GÜNDEM
  • 03-10-2023

    Çizgi roman yazarı Luiz Antonio Aguiar’ın, José Mauro de Vasconcelos’un klasikleşen romanı Şeker Portakalı uyarlaması, Sevcan Şahin’in çevirisiyle çizgi roman olarak Doğan Yayınları’nın markası olan X-Libris tarafından yayımlandı.

    Vasconcelos’un 1968’de kaleme aldığı bu kitap, 10 yaş ve üzeri tüm okurlara küçük kahraman Zezé’nin maceralarını ve talihsizliklerini anlatıyor. Zezé’nin hikâyesi şimdi Aguiar’ın resimleriyle sayfalarda hayat buluyor.

    ​“Altı yaşındaki Zezé, maddi imkânsızlıklar nedeniyle hayli zor zamanlar yaşıyor. Evde onu çok sevenler de var, afacanlıklarına katlanamayıp hayatını dayanılmaz hale getirenler de. Fakat Zezé’nin sahip olduğu çok özel bir şey var: hayal gücü. Şeker portakalı fidanıyla arkadaş olup oyunlar oynamaya başlayınca hayatındaki zorluklara hayalleriyle meydan okuyor. Zezé bir yandan mutluluğu keşfederken diğer yandan kaybı ve hüznü yaşıyor.”

    0
    0
    1545
  • 02-10-2023

    Gaye Su Akyol, toplam sekiz şarkıdan oluşan Elektro Sayfiye Havası ve Feza Musiki Cemiyeti isimli iki EP yayımladı.

    Elektro Sayfiye Havası ve Feza Musiki Cemiyeti isimli iki EP’den oluşan seride üç klasik Türk müziği eseri, bir türkü ve canlı kaydedilen dört Anadolu Ejderi albümünde yer alan şarkı yer alıyor. “Ben Gamlı Hazan”, “Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var”, “Saymadım Kaç Yıl Oldu” ve “Beyaz Giyme Toz Olur”un bulunduğu Feza Musiki Cemiyeti’ne Ahmet Ayzit uduyla eşlik ediyor. Elektro Sayfiye Havası’nda ise Gaye Su Akyol son albümü Anadolu Ejderi’nden dört şarkının canlı kayıtları yer alıyor. Elektro gitar, akustik gitar ve beatler eşliğinde çalınan “Vurgunum Ama Acelesi Yok”, “Bu Izdırabın Panzehiri”, “Kör Bıçakların Ucunda” ve “Anadolu Ejderi”nin yer aldığı EP’ye aynı zamanda canlı video performansları da eşlik ediyor. Eserlerde elektro gitar ve beat’lerde Ali Güçlü Şimşek, akustik gitarda Görkem Karabudak yer alıyor.

    Elektro Sayfiye Havası’nı buradanFeza Musiki Cemiyeti’ni ise buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1315
  • 02-10-2023

    İstanbul Modern, Eczacıbaşı Topluluğu’nun desteğiyle hayata geçirilen Genç Salı Söyleşileri kapsamında Seçkin Pirim’i 3 Ekim’de gençlerle bir araya getirecek.

    Genç Salı Söyleşileri’nin bu ayki konuğu heykel ve yerleştirmeleriyle tasarım ve mimariyi sanatla buluşturan çağdaş sanatçı Seçkin Pirim olacak. Seçkin Pirim’in gençlere özel yapacağı atölye, heykel sanatının mimariyle tarihsel ilişkisine odaklanıyor. Sanatçının üretimlerinden örneklerin ele alınacağı söyleşiyle başlayan buluşmada katılımcılar, katmanlar yaratarak bütün bir tasarımı oluşturma ve sanatçının kendi üretimlerinde sıkça kullandığı kâğıt materyalinin dinamiğini keşfetme fırsatı bulacak. Katılımcılar, sanatsal düzlemde derinliği, sanatçının uygulama adımlarını takip ederek oluşturdukları üç boyutlu formlar üzerinden inceleyecekler.

    ​3 Ekim Salı saat 13.00’te düzenlenecek “Seçkin Pirim ile Genç Salı Atölyesi: Sanat ve Tasarım” başlıklı atölyeye egitim@istanbulmodern.org adresine mail atarak ya da (212) 334 73 41 telefon numarasından rezervasyon yaptırarak katılabilirsiniz.

    0
    0
    1463
  • 02-10-2023

    İBB Kültür AŞ’nin organizasyonuyla 7-8 Ekim’de gerçekleşecek Vintage Festival kapsamında Hey! Douglas, “Erkin Koray Anısına” projesi ile 8 Ekim’de Festival Park Kadıköy’de sahne alacak.

