
Grammy ve Latin Grammy jürisi besteci, gitarist ve prodüktör Alper Tuzcu’nun yeni teklisi “La Cordillera”, Morning View Music etiketiyle yayımlandı.
Alper Tuzcu’nun Ocak 2023’te Arjantin’de seyahat ederken bestelediği “La Cordillera” şarkısının gitar motifi, Güney Amerika’daki And Dağları’nın coğrafyasını ve doğasını simgeliyor. “La Cordillera”, Alper Tuzcu’nun LoFi tarzındaki beşinci şarkısı olma özelliği taşıyor. Tuzcu daha önce bu tarzda “Uzaklarda”, “Morning View”, “Azul” ve “Uç” şarkılarını yayımladı. Caz akorlarının modern ritimlerle birleştirilmesiyle oluşturulan bu tarzın en önemli özelliğini genelde şarkı boyunca plak sesi ile daha eskitilmiş, retro bir havaya sahip olması oluşturuyor. Şarkı ayrıca efsanevi Arjantinli halk sanatçısı Atahualpa Yupanqui’nin kendi sesinden kısa bir şiir alıntısı da içeriyor.
Alper Tuzcu şarkının ilham kaynağını şu sözlerle anlatıyor: “And Dağları coğrafyasında kuru, karlı dağların arasında büyük üzüm bağları ve zeytin ağaçları bulunuyor. Bu bölge çok yağmur almaz, bu nedenle And Dağları’ndan eriyen karlar bu üzüm bağlarına ve zeytinliklere hayat verir. Doğayla olan bu dostane ilişki bana çok ilham verdi, bu yüzden şarkıyı su gibi akan bir şekilde besteledim.”
Atahualpa Yupanqui’ni şiirinin çevirisi:
“Bir şeyleri inceliyor ya da onları anlıyor gibi yapmıyorum.
Onları zaten tanıyorum, çünkü daha önce içlerinde yaşamıştım.
Dağların ortasında yapraklarla sohbet ederim
Ve gizli kökler bana mesajlarını iletirler
Benimle yürüyen bir kozmosun koruması altında
Bir yaşım ya da bir kaderim olmadan dünyayı dolaşıyorum,
Işığı, nehri, yolu ve yıldızı seviyor
Ve gitarlarda filizleniyorum.
Çünkü bir zamanlar ben de bir ağacın dalıydım.
Yani... kadere nasıl inanmam?”
Alper Tuzcu’nun “La Cordillera” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilirsiniz.
Gama Gallery, dört fotoğraf sanatçısının eserlerinden oluşan “Zaman ve Mekan” başlıklı sergiyi 13 Eylül - 8 Ekim tarihleri arasında Pera Palace Hotel’de sanatseverlerle buluşturacak.
“Zaman ve Mekan” sergisinde; Ayşegül Dinçkök serbest dalış dünya rekortmeni Şahika Ercümen’le yaptığı su altı çalışmalarıyla, Ceylan Atuk mekânların tarihleriyle üzerinde yaptığı araştırmalarıyla, Can Sarıçoban Paris Moda Haftası’ndaki görüntüleriyle ve Koray Erkaya Kanada’da yürüttüğü ödüllü eserleriyle çok farklı teknik ve uygulamalarla tek bir temada buluşuyor.
