
Feyza Hepçilingirler’in çocukların harflerle arasında güçlü bağlar kurmasında yardımcı olacak hikâyesi Uçtu Uçtu Pelin Uçtu, Ahmet Uzun’un resimleriyle İthaki Çocuk’tan çıktı.
Hayalperest minik Pelin bir gün uçan dairesiyle unutulmaz bir yolculuğa çıkıyor ve kendini harflerin dünyasında buluyor! Küçük harfler, büyük harfler, ünlüler, ünsüzler, sıradan harf halkı ve yöneticiler… Türkçenin harflerinin yaşadığı ülkede Pelin, hiç tanımadığı bu ilginç canlıların yaşantısına konuk oluyor ve merak dolu, düşündürücü, çok keyifli bir serüven başlıyor!
MUBI, merakla beklenen filmlerden oluşan özel bir seçkiyi ocak ayında sinemaseverlerle buluşturuyor. Usta yönetmen Aki Kaurismäki’nin 2023 Cannes Jüri Ödülü sahibi aşk öyküsü Sararmış Yapraklar, Japon sinemasının önemli yönetmenlerinden Hirokazu Koreeda’nın ödüllü filmi Canavar ve Onat Kutlar anısına gösterilecek belgesel Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar ocak ayında MUBI’de gösterime girecek filmler arasında yer alıyor.
Ocak seçkisinin öne çıkan filmleri arasında; Türkiye’den gitmek konusuna etkileyici bir bakış sunan, 30. Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Yarışma bölümünde yer alan Alpgiray Uğurlu imzalı Açık Kapılar Ardında, Pulitzer ödüllü yazar Jeffrey Eugenides’in romanından uyarlanan Sofia Coppola imzalı Masumiyetin İntiharı, Christopher Nolan’ın çıkış filmi olan ve düşük bir bütçeyle çekilen bağımsız yapım Takip, aynı gün doğum yapan iki kadının öyküsü üzerinden İspanya tarihinin karanlık sayfalarına ışık tutan ve Pedro Almodóvar’la Penélope Cruz’u yeniden bir araya getiren 2021 yapımı Paralel Anneler filmi bulunuyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından her yıl, klasik müzik alanında gelecek vadeden 30 yaşın altındaki bir genç müzisyene destek sağlayan Aydın Gün Teşvik Ödülü’nün 2023 yılı kazananı keman sanatçısı Ilgın Top oldu.
50 bin TL değerindeki Aydın Gün Teşvik Ödülü’nün kazananı, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner başkanlığında, şef Rengim Gökmen, rejisör Yekta Kara, keman sanatçısı Cihat Aşkın, Borusan Kocabıyık Vakfı Genel Koordinatörü Ahmet Erenli ile İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak’tan oluşan seçici kurulun oybirliğiyle belirlendi. İKSV, kurucuları arasında yer alan opera sanatçısı Aydın Gün anısına 2012’de başlattığı Aydın Gün Teşvik Ödülü ile genç müzisyenlere destek olmayı ve kültür-sanat üretimine katkıda bulunmayı hedefliyor.
İzmir'de doğan Ilgın Top, keman eğitimine Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik ve Bale İlkokulu’nda İrina Nikotina ile başladı; Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Lisesi’nde Reyyan Yücelen Başaran ile devam etti. Lisans eğitimini Conservatorium Maastricht’te, Boris Belkin’in sınıfında tam puan ve onur belgesiyle tamamladı. Arthur Grumiaux Keman Yarışması ve 2. Uluslararası Suna Kan Keman Yarışması’nda birincilik, Pantcho Vladigerov Genç Müzisyenler için Keman ve Piyano Yarışması’nda ikincilik ve “En iyi yorumcu” özel ödüllerini kazandı. Bilkent Senfoni Orkestrası, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, Ruse Filarmoni Orkestrası, Hacettepe Senfoni Orkestrası, Galiçya Kraliyet Filarmoni Orkestrası gibi topluluklarla konserler verdi; Rengim Gökmen, Burak Tüzün, Yuri Ilynov, Maximino Zumalave gibi şeflerle iş birliği yaptı. Ilgın Top, master eğitimini Hochschule für Musik, Theater und Medien Hannover’de Prof. Krzystof Wegrzyn ile sürdürüyor.
