
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ’nin Night Shift etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Derinden Gelen Sesler” başlıklı konser serisi, 23 Ocak-20 Mart tarihleri arasında Şerefiye Sarnıcı’nda müzikseverlerle buluşacak.
Daha önce Yerebatan Sarnıcı’nda gerçekleşen “Derinden Gelen Sesler” serisi bu kez Şerefiye Sarnıcı’nın mistik atmosferinde müzikseverleri Bach’tan Itrî’ye uzanan unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak. Batı ve Doğu medeniyetlerinin temsilcileri olan Bach ve Itrî’yi aynı sahnede buluşturan konser serisinde iki büyük müzik dehasının eserleri bu eşsiz tarihî yapının sütunlarının arasında yankılanacak. Etkinlikte Bach ve Itrî’nin eserlerinin yanı sıra, sanatçıların yaşamlarına dair aktarılacak detaylarla izleyicilere unutulmaz bir bakış açısı sunulacak. Müziğin sınırları aşan manevi gücü ve farklı medeniyetlerden gelen insanların birbirlerini anlayabilecekleri yegâne dil olduğu gerçeği bir kez daha vurgulanacak.
Ensemble Orient - Occident İstanbul orkestrasının yürütücülüğünde; Hakan Dedeler (Tanbur), Eyüpcan Açıkpazu (Ney), Nurullah Ejder (Kanun), Ayşenur Ayyıldız Haksoy (Soprano), Gülşah Erol (Viyolonsel), Hande Önder (Piyano) ve Serhan Bali’nin (Anlatıcı, Bariton) özel seçkisi, tarihin derinliklerinden gelen sese kulak verecek. Etkinlik hakkında detaylı bilgiye buradan, biletlerine ise Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.
Etkinlik Takvimi:
23 Ocak 2024 Salı
24 Ocak 2024 Çarşamba
20 Şubat 2024 Salı
21 Şubat 2024 Çarşamba
26 Şubat 2024 Pazartesi
27 Şubat 2024 Salı
12 Mart 2024 Salı
13 Mart 2024 Çarşamba
19 Mart 2024 Salı
20 Mart 2024 Çarşamba
İstanbul - Berlin Misafir Sanatçı Programı 2024-2025 başvuruları başladı.
Berlin ve İstanbul arasındaki kardeş şehir ilişkilerinin bir bileşeni olarak ortaya çıkan ve Berlin Belediye Başkanlığı - Senato Şansölyeliği’nin desteklediği program kapsamında iş birliği yapılacak kurumlar İstanbul’da Anadolu Kültür / Depo ve Berlin’de nGbK ve Kunstquartier Bethanien olarak açıklandı. Berlin Senatosu Kültür ve Avrupa Bölümü, uluslararası değişim programları vasıtasıyla profesyonel sanatçıların sanatsal gelişimini ve kültürel alışverişi destekliyor. İstanbul - Berlin Misafir Sanatçı Programı’na 7 Şubat 2024 saat 18.00’e kadar buradan başvuru yapabilirsiniz.
Berlin Senatosu Kültür ve Avrupa Bölümü, fon imkânlarına bağlı olmak koşuluyla, 15 Temmuz 2024’ten 15 Aralık 2024’e kadar beş aylık 1 burs, 15 Ocak 2025’ten 15 Haziran 2025’e kadar beş aylık 1 burs olmak üzere iki dönemdeki çalışma programlarında misafir sanatçı bursu verecek.
Burslar, esas ikamet ve çalışma yeri İstanbul olan ve görsel sanatlar alanında belirli bir başarı göstermiş profesyonel sanatçıların sanatsal gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Profesyonel sanatçıların sanatsal gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan program, misafir sanatçı programının hedefi, sanatçıların ev sahibi ülkenin kültürünü daha derinden kavramaları, yerel sanat ortamını tanımaları, bağlantılar kurarak fikir alışverişi yapmaları ve ev sahibi ülkede sanatsal bir üretim yürütmeleri olanağını sağlıyor. Ayrıca iş birliği yapılan kurum Kunstquartier Bethanien, İstanbul’dan gelecek sanatçılar için Mariannenplatz, Kreuzberg’de bir stüdyo daire de temin edecek.
