GÜNDEM
  • 15-12-2023

    Chuck Palahniuk’in basit bir ağaç üzerinden fantastik bir olay örgüsü kurduğu, tüketim kültürüne, durup düşünmeden yaşayanlara lafını esirgemediği, ölümsüzlüğü dert edinerek kaleme aldığı novellası Miras, Gökçe Çalışkan’ın çevirisiyle Düşbaz Kitaplar’dan çıktı.

    Palahniuk, hikâyelerden oluşan yetişkinlere yönelik renklendirme kitabı Zoka’nın ardından Miras ile ikinci renklendirme kitabını da okurlarla buluşturdu. Miras’ın kapak tasarımı Duncan Fegredo ve Nate Piekos’un, çizimleri Steve Morris ve Mike Norton’un imzasını taşıyor.

    “New York’ta bir arabuluculuk firmasında çalışan Vincent kendisiyle alay etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayan, iş arkadaşlarından zerre kadar haz etmeyen, yalnız yaşayan sıradan bir gençtir. Bir gün adını dahi hatırlamadığı babasının bıraktığı tuhaf mirasla baş başa kalan Vincent’ın hayatı, Baccarat adlı bir striptizciyle tanışması sonrası o zamana kadarki monotonluğu mumla aratacak bir hal alır. Hiç de tesadüf olmadığını anlayacağı bu tanışma Vincent’a konfor alanlarını, annesiyle zorlu ilişkisini, geçmişini, özel mülkiyet kavramını, önem verdiği şeyleri sorgulatacak; kişisel gibi görünen meselelerin aslında hiç de öyle olmadığını gösterecektir.”

    0
    0
    1619
  • 14-12-2023

    Çizgi ve sokak kültürünü bir araya getiren İstanbul Comics and Art Festival, bu yıl 22-24 Aralık tarihleri arasında Müze Gazhane’de gerçekleşecek.

    2016 yılından bu yana düzenlenen İstanbul Comics and Art Festival (İCAF), İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Dream Sales Machine organizasyonuyla, Müze Gazhane’de ziyaretçilerle buluşacak. Çizgi roman, karikatür, sokak sanatı, fanzin, illüstrasyon ve animasyon, atölye, söyleşi, sergi, gösterim ve kamusal alan uygulamaları gibi yaratıcı deneyim alanları sunan festival, çizgi sanatı dünyasından çok sayıda sanatçıyı konuk edecek. Yılbaşı öncesi düzenlenecek olan İCAF’ta çok sayıda stantta yılbaşı alışveriş alternatifleri de olacak. Girişlerin ücretsiz olacağı, stand-up ve DJ performanslarının da yer alacağı İCAF’ta bu yıl çok çeşitli alışveriş stantları da yer alacak.

    ​İstanbul Comics and Art Festival hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1766
  • 14-12-2023

    Selin Karataş’ın “Pembe Devridaim” sergisi ile Emre Bulut’un “Beni Kaç Düşe Taşırsın” sergisi, 6 Ocak 2024 tarihine kadar KUN Art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Selin Karataş, “Pembe Devridaim” başlıklı sergisinde süreç içinde yarattığı çalışmalarında, bazen pamuk şekerini anımsatan romantik, yumuşak ve tatlı hisler uyandıran bir tondaki pembeyi, bazen de şehvet ve gücü simgeleyen pembenin en kırmızı hâlini kullanıyor. Renklerin psikolojisine veya tarih boyunca bizlere diretilen algı ve olguları çok da takıntı hâline getirmeden, pembeyi düşünerek bu yola çıkan sanatçı, yol boyunca aynı bir devridaim makinesi gibi sonsuz bir döngüye giriyor. Bu döngüdeki keşfettikleri de pembeden hareketle günlük hayatta kullanılan dile yerleşen deyimlerden şekilleniyor.

    Emre Bulut, “Beni Kaç Düşe Taşırsın” başlıklı sergisinde kozalar ve örüntüler içerisindeki insanı ele alıyor. Tıpkı kozasına giren böcekler gibi, kendilerini çaresiz hissetmiyorlar, yatıyorlar, farklı bir alem ve bedende uyanıyorlar. “İnsanlar kendilerini daha iyiye taşıyacağını düşündüğü her şeye bütün varlıklarıyla bağlanmayı çok seviyor. Bu sebeple kendilerini iyi hissettiren olgulara körü körüne bağlanıyorlar. Kendisini iyi hissetmek isteyen insanlar, buna aracı olacaklara bazen kendi düşlerini satarlar veya kaç düşüne daha kavuşacağını hayal ederler.” Sanatçı sergiyi de bu iki anlamı da sağladığı için “Beni Kaç Düşe Taşırsın?” olarak isimlendirdi.

