergenlikteki kızından oluşan kendi küçük dünyasının sınırlarını çizmekte gitgide zorlanıyor.

    0
    0
    2012
  • 09-08-2023

    Amsterdam merkezli Anadolu rock ve ve folk grubu Altın Gün, 13 Ekim akşamı ilk kez Zorlu PSM sahnesinde konser verecek.

    Türk halk müziğinin çok sevilen şarkılarını saykedelik ve funk melodileriyle yeniden yorumlayan Altın Gün, Coachella gibi dünyaca ünlü festivallerde sahne aldı ve 62. Grammy Ödülleri’nde En İyi Dünya Müziği kategorisine aday olarak gösterildi. Anadolu’nun sevilen türkülerinden, Selda Bağcan, Aşık Veysel, Bedia Akartürk, Neşet Ertaş gibi ustaların eserlerine kadar geniş yelpazede Türkçe müziğin köklü eserlerine yaptıkları düzenlemelerle dans müzik sahnesine yeni bir soluk getiren grup, 13 Ekim’deki konserinde “Goca Dünya”, “Halkalı Şeker”, “Ordu’nun Dereleri”, “Doktor Civanım”, “Yüce Dağ Başında” gibi sevilen şarkılarını dinleyicilerle buluşturacak.

    Altın Gün, pandemi dönemini stüdyoda geçirerek yayımladığı iki albümden Yol’u, Glitterbeat Records (Avrupa) ve ATO Records (Amerika) etiketiyle piyasaya sürdü. Grammy adayı olan ikinci albümleri Gece ise dinleyicilerden tam not aldı. Dünyaca ünlü festivallerde sahne alarak tüm dünyayı etkileyen grup, son olarak geçtiğimiz mart ayında on şarkıdan oluşan beşinci albümleri Aşk’ı yayımladı.

    ​13 Ekim Cuma saat 21.00’de Zorlu PSM’de gerçekleşecek Altın Gün konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2783
  • 09-08-2023

    Fransa merkezli sanat galerisi Perrotin ve Bodrum Loft iş birliğiyle hayata geçirilen “French Delights” başlıklı sergi, 3 Eylül’e kadar Bodrum Demirbükü Koyu’nda yer alan Bodrum Loft’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Perrotin Gallery ile Bodrum Loft iş birliğiyle düzenlenen, küratörlüğünü Artsa Danışmanlık’ın kurucusu Selcan Atılgan’ın üstlendiği “French Delights” sergisinde 12 sanatçının 18 farklı eseri yer alıyor. İzleyiciye uluslararası sanatçıların farklı bakış açılarını, yaratıcı yaklaşımlarını ve tekniklerini keşfetme fırsatı sunan sergi, sanat ve tatil sevenleri bir araya getirerek, doğanın içinde sanat keşfi ile farklı bir deneyim sunmayı hedefliyor.

    ​Selcan Atılgan sergi hakkında şunları söyledi: “Bu sergi için, ziyaretçilere heykellerin yaratıldığı farklı yolları ve eserleri sergilemenin ve eserlerle etkileşim kurmanın farklı yollarını anlamaları için bir şans sunarak hayal güçlerini yakalamak istedim. Perrotin ve Bodrum Loft’u bir araya getirmek ekibimiz için bir onur.”

    0
    0
    1237
  • 09-08-2023

    Anıl Basılı’nın çocukluğundan beri Hayta olarak nitelendirilen ve neredeyse kendi ismini unutan bir çocuğun kendini bulma hikâyesini anlattığı yeni kitabı Hayta, İlk Genç Timaş’tan çıktı.

    Yazdığı her kitapla, çocuklara, gençlere “kendiniz olun” diyen Basılı, Hayta’yla, toplumun bizlere dayattığı isimlerden sıyrılıp bize kendi ismimizi hatırlatacak olan bir hikâye anlatıyor. Çatefayton Sokağı’nda yaşayan ve büyüme çağında toplumun çeşitli söylemlerine maruz kalan bir çocuk... Onların koyduğu sınırların içinde hayatına devam ederken bir gün, bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder. Lise için yatılı bir okula başladığında kendi dönüşümü için de bir adım atmış olur. Kartpostal dükkânı olan yazar Kalbiçiçek ile tanışması ise hayatının dönüm noktasıdır. Kendini keşfetme yolculuğunun sonunda Hayta, acaba tercihini hangi isimden yana kullanacak? Çevresinin ona yakıştırdığı gibi Hayta olarak mı kalacak? Yoksa kendisinin bile unuttuğu isimle mi yaşayacak?

