
Psikanalist Adam Phillips’in kişisel gelişim furyasına farklı ve eleştirel bir bakış getirdiği, iyileşmenin anlamını araştırdığı kitabı İyileşmek Üzerine, Berçem Su Ozak’ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’nın Lacivert Kitaplar Dizisi’nden çıktı.
Phillips, önceki kitabı Değişmeyi İstemek Üzerine ile tamamlayıcı olarak kurguladığı bu metinde haz, tatmin, kültür, iyileşme kavramlarına dair fikir yürütüyor. Tüm bu yolculukta Phillips; Freud, Winnicott, Masud Khan ve Bion gibi psikanaliz alanındaki büyük kuramcıları William James ve David Hume gibi isimlerle harmanlıyor.
“… bize tam veya mutlak tatmin vaat eden herhangi birine veya herhangi bir şeye karşı son derece dikkatli olmalıyız. Bu sadece öfke, şiddet veya hayal kırıklığı getirebilecek bir vaattir. Başka bir deyişle psikanaliz, yalnızca kurtuluş kültürlerini eleştirebilir ve onlara karşı bir panzehir olabilir. Tam tatmin sadece tanrılar, hükümdarlar veya tiranlar ya da daha yıkıcı hırslarımızı taşımak ve kapsamak için yarattığımız figürler içindir.”
90’ların sonu 2000’lerin başında Türkiye’de en çok dinlenen gruplar arasında yer alan Kargo’ya saygı albümü Kargo☆Yarına Kalan Şarkılar’ın ilk kısmı GRGDN Müzik etiketiyle yayımlandı.
Kargo☆Yarına Kalan Şarkılar albümünde yaklaşık 20 sanatçı yer alıyor. Albümde bir araya gelen isimler arasında; Abkountry, Aleyna Tilki, Barış Demirel, Batu Akdeniz, Buray, Cem Adrian, Deniz Tekin, Evdeki Saat, Gece, Gökçe, Jabbar, maNga, mor ve ötesi, Nilipek., Rashit, Sattas, Selin, Simge Pınar, Sufle, Şanışer, TNK, Vega ve Yalın bulunuyor. Albümün ilk kısmını oluşturan beş şarkı bugün (19 Ocak) dinleyicilerle buluştu. Kalan şarkılar sırasıyla 2 Şubat, 16 Şubat ve 1 Mart’ta beşer single hâlinde çıkacak. 1 Mart’ta albümün tamamlanmasıyla beraber fiziksel versiyonu double LP olarak yayımlanacak ve en son da nisan-eylül arası grubun orijinal kadrosu ile albümdeki isimlerin de konuk olduğu bir turne düzenlenecek.
Vokalde Koray Candemir, gitarda Selim Öztürk, tuşlu çalgılarda Serkan Çeliköz, bas gitarda Mehmet Şenol Şişli ve davulda Burak Karataş’tan oluşan Kargo, farklı nesil ve müzik türlerinden onlarca müzisyenin katkısıyla dört parça hâlinde yayımlanacak bir saygı albümü projesine ilham oldu.
Bu özel albüm kapsamında Jabbar, Kargo’nun en duygusal şarkılarından biri olan “Sonbahar”ı kendisinden duymaya alışık olduğumuz dans ritimleriyle yorumladı. Grubun en unutulmaz parçalarından “Boğaziçi”, mor ve ötesi’nin kendine özgü üslubuyla seslendiriyor. Kayıtları Babajim İstanbul’da gerçekleşen parçanın miksi Tarkan Gözübüyük imzası taşıyor. Albümün ilk kısmında yayımlanan beş şarkıdan bir diğeri olan “Ayrılık Şarkısı” Nilipek.’nin dokunuşuyla yeniden dinleyicilerle buluşuyor. Bu yeniden yorumda ise davul ve yaylı yazımı Berkay Küçükbaşlar, miks Umut Çetin’e ait. Simge Pınar, “Sen Uyurken”in hüznünü ve kırılganlığını çok başarılı bir biçimde ön plana çıkarıyor. Şarkının yeni versiyonunun prodüktörlüğünü ise Efe Demiral üstlendi. Kargo’nun kült şarkılarından “Bad’lik Amiri”ni Şanışer seslendiiryor. Şanışer’e şarkının altyapılarında Redo eşlik etti. Albümün tamamının mastering’leri Erim Arkman, albüm kapağı tasarımları Ethem Onur Bilgiç imzası taşıyor.