    Künye:
    1. Untitled, Emre Bulut, Metal, 80x70x20 cm, 2023
    2. Derin Uyku I,Emre Bulut, Metal, 50x22x20 cm, 2023
    3. Hatırlamaya Çalışıyorum, Emre Bulut, 37x26x18 cm, Andezit Kaide, Metal, 2023
    4. Bakış, Selin Karataş, 100x120 cm, Tuval Üzeri Akrilik, 2023
    5. Hawai II, Selin Karataş, 30x30 cm, Tuval Üzeri Akrilik, 2023
    6. Antik,Selin Karataş,25x25 cm,Çift Pişirim Sırlama​

    0
    0
    1248
  • 14-12-2023

    Katılımcılarını farklı sesler, yeni fikirler, yeni keşiflerle bir araya getiren Babylon, aralık ayında da sevilen sanatçıları müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor.

    Hem yerel hem de küresel müzik kültürünü yaşatmayı amaçlayan Babylon, 2023’ün son günlerinde; Anadolu folk müziğini kökenini, pop, ‘70’lerin psychedelic Türk Rock’ı ve çağdaş kompozisyonlar ile birbirlerine karıştırarak, geçmişi ve şimdiki zamanı birleştiren Derya Yıldırım & Grup Şimşek, trap müziğin ülkemizdeki öncü ismi Khontkar, sesi ve neşesi bol grup Cümbüş Cemaat, Feel Real Presents: Irish Midnight “New Year” kapsamında 70’lerin psikedelik ve funk parçalarını disko sound’u ile harmanlayan Hey! Douglas (Live), içlerinden geldiği gibi çalan Radyo Eksen DJ’leriyle Radyo Eksen Partisi ve yeni yılı eskimeyen klasiklerle karşıladığımız Oldies But Goldies “Yılbaşı Partisi”ni müzikseverlerle buluşturacak. Etkinliklerin biletlerine BiletixMobilet ve Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.

    Babylon Aralık Programı:
    15 Aralık Cuma 22.00 / Derya Yıldırım & Grup Şimşek
    16 Aralık Cumartesi 22.00 / Khontkar “Pembe Tour”
    21 Aralık Perşembe 21.30 / Cümbüş Cemaat
    23 Aralık Cumartesi 19.00 / Feel Real Presents: Hey! Douglas (Live) – Irish Midnight “New Year”
    29 Aralık Cuma 21.00 / Y2K Millennium Party
    30 Aralık Cumartesi 21.00 / Radyo Eksen Partisi
    ​31 Aralık Pazar 21.00 / Oldies But Goldies - Yılbaşı Partisi

    Tag: Babylon
    0
    0
    1286
  • 14-12-2023

    Sinematek/Sinema Evi’nin Jean-Luc Godard’ın 1960’larda çektiği filmlerinden oluşan seçkisi kapsamında düzenlediği “Neden Godard?*” başlıklı panel, 16 Aralık Cumartesi saat 16.00’da gerçekleşecek.

    ​Aslı Ildır’ın moderatörlüğünde, Ayşe Toy Par ve Talha Altınkaya katılımıyla gerçekleştirilecek panelde, Yeni Dalga süreci ve tarihsel-toplumsal çerçevede Godard sineması ile Jacques Ranciere’in kavramlarının yol göstericiliğinde Godard’ın ikonoklastlığını, filmleri üzerinden teorik ve estetik karşı çıkışlarına odaklanılarak tartışılacak. Panelde “Yeni Dalga ile genel bir tarihsel ve toplumsal çerçevede Godard’ın konumu”, “savaş sonrası Fransa, yeni gelen nesil ve bu neslin beklentileri”, “Godard’ın öncülüğünde genç sinemacı neslinin mevcut sinema kodlarına karşı duruşları” ve “Jacques Ranciere’in kavramları üzerinden Godard ve onun ikonoklastlığı” konuları ele alınacak. Panelin ismi de olan Ulus Baker’in Neden Godard? yazısını buradan okuyabilirsiniz.