Sosyolog, siyaset bilimi profesörü, yemek ve mutfak kültürü araştırmacısı Artun Ünsal’ın “İstanbul’un kayık devrinde” bir gezintiye çıkardığı yeni kitabı Aşk Olsun O Kayıklara!, Everest Yayınları’ndan çıktı.
Ünsal, daha önceki eserlerinde mutfak lezzetlerine ortak ettiği okurlarını uzun soluklu bir İstanbul gezintisine davet ediyor.
“Yolcu, yük ve tenezzüh [gezinti] kayıklarının, ulaşımsal, ekonomik, sosyolojik ve kültürel boyutlarıyla bir zamanlar İstanbul için ne denli önem taşıdığını birçok kişi gibi ben de fark etmekte gecikmedim. […] Ve şimdi de Aşk Olsun o kayıklara! ile huzurunuza çıkıyorum. Boğaz’da oturan birinin; motorları, vapurları, konteynerleri, tankerleri ve köprüleriyle artık kanıksanan görüntülerini deşmek, kayıklar aracılığıyla eskilerde “Boğaziçi medeniyeti” diye anılan dönemi anımsatarak geçmişle olan kültürel bağlarımızı tazelemek ve Boğaz’ın geleceğine bakışımızı da güçlendirmek amacına yönelik, mütevazı bir çabası olarak kabul buyurunuz.” - Artun Ünsal
Caz Maz’ın 2024 yılındaki ilk durağı “Palandöken: Caz Maz”, 11-14 Ocak tarihleri arasında Sway Hotels’te gerçekleşecek.
Caz Maz, 2024’te katılımcılarından aldığı enerjiyi ve müzikle harmanlayarak hazırladığı programları ile büyüyen bir festival olarak dördüncü yılına giriyor. Festival; sürdürülebilirliği, eğlenceyi, lezzeti ve paylaşmayı merkezde tutarak gelişmeyi ve farklı lokasyonlarda, yepyeni insanlar ile birlikte önümüzdeki yıllar için de nitelikli projeler sunmayı hedefliyor. Caz Maz, 11-14 Ocak tarihlerinde farklı disiplinleri Sway Hotels’te bir araya getirerek katılımcılarına bol müzikli bir hafta sonu vadediyor. “Lesli Karavil” stand up gösterisi ile başlayacak etkinlikte, Oz. Hybrid Ensemble, Öner Karaçuha Quartet, Aytek Dorken: Impromptu Harmony, “Su Sonia” ve Marlô canlı ve dj performanslarıyla sahne alacak.
Ece Ateş ve Yasemin Köker’in küratörlüğünü üstlendiği “Şimdi Sergileniyor” başlıklı grup sergisi, 4 Ocak-28 Mart tarihleri arasında Zilberman Selected’da sanatseverlerle buluşacak.
Sena Başöz, Yane Calovski, Aslı Çavuşoğlu, Itamar Gov, İz Öztat ve Ra, Judith Raum, Simon Wachsmuth ve Dilek Winchester’ın işlerinden oluşan “Şimdi Sergileniyor” başlıklı sergi, arşiv, koleksiyon ve kurumsal eleştiri gibi kavramların izini sürüyor. Sergi, sanat nesnesi ve tarihsel nesne ile müze kurumu arasındaki karmaşık etkileşimleri inceliyor. Çağdaş müzeler bağlamında, izleyiciler genellikle sergilenen nesnelerle, hayranlık, putlaştırma ve tapınma etrafında şekillenen bir ilişki geliştirmeye itiliyor. “Şimdi Sergileniyor”, bir sergide gösterilen nesneler ile araçsal nesneler arasındaki farkı sorgulamayı hedefliyor. Sergi, bu ayrım üzerinden müzelerin ne şekilde birer toplumsal kontrol ve karar mekanizması hâline geldiğini inceliyor. İzleyiciyi nesnelere atfedilen anlam katmanları arasında düşündürücü bir yolculuğa çıkaran “Şimdi Sergileniyor” sergisi; özne, nesne ve algımızı şekillendiren kurumlar arasındaki dinamikleri değerlendirmeye davet ediyor.
