
Sinema Adası’nın organizatörlüğünde, Sinematek/Sinema Evi’nde, 31 Mayıs, 1 ve 2 Haziran tarihlerinde üçüncüsü düzenlenecek Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları, uzman sinemacıların katılımıyla gerçekleşecek panelleri, söyleşileri ve atölyeleri sinemaseverlerle buluşturacak.
Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları sektörde aktif çalışan veya sektöre girmek isteyen sinemaseverlerle profesyonelleri bir araya getirerek ulusal ve uluslararası sinemacılara ağ kurma imkânı ve erişilebilirlik sağlamayı hedefliyor. Ayrıca Sinematek/Sinema Evi’nin avlusunda kurulacak Network Alanı, şirketleri sektör paydaşlarıyla bir araya getirirken katılımcıların bu alanda bulunan şirketlerle doğrudan iletişim kurabileceği bir ağ ortamı oluşturacak.
III. Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları kapsamında üç gün boyunca 10.00-20.00 saatleri arasında “Birlikte Öleceğiz! ‘Babamın Kanatları’ Film Yapım Serüveni”, “Bağımsız Bir Sinema Türkiye’de Mümkün mü?”, “Ne İzliyorsak Oyuz – MUBI”, “Nasıl Şöhret Olurum”, “Çağırmazdım Acil Olmasa / Senaryo Danışmanlığı”, “Projemi Platformlara Nasıl Sunarım / BluTV”, “Ben Sende Tutuklu Kaldım / Yönetmen - Oyuncu İlişkisi” gibi başlıklarda paneller düzenlenecek. 3 gün boyunca panellere Selman Nacar, Tülin Özen, Deniz Şaşmaz Oflaz, Soner Alper, Kıvanç Sezer, Cem Altınsaray ve Serdar Orçin, Vildan Atasever, Soner Caner, Ceylan Özgün Özçelik, Giray Altınok gibi isimler konuşmacı olarak katılacak. Ayrıca “Oyunculuk”, “Cast” ve “Animasyon” başlıkları altında atölyeler düzenlenecek.
Irak’ta 10 yıldır düzenlenen Duhok Uluslararası Film Festivali Direktörü Şevket Emin Korki “Kürt Sinemasında Etkileşim ve Biçim Arayışları” başlıklı panelde konuşmacı olacak. Yunanistan’da Selanik Film Festivali’nin uluslararası program yöneticilerinden Yannis Palavos da yurt dışı festivallerinin ilk duraklarından olan Selanik Film Festivali ve festivallere katılım süreçleriyle ilgili bir söyleşiye katılacak. 2023’te Cannes Film Festivali’nde prömiyer yapan İnşallah Erkek Olur filminin Ürdünlü yönetmeni Amjad Al Rasheed de Sektör Günleri kapsamında Sinematek/Sinema Evi’nde sinemaseverlerle buluşacak.
III. Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları’nda Antalya Kısaları 2023 Seçkisi Özel Gösterimi yapılacak. Geçen sene iptal olduğu için Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gösterilemeyen 13 kısa film, dört şehirde eşzamanlı olarak ilk kez seyirciyle buluşacak. Filmler İstanbul Kadıköy’de Sinematek/Sinema Evi’nde, İzmir’de Karaca Sineması’nda, Ankara’da Kült Kavaklıdere’de ve Diyarbakır’da Mordem Sanat’ta gösterilecek.
III. Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Bolis Lusadu Fotoğraf Kolektifi tarafından hazırlanan “Usta Ellerin Sihri” başlıklı sergi, 29 Mayıs-13 Temmuz tarihleri arasında Depo’da sanatseverlerle buluşacak.