    Geçmişin ruhunu canlandırmak ve unutulmaz anıları yeniden yaşamak isteyenleri bir araya getiren Vintage Festival, İBB Kültür AŞ’nin organizasyonuyla 7-8 Ekim’de Festival Park Kadıköy’de düzenlenecek. Festival kapsamında Hey! Douglas “Erkin Koray Anısına” projesi ile müzikseverlerle buluşacak. Hey! Douglas’a sahnede Ogün Sanlısoy, Ahmet Güvenç, Deniz Tekin ve Murat Ertel eşlik edecek.

    ​7-8 Ekim’de Festival Park Kadıköy’de gerçekleşecek Vintage Festival biletlerini Biletix üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    1270
  • 02-10-2023

    Maçka Sanat Galerisi, Cumhuriyet’in 100. yılına özel düzenlediği, Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk kadın seramik sanatçısı ve çağdaş seramik sanatının öncüsü Füreya Koral sergisini 3 Ekim - 11 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Sıra dışı yaşamı, ilham veren mücadelesi ve seramik sanatına duyduğu tutkusu ile Türk sanat tarihinin unutulmaz isimlerinden biri olan Füreya Koral’ın Maçka Sanat Galerisi’nde gerçekleşen sergisi “Görülmemiş Eserleriyle Füreya”, sanatçının Hilton Oteli, Divan Oteli, KA Han, Brüksel Fuarı Türk Pavyonu, Marmara Oteli, Hacettepe Üniversitesi Dişçilik Fakültesi, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı, Ziraat Bankası, Başak Sigorta, Anafartalar Çarşısı, Sheraton Oteli ve Beytem Palas için gerçekleştirdiği seramik panoların bazılarının sanatçı tarafından yapılmış resimlerinden oluşuyor. Sergide, Rabia Çapa koleksiyonuna ait olan ve ilk kez sergilenen bu eserlerin yanı sıra Fahrelnissa Zeid tarafından yapılan Füreya Koral portresi, Candeğer Furtun tarafından ellerinden kalıp alınarak yapılan Füreya Koral’ın seramik elleri ve Zuhal Demirarslan’ın hazırlayıp sunduğu Füreya belgeseli de izleyicilerle buluşuyor.

    Atatürk’ün “Füreya Hanım millete ifa edeceğin vazife mühimdir. Bunu bir an bile hatırından çıkarma. Millet senden çok şeyler bekliyor. Çalış ve ona göre hazırlan.” diye not defterine yazdığı Füreya Koral, seramik sanatında özellikle büyük boyutlu duvar panolarıyla çığır açtı. “Benim için seramiği mimariye sokmak, onu dekoratif yapmak değildir. Bir defa onu kesin olarak ayırayım. Benim için duvar yapmak, seramiği mimariye sokmak bir gelenek, geleneğe dayanarak bir şey yaratmak.” diyen Füreya Koral 1954-1975 yılları arasında birçok yapının iç mekân ve dış cepheleri için seramik panolar yaptı. Bu eserler, geleneksel çini sanatını modern mimariye kazandırarak önemli bir katkı sağladı.

    Maçka Sanat Galerisi, 1985 yılında açtığı Füreya Koral’ın kişisel sergisinin ardından, sanatçının 40. sanat yılı olan 1992’de “Füreya Koral’a Saygı Sergisi” kapsamında 40 seramik sanatçısının Füreya Koral için yaptığı 40x40 cm panoları ve kendisinin Yürüyen İnsanlar başlıklı eserlerini sergiledi. Galeri, Cumhuriyet’in 100.yılında ise “Görülmemiş Eserleriyle Füreya” sergisini 3 Ekim - 11 Kasım tarihleri arasında izleyicilerle buluşturacak.

    ​Adres: Maçka Sanat Galerisi, Harbiye Mah. Mim Kemal Öke Cad. No: 31/A Maçka, İstanbul

    0
    0
    3063
  • 02-10-2023

    David Ezra Stein’ın kaleme aldığı, uyku vakti babasının anlattığı masallardaki kahramanları tehlikeden kurtararak masalın sonunu getiren küçük sabırsız tavuğun hikâyesini anlattığı Sabırsız Tavuk, Emre Ülgen Dal’ın çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Stein’a prestijli Caldecott Onur Ödülü’nü kazandıran, uzun süre New York Times çoksatanlar listesinde yer alan bu resimli kitap 3-7 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor.