    ​“Babamın ceketinin altında uyuyor gibi görünüyordum. Ama her şeyin farkındaydım. Bizi görenler önümüzdeki sakız kutusuna avuçlarında tuttuklarını bırakıyordu. Arada çilek kokusu alıyordum. Yüzüme vuran güneş nedeniyle burnumun kenarındaki lekeler çoğalmıştı. Yanımızda geçen biri "Hayta..." demişti. Onun için ben bir haytaydım. Bana göreyse bu düşüncesi büyük bir HATAYDI...”

    0
    0
    14953
  • 08-08-2023

    Zion Lacroix ve Grena’nın Türkiye'nin çeyrek asırdır içinde bulunduğu tezatlıklara parmak basan son teklisi “BITTIM SABUNU” müzikseverlerle buluştu.

    Bizzat değişimin kendisinin ve kökçü zihniyetin yeniden tanımlandırılması gerektiğine inanan Zion Lacroix ve Grena, “BITTIM SABUNU” şarkısını aynı dertten muzdarip olan insanlara armağan ediyor. Sözü ve müziği Zion Lacroix ve Grena’ya ait olan şarkının mix’i Grena, mastering’i ise Ömer Çelik imzası taşıyor. Şarkının kapağını ise Dilara Akbal yaptı.

    Grena şarkı hakkında şunları söylüyor: “Kendimi bildim bileli bitip, tükendiğim şeylere tepkilerim yerel bir televizyon kanalındaki ‘BITTIM SABUNU’ çekilişleri kadar samimiyetsiz ve yüksek duygularla dolu oluyor… Bu şarkı bende biten duyguların duyurusu niteliğinde.”

    ​Zion Lacroix ve Grena’nın “BITTIM SABUNU” şarkısını buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1173
  • 08-08-2023

    Madelaine Böhme, Rüdiger Braun ve Florian Breier’in, 12 milyon yıllık kemikleri dünya çapında büyük ilgi uyandıran Danuvius guggenmosi’yi ortaya çıkaran önemli kazıyı ve keşfinin yankılarını paylaştıkları Nasıl İnsan Olduk - İnsanlığın Kökeninin İzinde adlı kitap, Regaip Minareci’nin çevirisiyle Nova Kitap’tan çıktı.

    “Münih’in batısında bir yerde, paleontolog Madelaine Böhme ve meslektaşları insanın kökenine dair ipuçları arıyordu. Keşfettikleri şey hayal ettiklerinin de ötesindeydi: Danuvius guggenmosi’nin 12 milyon yıllık kemikleri dünya çapında büyük ilgi uyandırdı. Bu en eski insansı maymun, insanlık tarihiyle ilgili hâkim teorilere meydan okuyor; iskelet adaptasyonları, maymunlar ve insanlar arasında Afrika’da değil Avrupa’da yaşamış yeni bir ortak ataya işaret ediyordu. Danuvius’un zamanından önce Afrika’dan Avrupa’ya seyahat eden büyük maymunlar kendi kökenlerimizi anlamanın anahtarı olabilir mi?

    ​Böhme, uzmanlığını kullanarak milyonlarca yıl önce Afrika’dan Avrupa’ya kara köprüleriyle geçen ve karşılaştıkları zorlu koşullara yanıt olarak evrimleşen büyük maymunların hayranlık uyandıran hikâyesinin parçalarını bir araya getiriyor. Bu esnada da bizi araştırmasının perde arkasına götürerek eski evrim teorileriyle tanıştırıyor, sararmış etiketlerle unutulmuş fosilleri bulduğu küflü müze deposunun derinlerinde gezdiriyor.”

    0
    0
    1347
DAHA FAZLA
Geldanlage