Bolis Lusadu Fotoğraf Kolektifi’nin bir yıldır üzerine çalıştığı bu belgesel fotoğraf projesi yiten mesleklere ve tükenen bir topluma odaklanıyor. Teknolojik dönüşümlerle birlikte emekçilerin görünürlüğünü yitirmesini ve İstanbul’daki Ermenilerin nüfusunun azalmasını ele alan Lusadu, şehrin son Ermeni ustalarını fotoğraflayarak önemli bir arşiv oluşturuyor. Kolektif, farklı mesleklerden insanları atölyelerinde ziyaret edip fotoğraflarını çekerek, kuyumculuk, demircilik, dericilik, terzilik, tamircilik, saatçilik, ciltçilik, şapkacılık, diş teknisyenliği, marangozluk ve tornacılık gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren son İstanbullu Ermeni ustaların kaydını tutuyor.
Kınalıada Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi Vakfı’nın desteğiyle hayata geçirilen sergide; Arman Camgözoğlu, Berge Arabian, Dikran Dülgeryan, Edmon Sefer, Garo Miloşyan, Mıgırdiç Arzivyan, Nuran Akkaya ve Sarkis Baharoğlu’nun fotoğrafları yer alıyor.
Fotoğraf: Edmon Sefer, 2023
Zülfü Livaneli ile Erdal Öz’ün 1970’li yılların Ankara’sında başlayan, araya giren sürgün yıllarıyla pekişen, gücü asla eksilmeyen dostluklarının hikâyesini anlatan Sazın Teli Koptu, Can Yayınları’ndan çıktı.
Cem Akaş’ın yayına hazırladığı Sazın Teli Koptu, Livaneli ile Öz’ün dostluğunun anılarla, mektuplarla, söyleşilerle, yazılarla kurulmuş hikâyesi olduğu kadar, Türkiye ve Avrupa için bir dönem panoraması da sunuyor. Livaneli’nin 1973’te İsveç’e göçmesinin ardından mektuplaşmaya başlayan iki arkadaş, 1984’te Livaneli’nin Türkiye’ye dönmesine dek birbirlerine yazmayı sürdürdü. Bu dönemde Livaneli uluslararası üne kavuşan bir müzisyen ve yıldızı parlamaya başlayan bir yazar olarak öne çıkarken Öz de kalemi güçlü bir yazar olarak tanındı, Arkadaş Yayınları’nın yöneticiliğinden Can Yayınları’nın kuruculuğuna geçti ve ilerleyen yıllarda Türk yayın dünyasını biçimlendiren figürlerden biri oldu. Sazın Teli Koptu iki dostun ilişkisinin ötesinde 1970‘leri, o dönemin Avrupa’sını, Türkiye’sini, müziği, edebiyatı, aydın çevrelerini, dayanışmayı ve yalnız bırakılmayı da ele alıyor.
Zülfü Livaneli mektuplarından birinde, kendi gibi hep “ille de memleket” diyen Erdal Öz’e şunu yazıyor: “Burası İsveç diye bir yer. Çoğu zaman burada ne işim olduğunu, bu topluluğun, bu dilin benimle ne ilgisi olduğunu düşünüp duruyorum. Saksıya dikilmiş gibi, iğretiyim burada. Oysa bana tanınan olanaklar çok geniş ve rahat. Radyoya, TV'ye, tiyatrolara müzik yapıyorum. Bir-iki aya kadar büyük bir firma bir long-play’imi yayınlıyor. Birlikte çaldığım çok iyi bir İsveçli grubum var. Yeni ve olumlu bir stil ortaya çıkardığımızı sanıyorum. Gelecek hafta ağıtlar kaset olarak yayınlanıyor. Bütün bunlar beni sevindirmiyor inan ki. Bu işlerin onda birine razıyım, tek memlekette olsun.”
İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV), Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirdiği Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’nın verdiği hibe kapsamında Adıyaman’ın Kömür beldesinde yeni bir kültür-sanat merkezi kuruldu.
