GÜNDEM
  • 20-12-2023

    Mehmet Güreli, Melis Karaduman ve Ayça Özefe ile birlikte 27 Aralık Çarşamba akşamı IF Performance Hall Beşiktaş’ta konser verecek.

    ​Türk müziğinin usta ismi Mehmet Güreli, konserde en sevilen şarkılarını seslendirerek dinleyicileri nostaljik bir yolculuğa çıkaracak. 50 yıllık müzik kariyerinde birçok unutulmaz esere imza atan Güreli’ye konserde genç sanatçılar Melis Karaduman ve Ayça Özefe eşlik edecek. Karaduman ve Özefe, kendi özgün besteleriyle dinleyicilere müzik dolu bir deneyim sunacak. 27 Aralık Çarşamba saat 21.30’da gerçekleşecek konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1166
  • 20-12-2023

    Nadan’ın “Akışkan Aşk” başlıklı ilk sergisi 7 Ocak 2024’e kadar Belm’art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Nadan, çalışmalarında günümüzdeki gösterişçi tüketim kültürü modellerini sosyal medyalardaki imaj bombardımanlarıyla birlikte ele alıyor. Bunun yanında toplumsal ve bireysel hafızaya ilişkin imgelem dünyasının nasıl yeniden yapılandırılabileceğini bireysel düzeyde tartışmak, yeni birleşimler-ilişkisellikler oluşturmak Nadan’ın sanat üretiminin temel motivasyonlarını oluşturuyor. Bu iz sürme eyleminin belirsiz duraklar boyunca sanatçıyı götürdüğü yerlerin genellikle absürt olanın kıyıları olması çalışmalarının tanımlanabileceği bir zemin sağlıyor.

    “Serginin başlığındaki ‘Akışkan’ ifadesi, maddenin hâllerinin bir alt kümesi olarak tanımlanır. Temel özelliği, sürekli biçim değiştirmesidir. Bu da ‘Akışkan’ın sabit, durağan bir denge durumuna dayanamayacağı anlamına gelir. Yani bir geçiciliktir söz konusu olan. Akışkan’ın sınırları belirlenmiş bir form içerisinde ikame etmesi arzu ekonomisi içinde değerlendirilebilir. Yani sürekli dışarıya taşmaya meyleden, bir fazlalık/aşırılık durumundan söz etmek mümkün. Arzu ekonomisine dayalı akışkanlık iki yönlü hareket eder; bu yönlerden birini güncel kapitalizmin tüketim pazarının devasa güçleri tarafından dileğe dayalı eylem (arzu üretimi) oluştururken, diğerini olumluluk ve saf çoğulluk oluşturur. İkincisi sıra dışı eğilimleri güçlendirir, yeni kalıplar, yeni biçimler öneren stratejileri benimser. Kültür endüstrisi rızaya dayalı arzular üretirken aynı zamanda arzuyu maddeleştirip tüketim dolayımına sokar. Bu da arzunun metafizik boyutunu sönümlendirir. Sanat imgesi, bu sönümlenmiş arzuyu yeniden canlandırabilir. Nadan çalışmalarında, güncel kapitalizmin tüketim imgelerini yeni biçimler önerme noktasında ele alarak, bir olumluluk olarak değerlendiriyor. Arzuyu yaşamsal enerjiye koşumlandırarak aşk bağlılığının saflarına çekiyor.”

    Künye:
    1. Akışkan Aşk, “Müzedeki At”, Nadan, 2023, Tuval Üzerine Akrilik Boya, 150x110 cm, BAS SS’24
    ​2. Akışkan Aşk, “Diyarbakır Manzarası”, Nadan, 2023, Tuval Üzerine Akrilik Boya, 100x70 cm, BAS SS’24

    0
    0
    1768
  • 20-12-2023

    Feminist aktivist yazar Mona Eltahawy’nin kadınların erkek egemenliğini alt edebilmeleri için işlemesi gereken “yedi günah” olarak tanımladığı niteliklerden oluşan kitabı Kadınlar İçin Hayat Kurtaran Yedi Günah, Gökçe Çakmak’ın çevirisiyle Epsilon Yayınları’ndan çıktı.

