GÜNDEM
  • 24-07-2024

    Şile Belediyesi tarafından bu yıl 35. kez düzenlenecek Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali, 29 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek.

    29 Temmuz Pazartesi akşamı 19.30’da Belediye Meydanı’ndan yola çıkacak açılış kortejiyle başlayacak 35. Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali, söyleşilerden konserlere, atölyelerden defilelere zengin bir programla devam edecek. Adını, yıllardır yörenin ekonomisinin ve sanatının alt yapısını oluşturan coğrafi işaretli ürünü Şile Bezi’nden alan Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali, 1984 yılından bu yana düzenleniyor. Hem yerel hem de uluslararası düzeyde katılımcıları ağırlayan festival, yerel geleneklerin ve el sanatlarının korunmasını, toplumsal farkındalığın artmasını ve yeni kültürel ifadelere olanak sağlamayı hedefliyor.

    Şile’nin farklı noktalarında ve Ağva’da gerçekleşecek festival Haldun Dormen, Müjdat Gezen, Mustafa Alabora ve Cemil İpekçi gibi Şile sevdalısı ustaların söyleşileri; Bir Baba Hamlet oyunu; Sıla, Melek Mosso, Can Bonomo, Buray, BaBa ZuLa, Volkan Konak, Sena Şener, Atiye, Gazapizm, Zeynep Bakşi ve Erdal Erzincan konserleri; uluslararası dans gruplarının gösterileri; Şile Bezi defileleri; sergiler; atölyeler gibi birçok etkinlikten oluşan renkli bir program sunacak.

    35. Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali; Enstitü İstanbul İSMEK, Mey|Diageo, Kale Şile, Işık Üniversitesi, Gönen Otel, The Sign Otel, Değirmen Otel, Uçar Royal Otel, Şira Restoran, Kuaför Yasin&Devrim, REptur Gayrimenkul, Marin Balık, Ovacık Köyü Kadın Tohum Derneği ve Lilyum Pastanesi’nin destekleriyle gerçekleşecek.

    35. Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali Programı:

    29 Temmuz Pazartesi
    19.30-20.30 / Festival Açılış Korteji (Belediye Meydanı, Üsküdar Caddesi, Kent Meydanı, Değirmen Festival Alanı)
    20.30 / Açılış Konuşmaları / Festival Alanı
    21.00 / Uluslararası Dans Grubu Gösterisi / Festival Alanı
    22.00 / Konser: Buray / Festival Alanı

    30 Temmuz Salı
    17.00 / Şile Bezi Sergisi Açılışı / Tahlisiye Binası
    17.30 / Burhan Reşid Çekiç Koleksiyonu ve Tahlisiye Malzemeleri Sergisi Açılışı / Kayıkhane
    19.00 / Şile Müzik Okulu Konseri / Kent Meydanı
    20.15 / Pınar Ataer Şile Bezi Ritüel Dans Gösterisi / Festival Alanı
    21.00 / Konser: BaBa ZuLa / Festival Alanı
    22.30 / Konser: Sena Şener / Festival Alanı

    31 Temmuz Çarşamba
    18.00 / İsmek Şile Bezi Sergisi Açılışı ve İsmek Trio Müzik Dinletisi / Şile Feneri
    18.30 / İsmek Defile / Üsküdar Caddesi
    21.00 / Uluslararası Dans Grubu Gösterisi / Festival Alanı
    22.00 / Konser: Can Bonomo / Festival Alanı

    1 Ağustos Perşembe 
    18.00 / Şile Bezi Dokuma Ritüeli / Kumbaba Oteli
    20.00 / Uluslararası Dans Grubu Gösterisi / Festival Alanı
    21.00 / Konser: Zeynep Bakşi  / Festival Alanı
    22.00 / Konser: Erdal Erzincan / Festival Alanı

    2 Ağustos Cuma
    18.00 / İsmek Müzik Eğitmenleri Konseri / Kent Meydanı19.45 / İsmet Ay Anısına Söyleşi – Mustafa Alabora, Müjdat Gezen, Haldun Dormen / Amfi Tiyatro
    20.45 / Tiyatro: “Bir Baba Hamlet” / Amfi Tiyatro
    22.00 / Konser: Volkan Konak / Festival Alanı

    3 Ağustos Cumartesi
    21.00 / Uluslararası Dans Grubu Gösterisi
    22.00 / Konser: Gazapizm / Festival Alanı

    4 Ağustos Pazar
    19.00 / Cemil İpekçi ile Gelenekten Geleceğe Şile Bezi Söyleşisi – Moderatör: Mutlu Ulusoy / Festival Alanı
    20.30 / Ağva Collection Defile / Festival Alanı
    22.00 / Konser: Sıla / Festival Alanı