Türkiye’de kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve belediyeler arasındaki diyaloğu, iş birliklerini geliştirmeyi amaçlayan Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’nın birinci açık çağrı döneminde desteklenen dört proje arasında bulunan Kömür Kültür Sanat Merkezi, depremden etkilenen bölgede çocukların ve gençlerin nitelikli kültür-sanat etkinliklerine erişimini ve bu alandaki yeteneklerini keşfetmelerini sağlamayı amaçlıyor. Diyarbakır’dan Önce Çocuklar Derneği’nin yürütücülüğünde, Adıyaman’ın Kömür Belediyesi’nin ortaklığında gerçekleştirilen proje kapsamında Diyarbakır’da ve Kömür’de deprem sonrası normalleşme sürecine katkıda bulunması hedefiyle kültür-sanat etkinlikleri gerçekleştirilecek. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın da desteğiyle hayata geçirilen Kömür Kültür Sanat Merkezi’nde, Diyarbakır’da uzun yıllardır faaliyet gösteren proje iştirakçileri Ma Music Center ile Amed Şehir Tiyatrosu’nun destekleriyle çocuklara ve gençlere yönelik müzik, tiyatro ve yaratıcı sanat atölyeleri düzenlenecek. Atölyelerde ortaya çıkan gösteriler, sonbaharda Kömür’de ilk kez düzenlenecek Kömür 1. Çocuk ve Gençlik Festivali’ne taşınacak.
Kömür Kültür Sanat Merkezi’nde, Önce Çocuklar Derneği, çocuklara yönelik eğitici atölyeler ve eğitimler sunacak. Diyarbakır’da uzun yıllardır faaliyet gösteren Ma Music Center, müzik, enstrüman ve ritim dersleriyle, Amed Şehir Tiyatrosu da tiyatro ve oyunculuk eğitimleri ile projeye katkı sağlayacak. Bu sayede, beldede yaşayan 5-20 yaş arası çocuk ve gençlere, nitelikli kültür-sanat etkinliklerine erişim ve bu alanda yeteneklerini keşfetme imkânı yaratılması hedefleniyor. Atölyelerde ortaya çıkan materyaller ve gösteriler, sonbahar aylarında Kömür 1. Çocuk ve Gençlik Festivali adı altında bir festivalle beldede ve komşu bölgelerde yaşayan herkesle buluşacak.
Benden Güçlü ekibinin “Revisited” başlıklı sergisi, 23 Haziran’a kadar Belm’art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.
2018 yılında ilk grup sergilerini açan ve altı yıllık süreçte çalışmalarını ayrı ayrı sürdüren Benden Güçlü üyeleri “Revisited” başlıklı ikinci sergileriyle Belmart Space’te yeniden bir araya geliyor. Sergi geçmiş ve şimdi düşüncesinden yola çıkıyor. “Revisited”, düşünsel ve artistik bir ortaklıkta buluşan Benden Güçlü ekibinin, Belmart Space’te bir araya gelmesiyle zaman zaman birbirine dirsek temasıyla yaklaşan ya da aralarındaki mesafeyi tanımlamaya yarayan bir yeniden ziyaret olarak izleyici karşısına çıkıyor. Sergide; Havva Altun, Ozan Bilginer, Aslı Işıksal, Funda Susamoğlu ve Seval Şener yer alıyor.
Künye:
1. Aslı Işıksal, Siyah Serisi, 2019, Kağıt Üzerine Karışık Teknik, 150x190 cm
2. Seval Şener, Orta Sayfa, 2024, Ofset Baskı, 200x160 cm
3. Funda Susamoğlu, Ağır Hava, 2024, Sırlı Seramik, 41x54x10 cm
4. Havva Altun, Natürmort Olarak Memling,Aziz Veronica, 2022, Kağıt Üzerine Suluboya, 70x50 cm
Yazar ve çizer Elif Yemenici’nin doğanın büyüsünü, kelimelerinin ve fırçasının ucunda yeniden var ettiği hikâyesi Bodur Dağ, Fibula Yayıncılık’tan çıktı.
Yemenici, 5 yaş ve üstü okurlarına kadim ama yepyeni bir masal anlatıyor. Bir dağın hikâyesi bu. Kendi eteklerine doğru baktıkça heybetine hayran olan ama büyük yalnızlığını göremeyen bir dağ. Bodur Dağ; ihtişamlı evvel zamanların bir defne yaprağının kokusuyla hayatı değişen bodur dağları üzerine.