    “Küçük kırmızı tavuk için uyku, babası için ise ona masal okuma vakti.
    Ama baba horoz ne zaman masal okumaya başlasa küçük kırmızı tavuk masalın içine dalıyor, kahramanları tehlikeden kurtarıp masalın sonunu getiriveriyor! Önce Hansel ile Gretel, sonra Kırmızı Başlıklı Kız... Sabırsız küçük tavuğun elinden hiçbir masal kurtulamıyor! 
    Anlatacak masalı kalmayınca, baba horoz küçük tavuğa, O zaman sen bir masal anlat!” diyor. 
    Ama bu kez baba horozun bir sürprizi var!”

    0
    0
    1808
  • 01-10-2023

    Islandman’in 13 Ekim’de Kopenhag merkezli plak şirketi Music For Dreams etiketiyle yayımlanacak Popsicle Obstacle isimli kısaçalarından üçüncü ve son teklisi “Kalpler” müzikseverlerle buluştu.

    Islandman’in sözlerini yazdığı ilk Türkçe şarkısı “Kalpler”, geleneksel folk melodilerini kaleydoskopik elektronik seslerle işleyerek yaşanmış bir hikâyeyi dinleyicilerle buluşturuyor. Temmuz ayında “Sunshine”ı, geçtiğimiz ay “Simple Man”i yayımlayan grup, 13 Ekim’de çıkacak Popsicle Obstacle kısaçalarından yayımlanan ilk iki tekli oldu. Yoldaki albümün üçüncü ve son teklisi “Kalpler”, Islandman’in arşivinde yer alan kayıtlardan daha farklı bir yere sahip. Grup, “Bizi gözyaşlarına boğan şarkıların hikâyesi gerçekten yaşamış mıdır? O şarkılar farklı ruh hâllerine girip çıkabilen büyücülerin eseri midir?” sorularından yola çıkarak kişisel bir hikâyeyi şarkıya dönüştürüyor.

    Tolga Böyük, “Kalpler”in hikâyesini şu sözlerle açıklıyor: “Birbirleriyle belli engeller yüzünden konuşarak iletişim kuramayan ancak bu engelleri göz göze geldikleri bir anda dilin ötesinde bir bağ kurarak aşmakla ilgili… Biz hâlâ büyücülerin varlığına bir cevap bulamadık. Ancak ‘Kalpler’in hikâyesi vardı ve gerçekten yaşandı. Islandman olarak ilk kez Türkçe sözlerle bir şarkı yazdık. Bir şeyleri kurgulamadan, tamamen yaşayarak, görerek ve duyarak.”

    Islandman, 13 Ekim’de çıkacak yeni kısaçaları Popsicle Obstacle’ın ardından 18 şehre ve 10 ülkeye yayılan bir turneye çıkacak.

    ​Islandman’in yeni şarkısı “Kalpler”i buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1892
  • 01-10-2023

    Meltem Sırtıkara’nın “Bir Ev” başlıklı kişisel sergisi 4 Ekim - 4 Kasım tarihleri arasında One Arc Gallery’de sanatseverlerle buluşacak.

    Meltem Sırtıkara, son dönem çalışmalarında doğa ve kültür nesnelerini bir ağ içinde yüzdürdüğü deney alanlarında ortak yaşam olanaklarını araştırırken, mekânı da bu örüntünün bir parçası hâline getiriyor. Sergi, “Nasıl yaşamalıyız?” sorusundan hareketle Sırtıkara’nın sanatının içinden geçmekte olduğu önemli dönüşümden bir kesiti gözler önüne seriyor. Galeri alanının bir ev olarak kurgulandığı sergide, sanatçının gelecek yönelimlerine dair kayda değer izler de yer alıyor.

    “Bu evde her tür dayatmadan bağımsız ‘nesneler’ ve ‘resimler’, birbirleriyle semantik hiyerarşilerden arınmış, çabasız ilişkiler kurar. İnandırıcılık adına katılaşma ihtiyacı duymayan kurgu, izleyicinin Merleau-Ponty’nin de dediği gibi ‘hem gören hem görülen’ konumunda oyuna dahil olmasıyla adeta canlanır; nefes alıp vermeye, hareket etmeye, ‘bedenlenmeye’ başlar. İçerisi-dışarısı diyalektiği ortadan kalkar. Evin resimlerden gözüken ‘dışarısı’, dışarıdaki eve bakan resmin ‘içerisi’ ile sürekli yer değiştirir. Dışarıdaki evin çağrışım ağları benliğin evi olan zihni doldururken, ‘bedenlenmiş zihin’ dışarı çıkmak zorunda kalır.