    0
    0
    1134
  • 14-12-2023

    2017’den beri Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadele eden projelere imza atan sivil toplum platformu KızBaşına’nın “Sayılarla Yaşamak: Birler ve Sıfırlar” başlıklı sergisi, 14-28 Aralık tarihleri arasında Barın Han’da sanatseverlerle buluşuyor.

    “Sayılarla Yaşamak: Birler ve Sıfırlar” sergisi, sanatı veriden esinlenerek üreten 36 sanatçıyı bir araya getiriyor. Veri sanatının renkli dünyasında ortaya çıkan eserler, ziyaretçilere sayılar aracılığıyla anlatılan birçok hikâyeyi keşfetme fırsatı sunuyor. “Sayılarla Yaşamak: Birler ve Sıfırlar” sergisi, veri sanatının eşsiz bir perspektifinden toplumsal konulara odaklanıyor. Her bir sanatçı, kendi eserini yaratırken bir sayıyı temel alarak, o sayının içinde barındırdığı anlamı ve mesajı işliyor. Sergi, veri sanatının gücünü kullanarak toplumsal meselelere yeni bir bakış açısı getiriyor. Sergi, ormansızlaşma ve Türkiye’de kesilen ağaçlar, kadınların beden algısı ve feminist çalışmalar, Türk tarihinde kilim motif verileri, gıdalardaki mikroplastikler ve sürdürülebilirlik, göçmenlerin yaşamı ve kaybolan göçmenler, Haliç kirliliği ve çevresel etkileri, kadın cinayetleri, Anadolu’da çocuk gelinler, anne kaybı ve iyileşme süreci gibi konuları ele alıyor.

    Sergi kapsamında ziyaretçilerin sanatın yaratıcı dünyasına aktif olarak katılabilecekleri atölye çalışmaları düzenlenecek. 28 Aralık’a kadar Zeynep Coşansu tarafından Fanzin Yapımı, Yarenur Çetin tarafından Kimlik ve Renkler, İmelda Kuyumcu tarafından Algoritma Uygulamaları, Güzin Çağlayan tarafından Kağıt Atölyeleri - Çiçek Yapımı ve Pop-Up Kartlar ve Derinsu Alicikoğlu tarafından Türk Motifleriyle Stencil atölyeleri Barın Han’da gerçekleşecek. Atölye çalışmalarının detayları ve kayıt bilgileri önümüzdeki günlerde KızBaşına ve Barın Han Instagram hesaplarından duyurulacak.

    0
    0
    1362
  • 14-12-2023

    Bugüne kadar Türkçede kitabı yayımlanmayan Jamaica Kincaid’in olgunluk dönemi eserlerinden Annemin Otobiyografisi, Umay Öze’nin çevirisiyle Jaguar Kitap’tan çıktı.

    Kincaid, romanının başkahramanı Xuela Claudette Richardson’ın taklit edilemez yaşamını anlatıyor. Bu yaşam sadece hep yeniden doğar; sömürgeyle, yok sayılmayla, annenin ölümüyle yeniden doğar. İskoç-Afrikalı karışımı baba ile Karayipli bir anneden doğma Xuela Claudette Richardson, Karayipler'de geçen ömrünün yetmiş yıllık bir dökümünü çıkarır bu romanda. Xuela, doğumu esnasında annesini kaybetmiştir. Önce bir sütanneye verilir. Yedi yaşındayken yeniden evlenen babası tarafından tekrar eve getirilip sonrasında yine başka bir ailenin yanına gönderilir. Bir çocuk, bir genç kız ve bir kadın olarak sömürge altındaki ülkesinde geçen yaşamı doğal olarak sıradan bir yaşam olmayacaktır. 