Kargo☆Yarına Kalan Şarkılar
19 Ocak 2024
Jabbar, mor ve ötesi, Nilipek., Simge Pınar, Şanışer
2 Şubat 2024
Buray, Cem Adrian, Deniz Tekin, GECE, TNK
16 Şubat 2024
Evdeki Saat, Rashit & Gökçe, Sattas & Selin, Sufle, Vega
1 Mart 2024
Aleyna Tilki, Barış Demirel ft. Abkountry, Batu Akdeniz, maNga, Yalın
Jabbar, mor ve ötesi, Nilipek., Simge Pınar ve Şanışer’in yer aldığı Kargo☆Yarına Kalan Şarkılar albümünün ilk kısmını buradan dinleyebilirsiniz.
Bahçe Galata’nın prömiyerini 27. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yapan Presnyakov Kardeşler’in en bilinen oyunlarından olan, Saim Güveloğlu tarafından yönetilen yeni oyunu Terörizm, 21 Ocak Pazar günü Zorlu PSM Turkcell Platinum sahnesinde izleyiciyle buluşacak.
Bilgesu Akın, Defne Koldaş, Derya Şahan, Fatih Sevdi, Semih Ali Aksoy, Tansu Biçer, Tolga Güneş, Tülin Özen, Zeynep Çötellioğlu tarafından sahnede hayat bulan Terörizm, toplumsal olaylara duyarsızlaştığı ölçüde kendi başına gelenlere hassaslaşan günümüz insanı üzerine karanlık bir komedi örneği sunuyor.
Şehir yaşamından beş farklı sahne gösteren Terörizm, mağdurlar, failler ya da vahşice eylemlerle ilgili değil; korku ve şüphenin sıradanlaştığı dağılmış bir toplumdaki bireylerin nasıl birbirine düştüğüne, birbirini ötekileştirdiğine dair bir bakış açısı sunuyor. Oyun bir hava alanında bomba alarmıyla başlıyor. Bunu bir intihar ve şehrin göbeğinde bir patlama takip ediyor. Zaten kendisiyle başı dertte olan, anlamsızlık, yetersizlik ve hissizlikle mücadele etmeye çalışan insanlar toplumsal düzeyde sarmalandıkları bu şiddetle beraber kendileri de şiddetin üreticisi haline geliyorlar. Bu durum bir sarmal şeklinde ilerliyor.
Terörizm’i 21 Ocak’ta Zorlu PSM Turkcell Platinum sahnesinde, 11 Şubat’ta Alan Kadıköy’de izleyebilirsiniz.
Oyunun Künyesi:
Yazan: Presnyakov Kardeşler
Çeviren: Natalia Nilüfer Denissova
Yöneten: Saim Güveloğlu
Yönetmen Yardımcısı: Derya Özsoy
Işık Tasarımı: Utku Kara
Kostüm ve Dekor Tasarımı: Hilal Polat
Müzik: Berkay Özideş
Fotoğraf: Gençer Yurttaş
Işık ve Efekt Kumanda: Derya Özsoy
Afiş/Broşür Tasarım: Semih Ali Aksoy, Atilla Tolga Güneş
Oynayanlar: Bilgesu Akın, Defne Koldaş, Derya Şahan, Fatih Sevdi, Semih Ali Aksoy, Tansu Biçer, Tolga Güneş, Tülin Özen, Zeynep Çötellioğlu
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen, 14 Eylül 2024’te kapılarını açması planlanan 18. İstanbul Bienali, 2025 yılına ertelendi.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın açıklaması şu şekilde:
“İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) olarak 18. İstanbul Bienali için 2023 Mart ayından bu yana dünyanın dört bir yanından 58 sanatçıyla birlikte çalışıyoruz. Onlarca yeni sanat eserinin üretimine ve hem yerel hem uluslararası ölçekte verimli işbirliklerine olanak sağlamasını hedeflediğimiz bu bienalin kavramsal çerçevesi, büyük kayıpların ve acıların ardından sanatın nasıl bir rol üstlenebileceğini araştırıyordu.
