GÜNDEM
  • 11-12-2023

    Ahmet Yeşil’in son dönem çalışmalarını bir araya getiren “İz/ler” başlıklı kişisel sergisi 14 Aralık 2023-14 Ocak 2024 tarihleri arasında Brieflyart’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Sergi koordinatörlüğünü sanat editörü Ümmühan Kazanç’ın yaptığı “İz/ler” sergisinde, Ahmet Yeşil’in duygu potasında erittiği anıları, birikimleri, özlemleri, tutkuları, acıları, mutlulukları bir ahenk içinde tuvale yansıttığı çok katmanlı eseri yer alıyor.

    Sanatçı eserlerini oluştururken duygularının izlerini aktarmak için yola çıkmıyor. Duygu potasında erittiği tüm bu duygu anıları, birikimleri, yaşanmışlıkları, özlemleri, tutkuları, heyecanları, düşüncüleri, acıları, mutlulukları resmin oluşum sürecinde bir ahenk içinde fırçanın ritmiyle tuvale yansıtıyor. Resim bittiğinde bu ritim ahengi sanatçının kendisine de yeni sorular sormasına yol açıyor. İzleyici kadar sanatçı da resmin karşısında onlarca sorunun cevabını arıyor. Eserlerde izler, imgeye dönüşüyor. İzleyiciler bu imgeler arasında kendi gerçeklerini, kendi duygu fırtınalarını gözlemleyebiliyor. Sanatçı geri planda hem kendi resmini hem de resmini inceleyenlerini izliyor.

    ​Sergi kataloğunu yazan sanat yazarı ve eleştirmen Dr. Öğr. Üyesi Fırat Arapoğlu, Ahmet Yeşil’in “İz/ler” serisini şu cümlelerle anlatıyor: “Ahmet Yeşil’in çalışmalarında renk kullanımı, kompozisyon ve tema vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Doğanın güzelliği ve geçişler, ustaca yakalanır. Böylece doğanın dönüşümü, yaşamsal süreklilik ve kaçınılmaz olan, sanatçının çalışmalarında ustaca betimlenir. Bu Friedrich Nietzsche’nin izi, olmuş olan her şeyin sonsuz sayıda tekrarlanacağı fikri olan ebedi tekerrür fikriyle ilişkilendirmesine benzer. Ayrıca Ahmet Yeşil’in çalışmaları yer yer romantik ve hatta melankolik bir güzellik ve huzur içerir. Ama öte yandan kayıplar ve özlemlerle ilgilidir. Solgun renk kullanılan formlar, kaybolan bir şeyin veya birinin izlerini temsil eder. Bu, bir kişinin ölümünü, bir ilişkinin sonunu veya bir hayalin gerçekleşmemesini işaret eder. Böylece Platon'un Phaedrus’unda izi, konuşulan sözün soluk ve kusurlu bir taklidi olarak gördüğü yazıyla ilişkilendirmesinin ötesinde, Ahmet Yeşil ustaca izi görünür kılmaktadır. Bu kayıplarımızı ve kimliğimizi mütemadiyen anımsamanın ustaca inşa edilmiş bir yoludur.”

    0
    0
    2078
  • 11-12-2023

    Alfie Bown’un keyif üzerine Pierre Bourdieu, Guattari, Zizek ve Benjamin gibi isimlerle tartışmalara girerken derinlikli çözümlemeler sunarak, kapitalizm ve onun aygıtlarına kalemini doğrulttuğu kitabı Keyif Almak: Candy Crush ve Kapitalizm, Emine Ayhan’ın çevirisiyle Epona Kitap’tan çıktı.

    Keyif Almak; Eleştirel Teori’den Candy Crush’a, Gangnam Style’dan Game of Thrones’a ve Football Manager’dan Hieronymus Bosch’a, hepsini bir dizi psikanalitik vaka olarak ele alıyor. Bown, Manchester Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı dersleri vermenin yanı sıra eleştirel teori ve komedi üzerine Guardian’da da yazıyor. Bu kitap modern kapitalizmin özneleri olarak, keyfimizi kendimiz değil keyfimizin bizi seçtiğini anlatıyor. Birer özne olarak inşa edilmemizde kilit rol oynadığını göstermek üzere Lacan’ın fikirlerinden ilham alarak bizi keyif üzerine yeniden düşündürtüyor.