Ayşegül Dinçkök’ün Rebirth fotoğraf sergisinde; şiddet, yasadışı avlanma, plastik atıklar, kirlilik, eşitsizlik gibi etkenlerin olduğu ve her geçen gün yaşanması zor dünyada tüm önlemlerin alındığı, canlıların dünya üzerinde tam bir harmoni içinde ortak yaşamlarını sürdürdüğü ve yeniden deniz kızlarının yaşamasına elverişli yaşam koşullarının oluştuğu gözler önüne seriliyor. Sergide Kanada’da yürüttüğü ödüllü eserleriyle yer alan Koray Erkaya’nın fotoğrafçılığı, yaratıcı dünyasının derinlemesine içsel keşfini izleyicilerle buluşturuyor. Ceylan Atuk, Shadow of the Past serisinde, Türkiye’de Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki 1896 yılında son Çar Nikolay Aleksandroviç’in hemofili hastası olan oğlu Aleksi’nin iyileşmesi ve sağlığına kavuşması için yaptığı Köşk’ün hikâyesini anlatıyor. Can Sarıçoban, dokuzuncu serisi The Trace’de Paris Moda haftasında çalıştığı yıllarda çektiği fotoğraflar üzerinde çeşitli resim ve kolaj teknikleri uyguluyor. Bu seride sanatçı modanın gösterişli dünyasını sorguluyor, kapitalizmin dışavurumlarını yeniden yorumluyor. Sanatçı minimalist boya müdahaleleri ve dikkatli seçilmiş objelerle, tüketicilik kültürünün ve yüzeyselliğin eleştirisini görsel dille sunuyor.
Künye:
1. Ayşegül Dinçkök
2. Ceylan Atuk
3. Koray Erkaya
4. Can Sarıçoban
Sırp yazar Zoran Zivkoviç’in müzikle beklenmedik karşılaşmalar hakkında birbirine bilgece bağlanmış yedi öyküsünden oluşan Müziğin Yedi Dokunuşu, Deniz Turgay’ın çevirisiyle Ketebe Yayınları’ndan çıktı.
Italo Calvino, Franz Kafka ve Jorge Luis Borges gibi yazarlarla sık sık karşılaştırılan Zivkoviç’in karakterlerinin alışkanlıklardan, anılardan, dramlardan, şoklardan, umutlardan, küçük ritüellerden ve takıntılardan oluşan sıradan hayatları var. Otistik öğrenciler yetiştiren bir öğretmen, bir kütüphaneci, bir müzik kutusu müşterisi, tren istasyonundaki yaşlı bir kadın, ressama dönüşen bir bilim insanı, ölmek üzere olan bir profesör ve bir keman yapımcısının çırağı. Öyküler bu hayatları deforme eden, parçalayan, gerçeküstü bir evrene taşıyan müziğin yedi dokunuşundan oluşuyor.
Katılımcılarını farklı sesler, yeni fikirler ve yeni keşiflerle buluşturan Babylon, “Hello, It’s Me Babylon” sloganıyla 13 Eylül’de yeni sezona başlıyor.
Yeni sezonun açılışını yoğun şarkı sözleri ve duru vokaline eşlik eden baladlarıyla art-pop ve slowcore türlerinde gezinen Kanadalı müzisyen ve şarkı yazarı Michelle Gurevich, üç gece üst üste gerçekleştireceği konserlerle yapacak. “Chinawoman” adıyla başladığı kariyerine 2016 yılından beri kendi ismi ile devam eden Gurevich’in 13, 14, 15 Eylül’de gerçekleştireceği performanslarının yanı sıra yeni sezon boyunca Babylon’da; Yung Ouzo, Cemiyette Pişiyorum, Öncesi: Deli Gömleği, Radyo Eksen Partisi, Paptircem, Trentemøller, Oldies But Goldies, Radical Noise, Y2K Millennium Party, Boogie Belgique, Waldeck Sextet, GusGus (Live), Second, Öncesi: Samet Çiçek, Jakuzi, Acid Arab (Live) ve çok daha fazlası sahne alacak. Ayrıca 33. Akbank Caz Festivali kapsamında Ayyuka, Gabi Hartmann, Immanuel Wilkins Trio, Hidden Orchestra, Mehmet Uluğ Gecesi: İlhan Erşahin & Friends ve Erik Truffaz “Rollin’ & Clap!” konserleri Babylon’da dinleyicilerle buluşacak.
Babylon’da gerçekleşecek etkinliklerin biletlerine Biletix ve Mobilet üzerinden ulaşabilirsiniz.