    Kadınların seslerini duyurmasını, hatta bir fırtına gibi patlamasını sağlayacak hayat kurtaran “yedi günah” şunlardan oluşuyor: Öfke, dikkat, küfür, hırs, güç, şiddet, şehvet. Kadınlara, dünyaya geldikleri andan itibaren öğretilen, kaçınılması gereken nitelikleri benimseyerek ataerkilliğe nasıl meydan okuyacaklarını ve onu nasıl yok edeceklerini gösteriyor. Eltahawy, ataerkilliğe karşı mücadelede tüm feministlere yönelik bir manifesto sunuyor.

    Eltahawy’nin eylem çağrısını aydınlatan şeyse Güney Afrika’dan Çin’e, Nijerya’dan Hindistan’a, Bosna’dan Mısır’a kadar dünya çapındaki aktivistlerin ve diğer kadınların, içlerindeki öfkeden yararlanarak ırk, sınıf, inanç ve cinsiyet sınırlarını aşan hikâyeleri. Kendi tecrübelerinden yola çıkan yazar, kadınlara kendilerini içinde buldukları zehirli sistemde hayatta kalmayı öğretmek yerine onları bu sistemi parçalamaları için âdeta silahlandırıyor.

    0
    0
    1662
  • 19-12-2023

    Fransız yönetmen Luc Besson’ın yeni filmi Dogman, 29 Aralık’ta vizyona girecek.

    Léon: The ProfessionalLucyThe Fifth Element gibi unutulmaz filmlerine imza atan usta yönetmen Luc Besson’un geri dönüş filmi Dogman, izleyiciye yeni bir “Joker” hikâyesi sunuyor. Filmin başrolünde Cannes Film Festivali’nde En İyi Oyuncu ödülünü alan Caleb Landry Jones yer alıyor. Prömiyerini Venedik Film Festivali Yarışma bölümünde yapan film, babası tarafından şiddet gören, köpeklere yem olarak atılan Douglas’ın hikâyesini anlatıyor. Filmin müzikleri ise Éric Serra imzası taşıyor. Filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    ​“Douglas bu dünyada her şeyden çok köpekleri sever. Ancak bu sevgisi cezasız kalmaz ve babası tarafından köpeklerin olduğu bir kafese atılır. Fakat beklenenin aksine köpekler Douglas’a saldırmak yerine onu korurlar ve en yakın dostu hâline gelirler. Seneler geçtikçe köpeklerle olan bağını kuvvetlendiren ve onları adeta kendi ordusu hâline getiren Douglas, bu özel yeteneğini kullanarak hayatta kalmaktan daha fazlasını yapar, sisteme karşı gelip oyunun kurallarını baştan yazar.”

    https://www.youtube.com/watch?v=DSNjblaWmjU

    0
    0
    1779
  • 19-12-2023

    Dirimart, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Sonsuz Yankı” başlıklı kişisel sergisini 27 Aralık 2023-21 Ocak 2024 tarihleri arasında Dolapdere ve Pera’da üç ayrı mekânda sanatseverlerle buluşturacak.

    “Sonsuz Yankı”, Türk sanat tarihinin önde gelen isimlerinden Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ürettiği her bir eserine sinmiş ölümsüz enerjisinin kalıcı evrenine bir bakış sunuyor. Usta bir hikâye anlatıcısı olan Eyüboğlu’nun eserleri, duyguların en katıksız ve ilksel hâliyle yoğruldu; sanatsal pratiğinde kullanıp benimsediği birbirinden farklı mecra ve üslup ise ruhundaki deneyciliği yansıtıyor. Sanatçının insan deneyiminin derinlerine kök salmış temaları konu alan eserleri, kültürel sembolizmi ve sıradan insanların yaşamlarını keşfe çıkarken, günümüzde hâlâ geçerli olan bir sanat anlayışıyla bağlantılar kuruyor. Bu bakımdan, eserleri bize çağdaşlığın kendi zamansal bağlamını nasıl aştığını, kuşaklar arasında nasıl iletişim kurabildiğini ve zamana meydan okuyan evrensel duyguları nasıl çağrıştırabildiğini hatırlatıyor.

    “Sonsuz Yankı” sergisinde yer alan seçki, Eyüboğlu’nun kariyerinin –sanatçı kişiliğinin oluşmaya başladığı ilk yıllarından geleneksel motiflerle modernist etkileri uyumlu bir biçimde harmanladığı eserlerine ve daha sonraki soyut ve deneysel dönemine kadar– çeşitli uğraklarının panoramik bir manzarasını sunmanın yanı sıra, sanatçının büyük ölçekli eserlerini keşfetmek için benzersiz bir fırsat sunuyor. Sanatçının en bilinen başyapıtlarının yanı sıra daha önce gün yüzüne çıkmamış eserlerine de yer vererek izleyicileri Eyüboğlu’nun farklı yaratımları arasında büyüleyici bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Sanatçının duyguları ve hikâyeleri başyapıtlara dönüştüren bir sanat simyacısı olduğuna dikkat çekerek bizi dünyayı onun gözlerinden görmeye, yaratıcılığının hâlen atmaya devam eden kalbini dinlemeye davet ediyor.

    ​Serginin Dirimart Pera binasının 4. katında konumlanan birinci kısmı, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun erken dönem üretimlerine odaklanıyor ve onun Akademi’deki eğitim süreci ile üslubundaki dönüşümleri belgeliyor. Dirimart Pera binasının -1. (eksi birinci) katında konumlanan serginin ikinci kısmı ise Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 1930’lar ve 1970’ler arasında ürettiği eserlerden oluşuyor. Sanatçının 1975 yılındaki vefatına kadar yatağının başucunda duran Yavuz Geliyor Yavuz eseriyle açılan ve son başyapıtı Mor Han’ı içeren seçki, Eyüboğlu’nun sanatsal gelişimine ve farklı dönemlerde tekrarlarla ele aldığı temalara tanıklık etmeyi mümkün kılıyor. Serginin Dirimart Dolapdere’de gerçekleşen üçüncü ve son kısmı, Eyüboğlu’nun 1950’ler ve 70’ler arasındaki üretimlerine yer verirken onun sanatsal ifadesinin doruğa çıktığı büyük ölçekli eserlerindeki ustalığına tanıklık etmek için de eşsiz bir fırsat sunuyor.

    0
    0
    5159
  • 19-12-2023

    Reşad Ekrem Koçu’nun birbirinden renkli insan hikâyelerinin yer aldığı kitabı İstanbul Hikâyeleri, Eda Çağıl Çağlarırmak’ın illüstrasyonlarıyla Doğan Kitap’tan çıktı.

    Koçu’nun hikâyelerinde sultanlar, şehzadeler, tulumbacılar, dalkavuklar, cadılar, köçekler, cellatlar; mekânları saraylar, batakhaneler, kahveler, meyhaneler ve hiç eksik olmayan aşklar, kavgalar, yasaklar var. Kitap beş bölümden oluşuyor: “Tarihimizde Garip Vakalar”, “Eski İstanbul’da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri”, “Binbirdirek Batakhanesi: Cevahirli Hanımsultan”, “Aşk Yolunda İstanbul’da Neler Olmuş”, “Tarihten Hikâyeler: Kızlarağasının Piçi”, “Kafes Arkası Günahkârları”.