    ​Bu kitaptan keyfinizin hangi ideolojik amaca hizmet ettiğini veya Deleuze okumanızın Candy Crush oynamaktan ne farkı olduğunu merak edenlerin daha çok keyif alacağı kesin.

    0
    0
    1427
  • 11-12-2023

    Salt’ın 18. yüzyıldan günümüze Türkiye’de mimarlık eğitimi tarihine ışık tutan yeni sergisi “Türkiye’de Mimarlık Eğitimi: 18. Yüzyıldan Günümüze Kurumsallaşma Eşikleri”, 31 Mart 2024 tarihine kadar Salt Galata’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Mimar-akademisyen Uğur Tanyeli, Arzu Erdem ve Esra Kahveci tarafından programlanan “Türkiye’de Mimarlık Eğitimi: 18. Yüzyıldan Günümüze Kurumsallaşma Eşikleri” sergisi, Salt’tan Orkun Dayıoğlu ve Eylül Şenses tarafından hazırlandı. Sergiye eşlik eden kamu programları hakkında ayrıntılı bilgiye saltonline.org üzerinden ulaşabilirsiniz.

    “‘Mimarların okullu olması’nın tarihi bağlamında Türkiye erkenci ülkelerden biri sayılır. Okullaşma öncesinde mimarlık, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de doğrudan mesleki pratik içinde çalışarak ve inşai etkinlik yaparak öğrenilir. Hendese Odası’nın (Hendesehâne) 1775’teki kuruluşundan başlayarak bugüne uzanan kesintisiz bir tarihçeden söz edilebilir. İlk mühendislerin istihkâm ve kentsel savunma donatıları yapan asker-mimarlar olarak yetiştirildiği; askerlik ve mühendislik öğretimiyle bütünleşik erken dönem, 1883’te Sanâyi-i Nefîse Mekteb-i Âlîsi’nde özgülleşmiş mimarlık öğretiminin başlamasına dek sürer. Cumhuriyet dönemine kadar ‘fenn-i mimari’ dersleri okutulan Harbiye de uzun süre bir tür mimarlık okulu olarak işlev görür; özellikle taşrada yönetimin ihtiyaç duyduğu pek çok yapı subayların tasarımı olarak ortaya çıkar. Zaman içerisinde, her yerde olduğu gibi, Türkiye’de de askerlik-mühendislik-mimarlık çözülmesi yaşanır; mimarlık eğitiminde yaşamsal önemi olmasına karşın tasarım sektöründen kopuş da başlar.

    Askerlik ve mühendislik ile bütünleşik tek bir okulla başlayan mimarlık eğitimi, günümüzde Türkiye genelinde yüzü aşkın okula yayılmıştır. Türkiye’de Mimarlık Eğitimi: 18. Yüzyıldan Günümüze Kurumsallaşma Eşikleri, bu akademik manzaranın özellikle gündelik yaşam içindeki seyrini anlatmayı amaçlıyor. Okulların fiziksel çevresini, öğretim üyesi ve öğrenci yaşamını, çalışma koşullarını, yaşanan çalkantı ve huzursuzlukları, ülkenin mimari üretimine yapılan katkıları, açılım imkânlarını ve tıkanıklıkları görselleştirerek ele alıyor.”

    Künye:
    1. The Getty Foundation’ın “Keeping It Modern” programı kapsamında ODTÜ Mimarlık Fakültesi için derlenen arşivden: Prof. Frederick Alois “Fritz” Janeba (1905-1983), Temel Tasarım dersi jürisinde, 1965
    2. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencileri ve öğretim üyeleri Taşkışla önünde, 1950’ler Salt Araştırma, Mimarlık ve Tasarım Arşivi
    3. Fazıl Saffet Aysu’nun İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki bir öğrencilik çalışması Salt Araştırma, Fazıl Saffet Aysu Arşivi
    4. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde bir proje dersi jürisi, 1980’ler Salt Araştırma, Harika-Kemali Söylemezoğlu Arşivi
    5. İstanbul Teknik Okulu öğretim üyeleri, 1940’lar Salt Araştırma, Mimarlık ve Tasarım Arşivi
    6-7. Türkiye’de Mimarlık Eğitimi: 18. Yüzyıldan Günümüze Kurumsallaşma Eşikleri sergisinden, Salt Galata Fotoğraf: Mustafa Hazneci