Bu sırada, vakıftaki seçim ve karar süreçlerine dair eleştiriler aldık ve bu eleştirileri değerlendirerek tüm işleyişleri daha katılımcı hâle getirmek üzere harekete geçtik. İstanbul Bienali’nin her zamanki gibi sanatsal ifade, diyalog ve bir araya gelme olanakları sunmasını hedefledik. Buna rağmen, sanat çevrelerinde asla arzu etmeyeceğimiz biçimde tarafların oluştuğunu, bienale katılmayı kabul etmiş veya etmeyi değerlendiren sanatçıların, yürütülen işbirliklerinin ve ortaklıkların olumsuz etkilendiğini gözlemledik. Bu durum, İstanbul Bienali’nin planlandığı şekilde düzenlenmesini imkânsız hâle getirdi.
Bu nedenle, 14 Eylül 2024’te kapılarını açması planlanan 18. İstanbul Bienali’nin ertelendiğini kamuoyuna üzülerek duyuruyoruz. Her zaman en iyi şekilde gerçekleştirmek için çaba sarf ettiğimiz İstanbul Bienali’ni yeni yönetmelik çerçevesinde ele alınacak bir süreçle 2025 yılında yeniden izleyicilerle buluşturacağız.”
Koreograf ve dansçı Melih Kıraç’ın yeni işi Eski Tören İçin Yeni Cilt, dünya prömiyerini 21 Ocak Pazar akşamı saat 17.00’de Kundura Sahne’de yapacak.
Kamola Rashidova’nın tek kişilik performansıyla sahnelenecek Eski Tören İçin Yeni Cilt, demans hâlinde yaşanan hafıza olaylarına işaret ederek, performans anında geçmiş, şimdi ve gelecek melezliğinin yollarını arıyor. Melih Kıraç’ın 1930’larda evlatlık verilen babaannesinin Konya’daki köyüne seyahati sonrası uyanan ve Özbekistan’da doğan Kamola Rashidova’nın rüyaları ve ana diliyle yaşadığı kopukluklardan ilham alan koreografi, anılarla ilişki kurma biçimlerimizin ve dünyadaki yerimiz ile gelip geçiciliğimizin dansını yaratıyor.
21 Ocak Pazar akşamı saat 17.00’de Kundura Sahne’de sahnelenecek Eski Tören İçin Yeni Cilt’in biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
Dans, performans
2024, 45’, +13
Koreografi: Melih Kıraç
Birlikte Üretim ve Performans: Kamola Rashidova
Işık Tasarım: Utku Kara
Kostüm Tasarım: Hilal Polat
Müzik: Akira Rabelais, Arvo Part (Else Torp, Christopher Bowers-Broadbent, Paul Hillier)
Ses Düzenleme: Berkant Kılıçkap
Ortak Yapım: Kundura Sahne
Salt’ın bilgi üretimi ve paylaşımını desteklemek amacıyla 2013’ten bu yana düzenlediği Salt Araştırma Fonları’nın 2024 yılı başvuruları başladı.
Salt Araştırma Fonları, bugüne kadar toplam 74 projeye destek verdi. 19. yüzyıldan günümüze Türkiye’nin kent, toplum ve ekonomi tarihi ile 1950 sonrası sanat, mimarlık ve tasarım alanlarına odaklı özgün araştırmaları teşvik eden fonlar ile kurumun arşiv koleksiyonları ve uzun soluklu araştırma projelerinin de yorumlanması amaçlanıyor.
İki aşamada tamamlanacak başvuru süreci sonucunda seçilen araştırma projelerinin her birine 35.000 TL’lik fon desteği sağlanacak. 19 Şubat Pazartesi saat 18.00’e kadar süren ön başvurular ile konu, dönem ve araştırma alanı bakımından içeriğin uygunluğu değerlendirilecek. Bu aşamayı geçen aday projeler için 18 Mart Pazartesi gününe kadar devam edecek ikinci aşamanın ardından sonuçlar, 26 Nisan Cuma günü açıklanacak. Bu senenin seçici kurulunda Prof. Dr. Gülhan Balsoy (İstanbul Bilgi Üniversitesi), Doç. Dr. Ayşe Erek (Kadir Has Üniversitesi), Dr. Bilge İmamoğlu (TED Üniversitesi), Sezin Romi (Salt) ve Lorans Tanatar Baruh’un (Salt) yer alıyor. Desteklenen projelerin çıktıları, aralık ayında düzenlenecek bir sunum programıyla duyurulacak.
