
Filistinli ud üçlüsü Le Trio Joubran, Epifoni organizasyonuyla 24 Kasım Cuma akşamı Maslak TIM Show Center’da sahne alacak.
Filistinli Samir, Wissam ve Adnan Joubran kardeşlerden oluşan Le Trio Joubran geleneksel Filistin müziğini ud ile icra ediyor. Ud ve Arap lavtasının en büyük virtüözleri arasında gösterilen Joubran kardeşler enstrümanlarını kendi ruhlarının sesi ve bedenlerinin çarpan kalbi olarak tanımlıyor.
Grubun konser verdiği önemli merkezler arasında Carnegie Hall, Paleo Festival (CH), WOMAD, Dubai Uluslararası Film Festivali, Holland Festival, Théâtre de la Ville, Bahrain Manama Cultural Hall yer alıyor. Aynı zamanda film müzikleri de besteleyen Le Trio Joubran, 2009 yılındaki Dubai Festivali’nde en iyi beste dalında ödül kazandı. Ayrıca Karim Dridi’nin yönettiği, Marion Cotillard ve Guillaume Canet’in rol aldığı Dernier Vol adlı filmin müzikleri de gruba ait. Filistin barış elçisi, ud üçlüsü Le Trio Joubran, bugüne kadar toplam 8 stüdyo albümü yayımladı.
24 Kasım Cuma akşamı Maslak TIM Show Center’da gerçekleşecek Le Trio Joubran konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Loft Art’ın on beş sanatçının eserlerini bir araya getiren “Evrende Bir İz” başlıklı yeni sergisi İstanbul Beşiktaş Nisbetiye On’daki mekânında 26 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşuyor.
Evrenin sonsuz genişliği karşısında insanın bıraktığı izin önemini ele alarak, doğanın ilham verici güzellikleriyle evrenin sınırsız derinliği arasında bir köprü kurmayı amaçlayan “Evrende Bir İz” sergisinde, yaşamın evren içerisinde ne kadar küçük bir nokta gibi görünse de her birimizin bıraktığı izin evrenin dokusunu nasıl şekillendirdiğini anlatan eserler yer alıyor. On beş bağımsız sanatçının tuval, heykel, enstalasyon ve video enstalasyon işlerini bir araya getiren sergi, doğanın ilham verici güzellikleriyle evrenin sınırsız derinliği arasında bir köprü kuruyor. Doğanın dokusu ve renkleri, evrenin gizemli yıldızları ve insanın iç dünyasının yankıları eserlerde buluşuyor.
İnsanın evrendeki yerini sorgulayan ve onun evrene bıraktığı derin izleri keşfeden bir sanat deneyimi sunan sergi, evrenin sınırsız genişliği karşısında insanın küçüklüğüne rağmen, bıraktığı izin ne kadar kalıcı ve anlamlı olabileceğine odaklanıyor. Sergide; Ayşegül Karakaş, Berkin Günsay, Dilşad Akçayöz, Ece Haskan, Ekin Yüksel, Funda Alkan, Gül İclal Öner Yıldız, Güneş Acur, Hadiye Kalkavan, Hale Feriha Hendekçigil, İrem Yılmaz, Lütfiye Kösten, Merve Kaya Okursoy, Murat Berköz ve Tuba Merdeşe’nin eserleri izleyici karşısına çıkıyor.
Akfen Holding’in sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde faaliyete geçirdiği Loft Art, bağımsız sanatçıları destekleyerek sanatın tüm disiplinlerine katkıda bulunmayı hedefliyor. Sergide satışa sunulan eserlerden elde edilen gelir, Akfen Holding tarafından kurulan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV)’a aktarılıyor ve vakfın sosyal sorumluluk projelerine katkıda bulunuluyor.
Tore Renberg’in yayımlandığı yıl Norveç'te yılın en iyi romanı seçilen, aşk, şiddet ve modern hayata direnişe dair bir hikâye anlatan kitabı Ingeborg'un Tollak, Damla Güler Eren’in Norveççe aslından çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.
Renberg, bu romanında hem büyük bir aşk hikâyesi hem de bir psikolojik gerilim anlatısı sunuyor. Ingeborg adlı karakteriyle, dünün dünyasından bir adamın, bugünle çarpıştığı dokunaklı, karmaşık ve rahatsız edici portresini işliyor.