    0
    0
    1892
  • 11-12-2023

    Amerikalı tarihçi ve Japon bilimci Donald Keene’in Batı dünyasının estetik algısı karşısında Japon kültürüne dair geleneksel estetik anlayışına, Japon edebiyatına ve tiyatrosuna bir kapı araladığı kitabı Japon Edebiyatının Zevki, Naoki Yamamoto ve Sevde Öztürk’ün çevirisiyle VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY)’ndan çıktı.

    Japon Edebiyatının Zevki, 1986 ve 1987 yıllarında gerçekleştirdiği Japon edebiyatı ve tiyatrosu konulu beş konferans serisinin derlenmesinden oluşuyor. Kitapta, on yedinci yüzyıl sanatçısı Tawaraya Sotatsu ve ressam Chojiro ile on sekizinci yüzyıl ressamı Minamoto no Nobuyoshi’nin illüstrasyonlarına da yer veriliyor.

    Türkçede ilk kez yayımlanan kitapta yazar Keene, Japon kültürünün derinliklerine inerek edebiyat, tiyatro ve daha birçok alandaki incelikleri ustaca işliyor. Japon estetik idealinin dört ana özellik; ima, düzensizlik, basitlik ve bozulabilirlik üzerinden okunduğu kitap, “Japon Estetiği”, “Japon Şiirleri”, “Japon Şiirinin Kullanım Alanları”, “Japon Kurgusu” ve “Japon Tiyatrosu” başlıklı beş bölümden oluşuyor.

    “Belki de kiraz çiçeklerinin en büyük cazibesi, kendilerine has güzellikleri değil, çabuk bozulabilmeleridir: erik çiçekleri bir ay kadar dallarda kalır ve diğer meyve ağaçları en az bir hafta boyunca çiçek açar, ancak kiraz çiçekleri normalde üç günlük kısa bir çiçeklenmeden sonra dökülür, bu da sayısız şairin ağıt yakma fırsatı bulduğu bir olgudur. Süs kiraz ağaçları yenilebilir meyve üretmez ve yaz sonunda altlarından geçerken şemsiye taşımayı gerektirecek kadar çok tırtıl ve diğer nahoş böcekleri çekerler; ancak Japonlar üç günlük ihtişamları için bu ağaçları mümkün olan her yere mutlulukla dikerler.”

    0
    0
    1436
  • 10-12-2023

    MUBI’nin İstanbul’da ilk kez düzenlediği MUBI Fest, 22-24 Aralık tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da gerçekleşecek.

    İlki 2022 yılında São Paulo’da gerçekleşen MUBI Fest, bu yıl Santiago, São Paulo, Bogota, Buenos Aires ve Meksiko şehirlerinden sonra İstanbul’da sinemaseverlerle buluşacak. MUBI ve İstanbul Modern Sinema arasındaki iş birliğinin ilk etkinliği MUBI Fest kapsamında Türkiye prömiyerini yapacak Michel Franco imzalı Hatır (Memory) filminin de aralarında olduğu altı film gösterilecek. Festivalde film gösterimlerine ek olarak sürpriz etkinlikler de gerçekleştirilecek.