İstanbul - Berlin Misafir Sanatçı Programı hakkında detaylı bilgiye ve başvuru koşullarına buradan ulaşabilirsiniz.
Sabancı Vakfı’nın destekleri ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni ve katkılarıyla gerçekleştirilen Metropolis Antik Kenti kazıları kapsamında hazırlanan Metropolis; Kent, Yaşam, İnsan kitabı yayımlandı.
Metropolis’te yürütülen arkeolojik kazı ve araştırmalarda 30 yılı geride bırakmanın anısına Metropolis; Kent, Yaşam, İnsan kitabı Cumhuriyetin 100. yılında okuyucularla buluştu. 1990’lı yılların başından bu yana kesintisiz olarak sürdürülen, 2003 yılından itibaren Sabancı Vakfı çatısı altında devam eden Metropolis Antik Kenti kazıları, Anadolu’nun tarihine ışık tutan önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor.
Metropolis kazıları boyunca Akropolis, Tiyatro, Agora, Hamam Kompleksleri, Araplıtepe Kilisesi gibi birçok değerli yapının yanı sıra 11 binden fazla tarihi eser gün yüzüne çıkarıldı. Bu çalışmaların 30 yılını geride bırakmasının anısına hazırlanan Metropolis; Kent, Yaşam, İnsan adlı kitap, kentte gerçekleştirilen çalışmaların sonuçlarını, burada yaşayan farklı medeniyetlerin izlerinden yola çıkarak okuyuculara basit bir dil ve anlatımla sunuyor. 5 yıllık bir çalışmanın ürünü olan bu kitap, 444 sayfadan ve 30 farklı bölümden oluşuyor. Kitapta, konusunda uzman 22 yerli ve yabancı araştırmacının da katkısı bulunuyor.
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, kitap hakkında şunları söyledi: “Tarihin en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapmış Anadolu coğrafyası, insanlık tarihi araştırmaları için eşsiz bir role sahip. İçinde bulunduğumuz topraklar, geçmişin ipuçlarını sunarken aynı zamanda bugüne ve geleceğe de ışık tutuyor. Sabancı Topluluğu olarak 90’lı yılların başında desteklemeye başladığımız, 20 yıldır da Sabancı Vakfı öncülüğünde devam eden Metropolis Antik Kenti kazıları; Geç Neolitik Çağ’ın ilk yerleşim döneminden Klasik Çağ'a, Helenistik Çağ'dan Roma ve Bizans dönemlerine, Türk Beylikleri’nden Osmanlı’ya uzanan beş bin yıllık bir mirası gün yüzüne çıkarıyor. Sabancı Vakfı olarak geçmişten günümüze ulaştırılan bu kıymetli kentin anısına, tarihe bir not düşmek istedik ve kültürel mirasa saygı projesi olarak ‘Metropolis; Kent, Yaşam, İnsan’ kitabını Cumhuriyetimizin 100. yılında yayınladık. Derin çalışmalar ve yoğun bir çalışma süreci sonucu hayata geçirilen kitapta Metropolis’te yaşayan medeniyetlerin, toplumların izlerini sürme fırsatını yakaladık. Bu değerli eserin hazırlanmasında büyük emeği geçen Metropolis Kazı Başkanı Prof. Dr. Serdar Aybek ve kazı ekibi başta olmak üzere, kitaba katkı veren yazarlara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Torbalı Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi ve Metropolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Serdar Aybek ise şunları söyledi: “Metropolis; Kent, Yaşam, İnsan” kitabı, Metropolis’te 1990’lı yılların başında başlayan arkeolojik kazı ve araştırmaların en güncel sonuçlarını arkeoloji bilimine ilgi duyan tüm okurlar ile paylaşmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitap yaklaşık beş yıllık bir çalışmanın sonucudur. Proje fikri, Metropolis’te farklı dönemlerde çalışmış araştırmacıların kendi uzmanlıkları ile ilgili yazıları, yalın bir dille hazırlayarak bir araya getirme düşüncesinden doğmuştur. Her kesimden okuyucunun kenti ve kent yaşamını zihninde canlandırabilmesi hedeflenmiştir. Bu projede yer almayı kabul eden ve yazılarıyla kitaba katkı sağlayan meslektaşlarıma içtenlikle teşekkür ederim. Ayrıca Metropolis’teki arkeolojik araştırmalara uzun yıllardır desteğini esirgemeyen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı nezdinde Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti’ne, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Sayın Nevgül Bilsel Safkan’a ve kitabın hazırlık sürecinde âdeta aynı ekibin parçası gibi birlikte çalıştığımız Sabancı Vakfı kurumsal iletişim ekibindeki tüm arkadaşlarımıza heyetimiz adına teşekkürlerimi sunmak isterim.”