Babylon Programı:
13, 14 ve 15 Eylül / Michelle Gurevich
16 Eylül Cumartesi / Yung Ouzo
22 Eylül Cuma / Cemiyette Pişiyorum, Öncesi: Deli Gömleği
23 Eylül Cumartesi / Radyo Eksen Partisi
29 Eylül Cuma / 33. Akbank Caz Festivali: Ayyuka
30 Eylül Cumartesi / 33. Akbank Caz Festivali: Gabi Hartmann
4 Ekim Çarşamba / 33. Akbank Caz Festivali: Immanuel Wilkins Trio
5 Ekim Perşembe / 33. Akbank Caz Festivali: Hidden Orchestra
6 Ekim Cuma / 33. Akbank Caz Festivali: Mehmet Uluğ Gecesi: İlhan Erşahin & Friends
7 Ekim Cumartesi / 33. Akbank Caz Festivali: Erik Truffaz “Rollin’ & Clap!”
12 Ekim Perşembe / Paptircem
13 Ekim Cuma / Trentemøller
14 Ekim Cumartesi / Oldies But Goldies
19 Ekim Perşembe / Radical Noise
21 Ekim Cumartesi / Y2K Millennium Party
2 Kasım Perşembe / Boogie Belgique
3 Kasım Cuma / Waldeck Sextet
24 Kasım Cuma / GusGus (Live)
30 Kasım Perşembe / Second, Öncesi: Samet Çiçek
1 Aralık Cuma / Jakuzi
8 Aralık Cuma / Acid Arab (Live)
Yazar Sharon Creech’in eğitim aşkının aşırılığı ve öğrenmenin okulla sınırlı olmaması üzerine kaleme aldığı, New Yorker karikatüristi Harry Bliss'in resimlediği Çok Çok Harika Bir Okul, Özge İpek Esen’in çevirisiyle Bilgi Yayınevi’nden çıktı.
Newbery Madalyası ve Carnegie Madalyası dahil olmak üzere birçok ödülün sahibi yazar Creech, 4-8 yaş arası okurlara büyüleyici, şaşırtıcı, komik bir kitap sunuyor.
“Bay Keene bir gün, tüm öğrencilerle öğretmenleri bir araya toplayıp, “Burası çok çok harika bir okul! Şu andan itibaren cumartesileri de okul olsun” dedi.
Ve sonra gerisi geldi.
Bütün hafta sonu okul.
Resmi tatilde de okul.
Hatta yaz tatilinde bile okul!
Sırada ne vardı?
Geceleri de mi okul?
Böylece iyi niyetli Bay Keen'e, onun çok çok harika okulu muhteşem bir yer olsa bile, her zaman çok çok harika bir yer olmayacağını göstermek Tillie'ye kalmıştı.”
Zorlu PSM’nin kültür sanat ekosisteminin sürdürülebilirliğini sağlamak üzere tiyatroya yeni yetenekler kazandırmak amacıyla, Mey|Diageo’nun kurumsal desteğiyle düzenlediği PSM Atölye’nin yeni dönem başvuruları başladı.
“Dramatik Yazarlık”, “Tiyatro Yönetmenliği” ve “Tiyatro Yapımcılığı” olmak üzere üç farklı sınıftan oluşan PSM Atölye’ye 18 - 30 yaş arası amatör/profesyonel yönetmenler, yapımcılar ve yazarlar 15 Eylül’e kadar başvuru yapabiliyor.
Zorlu PSM, tiyatronun sürdürülebilirliğine katkı sağlamak üzere hayata geçirdiği PSM Atölye’nin üçüncü dönemine Mey|Diageo’nun kurumsal desteğiyle başlıyor. PSM Atölye’nin geçtiğimiz iki sezonu boyunca toplamda 18 farklı oyunun sahnelendi ve 40’ı aşkın mezun verdi. Eğitmen kadrosunu Türkiye’de alanında öncü yönetmenlerin, oyun yazarlarının ve yapımcıların oluşturduğu PSM Atölye’de tiyatro alanında deneyimli uluslararası isimler de konuk eğitmen olarak yer alıyor. “Dramatik Yazarlık”, “Tiyatro Yönetmenliği” ve “Tiyatro Yapımcılığı” olarak üç farklı bölümde eğitimlerin yer aldığı PSM Atölye’ye kariyerlerinin ilk aşamalarında olan ve gelecek vadeden 18 - 30 yaş arası amatör/profesyonel yönetmen, yapımcı ve yazarlar katılabiliyor.