    MUBI Fest Programı:

    22 Aralık Cuma
    Hatır / Memory (Michel Franco, 2023) - Basın Özel Gösterimi

    23 Aralık Cumartesi
    14.00 - Güneş Sonrası Aftersun (Charlotte Wells, 2022)
    17.00 - Mükemmel Günler Perfect Days (Wim Wenders, 2023)
    20.00 - Sararmış Yapraklar Fallen Leaves (Aki Kaurismäki, 2023)

    24 Aralık Pazar
    14.00 - Hatır / Memory (Michel Franco, 2023)
    17.00 - Nasıl Seks Yapacağız? / How To Have Sex (Molly Manning Walker, 2023)
    ​20.00 - Priscilla (Sofia Coppola, 2023)

    0
    0
    3412
  • 10-12-2023

    Galeri Bosfor, Ahmet Çerkez’in “Doğanın Dokuması” başlıklı kişisel sergisi 30 Aralık tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Ahmet Çerkez, “Doğanın Dokuması” sergisinde insanlık tarihi ve doğanın evrimini birlikte ele alıyor. Doğanın uzun süreçler sonucu yarattığı katmanlardan yola çıkan sanatçı, insan ömrünün kısalığı ve geçiciliğine vurgu yapıyor. Sanatçı sergide izleyiciyi insan yaşamı ile doğal evrim süreci arasındaki kopukluğu düşünmeye davet ediyor.

    ​Doğanın sonsuz yaratıcı yolculuğuna bir övgü niteliğinde olan sergi, doğanın sabırla işlediği katmanlarının özünü, yüzeyi adeta dokur gibi boyadığı resimleriyle somutlaştırıyor. Yaradılışın ebedi anlatısı ile insan varoluşunun karşılaşması üzerine kurulu olan sergi, dünyanın kademeli evrimi ve oluşumunda var olan derin derslere rağmen, insanlığın doğanın bilgeliğini kavrayamadığı mesajını veriyor ve izleyiciye tek bir dokumanın ilmekleri olduğunu hatırlatıyor. Sergiyi oluşturan resimler de tıpkı doğa gibi zamanın izlerini taşırken sessiz ve mütevazı bir varlık gösteriyor. Ham bez üzerine akrilik boya ile yapılmış resimlerdeki renk paleti, yine doğaya işaret ediyor. Sergide, antik ormanların bitki örtüsünden, dağların görkemli oluşumlarına, yeraltı zenginliklerinden gökyüzüne uzanan doğanın derinliğini çağrıştıran bir leke işçiliği göze çarpıyor.

    0
    0
    2507
  • 10-12-2023

    Salt Okunur adlı öykü kitabı, Kendinde Değil Gibisin romanıyla okurun tanıdığı Aylin Sökmen’in yaşadığımız zamanı, bir kadının üzerindeki baskıları eleştirdiği yeni romanı #EvdekiAlgoritma, Edisyon Kitap’tan çıktı.

    #EvdekiAlgoritma, evliliğinin sonuna gelmiş kentli bir kadının yas sürecinde yaşadıklarına odaklanırken, bağımlılık, kadınlar üzerindeki çocuk baskısı, aile tabusu ve dijital dünyanın gerçek hayatlardaki etkisini mizahi bir anlatımla irdeliyor.

    ​Romanının ana karakteri Serra, Artnet Güvenlik firmasından gelen Kenan isimli yabancının teklifini kabul eder ve sorunlarla boğuştuğu depresif hayatında gerçekle hayalin iç içe geçtiği yeni bir sayfa açılır. Bir yandan evliliğinin geride bıraktığı derin izleri hayatından silmeye, bir yandan da alkol bağımlılığından kurtulmaya çabalayan Serra, bilincindeki dalgalanmalarla olup bitenlere anlam vermeye çalışır.

    0
    0
    1405
  • 09-12-2023

    Indie rock grubu The Veils’in solisti Finn Andrews, Garanti BBVA ana sponsorluğunda 15 Aralık gecesi Asmalımescit’te yer alan Blind’da müzikseverlerle buluşacak.

    Yeni Zelandalı yarı Londralı indie rock grubu The Veils, Rough Trade’in kurucusu Geoff Travis’in tabiriyle, Nick Cave ve David Bowie’nin genç fakat olgun bir benzeri olan Finn Andrews önderliğinde kuruldu. Büyük bir dinleyici kitlesine sahip olan grup, yayımladıkları albümlerin yanı sıra sahne performansları ile de dikkat çekiyor. Bugüne dek altı solo albüm yayımlayan grubun solisti Finn Andrews, yeni şarkılarıyla Blind sahnesinde olacak.