Künye:
1. Elektrik Mühendisi Hüseyin Bâhir Kocabay çalışırken Salt Araştırma, Hüseyin Bâhir Kocabay Arşivi
2. Türkiye Şeker Fabrikası Etimesgut Kompleksi Salt Araştırma, Ali Mukbil Gökdoğan Arşivi
3. Gima Mağazası Parfüm Standı, Kızılay, Ankara Salt Araştırma, Fotoğraf ve Kartpostal Arşivi
4. Eskişehir Subay Orduevi (eski Porsuk Oteli) Salt Araştırma, Gültekin Çizgen Arşivi
5. Cibali Tütün Fabrikası’nda tütün üretimi Salt Araştırma, Fotoğraf ve Kartpostal Arşivi
Yazar ve çizer Etienne Davodeau’nun bir gün eve dönmemeye karar veren bir kadının hikâyesini anlattığı Lulu, bir kadın, Damla Kellecioğlu’nun çevirisiyle Baobab Yayınları’ndan çıktı.
“Lulu bir gün eve dönmemeye karar veriyor, kocasını ve çocuklarını bırakıp kendine birkaç günlük özgürlük tanıyor. Önceden planladığı bir şey değil, birdenbire kendiliğinden oluveriyor... Tek başına, deniz kenarında, tek amacı da bu sıradışı tatilin tadına varmak, dolu dolu ve tasasızca.
Kendi cesaretine kendisi şaşkın, Lulu, bu “yolculuk”ta ilginç insanlarla tanışacak, onun gibi kıyıda köşede kalmış insanlarla. Şaşırtıcı, neşeli bir o kadar da tehlikeli ve acımasız bu doğaçlama deneyim Lulu'yü bambaşka bir kadın yapacak.”
UNIFRANCE tarafından düzenlenen My French Film Festival, 26 filmden oluşan seçkisiyle 19 Ocak-19 Şubat tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak.
Genç frankofon film yapımcılarını öne çıkaran My French Film Festival, uluslararası festivallerde sunulan Frankofon uzun ve kısa metrajlı filmlerden oluşan bir seçkiyi çevrim içi olarak izleyicilerle bir araya getirecek. Seçkide yer alan toplam 26 kısa ve uzun metrajlı film 11 dilde alt yazılı olarak gösterime girecek.
Festival seçkisinde bulunan üç film, Jeanne Aslan ve Paul Saintillan’dan Fifi, Alain Ughetto’dan Köpekler ve İtalyanlar Giremez ve Jean-Baptiste Durand’dan Chien de la casse Türkçe altyazılı olarak yer alacak. My French Film Festival yarışma seçkisinde bulunan 9 uzun metraj ve 9 kısa metraj film ise Uzun Metraj Büyük Jüri Ödülü, Uzun Metraj Uluslararası Basın Ödülü, Kısa Metraj İçerik Üreticileri Ödülü ile Uzun ve Kısa Metraj İzleyici Ödülü için yarışacak. Bu yıl, Türk aktör ve eleştirmen Emrah Kolukısa festivalin Uluslararası Basın Jürisi’nde yer alıyor.
Emrah Kolukısa festival ve jüri üyeliği hakkında şunları söyledi: “Kültürler ve toplumlar arasındaki etkileşimin en etkili araçlarından biri elbette sinema ve bu anlamda böylesi bir festivalde jüri üyeliği görevi üstlenmek de çok gurur verici. Fransız sinemasının yeni kuşak yaratıcılarının sahne aldığı bu festivalde yarışan filmleri izlemek ve yeni ustaları keşfetmek büyük bir keyif olacağı gibi, uluslararası jürideki meslektaşlarımla yapacağımız değerlendirmeler kuşkusuz zihin açıcı bir etkiye yol açacak; filmleri izlemek için sabırsızlanıyorum.”
My French Film Festival boyunca “Tüm Gözler Doktorlarda!”, “Hareket Halindeki Aileler”, “Kalp Atışları”, “Çılgın Dünya”, “Gençlik Ruhu Gibi Kokuyor”, “Gecenin Masalları”, “Kadınları Destekleyen Kadınlar”, “Sessizliğin Tadını Çıkarın” adlı kategorilerde gösterimde olacak uzun ve kısa metrajlı filmleri puanlayarak siz de İzleyici Ödülü’nün jürisinde yer alabilirsiniz.