“Basit bir nesneyi değerli bir obje ile kullanışlı bir araçtan ayıran şey nedir? Bu ikilem, nesnelerin dönüşüme uğradığı ve orijinal amaçlarından sıyrılıp yeni anlamlar kazandığı sanat kurumlarını eleştirel bir alana dönüştürür. Baudrillard’ın perspektifinde, nesne ve onun dönüşümsel gelişimi, koleksiyonu bir temellük biçimi olarak incelemeye yol açar. Geleneksel kullanımından ayrıştırılan nesneler özne tarafından yeniden tanımlanır. Baudrillard’ın da belirttiği üzere, ‘sanat gösterim biçimlerinde saklıdır’; sergi ve sergileme biçimleri nesneleri kutsallaştıran bir araca dönüşür.”
Künye: Judith Raum, Textile Territories (Otti Berger), 2021, videodan kesit; Grassi Museum für Angewandte Kunst Leipzig
Heykeltıraş İrfan Korkmazlar’ın, kurduğu atölye fikrini Meercat Sanat Atölyesi’nde devam ettiren Zehra Korkmazlar ile birlikte sunduğu heykel sergilerinin üçüncüsü “BirArada”, 10-31 Ocak tarihleri arasında Galeri Selvin’de sanatseverlerle buluşacak.
“BirArada” başlıklı karma heykel sergisinde Aslı Tuncay Aksoy, Beyhan Sümen, Billur Kurt, Burcu Uygur Erdoğan, Burçe Övül Atal, Cana Falay, Elda Fresko, Esra Yazıcı Tözge, İdil Sevil, Nelly Yaffe ve Zülal Benlioğlu’un eserleri izleyici karşısına çıkacak.
“Farklı bakışların, fikirlerin, kişiliklerin ve hayallerin verdiği ilhamın kendine özgü dokunuşlara ve yapıtlara dönüştüğü atölyemize adım attığımızda artık bütün varlığımızla orada ve ‘biraradayız’. Hâlihazırda değil ancak zihnimizde oluşmuş bir görünüşü var etmek üzere biraz da hayalle gerçek arasındayız. Aklımızdakileri ortaya koyma çabamız beraberliğimizden besleniyor, öylesine Bir, ‘BirAradayız’.”
Adres: Arnavutköy Dere Sok. No:3 Arnavutköy Beşiktaş / İstanbul
Künye:
1. Burcu Uygur Erdoğan
2. Nelly Yaffe
3. Aslı Tuncay Aksoy
4. Burçe Övül Atal
BİFO, 2024 yılının ilk konserini, Carlo Tenan yönetiminde, Nino Machaizde ve Jonathan Tetelman’a eşliğinde, 11 Ocak Perşembe akşamı Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde verecek.
Soprano Nino Machaizde ve tenor Jonathan Tetelman’ın solist olarak yer alacağı, Carlo Tenan’ın ise şef kürsüsünde olacağı BİFO’nun yeni yıl konserinde Verdi, Cilea, Catalani, Giordano, Massenet ve Puccini’nin yapıtları dinleyicilerle buluşacak. Konser öncesinde Aydın Büke ve Sungu Okan, Zorlu PSM’deki Meydan Fuaye alanında saat 19.00-19.30 arasında konser üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek. Söyleşinin devamı ve canlı konser yayını 19.45’ten itibaren radyo Borusan Klasik’te müzikseverlere ulaşacak. Konserin biletlerine Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.