    Sanatla ilgili ön kabuller de sanatçının bir süredir devam eden ‘okyanusa açılma’ oyunundan nasibini alır. Evin resimleri, başta ‘evin duvarlarını süsleyen tablo’, ‘dış dünyaya açılan pencere’ ve ‘tüm ihtişamıyla kendisi’ olmak üzere istediği her role bürünebilecek kadar özgürdür. Onları çevreleyen nesneler resim düzlemine meydan okumadan, ama onun tarafından da ezilmeden yaşayıp giderler. Duvar yüzeyine doğrudan yapıştırılmış tuval bezinden oluşmaları, onların rolüne de ayrı bir belirsizlik katar. Ne üzerinde durduğu duvarın ustalıklı optik yanılsamalar için nötr bir taşıyıcı olduğunun altını çizen resmin; ne de resmin ölümünü ilan eden yerleştirme sanatının uzamsal iştahının tahakkümüne girerler. Zaten burası, var olmak için kimsenin kimse üzerinde tahakküm kurmasının gerekmediği bir yerdir.

    Onlar bunu başarabiliyorsa, biz neden yapamayalım? ‘Bir Ev’ ile Sırtıkara’nın ilişki olgusu çevresinde biçimlenen sanatında diyalektiğe dayalı gerilimin yerini, sanatçının da içinde olduğu bir ‘güvende olma’ hâli almaya başlamıştır artık. Sergi, Sırtıkara’nın bundan sonraki serüvenine bu güven duygusunun egemen olacağının sinyallerini verir.”

    Künye:
    1. Pool, canvas üzeri akrilik boya, çerçeve 62x35cm, 2023
    ​2. Tasarım Ormanı tuv.üz.akrilik boya 130x130cm, 2021

    0
    0
    1505
  • 01-10-2023

    Simone de Beauvoir’ın fazla kişisel bulduğu için yaşarken yayımlamamayı tercih ettiği, manevi kızı Sylvie Le Bon de Beauvoir tarafından kısa bir süre önce gün yüzüne çıkarılan romanı Ayrılmaz İkili, Ayça Sezen’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Beauvoir’ın ergenlik döneminin, çocukluk arkadaşı Zaza Lacoin’le kurduğu dönüştürücü ve trajik dostluğun hayatını ve yazarlığını nasıl etkilediğini hissettiren otobiyografik bir roman Ayrılmaz İkili.

    “Gözlerim yaşlı bu akşam, siz öldüğünüz için mi yoksa ben yaşıyorum diye mi? Bu öyküyü size ithaf etmem gerekiyordu: Ama biliyorum, artık hiçbir yerde değilsiniz, sizinle bu edebî kurgu aracılığıyla konuşuyorum. Üstelik, gerçek anlamıyla sizin hikâyeniz değil bu, sadece bizden esinlenen bir hikâye. Siz Andrée değilsiniz, ben de kendi adıma konuşan o Sylvie değilim.

    ​Sylvie tanıştıkları andan itibaren güzel ve bilgili sınıf arkadaşı Andrée’ye hayranlık besler, onun dikkatini çekmek ve sevgisine karşılık almak için elinden geleni yapar. Zamanla aralarında sıkı bir dostluk gelişir, ancak bu dostluk çoğu zaman Andrée’nin fırtınalı gönül ilişkilerinin, kaprisli mizacının ve otoriter annesinin gölgesinde kalır. Anlayışlı ve gözlemci Sylvie çatışan ideallere ve otoriteye karşı kendi fikirlerini inşa ederken, kadınların istek ve arzularına pek önem verilmeyen bir toplumda arkadaşıyla birlikte yetişkinliğe adım atar, onun sırdaşı olur.”

    0
    0
    2604
  • 30-09-2023

    Yorgos Lanthimos’un yeni filmi Zavallılar (Poor Things), iki ayrı gösterimle Filmekimi’nde sinemaseverlerle buluştuktan sonra, 9 Şubat’ta vizyona girecek.

    İskoç yazar Alasdair Gray’in aynı adlı romanından uyarlanan Zavallılar, dünya prömiyerini bu sene 80’incisi düzenlenen Venedik Film Festivali’nde yaptı ve festivalden en büyük ödül olan Altın Aslan ile ayrıldı. Başarılı bilim insanı Dr. Godwin Baxter tarafından öldükten sonra hayata döndürülen Bella Baxter’ın fantastik dönüşümünü anlatan filmin başrollerini Emma Stone, Mark Ruffalo, Willem Dafoe ve Ramy Youssef paylaşıyor.

    ​Modern ve özgün bir Frankenstein hikâyesi olarak betimlenen Zavallılar, 9 Şubat’tan itibaren vizyona girecek.

    0
    0
    6193
DAHA FAZLA
Geldanlage