
Türkçe rock müziğinin efsane grubu mor ve ötesi, Yüzdeyüz Müzik katkıları ve URU organizasyonuyla 14 Eylül Cumartesi akşamı KüçükÇiftlik Park’ta konser verecek.
mor ve ötesi, etkileyici sahne prodüksiyonu ve konsere özel sürprizleriyle KüçükÇiftlik Park sahnesinde hayranlarıyla buluşacak.
1995’te kurulduğu günden bu yana “Bir Derdim Var”, “Cambaz”, “Oyunbozan”, “Uyan” gibi hitlere imza atan mor ve ötesi, vokalde Harun Tekin, gitarda Kerem Özyeğen, basgitarda Burak Güven ve davulda Kerem Kabadayı’dan oluşuyor. Şehir, Bırak Zaman Aksın, Gül Kendine, Dünya Yalan Söylüyor, Büyük Düşler, Başıbozuk, Masumiyetin Ziyan Olmaz, Güneşi Beklerken adlı stüdyo albümlerini yayımlayan grup, 10 yıl aradan sonra Sirenler albümünü 2022 yılı başında sevenleriyle buluşturdu. 2023’te “Tamiri Mümkün Kalbinin” şarkısının canlı versiyonunu ve Aleyna Tilki’yle düet yaptıkları “Yaz Yaz Yaz” teklilerini çıkaran grup, son olarak Kargo grubuna saygı albümünde “Boğaziçi” şarkısıyla yer aldı. Yıllar içinde konser ve derleme albümleriyle teklilerini de dinleyiciyle paylaşan mor ve ötesi, 14 Eylül Cumartesi akşamı KüçükÇiftlik Park’ta dinleyicileriyle bir araya gelecek. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
İş Sanat’ın “Yazan-Çizen Latif Demirci” sergisi, İstanbul’un ardından 31 Aralık’a kadar İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Türkiye’nin önde gelen karikatüristlerinden Latif Demirci’nin eserlerini bir araya getiren sergi İstanbul’daki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nin ardından şimdi Ankara’da izleyici karşısına çıkıyor. “Yazan-Çizen Latif Demirci” sergisi, sanatçının 1975’te başlayan Gırgır döneminden itibaren çizdiği karikatürlerin orijinallerini, yayımlanmış hâllerini, kitaplaştırdığı albümleri, hiç görülmemiş suluboya çalışmalarını ve çizim defterlerini bir araya getiriyor. Kapsamlı bir arşiv çalışmasının sonucunda hayata geçirilen serginin küratörlüğünü, sanatçının kızı Yasemin Demirci ile yakın dostu, gazeteci İhsan Yılmaz, tasarımını ise Emre Senan üstleniyor.
Canavar Koyun Orhan, Muhlis Bey, Arap Kadri, Yavlum Mithat ve Mirsat, Press Bey gibi unutulmaz kahramanların yer aldığı karikatürler, Nokta ve Yeni Gündem gibi haftalık dergilere çizdiği karikatürler, Hürriyet’te uzun yıllar devam eden günlük birinci sayfa karikatürleri, Batı sanatının önde gelen ressamlarının eserlerini “Latifçe”ye çevirerek yeniden çizip boyadığı Çeviren Latif Demirci albümünden çizimler ile Latife Tekin’in Berci Kristin Çöp Masalları romanı için çizdiği özel eserler sergide yer alıyor.
“Yazan-Çizen Latif Demirci” sergisini 31 Aralık’a kadar pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Türkiye İş Bankası’nın Ulus’taki binasında hizmet veren İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin içinde yer alan İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirsiniz.
Roland Barthes’ın daha önce yayımlanmamış bir dizi metninden ve kronolojik sıraya göre düzenlenmiş mektuplaşmalardan oluşan Albüm – Yayınlanmamış Yazışmalar ve Metinler adlı kitap, Yunus Çetin’in çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.
Barthes’ın yüzüncü doğum yılını kutlama vesilesiyle hazırlanan Albüm’de Raymond Queneau, Maurice Blanchot, Jean Genet, Michel Foucault, Claude Lévi-Strauss, Georges Perec, Michel Butor, Julia Kristeva ve Jean Starobinski gibi isimlerden oluşan bir dayanışma ve mektup arkadaşlığı ağının yarım yüzyıllık düşün tarihine, Barthes’ın dünyayla temasına ışık tuttuğu da görülebilir.
Şarkıcı, söz yazarı ve besteci Melike Şahin, 24 Kasım’da İngiltere’nin en köklü festivallerinden biri olan London Jazz Festivali’nde sahne alacak.
Melike Şahin, London Jazz Festivali kapsamında Birleşik Krallık’taki ilk konserini verecek. Şahin, her yıl dünya çapında ünlü caz sanatçılarını ağırlayan London Jazz Festivali’nde Seun Kuti, Mario Biondi, The Joy ve Robert Glasper gibi ünlü isimlerle aynı sahneyi paylaşacak.