    ​“Bir insanı bebekliğinden itibaren gözlemlemek; tıpkı yeni tomurcuklanan bir çiçeği gözlemler gibi, taçyapraklarının başta birbirlerine sımsıkı sarılışlarını, sonra her birinin doğallıkla gevşeyip yayılışını ve çiçek oluşunu, yani bir çiçeğin ömrünü anbean gözlemler gibi gözlemlemek muhteşem bir şey olmalı; gözlerde, dudakların iki kenarında durmaksızın biriken deneyimleri, kaşlardaki sarkmayı, kalpteki, ruhtaki ağırlaşmayı, bel ve göğüs çevresindeki kalınlaşmayı, yaşlılıktan değil, sırf hayatı ihtiyatla yaşamaktan yavaşlayan adımları; tüm bunları gözlemlemek, tüm bunları fark etmek muhteşem bir şey olmalı; gözlemleyenin, tanık olanın duyduğu haz, gözlemlenen ile gözlemleyen, fark edilen ile fark eden arasında görünmez bir ırmaktır ve ben pek çok yönden sevginin tanımı olan bu görünmez ırmaktan yoksun bir hayatın daima eksik kalacağına, asla tamamlanamayacağına inanıyorum. Beni kimse gözlemlemedi, beni kimse fark etmedi, ben kendi kendimi gözlemledim ve fark ettim; o görünmez ırmak benden bana aktı. Çaresizliğime isyan ederek, çaresizliğimden sevdim kendimi, çünkü elimde bundan başka bir şey yoktu. Böyle bir sevgi iş görür, ama sadece iş görür, sevgilerin en iyisi değildir; rafta çok uzun süre bekleyip ekşimiş bir yiyeceğin, yendiğinde insanın midesini yakan bir yiyeceğin tadı vardır bu sevgide. Ama iş görür, iş görür çünkü yerini alacak başka bir şey yoktur; iş görür, ama kesinlikle önerilmez.”

    0
    0
    2262
  • 13-12-2023

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunu üstlendiği, Türkiye’den farklı disiplinlerde çalışan sanatçılara Cité Internationale des Arts’ta üçer aylık dönemlerde yaşama ve çalışma imkânı sunan Türkiye Atölyesi’nin 2024 yılı misafir sanatçıları belli oldu.

    Paris’in en köklü sanat kurumlarından Cité Internationale des Arts Türkiye Atölyesi’nin bu yılki misafir sanatçıları Gözde Mimiko Türkkan, Yağız Özgen, Merve Tuna ve Ezgi Tok oldu. Görsel sanatlar alanında, deneysel film, tasarım, performatif sanatlar gibi farklı disiplinlerde çalışan herkese açık olan atölye programına davet edilen sanatçılar, Çelenk Bafra, Özer Dicle, Ayşegül Kurtel, Bige Örer, Ulya Soley, Rüçhan Şahinoğlu ve Duygu Şengünler’den oluşan Seçici Kurul tarafından açık çağrı yöntemiyle belirlendi.  

    ​İKSV tarafından Cité Internationale des Arts misafir sanatçı programında 20 yıllığına kiralanan Türkiye Atölyesi, 2009’dan bu yana Türkiye’den 47 sanatçıyı misafir etti. Cité Internationale des Arts, her yıl dünyanın farklı yerlerinden 350’ye yakın sanatçıya tahsis ettiği kişisel atölyelerde iki aydan bir yıla kadar konaklama imkânı sağlıyor. Bünyesindeki sergi salonları, prova odaları, konser ve gösteri alanlarının yanı sıra çeşitli atölyelerle sanatçılara kendilerini geliştirme ve aktüel üretim yapma fırsatı sunuyor. Çeşitli coğrafya ve disiplinlerden sanatçıları ağırlayan kurumda örneğin Almanya’nın 20, İsviçre’nin 17, Çin’in 16, Japonya’nın 14, İran’ın 4 atölyesi bulunuyor. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    1. Cité des Arts Fotoğraf: Serkan Taycan
    2. Gözde Mimiko Türkkan Fotoğraf: Can Görkem
    3. Ezgi Tok
    4. Merve Tuna Fotoğraf: Muhsin Akgün
    5. Yağız Özgen Fotoğraf: Bradley Secker

    0
    0
    1299
  • 13-12-2023

    Hayko Cepkin, 18 Mayıs 2024 tarihinde BWO Entertainment ve EEG Expand Entertainment Group iş birliğiyle Beşiktaş Dolmabahçe Stadyumu’nda konser verecek.

    Türk rock müziğinin önemli isimlerinden Hayko Cepkin, çıkardığı hit parçaları, güçlü sahne şov ve performansıyla büyük bir dinleyici kitlesine sahip. Beşiktaş Dolmabahçe Stadyumu’nun eşsiz atmosferinde, Cepkin’in müzikal tarzı ve sahne şovlarıyla bir araya gelecek olan izleyiciler, efsanevi bir konsere tanıklık edecekler. Konserde Hayko Cepkin, izleyicilere son albümündeki sevilen parçalardan klasikleşmiş hitlere kadar geniş bir repertuar sunacak. Bugüne dek hafızalara kazınan tüm şarkılarının yanı sıra farklı tarzlarda eserleri kendi yorumuyla seslendirecek olan sanatçı, özel sürprizleriyle de dinleyicilerle buluşacak.

