GÜNDEM
  • 27-05-2024

    Elçin Çetinkale’nin taşındıkları yeni mahalledeki gizemli olayların peşine düşen iki kardeşin hikâyesini anlattığı kitabı Tuhaf Mahallenin Esrarengiz Misafirleri, Altın Kitaplar’dan çıktı.

    Adım Adım Başarı ve Kaşif’in Maceraları Dizisi gibi eserleriyle çocuk edebiyatının sevilen kalemlerinden Çetinkale bu kitabıyla da bir mahallede geçen macera dolu bir hikâye anlatıyor.

    “Aras’ın üniversiteyi kazanmasıyla birlikte bütün aile yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda kalırlar. Ve yıllar önce aile büyüklerinin aniden terk ettiği şehre hatta eski mahalleye geri dönerler. Bu geri dönüş en çok babaanneleri Muazzez Hanım’ı huzursuz eder. Dilara ile Aras, babaannelerinin neden bu kadar tedirgin olduğuna bir anlam veremezler ve davranışlarından şüphelenirler. Bu şüphe onları tuhaf olayların ve karmaşık bir deneyin içine sürükler.

    Alışılmışın dışında bir mahalle… Kulakları sağır edecek alışkanlıklar… Mahalledeki gizemli olayların peşine düşen iki torun ve bir babaanneyle birlikte etraflarındaki herkesi birbirine yaklaştıran sırlar…”

    0
    0
    1858
  • 26-05-2024

    Besteci ve davulcu Erkan Sönmez’in, tamamı kendi bestelerinden ve düzenlemelerinden oluşan ilk albümü Habitat, Bubinga Records etiketiyle yayımlandı.

    Erkan Sönmez’in üç ay boyunca tek başına kaldığı bir dağ evinde yaşadığı deneyimlerin yansıması olarak ortaya çıkan Habitat, insana ve kolektif üretim sürecine odaklanarak beslendiği yaratım enerjisini yaymayı amaçlıyor. Yedi parçadan oluşan albümün prodüktörlüğü Erkan Sönmez’e; mix ve mastering’i Cem Çatık’a ait. MIAM stüdyolarında kaydedilen albümde; piyano ve tuşlu çalgılarda Berkan Kaya, elektrik gitarda Cem Çatık, bas gitarda Sinan Erbelger, davulda Erkan Sönmez yer alırken; özel konuk olarak iki şarkıda vokalleriyle Elis Dubaz eşlik ediyor. Alican Tuncer yönetmenliğinde çekilen canlı performans videoları yaratım sürecini tüm doğallığıyla ortaya koyuyor. Sanatçının dağdaki çobanlarla geçirdiği bir güne ait fotoğrafın yer aldığı albümün kapağı ise Alican Tuncer ve Burçak Karahacıoğlu imzası taşıyor.

    ​Erkan Sönmez’in ilk albümü Habitat’ı buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1216
  • 26-05-2024

    İstanbul’un ilk art nouveau yapısı Casa Botter, Levent Çalıkoğlu küratörlüğünde gerçekleşen “Botter Sergileri” serisinin ikincisi olan “Solo Botter: Nuri İyem” sergisini 29 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Küratörlüğünü Levent Çalıkoğlu’nun, asistan küratörlüğünü ise İrem Büşra Coşkun’un üstlendiği “Solo Botter: Nuri İyem” sergisi, yaşadığı coğrafyaya özgü bir öz arayışını üzerinde yoğunlaştığı her temada çözümlemek üzere tuvalin karşısına yerleşen Nuri İyem’in farklı dönemlerinden karakteristik çalışmalarını bir araya getiriyor.

    Nuri İyem’in sanatı, bakar bakmaz duygusal bir yakınlık kurabileceğimiz imgelere odaklanıyor. Her seferinde yeni baştan yorumladığı ikonik kadın yüzleri, renk ve ışık ile yoğunlaşarak romantik bir atmosfere bürünen manzaraları, dönemi için köyden kente göçün sembolü hâline dönüşen figürlü kompozisyonları, her türlü yokluğa ve zorluğa rağmen umutlarını yitirmeyen aşıkların sevgi dolu portreleri onun resim sevgisini toplumun tüm kesimlerine yayma arzusunu işaret ediyor.