Piyanist Can Çankaya’nın Flâneur isimli ilk solo albümü müzikseverlerle buluştu.
Türkiye’nin önemli caz piyanistlerinden Can Çankaya, Flâneur albümünde 11 özgün bestenin yanı sıra “Güzelliğin On Para Etmez” eseri yorumuyla da büyük usta Aşık Veysel’e ölümünün 50’nci yıl dönümünde saygı duruşunda bulunuyor. Albümde Çankaya’ya deneyimli kontrbasçı Apostolos Sideris ve usta davulcu Volkan Öktem eşlik ediyor. Çankaya, albümde dinleyicileri piyanonun zengin ve derin armonik dünyasında sürprizlerle dolu müzikal bir serüvene davet ediyor.
Çankaya, uzun yıllara dayanan müzikal kariyerinde Türkiye’de ve yurt dışında pek çok önemli sanatçıyla sahne paylaşarak, albüm çalışmalarında yer aldı. 2018’de Kağan Yıldız (b) ile Timeless (Skoti Pati Records), 2020’de ise Erkan Oğur, Turgut Alp Bekoğlu ve Matt Hall ile yayımladığı Kimse Kalmadı (Kalan Müzik) albümlerinde co-leader rolünü üstlenen Çankaya, ilk solo albümü Flâneur’ü herhangi bir yapım şirketi ile çalışmamayı tercih ederek dijital müzik platformları üzerinden kendi yayımladı. Dolayısıyla Flâneur, piyanistin baştan sona kendi müzikal yolculuğu süresince biriktirdiği deneyimlerden, tarzlarla sınırlamadığı, sanatsal karakterini özgürce ifade edebildiği bir seçki olma özelliği taşıyor.
Flâneur, Aralık 2022’de Babajim İstanbul Stüdyosu’nda Burak Serter tarafından Fazioli kuyruklu piyano kullanılarak kaydedildi. Albümün miks ve mastering’i ise Dave Darlington tarafından yapıldı. Albümün kapak fotoğrafı Özgür Ülker’e, kapak tasarımı ise Mete Özeren’e ait. Albüm, Çankaya’nın bestelediği 11 özgün eser ve Aşık Veysel’in “Güzelliğin On Para Etmez” adlı eserinin yorumundan oluşuyor.
Can Çankaya’nın Flâneur isimli albümünü buradan dinleyebilirsiniz.
Flâneur Şarkı Listesi:
1. “Romance”
2. “Hope”
3. “Once”
4. “Black Sea”
5. “Searching”
6. “Güzelliğin On Para Etmez”
7. “Flâneur”
8. “Galaxy Kid”
9. “Night Train”
10. “Round”
11. “Blink”
12. “Home”
The Circle tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen, Türkiye Mimarlık kültürüne katkı sağlayan pratiklere dair güncel bir arşiv oluşturmayı hedefleyen “Genç Mimarlar Seçkisi ve Sergisi” 18 Şubat 2024’e kadar The Circle’da sanatseverlerle buluşuyor.