    ​Garanti BBVA ana sponsorluğunda 15 Aralık’ta Blind’da gerçekleşecek Finn Andrews konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1046
  • 09-12-2023

    19. yüzyılda Beyoğlu’nun en lüks otellerinden biri olan, İstiklal Caddesi’nin simgelerinden Tokatlıyan Han; resim, heykel, seramik, fotoğraf, video art, belgesel, müzik ve performans gibi farklı disiplinlerin yer aldığı “Açık Kapılar” sanat etkinliğine 13-20 Aralık tarihleri arasında ev sahipliği yapacak.

    Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi Vakfı, İBB Kültür katkılarıyla ve ROQU Mobility sponsorluğuyla gerçekleşecek “Açık Kapılar” sergisi; resim, heykel, seramik, fotoğraf, video art, performans, müzik başta olmak üzere farklı disiplinlerde yapıt üreten kırka yakın sanatçıyı bir araya getiriyor. Vomank müzik grubu ve birçok müzisyen sergi sırasında ziyaretçilere sesleneceği performanslarını gerçekleştirecekler. 2005 yılında müzik dünyasında kaybı derin üzüntü yaratan Kazım Koyuncu anısına, sergi boyunca gösterimi devam edecek bir belgesel yer alacak. Kazım Koyuncu’nun yol arkadaşları da hazırladıkları müzik dinletileriyle sergiye katkıda bulunacaklar. Etkinlik kapsamında sanat ve sosyal bilimler alanından yazarlar ve sanatçılar konuşmalarıyla ziyaretçiler ile bir araya gelecek. Sergi, sanat alanında farklı disiplinlerde yapıt üreten sanatçıları komşuluk çerçevesinde aynı çatı altında toplarken aynı zamanda ziyaretçilerini bu deneyime ortak etmeyi hedefliyor.

    Koordinatörler: Aylin Pakova Çil, Joel Menemşe, Songül Canerik

    Sanatçılar: Ahmet Arif Merey,  Ali Ekber Kul, Aramis Kalay, Ari Hergel, Ataman Oğuz, Aylin Pakova Çil, Belgin Şahin, Beyza Gökay, Çiğdem Şimşek, Demet Yalçınkaya, Eda Yiğit, Erkan Canan, Gülhan, Gülüzar Artuç, İlyas Ceran, Joel Menemşe, Lara Narin, Nihal Mavigök Sungur, Orçun Beslen, Özge Akdeniz, Raffi Etyemez, Resul Aytemür, Rupen Melkisetoğlu, Saro Usta, Sayat Arslan, Semra Çelik, Serap İskender, Sibel Tarhan Kasapoğlu, Sinan Akcan, Sonat Çavuşoğlu, Songül Canerik, Süreyya Su, Tayis Mutlu, Vasıf Pehlivanoğlu

    ​“Açık Kapılar”, 13-20 Aralık tarihleri arasında pazar günü haricinde her gün 12.00-19.00 saatlerinde Tokatlıyan Han 2. Katta görülebilir.

    0
    0
    3622
  • 09-12-2023

    İlker Hepkan’ın postmodern, deneysel ve çağdaş tarzdaki şiirleriyle kendi özgün izlerini bırakmayı amaçladığı ilk şiir kitabı Beyefendiler, 160. Kilometre Yayınevi’nden çıktı.

    New York ve İstanbul arasında yaşayan Hepkan, şiir yazmaya lise yıllarında başladı. Bir süre ara verdiği şiir kalemine New York Üniversitesi'nde Kültürel Çalışmalar doktorasını tamamladıktan sonra geri döndü. Hepkan, şiirin gücünü kullanarak okurlarıyla derin bir diyalog kurmayı amaçlıyor. Beyefendiler, ustalıklı ve özenle seçilmiş kelimeleriyle duygusal bir melodi sunuyor. Beyefendiler’de Hepkan; içsel yolculukları, kayıpları ve en çok da aşkı ele alarak okuyucusunu duygusal bir keşfe davet ediyor.

    “ellerinde kitabımla koşacaklar size
    yoksa bu sen misin diye soracaklar eminim çok utanmazlar
    lütfen hayır deyin
    her şey aramızda kalsın.”

    0
    0
    980
DAHA FAZLA
Geldanlage