“Yaşlı keresteci Tollak çelişkilerin adamı; gururlu ve öfkeli, dürüst ve şefkatli. Ona uzun zamandır bir anlam ifade etmeyen dünyaya lanetler yağdıran, bir süre önce ortadan kaybolan güzel karısı Ingeborg’a duyduğu aşkla dolup taşan…
Ama şimdi ölüyor Tollak.
İki çocuğu uzakta; annesi ondan vazgeçtiğinden beri Tollak’ın baktığı yarım akıllı Oddo var yanında yalnız. Ancak Tollak, çocuklarının gelmesi için ısrarcı; çok geç olmadan onlarla konuşması ve sırrını paylaşması gerekiyor.”
Barın Han, “Sonsuz Alev - Işıyan Arşiv” başlıklı sergiyi 6 Ekim’den itibaren, “Rüya Beni’ne Uyanış” başlıklı sergiyi ise 12 Ekim’den itibaren sanatseverlerle buluşacak.
Küratörlüğünü Merve Elveren’in üstlendiği; Moritz Appich, Cécile Kobel, Judith Milz Rayna Teneva & Mustafa Emin Büyükcoşkun’un eserlerinden oluşan “Sonsuz Alev - Işıyan Arşiv” başlıklı sergi, 6 Ekim - 26 Kasım tarihleri arasında izleyici karşısına çıkacak. Batı Almanya’nın en eski Nükleer Araştırma Merkezi’nin arşivini yurt dışında gösterildikten sonra Türkiye’de sergilenecek “Sonsuz Alev - Işıyan Arşiv” sergisi kapsamında 6 Ekim’de kitap sunumu ve sanatçı konuşması, 8 Ekim’de de bir performans ve sergi turu gerçekleştirilecek.
Batı Almanya’nın ilk nükleer araştırma merkezi 1956’da geniş bir ormanın ortasında Kernforschungszentrum Karlsruhe adı altında inşa edildi. Profesyonel fotoğrafçılar elli yılı aşkın bir süre boyunca kurumda yaşananları belgeleyerek yaklaşık 210,000 fotoğraf ve filmden oluşan bir koleksiyon oluşturdu. “Sonsuz Alev - Işıyan Arşiv” sergisi bu geniş arşivi, imaj üretimi politikalarını tercüme etme ve yorumlama potansiyeline sahip bir kozmos olarak ele alıyor. Savaş sonrası Batı Almanya’sında bir nükleer arşivi merkeze alan sergi, kamu yararına dağıtılan ya da kurum içi amaçlarla kullanılan, durağan ve hareketli görüntülerin sadece bir olayın kaydı ya da kanıtı olarak değil, aynı zamanda hafızanın ve resmî ideolojinin yönetimini nasıl temsil ettiğini ortaya koyuyor. Sergide yer alan işler kurgunun gelecekteki gerçekleri yarattığını öne süren spekülasyonlardan, bozulmuş gerçekliği ve içinde yaşadığımız varoluşsal dehşeti kabul etmeye kadar kaydetmenin belgesel niteliğine ilişkin sorular soruyor.
12 Ekim - 16 Kasım tarihleri arasında izleyicilerle buluşacak “Rüya Beni’ne Uyanış” sergisinde sanatçılar, “biz uyurken, rüya gören benliğimiz neler yaşıyor” sorusuna cevap arıyor. Hazal Orhon yürütücülüğünde, Cansu Sakız, Hare Sürel, Merve Usta, Onur Çanka ve Selim Siyami Sümer’in bireysel yapıtlarının yanı sıra, 6 sanatçının ortak üretimlerinin de yer aldığı mekâna özgü sergide, ziyaretçilere uyanıkken rüya deneyimleriyle bağ kurma ihtimali sunuluyor. Serginin kavramsal altyapısına Dr. Murat Kemaloğlu ve yönetmen Tan Tolga Demirci katkıda bulunuyor. 6 yıllık araştırma ve deneylerle hayata geçirilen, 3 bölümden oluşan sergi, ortak rüya tecrübesini farklı disiplinlerden beslenerek fiziki ortama aktarmak ve rüya benliğiyle kavuşmak için bir kapı aralamayı hedefliyor. Gece yaşantısında hüküm süren rüya deneyimlerine kulak veren sanatçılar, sergi aracılığıyla rüya egosu ve bilinç egosunun arasındaki simetrik ilişkinin ve “ikinci ben”in yaşantısının hayatımızdaki rolüne ve önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Sergi kapsamında çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. 14 Ekim Cumartesi günü Dr. Murat Kemaloğlu’nun konuşması gerçekleştirilecek ilk etkinlik olacak. Sergi süresince mekânda yer alması planlanan çeşitli etkinlikler, sergi ile aynı isimli sosyal medya hesaplarından duyurulacak.