Mamut Art Project’in oluşumu Mamut Limited’in Trendyol Sanat için derlediği, Toyart.ist tarafından düzenlenen “Toykontakt” başlıklı seçki ve limitli edisyon illüstrasyonlar Trendyol üzerinden sanatseverlerle buluşuyor.
Trendyol, dijital sanat platformu Trendyol Sanat ile genç ve yaratıcı sanatçılara destek vermeye devam ediyor. Geleneksel Türk sanatlarından heykele uzanan geniş yelpazede özgün ve ilham veren işleri özel seçkilerle platformda bir araya getiren Trendyol Sanat, oyuncak tasarımını sanata dönüştüren Toyart.ist’in düzenlediği “Toykontakt” sergisinden bir seçkiyi koleksiyonerler ve oyuncak meraklılarıyla bir araya getiriyor. 22-26 Mayıs tarihlerinde düzenlenen ve Trendyol Sanat’ın eş sponsoru olduğu Mamut Art Project 11. edisyonunda Bülent Gültek ve MRE küratörlüğünde yine Trendyol Sanat desteğiyle sergilenen “Toykontakt”, Türkiye’de oyuncak sanatı alanındaki üretimlerin yaygınlaştırılması için kurulan Toyart.ist çatısı altındaki sanatçıların ilgi çekici tasarımlarından oluşuyor.
Mamut Art Project'in oluşumu Mamut Limited tarafından derlenen Toykontakt Trendyol Sanat Özel Seçkisi’nde; Burak Şentürk, Burak Beceren, Bülent Gültek, Can Dağlı, Cihan Gelerli, Cins, Defo, Fatih Öztürk, HAM, Kilink Custom Toys, MRE, Murat Kalkavan, Selin Arısoy (LaserPigeon Toys), Selin Çınar, Tuba Girgiç, Vamk ve Yiğit Yerlikaya’nın karakter tasarımları ve popüler kültür ürünlerine mizahi yaklaşımlar içeren tasarım oyuncakları yer alıyor. Trendyol’da aynı zamanda sanatçıların özel limitli edisyon illüstrasyonları da satışa sunuluyor.
Trendyol Grubu Kurumsal İletişim Direktörü İrem Poyraz, proje hakkında şunları söyledi: “Sanatın kapılarını herkes için aralamak ve yaratıcılığı daha geniş kitlelere ulaştırmak misyonumuzun bir parçası. Mamut ve Toyart.ist ile iş birliğimizi, yoğun ilgi gören çok renkli bir fiziksel sergi sürecinin ardından dijital ortama taşıyarak büyüttük. Toykontakt Trendyol Sanat Özel Seçkisi’ni sunmaktan heyecan duyuyoruz çünkü bizce bu, oyuncak tasarımı alanında üretim yapan yetenekli ve yaratıcı sanatçıların kitleselleşebilmesi adına önemli bir adım. Koleksiyonerlerin ve oyuncak meraklılarının bu ilgi çekici tasarımlara online alışveriş rahatlığıyla erişmekten mutluluk duyacaklarına inanıyoruz.”
Toyart.ist kurucuları Bülent Gültek ve MRE ise şunları söyledi: “Toyart.ist olarak kendi stillerinde oyuncak tasarımı yapan sanatçılarımızı öne çıkarabilmek ve disiplinler arası işler üreten sanatçıların oyuncak formatındaki üç boyutlu üretimlerini geniş kitlelere ulaştırabilmek bizim için öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Üçüncü sergimize ‘Toykontakt’ ismini verirken, sanatçılar ve bu alana ilgi duyan sanatseverler arasındaki etkileşimi ön plana çıkarmak istedik. Her yıl yeni projeleriyle Türkiye’deki sanat ortamına yön veren Mamut Art Project’in yeni edisyonunda Trendyol Sanat’ın desteğiyle hedeflediğimiz etkileşimi, Trendyol Sanat seçkisiyle de yeni kitlelerle temas etme fırsatını yakalayacağımızı düşünüyoruz.”