    İBB Kültür ve İBB Miras ev sahipliğinde düzenlenen “Solo Botter: Nuri İyem” sergisi, 29 Ağustos tarihine kadar pazartesi günleri hariç her gün 10.00-19.00 saatleri arasında Casa Botter’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Osman Nuri İyem, Analar Yürüyüşü, Duralit üzerine yağlıboya, 1978
    2. Osman Nuri İyem, Natürmort, Tuval üzerine yağlıboya, 1948
    3. Osman Nuri İyem, Nasip İyem Portresi, Tuval üzerine yağlıboya, 1948
    4. Osman Nuri İyem, Adalet Cimcoz Portresi, Duralit üzerine yağlıboya, 1952
    ​5. Osman Nuri İyem, Sünger Avcıları, Tuval üzerine yağlıboya, 1951

    0
    0
    4019
  • 26-05-2024

    Bulgar şair ve yazar Yordanka Beleva’nın düşünüldükçe katman kazanan cümlelerinden oluşan yirmi kısa öyküsünün yer aldığı kitabı Keder, Hasine Şen Karadeniz’in çevirisiyle Metis Yayınları’ndan çıktı.

    Beleva, kelime ve kavramlarla oyun hamuru gibi oynamayı seven bir yazar. Keder’deki öyküler sıra dışı bir bakış açısına sahip, üzerine düşünülmeyi talep eden satırların arasında hüzün notalarıyla bezeli, ince bir mizah okura göz kırpıyor.

    “Evlenmemişler, çünkü bir yılları eksikmiş. Tam olarak bu kelimeyi kullandı. Eksik. Tıpkı börek için yirmi sekiz stotinka veya ev için iki milyon eksiğinizin olması gibi. Tıpkı aniden aklınıza tatlı yapmak estiğinde, bazen un veya başka bir malzemenin eksik olması gibi. Ama bu aniden akla gelen bir şey değilmiş. Bu düğünü planlanmışlar. Bir yıl sonrası için. Sonra o yıla bir şey olmuş. Onu bir şey içine çekmiş. Kışla mı, hapishane mi, ya da başka şehre tayin. Eksik yıl, peşinden tuhaf bir zamanı sürüklemiş. Böylece bugün hem geliyormuş, hem gelmiyormuş. Ve tüm günler böyleymiş. Eksi bir gün, eksi bir yıl, eksi sonraki yıl, eksi bir hayat.”

    0
    0
    1537
  • 25-05-2024

    Anadolu topraklarının binlerce yıllık müzikal mirasının, İtalyan Barok dönemiyle bir araya getiren “LEVANTE: Anatolian Stories in Italic” projesi, 13 Haziran Perşembe akşamı saat 20.00’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.

    Anadolu’nun derin köklerinden İtalyan Barok müziğine uzanan Levante, İlber Ortaylı’nın anlatıcılığında, tenor Mert Süngü, klavsen sanatçısı Chiara Cattani, kemancı Lorenzo Gugole, lut ve teorbo sanatçısı Fabiano Merlante ve Camerata Barok İstanbul’un performanslarıyla izleyiciye kültürlerarası diyalog sunuyor. Bağlama ve kopuz ustası Coşkun Karademir, perdesiz gitar virtüözü Cenk Erdoğan ve ney sanatçısı Burcu Karadağ projede konuk sanatçı olarak yer alıyor. İtalyan şef Chiara Cattani yönetiminde C. Monteverdi, J. Lully, G. F. Händel ve T. Traetta’dan eserler, “Levante” temalı barok operalardan tenor aryaları ve lamentolar, Osmanlı saray müzikleri, Sefarad şarkıları, Anadolu deyişleri ve türküleri bir araya getiriyor. Doğu Akdeniz coğrafyasının tanıdık halk ezgilerinin, İtalyan Barok müziğinin zarif dokunuşlarıyla yeniden yorumlandığı proje, Prof. İlber Ortaylı’nın anlatımıyla zenginleşiyor.