Seçkide yer alan 11 dilde alt yazılı toplam 26 kısa ve uzun metrajlı film 19 Ocak-19 Şubat tarihleri arasında MyFrenchFilmFestival.com internet sitesinden izlenebilecek.
Zeyrek Çinili Hamam, Barbaros’un Çinili Hamamı: Sinan’dan Bir Başyapıt kitabı çerçevesinde hazırlanan, 20 Ocak-24 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek yeni bir söyleşi dizisine ev sahipliği yapacak.
The Marmara Grubu’nun 13 yıl süren restorasyon çalışmaları ile kapılarını yeniden açan Zeyrek Çinili Hamam’ın tarihsel, sosyokültürel ve sanatsal yönleriyle ele alındığı söyleşiler, ziyaretçilere 2024 yılının baharında özgün işleviyle açılmadan önce mekânı deneyimleme fırsatı sunuyor. Söyleşiler, geçtiğimiz günlerde yayımlanan ve Zeyrek Çinili Hamam Müzesi mağazasında satışa sunulan Barbaros’un Çinili Hamamı: Sinan’dan Bir Başyapıt kitabı yazarlarının katılımıyla gerçekleşecek. Kitaptaki makaleler çerçevesinde hamam ve hamam kültürünün farklı yönlerini ele alan söyleşilerin moderatörlüğünü ise kitabın editörleri Aslı Özbay ve Aykut Şengözer üstlenecek.
20 Ocak-24 Şubat tarihleri arasında Zeyrek Çinili Hamam’ının erkekler soğukluk bölümünde ücretsiz olarak gerçekleşecek söyleşilere buradan kayıt yaptırarak kapatabilirsiniz.
Fotoğraf: Murat Germen
Türkiye'nin en köklü müzik yarışmalarından biri olan Roxy %100 Müzik Günleri, 23. kez müzisyenleri, eserlerini ve kendilerini ortaya çıkarmaya çağırıyor.
Teoman, Hayko Cepkin, Bedük, Can Gox, Aylin Aslım, Özge Fışkın, Gevende, Direc-T, Barış Demirel, Gaye Su Akyol, Melis Danışmend gibi isimlerin yolunun geçtiği Roxy Müzik Günleri, 1996 yılından beri kendi müziğini yapan, kendi sesini duyurmak isteyen herkesi katılmaya davet ediyor. O günden bugüne 2860 müzik grubu, yaklaşık 14.600 müzisyen, ve finalde yarışma hakkında sahip 360 grup ile 46.000 müzik sever katıldı.
23. Roxy %100 Müzik Günleri jürisinde Ahmet Kenan Bilgiç, Barış Demirel, Batıkan Baksı, Boğaç Gökmen, Cem Selcen, Çağrı Sinci, Ece Duyar, Gülşah Güray, Hakan Kurşun, Hakan Tamar, İpek Atcan, İzzet Öz, Kanat Atkaya, Murat Beşer, Murat Hasarı, Nil İpek, Ömer Ahunbay, Özge Fışkın, Şafak Ongan, Taner Öngür yer alıyor.
Roxy %100 Müzik Günleri’ne, 18 yaşından büyük, tüm amatör ve profesyonel katılımcılar özgün, kendi besteleri ile katılabilecek. Adaptasyon, remix çalışmaları kabul edilmeyecek. Birinciye 100.000 Türk Lirası para ödülü ve parçalarını kayıt etmek için stüdyo ve dağıtım olanağı sağlanacak. Özgün bestesi olan müzisyen ve gruplar, MP3 formatındaki iki parçalarını 2 Nisan 2024 tarihine kadar roxymuzikgunleri@gmail.com adresine, başvuru formu ve bir adet fotoğraf ile birlikte göndererek başvurularını yapabilecekler.
Jüri değerlendirmesi ve finalistlerin belirlenmesi 4 Nisan - 1 Mayıs 2024 tarihleri arasında gerçekleşecek. Finalistler 2 Mayıs 2024’te açıklanacak, finalistlerin sahne alması 14-15-16 Mayıs 2024 tarihlerinde gerçekleşecek. Ödül töreni ise 17 Mayıs 2024’te düzenlenecek.
23. Roxy %100 Müzik Günleri’nin başvuru koşullarına ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.