Zorlu PSM, Mey|Diageo kurumsal desteğiyle birlikte tiyatroya yeni yetenekler kazandırmayı, tiyatro külliyatının özgün içeriklerle zenginleşmesini sağlamayı ve katılımcılarını Türkiye’deki sahne sanatları ağının bir parçası hâline getirmeyi hedefliyor. Serdar Biliş’in moderatörlüğünde hazırlanan ve yedi ay süren atölye programında katılımcıların bir oyun fikrinin ilk aşamasından sahneleme sonrasına kadar tüm süreçte yetkin ve donanımlı hâle gelmeleri amaçlanıyor.
PSM Atölye’ye 25 Eylül tarihine kadar psmatolye@zorlu.com adresine niyet mektubu, öz geçmiş ve/veya portfolyo göndererek başvuru yapabilirsiniz.
Monitor’un, Eglė Budvytytė, Özgür Demirci ve Emilija Škarnulytė’nin eserlerini bir araya getiren “Hiçbir şey filizlenmediğinde sen hayatta kaldın” başlıklı sergisi 19 Ağustos - 10 Eylül tarihleri arasında Tarihi Bıçakçı Han’da sanatseverlerle buluşacak.
SAHA Derneği’nin bağımsız sanat inisiyatiflerinin sürdürülebilirliğine yönelik fonu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle gerçekleştirilen “Hiçbir şey filizlenmediğinde sen hayatta kaldın” sergisi, yaşamsal ihtiyaçların karşılanmadığı bir düzende varlığın sürekliliğinin imkânı üzerine düşünüyor. Sergi, artık burada olmayanların ve form değiştirerek varlığını sürdürenlerin kalıntılarından öğrenebileceklerimize bakmayı öneriyor.
Sergiye paralel olarak Monitor bu yıl, Uluslararası Güney Amerika Çağdaş Sanat Bienali BIENALSUR ile kurduğu iş birliği kapsamında Florencia Incarbone’nin küratörlüğünde Florencia Levy’nin Fossil Place isimli video çalışmasının gösterimine ev sahipliği yapıyor. Monitor’un sergisiyle aynı tarihler arasında ve aynı mekânda yer alacak gösterimde, insanlığın olası geleceğine dair bir bakış açısı sunuluyor.
Künye:
1-2. Eglė Budvytytė in collaboration with Marija Olšauskaitė and Julija Lukas Steponaitytė Still from ‘Songs from the compost: mutating bodies, imploding stars’, 2020, 4K video, 28 min
3-4. Emilija Škarnulytė, Sirenomelia, 2018, HD video, 11 min
5. Özgür Demirci, Terk Edilmişler // The Abandoned, 2022, Full HD video, Stereo, 06’46’’
6. Özgür Demirci, Başlangıçtan Beri // Since the beginning, 2023, Full HD video, Stereo, 14’49’’
7. Florencia Levy, Fossil Place, 2019, HD video, 15 min
Animus Tiyatro’nun düzenlediği, 13 gün süren atölye çalışmalarının sonunda ortaya çıkan kısa oyunların sahneye konulacağı Short Fest, 19 Ağustos akşamı gerçekleşecek gösterimlerle son bulacak.
7-19 Ağustos tarihlerinde Pax Sahne’de düzenlenen festivalin teması “göç” olarak belirlendi. Short Fest’in amacı bu yolculukta yaratılan kısa oyunların temalarıyla toplumun güncel sorunlarına dair farkındalık oluşturmak.
Katılımcılar 13 gün boyunca Ceren Ercan ile yazarlık, Yelda Baskın ile yönetmenlik, Uğur Kanbay ile oyunculuk, Ayşe Sedef Ayter ile ışık tasarımı, Burçak Çöllü ile müzik tasarımı, Hilal Polat ile dekor ve kostüm tasarımı atölyelerinde eğitimler aldılar. Katılımcıların yazarlık atölyesinde kaleme aldıkları metinler, yönetmenlik, oyunculuk, ışık, müzik, dekor ve kostüm atölyelerinde eğitim alan katılımcılarla buluşturuldu. Eğitmenlerin yürütücülüğünde metinler masa başı çalışmalarının ardından prova sürecine girdi.