“Genç Mimarlar Seçkisi ve Sergisi”nin üçüncü edisyonunda Türkiye’de ve dünyada mimarlığın alternatif alan, ölçek ve mecralarında pratiklerini sürdüren 10 pratik (6 kişi ve 4 ekip olmak üzere), 14 kişi yer alıyor. Mimarlığın düşünme ve yapma sürecinin geniş çeperlere yayılabildiğini gösteren seçkide yer alan pratiklerin çeşitliliği ile zenginleşen sergi, üretimleri üzerinden tasarımcıların entelektüel kimliklerini ziyaretçileriyle buluşturuyor. Çok boyutlu fiziksel ve dijital üretimler içeren sergide, seçkide yer alan pratiklerin üretimlerine dair paneller, üç boyutlu objelerin yanı sıra üretim süreçlerinden kesitler, ilgi alanlarına dair eskizler, tamamlayıcı öğeler ve portfolyolar bulunuyor.
5 Mayıs - 9 Temmuz 2023 tarihleri arasında gerçekleşen Açık Çağrı ile farklı ülkelerden ve Türkiye'nin birçok şehrinden çok sayıda nitelikli başvuru alındı. Sait Ali Köknar moderatörlüğünde 25 Temmuz’da çevrim içi ortamda bir araya gelen Alexis Şanal, Ertuğ Uçar, Matthew Warner, Merve Bedir, Yılmaz Değer ve Zehra Akdemir Veryeri’den oluşan Seçici Kurul tarafından, GEMSS’23 seçkisi oluşturuldu. Başvuran 87 nitelikli aday arasından seçilen 10 pratik, GEMSS’23 sergisinde temsil ediliyor.
Ayrıca serginin açılışında, The Circle 2024 yılında hayata geçireceği Mimarlık Galerisi İstanbul’u duyurdu. Galeri, düzenleyeceği sergileri, ele alacağı yapılı çevre ve mimarlık meseleleri ile mimarlık ekosistemi için yeni bir iletişim kanalı olmayı hedefliyor.
Jotun, Otiima, VitrA ve Zuhal Müzik eş sponsorluğunda, İMSAD’ın iletişim desteğiyle düzenlenen GEMSS’23 sergisi ve gerçekleşecek yan etkinlikler hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
GEMSS 2023 Seçkisi:
9016 Mimarlık / Bilge Altuğ + Mehmet Metin Polat
Aslı Özge Zabun
BARN arch. / Ağacan Bahadır + Tümer Keser
Ece Duran
Emirhan Altuner
Per Se Mimarlık / Ali Derya Dostoğlu + Uğur Özer
Piknik Works / Atıl Aggündüz + Oğul Öztunç
Sacit Arda Karaatlı
Tifa Studio
Y. Burak Dolu
Engin Günaydın, Cengiz Bozkurt, Şinasi Yurtsever, Nilperi Şahinkaya, Kubilay Aka, Deniz Cengiz ve Gökçen Gökçebağ’ın rol aldığı yeni BKM oyunu Hücreler, 19 Ocak 2024 Cuma akşamı Maximum Uniq Hall’da prömiyerini yapacak.
Engin Günaydın’ın kaleme aldığı ve Engin Günaydın ile Doğu Yaşar Akal’ın yönetmenliğinde gerçekleştirilen Hücreler oyununun yapımını BKM, yaratıcı yapımcılığını ise Nisan Ceren Özerten üstleniyor. Önemli isimleri oyuncu kadrosunda bir araya getiren Hücreler, izleyiciye ışıktan kostüm tasarımına, müziklerinden hareket tasarımına kadar her detayı ile etkileyici bir komedi oyunu vadediyor.
İnsan vücudundaki hücrelerin hayatını fantastik ve sürreal bir komedi dili ile aktaran oyun, Nejat isimli karakterin yaşadığı olumsuzluklar karşısında vücudundaki hücrelerinin verdiği tepkileri sahneye taşıyor. Çökmekte olan bir organizmanın içinde, hayatta kalmaya çalışan hücrelerin ironik hikâyesini anlatan oyunda Engin Günaydın, Cengiz Bozkurt, Şinasi Yurtsever, Nilperi Şahinkaya, Kubilay Aka, Deniz Cengiz ve Gökçen Gökçebağ gibi önemli isimler rol alıyor.
19, 20 ve 21 Ocak’ta Maximum Uniq Hall’de sahnelenecek Hücreler oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
Yazan: Engin Günaydın
Yöneten: Engin Günaydın & Doğu Yaşar Akal
Oyuncular: Engin Günaydın, Cengiz Bozkurt, Şinasi Yurtsever, Nilperi Şahinkaya, Kubilay Aka, Deniz Cengiz, Gökçen Gökçebağ, Buğu Selen Somer, Can Güvenç, Didem Buğday, Eray Karadeniz, Iraz Akçam, Meriç Taner Kadıoğlu, Ömer Güneş, Su Lara Aslan
Yapımcı: BKM
Yaratıcı Yapımcı: Nisan Ceren Özerten
Sahne Tasarımı: Deniz Saip & Bilgeseven Bulut
Kostüm Tasarımı: Gül Sağer
Müzik: Tolga Çebi
Işık Tasarımı: Kemal Yiğitcan
Uygulayıcı Yapımcı: Naz Güven
Hareket Tasarımı: Utku Demirkaya
Video Yönetmeni: Mehmet Hakyemez
Multimedya ve Prodüksiyon: Illusionist
Yaratıcı Ajans: TBWA/Istanbul
Deniz Kaptan’ın kaleme aldığı, Layla Önlen’in oynadığı Tut! Bırak!, 19 Ocak 2024’te Kumbaracı50’de tiyatroseverlerle buluşacak.
“Farklı sınıf, kültür ve çevreden kadınların dilinden monologlar… Deniz Kaptan’ın Kadın Hikâyeleri kitabından seçilen monologlar, sahnedeki kadın oyuncunun kimliğini de içine katarak tek bir bedende birleşiyor. Sözcükler, dans ve enstalasyonla iç içe geçiyor, kadınların hikâyelerinden performatif bir alan ve eylem yaratılıyor. Yalnızca tanımadığınız insanlarla paylaşılan sır türünden hikâyeler bunlar. Her hikâyede patlamaya hazır, kaynamakta olan bir şeyler var. Oyuncu sona doğru tamamen bağımsız olacağı boş bir alana doğru yolculuk ediyor. Oyun, boşluktaki malzemeyi tamamen bir enstalasyon alanına, performans da dansa dönüştürmekten kaçınmıyor.”
Künye:
Yazan: Deniz Kaptan
Consept ve Reji: Hüseyin Umaysız
Dramaturji: Mesut Arslan
Oyuncu: Layla Önlen
Işık Tasarımcısı: Frank Hardy
Ses Tasarım: Can Berk Satır (Türkiye), Stjin Demeulenaere (Belçika)
Yapım: Theater Antract (Belçika) Ortak Yapım 0090 & C -TACT
19 Ocak 2024’te Kumbaracı50’de sahnelenecek Tut! Bırak! oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Pera Müzesi Öğrenme Programları’nın “Gelecek Hatıraları” sergisinden ilhamla yetişkinlere yönelik olarak hazırladığı atölye programı “Geleceğe Dokunmak: Yetişkinler için Atölyeler” Ocak 2024’te de devam ediyor.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Öğrenme Programları’nın “Gelecek Hatıraları” sergisi kapsamında düzenlediği atölyelerde katılımcılar, tuvaller üzerinde karışık teknikle ileri dönüşüm tasarımları yapıyor, polimer kilden çiçekler üretiyor, kırık mermer parçalarını sanatla onarıyor ve sanat terapisi ile olumlu deneyim ve duyguları üzerine düşünüyor. 18 yaş ve üzeri herkese açık olan atölyeler, alanında uzman sanatçı ve eğitimcilerin yürütücülüğünde gerçekleşiyor. Serginin gelecek tahayyülleri ve hafıza arasında bağlar kuran kavramsal çerçevesinden yola çıkan atölyelerde katılımcılar deneyimlerini geleceğin hatıralarına dönüştürüyor.