Künye:
1-3. “Rüya Beni’ne Uyanış”
4-5. “Sonsuz Alev - Işıyan Arşiv”
Fransız-Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı Ghostly Kisses, Avrupa turnesi kapsamında, BKM Organizasyonu ile 28 Ekim Cumartesi akşamı Maximum Uniq Box’ta dinleyicilerle buluşacak.
Gerçek adı Margaux Sauvé olan Ghostly Kisses, dream pop olarak adlandırılan besteleriyle kısa sürede büyük bir dinleyici kitlesine ulaştı. Melankolik sesiyle dinleyicilerin ruhlara dokunan Ghostly Kisses, “Empty Note”, “The City Holds My Heart”, “Heartbeat”, “Stay”, “Where Do Lovers Go?”, “Zombie”, “Heaven, Wait” gibi çok dinlenen şarkılara imza attı.
“Ghostly Kisses” sahne ismi ilhamını, William Faulkner’ın “Ve dudaklarımı küçük hayalet öpücüklerle fırçala” dizesini içeren Une ballade des dames perdues adlı şiirinden alıyor. İngiliz dergi Clash’ın müziğini “ağırlıksız bir kaliteye sahip” olarak tanımladığı Ghostly Kisses’ın “Empty Note” şarkısı, Netflix’in The Rain dizisinde kullanıldı.
28 Ekim Cumartesi saat 21.00’de Maximum Uniq Box’ta gerçekleşecek Ghostly Kisses konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
İsmail Kadare’nin yolları kesişen birbirleriyle ilgisi olmayan üç insanın hikâyesini anlattığı romanı Kırık Nisan, Şebnem Degni’nin çevirisiyle Jaguar Yayınları’ndan çıktı.
Kırık Nisan'da dökülen kanlar, sisler içindeki görünmez ellerce yüzyıllardır teklemeden döndürülen Kanun çarkları, dağlarda ölmeyi ve öldürmeyi bekleyerek hayalet gibi dolaşan genç insanlar, kırılan kalpler, solan hayatlar var.
Arnavutluk dağlarında yüzyıllardır hüküm süren Kanun ve töreye uyarak ağabeyinin katilini öldürüp intikamını alan Corg Berişa, artık bir sonraki kurban konumuna düşmüştür. Kan parasını ödemek şartıyla bir aylık dokunulmazlık elde etmek için Kanun’un idari merkezine doğru yollara düşer. Bu sırada bir Kanun araştırmacısı olan ünlü yazar Besian Vorpsi ve karısı Diana, balayı için başkentten dağlara, âdeta zamanın dışında yaşayanların dünyasına gelmiştir. Görünüşte birbirleriyle hiç ilgisi olmayan bu üç insanın yolları kesişir.
BİFO, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına özel olarak hazırlanan, 12 Ekim Perşembe saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleştirilecek konser ile 2023-2024 sezonunu açacak.
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 12 Ekim Perşembe günü saat 20.00’de, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dünya çapında ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say’ın Borusan Sanat’ın siparişi üzerine bestelediği 6. Senfonisi “100 Yaşında Bir Çocuk” ile dünya prömiyeri yapacak. Fazıl Say, 6. Senfoni’yi Cumhuriyetimizin 100. yılını onurlandırmak üzere BİFO için bestelerken, bu eseri kendi başyapıtları arasında bir kilometre taşı olarak nitelendiriyor.
Açılış konserinde şef kürsüsünde Can Okan yer alacak. Bu prömiyerde Okan yönetimindeki BİFO, Mozart'ın 21. Piyano Konçertosu’nda Fazıl Say’a eşlik edecek. Konser öncesinde Aydın Büke, Zorlu PSM’deki Meydan Fuaye alanında saat 19.00-19.30 arasında konser üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek.