    13 Haziran Perşembe akşamı saat 20.00’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda gerçekleşecek etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    “LEVANTE: Anatolian Stories in Italic”
    Mert Süngü: Tenor, Lute, Sampler ve Eser Düzenlemeleri
    Chiara Cattani: Klavsen ve Eser Düzenlemeleri
    Lorenzo Gugole: Keman
    Fabiano Merlante: Lute, Theorbo
    ​Camerata Barok İstanbul

    0
    0
    1080
  • 25-05-2024

    Ezgi Güneştekin’in “HOW U FEEL?” başlıklı ilk kişisel sergisi 30 Haziran tarihine kadar DG Art Project’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Zeynep Öztürk’ün küratörlüğünü üstlendiği “HOW U FEEL?” sergisinde yer alan Ezgi Güneştekin’in eserleri, varoluşun karmaşıklığını ve insanın iç çatışmalarını vurgulayarak insanları düşünmeye ve hissetmeye çağırıyor. Eserlerinde renkleri, metinleri, imgeleri kullanan ve işlerinde asi bir direnişi, kültürel normlara başkaldırıyı ve bireysel özgürlüğü amaçlayan Güneştekin, “Nasıl hissediyorsun?” sorusuyla eserlerinde izleyicinin iç dünyasına dokunmayı hedefliyor. Canlı ve dinamik renkleriyle izleyicinin duygusal boşluğunu dolduran sanatçı, kendini asla bir tuvalin sınırları içine hapsetmiyor. Eserlerinde sıradanın ötesine geçen, duyguların derinliklerine inen ve ruhun barındırdığı karmaşık duyguları ifade eden sanatçı, zamanın her anında yeni bir şey söylemeyip kendi özgün dilini inşa ediyor.

    Künye:
    1. Ezgi Güneştekin, I Choose Me
    2. Ezgi Güneştekin, Maybe I'm Hopeless
    ​3. Ezgi Güneştekin, Maybe, I'm Broken, 2023, Mixed Media, 130x130 cm

    0
    0
    1935
  • 25-05-2024

    Sanat tarihçisi ve Gustave Courbet uzmanı Thomas Schlesser’in sanat üzerine düşünmeyi merkeze aldığı ve cömertlik, birey olmak, melankoli, yas, hayal kırıklığı gibi temaları sanat tarihine iz bırakmış eserler ve sanatçılar üzerinden masaya yatırdığı Mona’nın Gözleri, Işıtan Tual Şekercigil’in çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    Mona’nın Gözleri; görme yetisini kaybetmek üzere olan on yaşındaki bir çocuğun gözünden sanat tarihinin önemli 52 eserini keşfetmeye ve üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

    ​10 yaşında zeki bir çocuk olan Mona, görme yetisini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bunun üzerine dedesi, bu süreçte torununun yanında olmak için sanat eserlerini incelemek üzere onu Paris'teki en büyük üç müzeye (Louvre, Orsay, Pompidou) götürmeye karar verir. Bir yandan Mona'nın günlük yaşamına, okuldaki arkadaşlarıyla ve ailesiyle ilişkilerine tanık olurken diğer yandan büyük sanat eserlerini keşfediş sürecini okuruz. Dede-torun her bölümde Dégas'dan Van Gogh'a, Goya'dan Marina Abramovic'e kadar geniş bir ölçekte pek çok sanatçının eserleri üzerine sohbet ederler.

    0
    0
    3179
  • 24-05-2024

    Deniz Taşar’ın ilk İngilizce solo albümü OVERFLOWING, SOLAS Records etiketiyle müzikseverlerle buluştu.

    OVERFLOWING albümü dinleyicilere duymaya alışık olmadıkları bir Deniz Taşar sunuyor. Albüm, Taşar’ın tüm ilhamlarının seslendirilmiş hâlini dinleyiciye sunuyor. Güçlü sözlerle bezenen R&B vokalleri, dansa davet eden ritimler, deneysel dokunuşlar ve rap verse’leri albümün yapı taşlarını oluşturuyor. Toplam 10 parçadan oluşan albüm “the mind map” adlı parçayla açılıp; “Top of the Roof” adlı, flörtöz ve eğlenceli bir tavra sahip, enerjik dans parçasıyla sonlanıyor. Taşar, dinleyiciye kendini sevmek, keşfetmek, değişmek ve gelişmek gibi konularda kişisel hikâyelerinden çıkardıklarını sunuyor. R&B’den trap’e uzanan vokallerin caz arka planıyla buluştuğu albümü sanatçı Charalambos Kourtaras ile birlikte hem Atina’da hem de İstanbul’da kaydetti.

    Deniz Taşar albümünün ilk kutlamasını 30 Mayıs’ta Babylon’da gerçekleşecek lansman konseriyle yapacak. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Deniz Taşar’ın OVERFLOWING isimli yeni albümünü buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1185
  • 24-05-2024

    PASAJ @ Barın Han, Küçük Şeyler Rezidans Programı kapsamında 2 Haziran’a kadar sanatçı Gözde Ju ve Nazlı Moripek’i ikili olarak konuk ediyor.

    PASAJ @ Barın Han, Küçük Şeyler Rezidans Programı kapsamında Nazlı Moripek ve Gözde Ju’yu “Sakın” ile ağırlıyor. Almanya’nın Frankfurt kentinde yaşayan iki sanatçı, misafir sanatçı programı süresince kültürel ve tarihi tılsımları biçimsel ifadeleri ve sembolik anlamları üzerinden inceleyerek koruma, saklama ve muhafaza etme kavramlarını araştıracaklar. Sanatçılar, program süresince nesilden nesile aktarılan bu koruyucu sembollerin izlediği yolu ve kültürel hafıza arasındaki ilişkiyi ayrıntılı olarak inceleme fırsatı buluyorlar. Araştırma ayrıca, kadınlar tarafından yaratılan ve göç hareketiyle karakterize olan tarihi ve kültürel ritüellere de odaklanıyor. Süreçleri açık stüdyo formatında izleyiciler ile paylaşılacak ve Eylül 2024'te Frankfurt'ta düzenlenecek ikinci bir serginin temelini oluşturacak.

    ​Sergi 30 Mayıs Perşembe günü saat 18.00’de Melike Bayık ile gerçekleşecek söyleşi ile açılış yapacak, 31 Mayıs, 1 ve 2 Haziran tarihlerinde açık stüdyo olarak ziyarete açık olacak.

    0
    0
    2021
  • 24-05-2024

    Gina Mayer’in yazıp Gerhard Schröder’in resimlediği evcil hayvan sahiplenmenin çocuklara kattığı sorumluluk bilinci ve özgüven gelişimi üzerine bir hikâye anlatan Yağmur ile Pofuduk, Ümit Mutlu’nun çevirisiyle Tudem Yayınları’ndan çıktı.

    Kitap, bir hevesle alınıp acımasızca sokağa terk edilen hayvanların maruz kaldığı olumsuzluklara dikkat çekerek 6 yaş ve üzeri okurları can dostlarımızın haklarını korumaları ve onlara kucak açmaları için harekete geçmeye davet ediyor. “Hayvanları sevmek, onları umursamaktan başlar,” görüşünü savunan Yağmur ile Pofuduk, içerdiği bulmaca ve oyunlarla, öğrencilerin kelime dağarcığını zenginleştiriyor, okuduklarını daha iyi anlamalarını ve pekiştirmelerini olanaklı kılıyor.

    ​Yağmur ile annesi parkta gezmeye çıktıkları bir gün, tasmasıyla oturma bankına bağlanmış minicik bir köpek bulurlar. Yağmur, adının Pofuduk olduğunu öğrendiği bu yavru köpeği hemen sahiplenmek istese de, annesini bir türlü ikna edemez: Ne yazık ki yaşadıkları apartmanda evcil hayvan beslemek yasaktır. Huysuz biri olarak tanınan ev sahipleri bu konuda net kurallar koymuştur. Anne-kız çaresizce köpeği barınağa götürürler. Lakin Yağmur'un içi hiç rahat değildir. Ne yapıp edip, gizlice de olsa Pofuduk'u eve almalıdır. Peki, ama ya Yusuf Bey'e yakalanırsa?.. 

    0
    0
    1204
DAHA FAZLA
Geldanlage