Program:
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası
Carlo Tenan Şef
Nino Machaizde Soprano †
Jonathan Tetelman Tenor *
Verdi Otello, 3. Sahne: Bale Müziği
Verdi Rigoletto’dan, “Ella Mi Fu Rapita… Parmi Veder Le Lagrime” *
Verdi Sicilya Vesperleri’nden “Mercé, Dilette Amiche:” †
Verdi Luisa Miller’den "Oh! Fede Negar Potessi… Quando Le Sere Al Placido" *
Massenet Le Cid’den 3. Sahne: “Pleurez, Pleurez Mes Yeux" †
Verdi Sicilya Vesperleri, “Mevsimler” Bale Müziğinden “Kış”
Cilea Adriana Lecouvreur, 4. Sahne: Prelüd
Giordano Feodora’dan “Amor Ti Vieta” *
Catalani La Wally’den“Ebben? Ne Andrò Lontana” †
Puccini Manon Lescaut: Intermezzo
Puccini Tosca’dan “E Lucevan Le Stelle” *
Puccini La Bohème’den “Sì, Mi Chiamano Mimì” †
Puccini La Bohème’den “O Soave Fanciulla” *†
Puccini Senfonik Kapriçyo
Galeri/Miz, Doğukan Çiğdem’in “Arada Yaşayanlar” başlıklı kişisel sergisini 9 Ocak-23 Şubat tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Emre Zeytinoğlu’nun kaleme aldığı yazı ve Doğukan Çiğdem’in eserleri ile izleyicinin “Yaratma dürtüsü” ve “ilerleme” kavramlarını tartıştığı sergi, insan-doğa-toplumsallık arasındaki sürekli değişime ve onlara ait sembollerin bu değişim karşısında aldığı hâllere odaklanıyor. Çiğdem, önceki sergilerinde, bazen mitlere ya da inanç sistemlerine ait sembollerin modern dönemde nasıl kılık değiştirdiğini, o değişimin de insanda hangi “psikolojik yarılma”lara neden olduğunu ele alıyor, bazen de arkaik yaşam koşullarını belirleyen kültürel kodların nasıl bir kaymaya uğradığını, kendi imgesel çözümlemeleriyle ortaya koyuyor. Sanatçı sergide insan, doğa ve toplumsallık arasında süregelen değişimlere ait sembolleri, alışılmış gösterge ilişkilerinden soyup farklı ilişkilere sokuyor ve izleyicilere yeni kompozisyonlar sunuyor. “Arada Yaşayanlar” sergisiyle praksis edimler üzerine yeni bir bakış sunan sanatçı, izleyiciyi insan varoluşunun temel dinamiklerini keşfetmeye, yaratımın ve bozmanın ince çizgilerini sorgulamaya davet ediyor.
Haldun Taner’in anısına Milliyet gazetesi tarafından 34 yıldır düzenlenen Haldun Taner Öykü Ödülü, Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar adlı öykü kitabıyla Polat Özlüoğlu’nun oldu.
Doğan Hızlan başkanlığında, Demet Taner, Nursel Duruel, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Handan İnci Elçi, Metin Celâl ve Filiz Aygündüz’den oluşan seçici kurul yarışmaya katılan eserleri değerlendirdi.
Seçici kurul, kazanan isim ve gerekçesini şu sözlerle açıkladı: “Çocukluk yaralarını, yoksunluklarını, onlarla baş edebilme çabasını, bu yoksunluk ve çabaların ileriki yaşlara taşınan hüznünü aile odağında yoğunlaştırarak duygulu, akıcı bir dille yansıtmayı başarması nedeniyle Polat Özlüoğlu’nun ‘Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar’ kitabına verilmiştir.”
Yarışmaya katılan yazarlar; 1 Ocak 2022-31 Aralık 2022 tarihleri arasında Türkçe yayımlanmış kitaplarının değerlendirildiği yarışmaya kendi imzalarıyla başvurdu. Bunun yanı sıra yayınevleri, üniversiteler, sanat ve eğitim kurumları, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri de ödül için eser sahibinin imzalı onayıyla bir aday gösterebiliyordu.
Açıklanan Haldun Taner Öykü Ödülü kısa listesinde şu isimler yer alıyordu; Dilek Karaaslan Tatlı Bir Şey Yok Mu?, Mehmet Can Şaşmaz Korkma, Güzel Rüyalar Da Var, Melike Koçak Hiç Kuşu, Murat Çelik Kışın Herkes Dürüsttür ve Polat Özlüoğlu Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar.