
Fran Lebowitz’in çağdaş şehir yaşamının değişimlerini, geçici heveslerini, çılgınlıklarını ve modalarını; sanatı, bilimi, edebiyatı ve hayata dair her şeyi, kendine has üslubuyla yorumladığı yazılarından derlenen Fran Lebowitz Kitabı, Tuğçe Kılıç’ın çevirisiyle Düşbaz Kitaplar’dan çıktı.
Yakın dostu, yönetmen Martin Scorsese’nin sözleriyle “kişiliğiyle, bilgisiyle, zekâsıyla ve en önemlisi de mizahıyla sınır tanımayan” Lebowitz’in çoksatan kitaplarından derlenen yazıları, Fran Lebowitz Kitabı’nda farklı başlıklar altında bir araya geldi. Bu kitap ironik, esprili, donuk, alaycı, esprili ve eğlenceli yorumlarıyla tanınan yazarın Metropolitan Life (Metropol Yaşamı), Social Studies (Sosyal Bilimler) ve Mr. Chas and Lisa Sue Meet The Panda (Bay Chas ve Lisa Sue Pandalarla Tanışıyor) adlı kitaplarını bir araya getirdi.
“Benzersiz... Lebowitz, mirasçılar, papalar, imparatoriçeler için mesleki rehber; mülk sahipleri için bir elkitabı; yoksullarla tanışmak isteyen zenginler için bir kılavuz sunuyor.” - Vogue
Türkiye'nin alternatif müzik sahnesinin köklü isimlerinden Gevende, 20. yıl konserini 13 Ocak Cumartesi günü Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde verecek.
Kendilerine özgü vokal dili ile Anadolu’nun motiflerini, Balkanların tınılarını ve progresif rock etkilerini bir araya getiren Gevende, dünyanın dört bir yanındaki 20 yıllık serüveninde VHS’den 4K’ya kadar geniş bir video arşivine sahip olan ve bu görüntülerden yapılmış video kolajlar ve digital-motion grafiklerle tasarlanan 20.yıl sahne şovu ile müzikseverlerle buluşacak.
Womex Showcase, Babel Med, PopKomm, MIMI, Amsterdam Roots, London Pulse Festival, Europe Festival, Sous La Plage gibi önemli isimlerle festivallerde sahne alan Gevende, doğaçlama müzikal yapısının verdiği açıklıkla birçok farklı ekiple uluslararası projelere imza atarak hayran kitlesini genişletti. Paris kökenli 25 kişilik Balbazar Orkestrasi, Amsterdam’dan Tobias Klein ve Lyon’dan Damien Cluzel ile yaptıkları çalışmalarla Avrupa ve Türkiye’de konserler verdi. Sen Balık Değilsin Ki albümünde kuzey caz müziğinin duayen gitaristi Eivind Aarset Gevende’ye gitarıyla eşlik etti ve yaptığı Vintage Progresif Rock radyo programları ile nam salmış olan Belçikalı Gerald Van Waes, müziklerini “Music From Neverland” olarak tanımladı. Avangard ve çağdaş müziğin kalesi olan Fransız Mezzo Tv’nin Corsica’daki stüdyolarına live performansları ile konuk oldu.
13 Ocak Cumartesi günü Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek Gevende konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Zeynep Merve Çiçek’in “Sen Görünmek İstersin, O Saklar…” başlıklı kişisel sergisi 12 Ocak-4 Şubat tarihleri arasında Belm’art Space’te sanatseverlerle buluşacak.
"Sen Görünmek İstersin, O Saklar…” sergisinde, Zeynep Merve Çiçek’in “görünmek” ve “saklanmak” kavramlarını irdelediği, bireyin; kendini toplumda açığa çıkarma ve iç dünyasını kendi özelinde gizleme meselelerini görsel, yazı ve dikiş birlikteliği ile ifade ettiği eserleri yer alıyor.
“Zeynep Merve Çiçek’in bu sergisinin adı bize bir meseleyi daha açık ediyor: ‘Sen’ ve ‘O’… Görünmek isteyen ve görünmesine engel olan “o” varlık…
‘Görünmek’ ve ‘saklanmak’... Zıtlıklar ve çelişkilerle dolu günümüz şehirli insanının yaşantısını, ihtiyaçlarını bu iki karşıt kutupta çok rahat açıklayabilirsiniz. Çünkü insan görünür olmayı isterken saklanır da aynı zamanda. Tanınsın bilinsin ister ama her şeyiyle değil. Varlığını ispat ile güvende olma ihtiyacı çoğunlukla yan yanadır.
Zeynep Merve Çiçek’in yapıtlarında da bir oksimoron varlık olarak insan vardır. Çiçek’e göre görünmek ve saklanmak, bireylerin sosyal çevreleriyle etkileşimde bulunurken denge kurmalarına yardımcı olan karmaşık bir dinamik içerir. Yapılabilenlerin en üst sınırıyla ortaya çıkmak, görünmek istenirken, kimi zaman içsel yaşantı ile saklanabilmek bir lüks hâline gelir. Üstelik görünmek de saklanmak da bazen bireyin kendi inisiyatifinde değildir. ‘Görünmek için başkasının bireyi göstermesi gerekir’ der Çiçek. ‘Birey kendi kendine ortaya çıkamaz, tam tersi saklanmak istediğinde de kimse peşini bırakmaz.’”
(Zuhal Baysar’ın yazdığı sergi metninden.)
Görsel ideolojisi üzerinden kültür tartışmaları başlatan “Görseli Düşünmek” konuşma serisi 13 Ocak Cumartesi günü oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan’ı ve 14 Ocak Pazar günü yazar Zeynep Sayın’ı ağırlıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür) ve Ek Dergi tarafından düzenlenen konuşma serisinde Ahmet Mümtaz Taylan, “Seyirci Bize Bakıyor” adlı konuşmasıyla görselliğin en önemli düğümünü oluşturan seyirci üzerine 13 Ocak Cumartesi günü saat 14.00’te Beyoğlu Sineması’nda konuşacak. Yazar Zeynep Sayın ise, "İmge Hep Politik Midir?" başlıklı konuşmasıyla, 14 Ocak Pazar günü saat 14.00’te Metrohan’da imgelerin politik ve toplumsal boyutunu irdeleyecek.
Taylan, kendi gözünden “Seyirci nasıl seyreder? Tiyatro ve sinema seyircisinin farkları nelerdir? Seyirci kendini de izler mi? Geçmişten bugüne seyircide neler değişti” sorularının yanıtlarını verecek. Zeynep Sayın, “İmgeler ve Kutsallık” ile “Günümüz İmgeleri: Bakış Açısı ve İçerik” gibi konuları ele alarak izleyicilere imgelerin toplumsal ve kültürel etkisini derinlemesine keşfetme fırsatı sunacak.
Sinemadan edebiyata, sanattan popüler kültüre ve mimariye, fotoğraftan, TV dizileri ve çizgi romanlara kadar görselliğin tartışıldığı; Ezel Akay, Özgür Taburoğlu, Fırat Arapoğlu, Mehmet Berk Yaltırık ile başlayan seri 12 hafta boyunca farklı alanlardan konuşmacıların katılımı ile Beyoğlu Sineması ve Metrohan’da devam edecek. “Görseli Düşünmek” serisinin ücretsiz biletleri “İstanbul Senin” uygulaması üzerinden temin ediliyor.
Türkiye’nin ilk medya sanatı odaklı uluslararası sanat fuarı Noise_Media Art, 12 Ocak-21 Ocak tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.
İlk edisyonunda Kadıköy’ü merkez alan Noise_Media Art, German Legend’ın katkılarıyla gerçekleştirilecek OI_Music Powered by German Legend müzik programıyla 12 Ocak’a başlayacak. Avangart elektronik müziğin önemli isimlerinden ağırlayacak olan müzik programında, konserlerin yanı sıra, İTÜ MİAM ile birlikte geliştirilen atölye ve konuşma programı da katılımcılarla buluşacak.
OI_Music Powered by German Legend, 12 Ocak’ta deneysel-dub teknonun yaratıcılarından Manchester çıkışlı Andy Stott ağırlıklı kariyerinin ikinci döneminden oluşan bir setle açılışını yapacak. Aynı gece endüstriyel müzik, glitch techno gibi müziklerin ses örgülerini, gürültüleri dub, dance hall gibi Jamaika müzikleriyle sound system kültürü üzerinden birleştiren The Bug, nam-ı diğer Kevin Martin İngiltere’nin en kıdemli MC’lerinden Flowdan ile sahne alacak. 13 Ocak’ta elektronik müziğin şekillenmesinde en büyük pay sahiplerinden biri olarak kabul edilen bir gelenek/damar olan deneysel Alman topluluklarından Neu ve Harmonia’nın kurucu üyesi Michael Rother’in yeni grubuyla her iki topluluğun kataloğundan parçaları çalacak. 14 Ocak Pazar gecesi ise ambient müziğin en büyük yaratıcılarından, minimal teknonun çıkışını ve yayılmasını üstlenen Kompakt şirketinin kurucusu, aynı zamanda görsel sanatçı Wolfgang Voigt deneysel projesi Rückverzauberung ile dinleyicilerle buluşacak.
Noise_Media Art’ın ilk edisyonunda baş küratörlük Dominique Moulon, yaratıcı direktörülüğünü Arda Yalkın, sanat direktörlüğünü ise Hande Şekerciler üstleniyor. DAM, Kate Vass Gallery, Elektra, Julie Caredda gibi uluslararası galerilerin yanında Art On, Sanatorium, Pilot, Siyah Beyaz Galeri gibi Türkiye’den galeriler, sanat üretimlerinde geleneksel medyumların dışında üretim yapan ve eserlerinde teknolojiyi yoğun olarak kullanan öncü sanatçıların eserlerini izleyicilerle buluşturacak.
Noise_Media Art fuar bölümü ise 18 Ocak-21 Ocak tarihleri arasında 11.00-20.00 saatlerinde gezilebilecek. Yakın zamanda restore edilen ve ilk defa bu etkinlik sayesinde İstanbullularla buluşacak olan, eski Mal Müdürlüğü geleceğin Kadıköy Kent Müzesi'nde sergi programına eşlik eden eğitim ve konuşma programları da yer alacak. Katılımcılar, Kadıköy Kent Müzesi girişinde bulunan German Legend Lounge alanında da vakit geçirebilecekler.
Noise_Media Art biletlerini Biletix, Biletino ve Bugece.co üzerinden satın alabilirsiniz.
Ahmet Muhip Dıranas’ın şiirleri “Aşklar Uçup Gitmiş Olmalı Bir Yazla” ile başlığıyla İş Sanat’ın edebiyat ve müziği bir araya getirdiği dinletilerinde 22 Ocak Pazartesi akşamı sahneden yankılanacak.
Dıranas’ın insanın evren ve doğa karşısındaki bireysel durumlarını, lirik bir dille anlattığı şiirlerini Tilbe Saran, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar ve Hakan Gerçek seslendirecek. 22 yıl aradan sonra tekrar İş Kuleleri Salonu’nda sahnelenecek dinletinin metinlerini Atilla Birkiye düzenlerken, Mehmet Birkiye ise sahneye uyguladı. Müzik yönetmenliğini ve piyanistliğini ise Serdar Yalçın yaptı.
“Aşklar Uçup Gitmiş Olmalı Bir Yazla” 22 Ocak Pazartesi akşamı, 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda sahnelenecek. Ücretsiz etkinliğe katılım için buradan rezervasyon yapabilirsiniz.
İstanbul Modern Sinema, Türk sinemasının yeni filmlerinden oluşan “Biz de Varız!” başlıklı programını 11-25 Ocak tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşturacak.
İstanbul Modern Sinema, bu yıl 11’incisini düzenlediği “Biz de Varız!” programını, Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla yeni müze binasında da devam ettiriyor. Türk sinemasının en yeni filmlerini bir araya getiren program, hikâyeleri ve anlatım tarzlarıyla öne çıkan yenilikçi filmlerden çok sesli bir seçki sunuyor. Belgeselden kurmacaya, keşif filmlerden vizyonda yeterince yer bulamamış yapımlara uzanan “Biz de Varız!” programındaki gösterimler, filmlerin yönetmenleri ve ekiplerinin katılımıyla gerçekleşecek.
“Biz de Varız!” programında aralarında prömiyerlerini Berlinale, Rotterdam ve Tokyo gibi prestijli film festivallerinde yapan yapımların da yer aldığı 15 film bulunuyor. Seçkide yer alan Cam Perde, Yüzleşme, Açık Kapılar Ardında ve Karganın Uykusu filmleri festivallerden sonra ilk kez izleyici karşısına çıkacak. “Biz de Varız!” programında bu sene beş belgesel izleyiciyle buluşacak. Belgesellerden öne çıkanlar arasında Derviş Zaim imzalı Tavuri ve Somnur Vardar’ın geçtiğimiz yıl İstanbul Film Festivali ve SİYAD Ödülleri’nde “En İyi Belgesel” ödülünü kazanan Boşlukta yer alıyor. “Biz de Varız!” programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
“Biz de Varız!” Programı:
Açık Kapılar Ardında, 2023
11 Ocak 2024, Perşembe 15.30
13 Ocak 2024, Cumartesi 13.00
Aniden, 2023
20 Ocak 2024, Cumartesi 15.30
25 Ocak 2024, Perşembe 18.00
Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar, 2023
18 Ocak 2024, Perşembe 13.00
Bir Tutam Karanfil, 2022
20 Ocak 2024, Cumartesi 13.00 / Yönetmen Bekir Bülbül’ün katılımıyla
Boşlukta, 2022
14 Ocak 2024, Pazar 15.30 / Yönetmen Somnur Vardar’ın katılımıyla
20 Ocak 2024, Cumartesi 18.00 / Yönetmen Somnur Vardar’ın katılımıyla
Cam Perde, 2023
11 Ocak 2024, Perşembe 18.00 / Yönetmen Fikret Reyhan’ın katılımıyla
13 Ocak 2024, Cumartesi 18.00 / Yönetmen Fikret Reyhan’ın katılımıyla
Hayat, 2023
19 Ocak 2024, Cuma 19.00
Karganın Uykusu, 2023
21 Ocak 2024, Pazar 13.00 / Yönetmen Tunahan Kurt, görüntü yönetmeni Ziya Kasapoğlu ve oyuncu Nesrin Yari’nin katılımıyla
Kavur, 2023
18 Ocak 2024, Perşembe 18.00 / Yönetmen Fırat Özeler’in katılımıyla
Kör Noktada (Im Toten Winkel), 2023
13 Ocak 2024, Cumartesi 15.30
14 Ocak 2024, Pazar 18.00 / Oyuncu Ahmet Varlı’nın katılımıyla
Sanki Her Şey Biraz Felaket, 2023
11 Ocak 2024, Perşembe 13.00 / Yönetmen Umut Subaşı ve yapımcı Cemre Erul’un katılımıyla
14 Ocak 2024, Pazar 13.00 / Yönetmen Umut Subaşı ve yapımcı Cemre Erul’un katılımıyla
Sinema Hakikatinin İçinde Uzun Bir Yolculuk: Necip Sarıcı, 2023
18 Ocak 2024, Perşembe 15.30 / Yönetmen Mehmet Güreli, senartist ve yapımcı Görkem Yeltan ve Necip Sarıcı’nın katılımıyla
Tavuri, 2023
21 Ocak 2024, Pazar 15.30
25 Ocak 2024, Perşembe 15.30 / Yönetmen Derviş Zaim’in katılımıyla
Yanıyor (Es Brennt), 2023
21 Ocak 2024, Pazar 18.00 / Yönetmen Erol Afşin’in katılımıyla
Yüzleşme, 2023
25 Ocak 2024, Perşembe 13.00 / Yönetmen Filiz Kuka, yapımcı Seçkin Akyıldız, Nilay Erdönmez ve Okan Urun’un katılımıyla
Yusuf Sevinçli’nin “Tumult” başlıklı kişisel sergisi 12 Ocak-17 Şubat tarihleri arasında Galerist’te sanatseverlerle buluşacak.
Yusuf Sevinçli’nin Galerist’teki ikinci kişisel sergisi “Tumult”a Galerist Yayınevi’nden çıkan ve sergiyle aynı adı taşıyan, sanatçının sekizinci fotoğraf kitabı eşlik ediyor. İzleyicilere Sevinçli’nin dünyasından sekanslar sunan sergi eş zamanlı iki naratiften oluşuyor. Çok sesli bir anlatı öneren “Tumult”ta dışsal olan ile içsel olan birbirine paralel akıyor; akarken de birbirine yaklaşıyor ve uzaklaşıyor. Sergide yer alan sakin ve rasyonel peyzaj tasvirleri, daha yoğun ve kişisel manzaralarla diyaloğa giriyor; bazen içe bazen dışa açılan pencerelere dönüşüyor. Sergi, bu dikotomi içinde hayattan bir harmoni barındırıyor. “Tumult /ˈtjuːmʌlt” aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, rabarba; aynı zamanda düzensizlik durumu, karmaşa anlamını taşıyor.
“Sergiden ilhamla Ece Eldek’in kaleme aldığı şiir:
Taşlar ve Sahiller
Ay inkar etti ansız fısıldamayı
kendi çemberinde sıvılaşarak akan
oluklara dolan güneşiyle
bir aradalık miskin tarihinden
ayrılarak çoğaldı
mahzeninde gelişerek büyüyen tohumlar
oluklarından damlayarak
sonsuzluk çemberinde dağıldı
yorgun misafirlerin bekleyişi düşlerinde,
taşlar ve sahiller
birbirlerine çarparak fısıldadı
kapsayıcı bütünüm
beni seninle doğurdu
dünyanın yükünü taşıyamadığın sözcüklerin yerini
ansızlıklarda dolaşan anatomiler tamamladı
bana sahilden gülümsediler
adını nostalji koyduğum
zamansız perspektifler
tüm arkamdakileri geride bırakıyorum
güneş şehrinde
ikilikleri
avcıları
ismimi seslendiğinde
tekrar bir araya geliyorum
tüm bölünmüşlerimizden
seninle diğer sahilde buluşuyorum
başka bir geçmişte
güneş indiğinde
çocukluğumun neşesini bir çemberin içine alıyorum
güvende
ben senin içkininle büyüdüm”
Künye:
1. Yusuf Sevinçli, Tumult 033 Cyprus, 2020, Arşivsel pigment baskı, 50 x 75 cm, Ed. 5 + 1 AP
2. Yusuf Sevinçli, Tumult 002 Tbilisi, 2023, Arşivsel pigment baskı, 50 x 75 cm
Mathieu Grousson’un kaleme aldığı, Sibylle Ristroph’un resimlediği Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak kitabı, “İlk Çizgi Romanım” serisi kapsamında Yağmur Yavaş Aydın'ın çevirisiyle Desen Yayınları’ndan çıktı.
“İlk Çizgi Romanım” serisi, okumayı söken çocukları bir adım ileriye götürüp çizgili hikâyeler ile buluşturmayı amaçlıyor. Çocuklara öncelikle türün ABC’sini öğretmekten başlayan bu koleksiyon, kitapların giriş bölümünde paylaştığı yönergeler aracılığıyla, bir çizgi romanın nasıl “doğru” okunması gerektiğine yönelik bilgiler sunmanın yanı sıra panel, balon, yansıma sözcükler gibi çizgi romanı oluşturan temel unsurları da açıklıyor. Çizgi roman sanatını eğlenceli bir eğitim aracı olarak kullanarak küçük yaştan geleceğin çizgi severlerini yetiştirmeyi hedefleyen seri; sözlük, bilmece ve oyun bölümleri ile etkin ve etkileşimli bir okuma deneyimi sunuyor.
“‘İlk Çizgi Romanım’ serisinin Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak isimli kitabında, Birlikte Yaşam Okulu’nun renkli ders programında bugün pastacılık atölyesi var. Yemek yapmayı sıkıcı bulan Toprak hariç sınıftaki herkesin yüzünde güller açıyor. Zaten kim çikolatalı pastaya hayır diyebilir ki? Ölç, tart, karıştır, yumurtaları bembeyaz ve köpük köpük olana kadar çırp! Hadi ama çocuklar, yiyeceklerle oynamıyoruz! Yumurtaları ziyan etmek oldu mu şimdi? Zeynep Abla haklı; marş marş, doğru kümese! Şöyle en tazelerinden birkaç yumurta alın da gelin. O da nesi? Tavuklar neden bu kadar garip davranıyor? Azıcık kızgın gibiler sanki. Yumurtalar da biraz sert mi ne? Yoksa...”
Staatliche Kunsthalle Baden-Baden’in direktörü Misal Adnan Yıldız’ın, Mutlu Çerkez’in eserleri etrafında gerçekleştireceği konuşma, 13 Ocak Cumartesi günü saat 14.00’de Kasa Galeri / Vezne Alanı’nda sanatseverlerle buluşturacak.
Geçtiğimiz yıl, 14 Temmuz-8 Ekim tarihleri arasında, Almanya’da yer alan sanat kurumu Staatliche Kunsthalle Baden-Baden, Mutlu Çerkez’in (1964-2005) eserleri etrafında “Yazılmamış Bir Opera İçin Seçmeler” başlıklı geniş çaplı bir sergi gerçekleştirdi. Projenin küratörü ve Staatliche Kunsthalle Baden-Baden’in direktörü Misal Adnan Yıldız, sergi kapsamında, 13 Ocak’ta Kasa Galeri’de serginin zamanlaması, Çerkez’in çok-katmanlı pratiğinin belirli yönleri ve programa referanslarla serginin deneysel formatı hakkında bir konuşma yapacak. Bu etkinlik, sergiler tarihi, küratörlük ve neşe ile keder arasında paylaştığımız zihinsel alanlar üzerine ilerleyecek bir sohbete dönüşecek.
Künye:
1. Mutlu Çerkez, Untitled 13145 (12 September 2000), 1990. Acrylic on canvas board, 22.8 x 30.5cm, Courtesy of Anna Schwartz Gallery