12 Ocak 2024 Cuma saat 19.00’da gerçekleştirilecek “Polimer Kil ile Yeryüzü Çiçek Haritası” atölyesi “Gelecek Hatıraları” sergisinin “Bölgenin Hafızası” bölümünden ilhamla oluşturuldu. Seramik sanatçısı Lütfullah Genç yürütücülüğünde düzenlenecek atölyede katılımcılar, geleneksel sanatlarda kullanılan çiçek türleri ve bu türlerin yetiştirildiği bölgeleri eşleştirerek, arşivsel bir çiçek haritası oluşturacak. Ardından kâğıt üzerine aktarılan tasarımlarla polimer kilden amorf çiçekler yapacaklar.
14 Ocak 2024 Pazar saat 14.00’te klinik psikolog ve dışavurumcu sanat terapisti Suzi Amado yürütücülüğünde düzenlenecek “Sanat Terapisi ile Deneyimden Hatıraya” atölye çalışmasında katılımcılar sergi turu sonrasında yazı, şiir, kolaj müzik gibi farklı araçları bir arada kullanarak hatırlamanın aracısı olacak çalışmalar gerçekleştirecek. Bu atölye ile katılımcılar son zamanlarda yaşadıkları olumlu ve insani deneyimleri sanat aracılığıyla “geleceğin hatıralarına” çevirebilecekler.
19 Ocak 2024 Cuma saat 19.00’da gerçekleşecek “Gelecek Hatıraları” sergisinin “Nesnelerin Hafızası” isimli bölümünden ilhamla tasarlanan “Asamblaj: Tuvaldeki Hatıralar” atölyesinde katılımcılar, tuval üzerinde oluşturdukları üç boyutlu kompozisyonu zaman içinde kırılmış, işlevini yitirmiş ama hatıralar barındıran objelere aktararak, kendi sanat eserini yaratacak.
21 Ocak 2024 Pazar saat 14.00’te gerçekleştirilecek “Kırık Parçalarda Saklı Hikayeler: Kintsugi” etkinliğinde ise katılımcılar; kusurlu olanı kabul etmek, kucaklamak ve yeniden yorumlamak anlamına gelen Japon felsefesi Kintsugi ile tanışarak kırık mermer parçalarını süslemeler ile yeniden dönüştürecekler.
“Geleceğe Dokunmak: Yetişkinler için Atölyeler” hakkında ayrıntılı bilgiye buradan, biletlerine ise buradan ulaşabilirsiniz.
Atölye Programı:
Polimer Kil ve Yeryüzü Çiçek Haritası
12 Ocak 2024 Cuma, 19:00
Sanat Terapisti ile Deneyimden Hatıraya
14 Ocak 2024 Pazar, 14:00
Asamblaj: Tuvaldeki Hatıralar
19 Ocak 2024 Cuma, 19:00
Kırık Parçalarda Saklı Hikayeler: Kintsugi
21 Ocak 2024 Pazar, 14:00
Justyna Bednarek’in evden kaçan çorapların şaşırtıcı maceralarıyla arkadaşlık, sevgi, yardımseverlik, şefkat ve cesaret üzerine hikâyeler anlattığı kitabı Evden Kaçan Çorapların Daha da Şaşırtıcı Maceraları, Daniel de Latour’un resimleriyle ve Filiz Özdem’in çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Bednarek, sınır tanımayan hayal gücüyle ahududu rengi çorabın üç kulaklı bir pelüş ayıya nasıl yardımcı olduğunu, ünlü bir yazarın esin perisi olan mavi sağ çorabın ilginç hikâyesini, pembe sol çorabın bir köpeği nasıl teselli ettiğini ve çorapların daha pek çok macerasını anlatıyor.