Mamut Art Project’in Kurucu Direktörü Seren Kohen Ojalvo da şunları söyledi: “Trendyol’un sanat alanında yaptıklarını uzun süredir takip ediyoruz. Aklımızda hep, Trendyol ile özel bir projede bir araya gelmek vardı. Hayranı olduğumuz Toyart.ist’in 3 sergisinin de tam bu kesişme noktasında çok farklı bir etki yaratabileceğini düşündük. Bu kadar yeteneğin, alışılagelmişin dışında üretimlerle bir araya geldiği bir sergiyi böyle bir platforma taşımak ve bu sayede daha da geniş kitlelere ulaştırmak bizim için çok heyecan verici.”
Toykontakt Trendyol Sanat Özel Seçkisi’ne Trendyol internet sitesinden veya mobil uygulamada “Hizmetlerim” bölümünde yer alan Pozitif Etki logosuna tıklayarak Trendyol Sanat platformundan ulaşabilirsiniz.
Künye:
1. Burak Beceren
2. Bülent Gültek
3. Fatih Öztürk
4. Can Dağlı
5. Cihan Gelerli
6. MR
7. Burak Şentürk
İngiliz heavy metal grubu Judas Priest, “Invincible Shield Tour Europe” turnesi kapsamında BKM Organizasyonu ile 24 Temmuz’da Bonus Park Orman’da müzikseverlerle buluşacak.
1969’da Birmingham, İngiltere’de kurulan heavy metalin öncülerinden Judas Priest, 50 yılı aşkın müzik kariyeri boyunca büyük başarılara imza attı. Albümleri 50 milyondan fazla satış rakamına ulaşan Judas Priest, tüm zamanların en iyi metal gruplarından biri olarak gösteriliyor. Grup, 1980 yıllarında yayınladıkları British Steel albümünde yer alan “Metal Gods” adlı şarkılarına ithafen hayranları tarafından “Metal Tanrıları” olarak da anılıyor. Mart 2024’te Invincible Shield isimli yeni bir albüm yayımlayan grup, albüm kapsamında çıktığı turne kapsamında İstanbullularla buluşacak.
Dünya çapında turneler, Grammy gibi sayısız ödül ve liste başarılarının yanı sıra grup 2022’de Rock and Roll Hall of Fame’de Rock and Roll Onur Listesi’ne alındı. British Steel, Point of Entry, Screaming for gibi klasikleşen albümler çıkaran grup, “Defenders of the Faith”, “Breaking the Law”, “Living After Midnight”, “Heading Out to the Highway” ve “You've Got Another Thing Coming” gibi sayısız hite imza attı.
24 Temmuz Çarşamba saat 21.00’de Bonus Park Orman’da gerçekleşecek Judas Priest konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
13 sanatçının eserlerini bir araya getiren “Beden Fragmanları” başlıklı grup sergisi, 28 Mayıs-13 Temmuz tarihleri arasında PİLOT Galeri’de sanatseverlerle buluşacak.
Ateş Alpar, Demet Yoruç, Ece Ağırtmış, Emir Erkaya, Gözde Mimiko Türkkan, Halil Altındere, Hamra Abbas, İrem Tok, Melih Çebi, Murat Şahinler, Serra Tansel, Tufan Baltalar ve Zeren Göktan’ın işlerinin yer aldığı “Beden Fragmanları” başlıklı sergi, insan bedeni üzerinden toplumsal cinsiyet rolleri, hibrit bedenler, doğa-beden ikiliği, kapitalizm tarafından üretilen ideal bedenler ve ona karşı gelme yöntemleri, toplumsal normlar karşısında bedenin direniş alanına dönüşmesi meselelerine odaklanıyor.
Sergide yer alan sanatçılar; öteki, kadın, queer kimliklerini sahiplenirken, benliğin sabit olmadığı aksine sürekli bir akış hâlinde olan karmaşık bir ilişkiler ağı olduğu ihtimalini izleyiciye sunuyor. Sanatçılar, bedenleri aracığıyla ataerkillik, kadın düşmanlığı, ırkçılık ve muktedirlik koşulları altında yaşamanın ürettiği duygusal çalkantıyı hissettirirken, normatifliğin pürüzsüz yüzeyine karşı, sızıntı yapan, parçalanan ve gülen bedenler öneriyor. Kimileri yüz ifadeleri, beden dilleri veya performans yoluyla birbirimizle iletişim kurmanın birçok yolunu keşfediyor. Diğerleri ise çalışmalarında kendi bedenlerini kullanarak benliğin anlatılarını tasavvur ediyor.
Mimiko Türkkan’ın kendi bedenine bakan işi Pudica, Zeren Göktan’ın bir dizi kadın üzerinden toplumsal baskılar üzerine düşünen çalışması Deep Blue, Serra Tansel’in buluntu fotoğraflardaki kadın başlarını tamamladığı Kafalı Kadınlar’ı, Demet Yoruç’un modellik kariyeriyle paralel giden resim çalışmalarındaki kendine/bedenine yabancılaşma hâli, Ateş Alpar’ın queer gece hayatının içine daldığı Dipten ve Derinden fotoğrafları, Emir Erkaya’nın şiirimizin ve kültür hayatımızın baş cadısı Lale Müldür’ü ve hayalet bedenleri resmettiği yeni çalışması, İrem Tok’un kesik beden parçalarını heykelleştirdiği yeni çalışması, Tufan Baltalar’ın kuşatılan değil bizzat doğayla bir olan yeni bedenleri gösterdiği bir dizi seramik heykeli, Melih Çebi’nin kapitalizmin her daim gülümsemeye zorladığı bedenleri hicvettiği yeni eserleri, Murat Şahinler’in drag queen ve body buildingcisi, Halil Altındere’nin robot Sofia portresi ile hiper realistik tarzda ürettiği Half Asistant heykel çalışması, Ece Ağırtmış’ın oyuncul heykelleri, Hamra Abbas’ın çocuk oyun hamurlarından ürettiği işçi portreleri sergide görülecek işler arasında yer alıyor. Sergi kapsamında bir dizi performans da gerçekleştirilecek. Sergi açılışında Lale Müldür, 4 Haziran tarihinde ise Gözde Mimiko Türkkan izleyicilerle buluşacak.
Künye:
1. Ates Alpar Dipten ve Derinden Fotoğraf 80x120
2. Murat Şahinler İsimsiz 2009 2014 Acyrlic on canvas 40X40cm
3. Serra Tansel Kafalı Kadınlar 8 2019 Kolaj 21x21cm
4. Melih Çebi Try Your Luck Dunk a Duck Acyrlic on canvas 150x170cm 2024
5. Zeren Göktan Deep Blue 6 2018 Fine Art Print 50x50cm
Elçin Çetinkale’nin taşındıkları yeni mahalledeki gizemli olayların peşine düşen iki kardeşin hikâyesini anlattığı kitabı Tuhaf Mahallenin Esrarengiz Misafirleri, Altın Kitaplar’dan çıktı.
Adım Adım Başarı ve Kaşif’in Maceraları Dizisi gibi eserleriyle çocuk edebiyatının sevilen kalemlerinden Çetinkale bu kitabıyla da bir mahallede geçen macera dolu bir hikâye anlatıyor.
“Aras’ın üniversiteyi kazanmasıyla birlikte bütün aile yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda kalırlar. Ve yıllar önce aile büyüklerinin aniden terk ettiği şehre hatta eski mahalleye geri dönerler. Bu geri dönüş en çok babaanneleri Muazzez Hanım’ı huzursuz eder. Dilara ile Aras, babaannelerinin neden bu kadar tedirgin olduğuna bir anlam veremezler ve davranışlarından şüphelenirler. Bu şüphe onları tuhaf olayların ve karmaşık bir deneyin içine sürükler.
Alışılmışın dışında bir mahalle… Kulakları sağır edecek alışkanlıklar… Mahalledeki gizemli olayların peşine düşen iki torun ve bir babaanneyle birlikte etraflarındaki herkesi birbirine yaklaştıran sırlar…”