    “Bunlar, tarihten çıkarılmış küçük küçük sahneler, portrelerdir. Modeller hakikidir, şahıslar uydurma değildir. Hadiseler, yazdığım gibi cereyan etmiştir. Fakat bunlar, bir fotoğrafla çekilmiş değil, fırça ve boya veyahut kalemle yapılmış resimlerdir. Öyle zannediyorum ki, bu resimler, gençler ve halk için faydalı olabileceği gibi ‘cemiyet ilmi’nin de işine yarayabilecektir.”

    0
    0
    2390
  • 19-12-2023

    İrlandalı rock grubu Therapy?, Epifoni organizasyonuyla 9 Şubat 2024 gecesi Blind’da konser verecek.

    1989 yılında İrlanda’da bir araya gelen, bu güne kadar 16 stüdyo albüme imza atan rock grubu Therapy?, 2023 yılında yayımladığı son albümleri Hard Cold Fire’ın turnesi kapsamında Türkiye’de sahne alacak. Konserde Therapy?, yeni albümdeki şarkıların yanı sıra “Diane”, “Screamager” ve “Nowhere” gibi hitlerini de seslendirecek. 

    Bugün İrlanda’nın müzik dünyasına kazandırdığı U2’dan sonraki en popüler grup olan Therapy?, kısa bir süre önce İngiliz müzik gazetecisi Simon Young ile iş birliği yaparak, Troubles dönemindeki Kuzey İrlanda’nın gerçeklerinden, ticari başarı dalgasıyla dünyayı dolaşmaya ve kalıcı bir müzik mirasının temellerini atmaya kadar uzanan bir hikâyeyi paylaştıkları So Much for the 30 Year Plan adlı resmi basılı biyografilerini hazırladı.

    ​9 Şubat Cuma gecesi saat 21.30’da Blind’da gerçekleşecek Therapy? konserinin biletlerini Biletix ve Passo üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    1336
  • 19-12-2023

    Berk Kır’ın “Dışarıda Yakınlık” başlıklı ilk kişisel sergisi, Nazlı Pektaş küratörlüğünde, 5-31 Ocak 2024 tarihleri arasında Merdiven Art Space’de sanatseverlerle buluşacak.

    Berk Kır’ın “Dışarıda Yakınlık” sergisi fotoğrafın cismaniliğiyle temellenen ontolojik bir tartışma alanına odaklanıyor. Sergi, adını Fransız düşünür Jacques Lacan’ın bir tür “dışarıda yakınlık” anlamına gelen “extimacy” kavramından alarak, kişisel sınırların dışında bulunan ve bir şekilde içsel dünyamıza ait olan şeyleri gözler önüne seriyor. Sanatçı, sergide bedenin duyulur dünyanın nesneleriyle girdiği teması görmek, işitmek ve dokunmak üzerinden izleyicinin deneyimine sokuyor. Berk Kır, uzun zamandır sürdürdüğü fotoğraf çekme eylemi içinde, bedenler ve nesneler arasında olan biteni devam etmekte olan Başımın Üstünde Yerin Var fotoğraf dizisi ile aktarıyor. Kentteki buluntu nesnelerle poz veren bedenler, nesne ve insan arasındaki kimliği kuran/kurgulayan bağı cinsiyetler düzleminde gösteriyor.

    Sanatçı, bu seride, ev eşyası ve kadınla/cinsiyetle özdeşleştirilen nesneyi sokakta başka bedenlere yerleştirerek yeni var oluşlar deniyor. Tam da burada, sergi nesne oluşla temas ediyor. Sanatçı, “şşş” sesiyle içeriye çağırdığı izleyiciyi; kentten kopardığı engelleyen/örten/kapatan trapez sac malzeme ile, fotoğrafları eşliğinde, karşılaştırıyor. Yerde, ayakta, duvara dayanmış, birbirine yaslanmış olan bu yeni kent mobilyaları sanatçının Başımın Üstünde Yerin Var fotoğraf serisini giyiniyor. Sanatçı, fotoğrafı nesneye, nesneyi sese dönüştürürken görmek, işitmek, dokunmak gibi tekil algıları çoklu deneyim alanı içinde birleştirmeyi deniyor. Merleau Ponty’nin bedenleme fenomenolojisi, Gilles Deleuze’un kuvvetler düşüncesi, Graham Harman’ın nesne yönelimli ontolojisi ve Timothy Morton’un nesneler ve nedenselliği hakkında düşünüyor ve bağlantılar kuruyor.