Ortaya çıkan 6 kısa oyun 19 Ağustos akşamı Pax Sahne’de seyirci ile buluşacak. İlk oyun 17.00’de başlayacak son oyunla 22.30’da gösterimler tamamlanacak. Davetiyeler sınırlı sayıda olduğu için detaylı bilgi edinmek ve rezervasyon yapmak isterseniz animustiyatro@gmail.com üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Selman Nacar’ın yazıp yönettiği Tereddüt Çizgisi filminin dünya çapındaki haklarını Magnolia Pictures International aldı.
Selman Nacar’ın Tereddüt Çizgisi filmi dünya prömiyerini bu sene 30 Ağustos - 9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek 80. Venedik Film Festivali’nde yapacak. İlk filmi İki Şafak Arasında ile ulusal ve uluslararası festivallerde birçok ödül kazanan Selman Nacar’ın ikinci uzun metrajlı filmi Tereddüt Çizgisi, festivalin Orizzonti Bölümü’nde yarışacak. Tülin Özen’in başrolünde yer aldığı filmde Özen’e; Oğulcan Arman Uslu, Gülçin Kültür Şahin, Vedat Erincin, Erdem Şenocak eşlik ediyor. Tereddüt Çizgisi, avukat Canan’ın masum olduğuna inandığı ve uzun süredir savunduğu bir cinayet zanlısının hüküm duruşması gününde kendi vicdanıyla yüzleşmek zorunda kalmasının hikâyesini anlatıyor.
Yapımcılığını Kuyu Film, Fol Film, Karma Films, TRT, BKM Mutfak, Sev Yapım, Nephilim Producciones, Point Film, Arizona Productions’ın üstlendiği Tereddüt Çizgisi’nin çekimleri 2022 yılında Uşak’ta gerçekleştirildi. Türkiye - İspanya - Romanya - Fransa ortak yapımı olan film San Sebastian Film Festivali WIP, Cinelink, Arras Days, First Cut Lab, Köprüde Buluşmalar ve Antalya Film Forum destekleriyle tamamlandı.
Kaynak: Variety
EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı'nın güncel sanat pratiklerinden oluşan eser seçkisiyle günümüz sanatından bir kesit sunduğu “Summer Love VI” başlıklı sergi 31 Ağustos tarihine kadar uzatıldı.
Ekavart Gallery küratörlüğünde gerçekleşen, kurumsal yaz sergisi “Summer Love VI” yeni edisyonunda farklı disiplinlerden figüratif ve soyut eserler izleyici karşısına çıkıyor. Sergi, 13 sanatçının özgün yorumları ve farklı kişisel çizgilerini yansıtarak oluşturdukları renkler ile yazı karşılıyor. Sergide yer alan eserlerin renk, neşe ve pozitif aurası yanı sıra; izleyiciyi ters köşe edecek bir düşünsel derinlikle kendine slogan inşa eden sanatçılar ziyaretçiler için galeriyi motivasyonu yüksek dinamiklerle çevrili bir mekân hâline getiriyor.
“Summer Love VI” başlıklı karma sergide; Ali Emre Doğramacı, Ayşe Kırca, Haydar Akdağ, İsmail Sertaç Yılmaz, Jinoos Misaghi, Murat Berköz, Pelin Şişman, Reyhan Mente, Saliha Yılmaz, Serdar Seven, Sibel Niksarlı, Vuslat Çamkerten ve Zeynep Sağır’ın eserleri yer alıyor. Sergiyi 31 Ağustos'a kadar Ekavart Gallery’de ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Haydar Akdağ
2. Ayşe Kırca
3. Zeynep Sağır
4. Vuslat Çamkerten
5. İsmail Sertaç Yılmaz