“Çamaşır makinesinde kaybolan çorapların yepyeni maceralarını keşfetmeye hazır mısınız?”
Salt’ın Kadir Has Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğü Reşad Ekrem Koçu ve İstanbul Ansiklopedisi Arşivi çalışmaları kapsamında hazırlanan e-yayın Başka Kayda Rastlanmadı erişime açıldı.
Adını ansiklopedideki bazı maddelerin sonunda bulunan “hakkında başka kayda rastlanmadı” ibaresinden alan ve farklı alanlardan yazarların katkılarıyla hazırlanan Başka Kayda Rastlanmadı hem tarihsel hem de kişisel perspektiflerle Reşad Ekrem Koçu’nun çalışma yöntemlerine, arşivin oluşum sürecine ve içeriğine çok yönlü bir bakış sunuyor. Koçu’nun rehberliğinde İstanbul’a dair türlü anlatının peşine düşüp başka yerde kaydı olmayanların “tuhaf” ve “münasebetsiz” şehrine bakan “Başka Kayda Rastlanmadı: Reşad Ekrem Koçu ve İstanbul Ansiklopedisi Arşivi” sergisinin ardından, yayın ile bu kapsamlı arşivin farklı açılardan yorumlanması ve değerlendirmeye açılması amaçlanıyor. Edebiyat ile tarih, özel ile kamusal arasındaki ayrımları bulanıklaştıran Koçu külliyatı gibi, bu derlemedeki yazılar da İstanbul Ansiklopedisi’nin gündeme getirdiği tarihî, coğrafi, mimari, edebî ve kültürel birçok konuyu disipliner sınırların ötesinde ele alıyor.
E-yayın ile birlikte, Koçu’nun arşivinin korunarak günümüze ulaşmasını sağlayan Esenkova ailesinden Emine Gönel’in, Salt Araştırma’nın korumasına verdiği Enver Esenkova Arşivi’nin İstanbul Ansiklopedisi’yle ilişkili bölümü de archives.saltresearch.org üzerinden çevrim içi erişime açılıyor. Arşiv materyalleri arasında Reşad Ekrem Koçu yazışmaları ile ansiklopedi yazarlarından Enver Esenkova’nın, Koçu’nun vefatından sonra İstanbul Ansiklopedisi’ni tamamlama çabalarına dair belgeler de bulunuyor.
Tarihçi ve romancı Reşad Ekrem Koçu (1905-1975), 1944’te fasiküller hâlinde yayımlamaya başladığı ansiklopedisinde, kendi ifadesiyle İstanbul’un “muazzam kütüğü”nü oluşturur. Şehri kişi, yer, yapı, olay, âdet ve efsaneleri başta olmak üzere birçok yönüyle kayda geçirir. “Bundan sonra, üzerinde belki de ömrümü yıpratacağım” dediği İstanbul Ansiklopedisi için hayatının sonuna kadar çalışmaya devam eder.
Künye:
1. Reşad Ekrem Koçu ve İstanbul Ansiklopedisi Arşivi, Salt Galata, 2018 Fotoğraf: Mustafa Hazneci (Salt)
2. Galata’da bir kahvehane (Resim: Nezih) Kadir Has Üniversitesi Bilgi Merkezi – Salt Araştırma, Reşad Ekrem Koçu ve İstanbul Ansiklopedisi Arşivi
3. İstanbul Ansiklopedisi’nde yer alan karakterlerin portre çizimleri Kadir Has Üniversitesi Bilgi Merkezi – Salt Araştırma, Reşad Ekrem Koçu ve İstanbul Ansiklopedisi Arşivi Fotoğraf: Mustafa Hazneci (Salt)