    Nazlı Pektaş, küratöryel metinde şunlar söylüyor: “Bu sergide mahrem/kamusal ayrımı muğlaklaşarak arada bir durum oluşturuyor. Ses imgeye, imge sese dönüşüyor. Lacan’ın ‘extimacy’ kavramı ben ve başkası, dışarısı ve mahrem, ev ile kent arasında dolaşırken ‘Dışarıda yakınlık’ bu sergide ironi dolu bir temasa dönüşüyor”.

    Künye: 
    1. Başımın Üstünde Yerin Var Serisinden, 2019
    2. Başımın Üstünde Yerin Var Serisinden, 2019
    3. Başımın Üstünde Yerin Var Serisinden, 2022

    0
    0
    2211
  • 19-12-2023

    Paul Auster’ın sıradan bir yaşamın en küçük, en geçici anlarındaki güzelliği yansıttığı, farklı yaşamları yakalayan romanı Baumgartner, Seçkin Selvi’nin çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Yazarın son başyapıtı olarak gösterilen bu roman, sevgili eşi Anna’nın ölümü sonrasında büyük üzüntü yaşayan yetmiş bir yaşındaki felsefe profesörü Baumgartner’ın emekliliğe ve dünyadan elini eteğini çekmeye hazırlanışını konu ediyor. Roman; Baumgartner ile Anna’nın 1968’deki parasız öğrencilik yıllarında New York’ta bir yandan çalışarak diğer yandan yazarak geçirdikleri günlerin anılarıyla başlıyor, sonraki kırk yılı aşkın sürede yaşadıkları mutlu evliliklerini anlatıyor ve geriye dönüşlerle Baumgartner’ın Newark’taki ilk gençlik günlerini ve kökenlerini tanıtarak dolambaçlı bir şekilde hafıza ve anı sarmalları arasında ilerliyor.

    “Neden bazı anıları hatırlar, bazılarını unuturuz?”

    0
    0
    1718
  • 18-12-2023

    The Marmara Grubu’nun 13 yıl süren restorasyon çalışmaları sonucunda şehre yeniden kazandırılan Zeyrek Çinili Hamam, 20 Aralık Çarşamba günü saat 19.00’da Çağlar Fidan’ın hazırladığı “Mimar Sinan’ın Çinili Hamam’ında Osmanlı İstanbul’unun Müziği” başlıklı dinletiye ev sahipli yapacak.

    “Mimar Sinan’ın Çinili Hamam’ında Osmanlı İstanbul’unun Müziği” dinletisinde, programı hazırlayan Çağlar Fidan’ın sesine bugün nadir kullanılan, geleneksel bir enstrüman olan rebabıyla Erhan Bayram eşlik edecek. Katılımcılar geçmişin seslerini hamamın erkekler sıcaklık bölümünün tarihi ortamında dinleyecekler. “Mimar Sinan’ın Çinili Hamam’ında Osmanlı İstanbul’unun Müziği” dinletisinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Zeyrek Çinili Hamam, hamam kubbelerinin ve filgözlerinin yarattığı eşsiz manzarası ve geleneksel ile moderni birleştiren tasarımıyla dikkat çekiyor. “Kalıntıların Şifası” sergisinin kapanışını takiben hamamın kadınlar ve erkekler bölümleri ve açık hava mekânlarıyla kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaya devam edecek olan Zeyrek Çinili Hamam, 2024 baharında yeniden hamam olarak hizmet vermeye başlayacak.

    Fotoğraf: Murat Germen

    0
    0
    1304
DAHA FAZLA
Geldanlage