12 Ekim Perşembe saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleştirilecek konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Ankara’nın bağımsız sergi ve paylaşım platformu NUE, Birkan Kayhaoğlu’nun “Yaklaşımlar” başlıklı kişisel sergisini 7 Ekim-11 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Birkan Kayhaoğlu’nun “Yaklaşımlar” sergisi, bir konuyu ele alma, inceleme ve ona bütünsel olarak bakma biçimlerini anlatan “yaklaşım” kavramına odaklanıyor. Sanatçının gözünden fiziksel olarak zıtlık oluşturma ana fikrinden beslenerek ortaya çıkan çalışmaların yer aldığı sergide, boyutları çok küçük olan nesneler anıtsal bir biçimde ele alınıyor, böylece büyüklük-küçüklük birlikteliğini yansıtan bir yaklaşımın ön planda tutuluyor. Hem fiziksel hem de fikirsel yönden meydana gelen zıtlıklar, sergideki çalışmalarda olduğu gibi birbirini anımsatan ancak birbirinden tamamen farklı olan yaklaşımları da beraberinde sunuyor. Tıpkı başka tarih ve kültürlerden bir araya gelmiş insanların oluşturduğu çok kültürlü bir topluluk gibi, “Yaklaşımlar” sergisi de izleyicinin bakış açısı ve fikirlerinin çeşitliliği ile zenginleşerek fikirsel bir diyalektik oluşturmayı amaçlıyor.
Adres: Aziziye Mah. Kuloğlu Sok. 21/D, Ankara
Paulo Coelho’nun okura hem dünyevi karmaşanın ortasında soluklanma hem de kendini daha yakından tanıma fırsatı verdiği yazılarından oluşan kitabı Mektub, Özdemir İnce’nin çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
Coelho’nun ifadesiyle, “Mektub bir tavsiye kitabı olmaktan ziyade tecrübeleri aktarmayı amaçlıyor.” Mektub’da farklı kültürlerin gözünden rengârenk bir deneyim hazinesi sunuluyor.
“Türkiye’den geliyorum,” dedi üstada adam. “Bu yolculuğu size bir tek soru sormak için yaptım.”
Yaşlı adam ona şaşkınlıkla baktı:
“Çok güzel. Bana tek bir soru sorabilirsiniz.”
“Size soracağım soruyu açık seçik sormalıyım. Sorumu Türkçe sorabilir miyim?”
“Sorabilirsiniz,” diye yanıtladı bilge. “Tek sorunuzu yanıtlamış bulunuyorum. Başka bir şey öğrenmek istiyorsanız, onu yüreğinize sorun, sizi yanıtlayacaktır.”
Paul Dano, Seth Rogen, Vincent D’Onofrio ve Nick Offerman gibi ünlü isimlerin rol aldığı Dumb Money filmi Chantier Films dağıtımıyla 13 Ekim’de vizyona girecek.
Dumb Money, 2021 yılının başında gerçekleşen GameStop olayını ele alıyor. Film, Wall Street’teki senaryoyu tersine çeviren ve GameStop’u (alışveriş merkezi video oyunu mağazası) dünyanın en popüler şirketine dönüştürerek zengin olan sıradan insanların hikâyesini anlatıyor. Reddit ve YouTube’u kullanarak GameStop hisselerine uçuran ve her şeyi başlatan Keith Gill (Paul Dano), Wall Street takımıyla (Seth Rogen, Vincent D'Onofrio ve Nick Offerman) karşu karşıya geliyor. Filmde Paul Dano ve Seth Rogen, küçük yatırımcılar ile milyarderler arasındaki GameStop - Wall Street skandalında kendilerini zıt uçlarda buluyorlar.
“Keith Gill, tüm birikimini Gamestop hisselerine yatırarak ve bununla ilgili paylaşımlar yaparak yaşayan sıradan bir adamdır. Sosyal medyadaki paylaşımları patlayınca hem kendisinin hem de çevresindeki herkesin hayatı etkilenir. Bir hisse senedi tüyosu harekete dönüştüğünde, herkes zengin olur; ta ki milyarderler karşılık verene ve her iki tarafın da dünyası alt üst olana kadar.”