    Hayko Cepkin, konser hakkında şunları söyledi: “Stadyum projesini bana sunduklarında 18 Mayıs tarihini özellikle bizzat kendim seçtim. Stadyum projemizin ilk konseri olacak dediler. Çok daha kıymetli olur çünkü zamanında büyük sahnelerin, özel projelerin açılışlarını yapmış ve aslında bu konuda biraz deneyimli olarak daha doğru bir yere oturacağını düşündüm. Ertesi gün zaten 19 Mayıs’ımız… Bizim için çok kıymetli. Fikir olarak da çok doğru bir yere oturacağımızı düşünüyoruz. Biz bu tip projelere her zaman hazır bir ekibiz. Yıllardır sahnede olmayanı yapmış, yapılmaz denileni hayata geçirmiş bir ekip olduğumuz için bu tip projelerde yer almayı hak eden bir isim olduğumuza her zaman inanıyoruz. Proje teklifi geldiği zaman bizim böyle bir şovu günün birinde stadyumda yapabilme ihtimaline karşı yüzde 90 projeyi hazır halde cebimizde tutuyorduk. Zaten seyircimize ne yaşatacağımızı biliyoruz. 40 bin kişilik bir seyirci kitlesine sesleneceğiz. Bu bugüne kadar seslendiğimiz en kalabalık seyirci adedi olmayacak, bundan çok daha kalabalık konserler yaptık ama o muhteşem ambiyansın içinde tam anlamıyla 40 bin sizin için gelmiş sizin seyirciniz olacak. Hele ki Beşiktaş Stadyumu benim çocukluğumda davul çaldığım bir yer… Yaklaşık 3-3.5 saatlik, 32-33 parçalık bir performans olacak. Gelen seyircimiz arasında, bu 18 yıllık sürece bire bir tanıklık etmiş bir jenerasyon var. Gözlerinin önünde nasıl yaşlandığımızı seyrettikleri; aslında bize bakarken, nasıl süreç geçmiş yaşlanıyorlar derken kendilerinin de 18 yılı geçti… Kendi hatıralarını da hatırlayacakları ansiklopedik bir konser olacak.”

    ​18 Mayıs 2024’te Beşiktaş Dolmabahçe Stadyumu’nda gerçekleşecek Hayko Cepkin konserinin biletlerini Biletix ve Passo üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    2126
  • 13-12-2023

    Bengü Aydın Dikmen’in Cumhuriyet’in kuruluş ve inşa dönemindeki resim politikasına dair çalışması İnkılabı Nakşedecek Resimler - Tek-Parti Döneminde Resim ve Siyaset, İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Dikmen hem dönemin farklı estetik anlayışlarını gözler önüne seriyor hem de Türkiye’de modern resmin “ağabey” ve genç kuşakları arasındaki rekabeti. Bu çalışma sadece ideolojik temsillerin değil, bizzat resmin ve estetik deneyimin tarihine bir bakış sunuyor.

    ​Erken Cumhuriyet, resimde zevki yaymayı ve “yükseltmeyi” hedeflemişti. Bunu yaparken “popüler zevklere” kapılmak istemediği gibi, “estetik modernizme” ve kübizm gibi avangart akımlara da mesafeliydi. Kişi kültünü destekleyen lider portreleri, inkılabı temsil eden modern yapılar, ulusal mitleri besleyen kahramanlık temsillerini ortaya çıkaran İnkılap Resimleri ve Sergileri’nden başka, ressamların “inkılabı nakşetmek” üzere seferber edildiği Yurt Gezileri projesi, başlı başına ilginç bir deneyimdir. Bu projeden beklenen, vatan imgesini canlandıran manzara resimleri, yerel âdetler, figürler, tarihî yapılar üzerinden vatanın görsel envanterinin oluşturulmasıydı. İnkılabı Nakşedecek Resimler - Tek-Parti Döneminde Resim ve Siyaset’te de yazar tüm bu süreci hem sosyal hem de ekonomik sermaye ile ilgili ele alıyor.

    0
    0
    1635
DAHA FAZLA
Geldanlage