    10 Ağustos Cumartesi
    22.00 / Konser: Atiye / Ağva

    11 Ağustos Pazar
    22.00 / Konser: Melek Mosso / Ağva

    0
    0
    1829
  • 24-07-2024

    Dirk C. Fleck’in doğaya karşı değil, doğayla birlikte yaşama hedefinden sapıldığında bizi bekleyen korkutucu geleceğin barındırdığı olasılıklara dair romanı Go! Eko-Diktatörlük – Önce Yeryüzü, Sonra İnsan, Zehra Aksu Yılmazer’in Almanca aslından çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.

    “Yakın gelecekte iklim krizi giderek şiddetlenmiş, sonuçları tahmin edilenin de ötesinde felaketlere sebep olmuştur. Küresel bir anlaşma dahilinde yapılan darbe sonucu “Önce Yeryüzü, Sonra İnsan!” sloganıyla yeni bir sistem kurulur: Eko-Diktatörlük. Yeni düzenin kurallarına göre her yurttaş çalışmakla ve işgücünü ekolojik yeniden yapılanmanın hizmetine sunmakla yükümlüdür. Para ve diğer ödeme araçları tedavülden kaldırılmıştır. Vejetaryen gıda, giysi ve konut gibi ihtiyaçlar devlet tarafından sağlanmaktadır. Özel medya da seyahat etmek, özel araç kullanmak gibi yasaktır. Elektrik ve su karneyle verilmektedir. Temel yasalardan sadece birini çiğnemek kanunsuzluğun hüküm sürdüğü şehir kamplarına gönderilmek için yeterlidir.

    Yeni dünyada doğaya verilen zararı telafi etmekle görevli yeniden doğallaştırma mühendisi Max Malin, eski düzende yönetim danışmanı Dr. Philip Baro, onun yeraltı garajında sakladığı arabasıyla yasak bir maceraya atılmaya karar veren torunları Percy ve Lari, yeni düzenle ilgili kuşkuları olan hekim Marinella Malin, güvenlik birliği Yeşil Miğferler’e mensup Paul Boon ve şehir kampında “oyuncu” olarak hayatta kalmaya çalışan Willy gibi karakterler, giderek karanlıklaşan bu senaryoda umutlarını kaybetmemek için mücadele ederler.”

    “Kış, bahar, yaz ve sonbahar güçten ve hedeften yoksun bir bayrak yarışı takımı gibi yer değiştiriyordu. Yeryüzü yorgundu, yorgunluğu insanların yüreklerine ve zihinlerine sinmişti.”

    0
    0
    1279
  • 24-07-2024

    İngiltere, Bristol çıkışlı efsanevi müzik grubu Massive Attack, dün akşam (23 Temmuz) Bonus Parkorman’da son yılların unutulmaz konserlerinden birine imza attı.

    BKM ve Pozitif iş birliği ile gerçekleşen konserde, Massive Attack’a Elizabeth Fraser, Young Fathers, Deborah Miller, Horace Andy gibi birbirinden değerli müzisyenler eşlik etti. “Risingson” parçasıyla konserin açılışını yapan grup konserde ayrıca “Girl I Love You”, “Black Milk”, “Take It There”, “Gone”, “Minipoppa”, “Voodoo in My Blood”, “Song to the Siren”, “Inertia Creeps”, “Rockwrok”, “Angel”, “Safe From Harm”, “Unfinished Sympathy”, “Karmacoma”, “Teardrop” gibi sevilen parçalarını seslendirdi. “Teardrop”, “Unfinished Sympathy”, “Karmacoma”, “Angel” gibi hit parçalarda Massive Attack’e hayranlarının hep bir ağızdan eşlik etmesiyle tam bir müzik şöleni yaşandı.

    Konserlerinde gündeme dair mesajlar veren Massive Attack, geleneği bozmadı. Sahneye kurulan dev ekranda konser boyunca dünya gündeminde yer alan başlıklar yansıtıldı. Ekrana yansıtılan satırlarda; Covid19’un kontrolü küreselde olan bir deney olduğu, çocuk seks çetelerini yöneten elitler, Güvenlik Konseyi’nin onayladığı Gazze konusunda “derhal ateşkes sağlanmasını ve tüm rehinelerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını” bildiren karar, geçmişten günümüze anavatanlarından kovulan ve mültecilere dönüştürülen vatandaşların rakamsal olarak boyutu, sökülen, yok edilen ve yakılan ağaçların yaklaşık miktarı gibi daha birçok madde ile Filistin istatistikleri, insanlara ait verilerin nasıl saklandığı ve kullanıldığı, nüfusu azaltmak için yapılan girişimler, tüm politikayı ve medyayı kontrol eden güçler, Elon Musk’ın 9 yaşında adı Pager olan makak maymununun beyninin her iki yanına Neuralink cihazının yerleştirilmesi gibi daha birçok küresel meselelere ilişkin konu ve başlıklar yer aldı.

    Canlı performanslar, sahnedeki görsel şovlar ve dev ekrandan yansıttıkları dünya gündemine dair başlıklarla Massive Attack’in etkileyici performansı bir araya gelince İstanbul için son yılların en yoğun katılımlı, unutulmaz konserlerinden biri gerçekleşmiş oldu.

    Fotoğraf: Cem Gültepe

    0
    0
    2243
  • 24-07-2024

    Her sene 212 Photography Istanbul kapsamında düzenlenen Uluslararası 212 Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı.

    Uluslararası 212 Fotoğraf Yarışması, dünya çapından ve farklı deneyimlerden fotoğraf sanatçılarını keşfetmek ve onlara alan açmayı amaçlıyor. Yarışmaya yaş ve deneyim fark etmeksizin fotoğrafçılar ve fotoğraf sanatıyla ilgilenenler 8 Eylül tarihine kadar başvuru yapabilecek. 212 Photography Istanbul, birinciye verdiği 5000 euro ödülün yanı sıra, festival döneminde son 10’a kalan isimlere yer verdiği sergisiyle katılımcıların uluslararası arenada görünürlüklerinin artmasına katkı sağlıyor. Aynı zamanda Uluslararası 212 Fotoğraf Yarışması, ödül alan ve jüri tarafından öne çıkan isimlerin pek çok alanda yer almasına alan açıyor, uluslararası ve yerel basında duyurulmalarına destek oluyor.

    Bu senenin jürisinde; Maja Dyrehauge Gregersen (Kopenhag Fotoğraf Festivali’nin genel müdürü), Sandrine Hermand Grisel (fotoğraf sanatçısı & All About Photo’nun kurucusu), James Kerwin (fotoğraf sanatçısı), Laura Sackett (fotoğraf sanatçısı ve LensCulture’da partner & kreatif direktör) ve Oğuz Karakütük (Ka Atölye’nin kurucu ortağı & direktörü) yer alıyor.

    ​Yarışmada son 10’a kalan finalistler 23 Eylül’de açıklanacak ve 28 Eylül’de festivalin başlaması ile yarışmanın kazananı çevrim içi mecralar üzerinden duyurulacak. Yedincisi düzenlenen Uluslararası 212 Fotoğraf Yarışması’na 8 Eylül’e kadar buradan başvurabilirsiniz.

    0
    0
    1324
  • 24-07-2024

    Chiara Lorenzoni’nin küçük yaşta ailesini kaybeden Tea’nın hikâyesi üzerinden aile ve arkadaşlığın önemine dikkat çektiği romanı Elma Çekirdeği, Ezay Havlioğlu Akyıldız’ın çevirisiyle Genç Timaş’tan çıktı.

    “Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Tea, çocuk bakımevinde yaşamaktadır. Ancak bir gün uzak bir akrabasının varlığından haberdar olan yetkililer, Tea’nın onun yanında yaşamasının daha uygun olacağına karar verirler. Kontes Virginia Tessalonika Alisea Eufrasia Summerbee ya da Tea’nın tercih ettiği adıyla Tessa teyze, alışılmışın dışında bir kadındır. Kendi icadı olan neşe terapileriyle insanları üzüntülerinden uzaklaştırır, çay tortularını yorumlamaya kalkar, dünyadaki her maddenin iyileştirici gücüne inanarak olur olmaz şeyleri yemeklerin içine katar.

    ​Tea, teyzesi hakkında bütün bunları öğrendiğinde buraya asla uyum sağlayamayacağını düşünür ancak şaşırtıcı derecede teyzesinin evine ait her şeyi çok sever. Dışarıdan çok karışık olarak gözüken her şey aslında Tea’ya mutluluk vermektedir. Ta ki bakımevinden görevliler yeniden gelip Tea’nın ne durumda olduğunu görmek isteyene kadar. Tea’nın burada kalması için evdeki herkes rolünü kusursuzca oynamak zorundadır ancak aksilikler peşlerini bırakmayacaktır.”

    0
    0
    2249
  • 23-07-2024

    Meşher’in “Göz Alabildiğine İstanbul: Beş Asırdan Manzaralar” sergisi kapsamında düzenlediği atölyeler Ali Taptık yürütücülüğündeki “Gelecek İçin Kent Kesitleri” adlı yetişkin atölyesi ile devam ediyor.

    “Gelecek İçin Kent Kesitleri” adlı atölye, sanatçı ve yayıncı Ali Taptık yürütücülüğünde, 27 Temmuz ve 3 Ağustos tarihlerinde saat 14.00’te iki oturum hâlinde düzenlenecek. Atölye, sergide yer alan İstanbul manzaralarına alternatif bakışlar sunmayı amaçlıyor. “Manzaraya ulaşmak için katedilen mesafedeki topografik değişim”, “panoramik bakışın dikey bir kesite evrilmesi” ve “tersten bir arkeoloji olarak kent temsilleri” gibi kavramsal yaklaşımlar bu alternatif bakışa yol gösterecek.

    İlk oturumda, bir yöntem olarak mimari görselleştirmede kullanılan kesit çizimlerinden yola çıkılarak, “İstanbul manzaralarının hayali bir kesitin parçaları olabilme imkânı” üzerine düşünülecek. Mimari kesit örnekleriyle İstanbul’un yüzyıllar içindeki değişimine bakarak, kentin çeşitli katmanlarını keşfetmek ve geleceğe belgeler bırakmak için bu yöntemin nasıl bir araç olduğu tartışılacak. İkinci oturumda ise katılımcılar ilk oturumdan yola çıkarak hazırladıkları kent kesitlerini eleştirel bir sunum içinde değerlendirecekler. Gözlemleriyle kentin belki de daha az bilinen yüzlerini resmetme ve paylaşma fırsatı bulacaklar.

    ​“Gelecek için Kent Kesitleri” atölyesine buradan kayıt olarak katılabilirsiniz.

    0
    0
    1665
  • 23-07-2024

    Mutluluk Tuzağı kitabıyla tanınan Dr. Russ Harris’in zorluklar karşısında ne yapacağını bilmeyenlere mutluluk ve tatmin duygusunu bulabilmeleri için bir rehber sunan kitabı Gerçeğin Tokadı – Hayatın Zorlukları Karşısında Ayakta Kalabilmek, Uğur Mehter’in çevirisiyle Diyojen Yayıncılık tarafından yeniden yayımlandı.

    Harris, bilimsel olarak kanıtlanmış Kabul ve Kararlılık Terapisi yöntemlerini günlük yaşamınızda nasıl uygulayacağınızı, kendinizle ve başkalarıyla nasıl yeniden bağlantı kuracağınızı ve zor süreçlerden kaynaklanan duygularla nasıl başa çıkacağınızı kapsamlı bir şekilde gösteriyor. Pek çok alıştırmaya yer veren ve nazik, destekleyici bir dille yazılan kitap, uygulamalı tavsiyeleri ve vaka örneklerini içeriyor.

    ​Bazen hayat yalnızca sonsuz aksilikler ve zorluklar barındırıyor gibi görünebilir; sanki gerçeğin tokadı sürekli yüzünüze iniyor ve başa çıkamayacağınız sorunlara neden oluyor gibidir. Gerçeğin Tokadı ile sıkıntılarınızdan nasıl kurtulacağınızı ve eskisinden daha güçlü bir şekilde nasıl ayakta duracağınızı öğreneceksiniz.

    0
    0
    1275
  • 23-07-2024

    Çilekeş grubunun solisti Görkem Karabudak’ın 2019’da hayata geçirdiği solo projesinin ilk uzunçaları “Topyekün” Live, bir konser albümü hâlinde Sümbül Plak etiketiyle müzikseverle buluştu.

    Son EP’si “Kontra” ve daha önce çıkardığı teklilerden seçmelerin yansıra uzun zamandır grubu ve kendisi tarafından sahnede seslendirilmemiş olan bir Çilekeş klasiği “Kara Mizah”, 2024 versiyonu ile bu albümde yer alıyor. Vokal, gitar, synth’ler ve altyapıdan sorumlu olan Görkem Karabudak’a albümde davulda Ege Soydan ve bass gitarda Gökhan Şahinkaya eşlik ediyor. Tüm prodüksiyonunu Görkem Karabudak’ın üstlendiği albümün artwork’ü Deniz Bankal’a, kapak fotoğrafı ise Cem Gültepe’ye ait.

    Ayrıca albümde Da Poet ve Tuğçe Şenoğul da konuk olarak yer alıyor. “Kontra” EP’nin en dikkat çekici parçalarından biri olan “Sanrılar Çıldırmış Olmalı”, şarkının diğer suç ortağı Da Poet ile birlikte canlı versiyonuyla dinleyicinin karşısına çıkarken, albümün kapanışını Tuğçe Şenoğul ile birlikte yazılıp ve söylenen, geçtiğimiz yılın dikkat çekici düeti “Kopkoyu Bir Yolculuk” yapıyor.

    Görkem Karabudak’ın “Topyekün” Live isimli yeni albümünü buradan dinleyebilirsiniz.

    “Topyekün” Live
    1. “Kafam Olmuş Kıyamet (Live)”
    2. “Pusuda İstila (Live)”
    3. “Sanrılar Çıldırmış Olmalı (Live)”
    4. “Kara Mizah'24 (Live)”
    5. “Kaygılar Park (Live)”
    6. “Arıyorum Belamı Menzildeyim (Live)”
    7. “Cinler Tepemde (Live)”
    ​8. “Kopkoyu Bir Yolculuk (Live)”

    Fotoğraf: Cem Gültepe

    0
    0
    1423
  • 23-07-2024

    Çağdaş sanatın önde gelen isimlerinden Alman ressam, baskı sanatçısı ve heykeltıraş Georg Baselitz’in son on yılda ürettiği eserler, 13 Eylül 2024-2 Şubat 2025 arasında Sakıp Sabancı Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Akbank Sanat’ın desteğiyle “Georg Baselitz: Son On Yıl” başlıklı sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Sanatçının yakın geçmişte ürettiği yüze yakın büyük boyutlu resim ve heykelden oluşan sergi, SSM’nin tüm galeri alanlarında ve bahçesinde yer alacak. SSM’de gerçekleşecek serginin yanı sıra sanatçının gravür çalışmalarından kapsamlı bir seçki eş zamanlı olarak Akbank Sanat’ta ziyaretçiyle buluşacak. Serginin küratörlüğünü sanatçının eserleri konusunda uzman olan Sir Norman Rosenthal üstleniyor. Sergiye eşlik eden kapsamlı bir kataloğun yanı sıra konferans serisi, film gösterimleri, yetişkin ve çocuk eğitimleri ve atölyelerden oluşan zengin bir program Georg Baselitz’in yarım asırlık yaratıcı süreci ve sanatsal arayışına dair derinlikli bir bakış sunacak. 

    ​1980’den bu yana uluslararası sanat dünyasında derin bir etkiye sahip olan Baselitz, 20. yüzyılın ikinci yarısında Alman sanatı için yeni bir kimlik şekillendirdi; İkinci Dünya Savaşı’nın travma ve trajedisine tepki olarak, benzersiz ve tamamen bireysel kalan bir sanatsal üslup geliştirdi. 1969’dan beri kompozisyonlarını baş aşağı resmeden sanatçı için bu yeni format, biçimi içeriğinden arındırmanın, soyutlama ve figürasyon arasında bir yerde durmanın ve zamanında geleneksel olarak kabul edilen bir mecrada devrim yaratmanın bir yolu oldu.

    0
    0
    3755
  • 23-07-2024

    Pippa Goodhart’ın tüm günü bir yerlere yetişmeye çalışmakla geçen küçük bir çocuğun hikâyesini anlattığı, Maria Christania’nın resimlediği kitabı Zamanı Durdurun!, Mukaddes Kutlu’nun çevirisiyle Ketebe Yayınları’ndan çıktı.

    ““Çoraplarını hızlıca giy!”
    “Acele et, geç kalacağız.”
    “Resmini hemen bitirmen gerekiyor!”
    Can’ın tüm günü bir şeylere yetişmeye çalışarak geçiyordu. Etrafında olup bitenleri fark edecek vakti yoktu. Kardeşi Pelin’in neden ağladığını bile anlayamamıştı. Okula geldiğinde de her şey tüm hızıyla devam ediyordu. Ama Can acele etmekten çok yorulmuştu. Tüm bu karmaşayı durdurmak için yapabileceği tek bir şey kalmıştı: ZAMANI DURDURMAK! Ve böylece kardeşinin neden ağladığını da çözmüş oldu.”

    0
    0
    1352
DAHA FAZLA
Geldanlage