Melike Şahin, 2021’de yayımladığı ilk albümü Merhem’in ardından, Grammy ödüllü İsveçli prodüktör Martin Terefe tarafından hazırlanan ikinci stüdyo albümü Akkor’u yakında müzikseverlerle buluşturacak.
İstanbullu alternatif rock grubu mojave; Kandırma Kendini isimli çıkış albümlerinin ilk teklisi “Halim Yok”u yayımladı.
“Nefessiz”, “İtinayla” gibi teklileri ve sahne performanslarıyla tanınan grup vokallerde Enes Cihan Güvenç, elektro gitarda Can Doğu Baykan, bas gitarda Uluç Beykoz ve davulda Ege Soydan’dan oluşuyor. “Halim Yok” sert davullar, melodik gitarlar ve hareketli bas hatlarıyla aşkın türlü hâllerini filtresiz bir şekilde anlatan sözlerden oluşuyor. Grup, sonrasında aslında birer yanılsama olduğunu fark ettiğimiz aşk hâllerini “kandırma kendini” diyen agresif bir vokalle ve lafı dolandırmadan dinleyicinin yüzüne vuruyor. No:5 stüdyosunda kaydedilen şarkının prodüksiyon, mix ve mastering’i Ozan Çanak tarafından yapıldı. Teklinin kapağı ise Sırp sanatçı Stevie Whisper imzası taşıyor. Şarkının klibi de önümüzdeki günlerde yayımlanacak.
mojave’nin yeni teklisi “Halim Yok”u buradan dinleyebilirsiniz.
Künye:
Vokal: Enes Cihan Güvenç
Elektro Gitar: Can Doğu Baykan
Davul: Ege Soydan
Bas Gitar: Uluç Beykoz
Sözler: Enes Cihan Güvenç
Müzik: mojave
Kayıt ve Prodüksiyon: Ozan Çanak
Mixing & Mastering: Ozan Çanak
Artwork: Stevie Whisper
Fotoğraflar: Barry
sfgjfskodff
Louis Sachar’ın ünlü serisi “Marvin Redpost”un devamı Marvin Redpost: Sınıftaki Başkan, Adam Record resimleriyle Mert Doğruer’in çevirisiyle Tudem Yayınları’ndan çıktı.
“Yamuk Okul” serisinin yaratıcısı Louis Sachar’ın küçük okurların ezberlerini bozduğu “Marvin Redpost” serisinin devamı Sınıftaki Başkan; kızıl saçlı, cin bakışlı Marvin’in okulunda esen siyaset rüzgârlarının yönünü değiştiren bir maceraya odaklanıyor. Yazar, bu kitabında daha özgüvenli ve daha cesur nesiller yetiştirmenin önemine değinerek, sıkı çalışarak geleceğe emin adımlarla yürüyen her iyi vatandaşın bir gün başkan olabileceği gerçeğini vurguluyor.
“Marvin ve arkadaşlarının heyecandan içi içine sığmıyor! Nasıl sığsın ki? Koskoca devlet başkanı sınıflarını ziyarete gelecekmiş. Herkesin ağzı kulaklarında! Etekleri zil çalan Bayan North'un ise aklı fikri başkana sorulacak sorularda... Sahi, bir başkanı daha iyi tanımak için hangi soruları sormak gerekir?
Kimisi Beyaz Saray'da yaşamanın nasıl bir şey olduğunu merak ederken kimisi başkanın ayakkabı numarasını öğrenmek istiyor. Başkanın kahvaltıda ne yediğine veya akşamları evde televizyon izleyip izlemediğine merak saranlar bile var. Meğer başkanın özel hayatı ne kadar da ilgi çekiciymiş!”
Bu sene 7. yaşını kutlayan DasDas, 20 Eylül’de yeni oyunu Ayna’nın prömiyeriyle yeni tiyatro sezonunu açacak.
Kurulduğu günden bu yana birçok tiyatro oyununu, müzisyeni ve sanatçıyı sahnesinde ağırlayan DasDas, zengin bir programla yeni sezona girmeye hazırlanıyor. DasDas, 20 Eylül akşamı yeni prodüksiyonu Ayna’nın prömiyeri ile kapılarını açacak, yıl boyunca da konuk tiyatro ekiplerini, müzisyenleri ve stand-up gösterilerini sahnesinde misafir etmeye devam edecek.
İngiliz yazar Sam Holcroft’un ünlü oyunu Ayna, İlham Yazar’ın yönetmenliğinde Türkiye’de ilk kez DasDas’ta sahnelenecek. 2023 yılında Londra’da prömiyerini yaptıktan sonra, seyirciden ve eleştirmenlerden beğeni toplayan oyun, 20 Eylül akşamı DasDas’ta prömiyerini yapacak. Ayna’da her şeyin değersizleştiği bir toplumda aşkın ve adaletin arandığı eğlenceli, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir düğün davetiyle başlayan oyun içinde bir oyun anlatılıyor. Oyunun kadrosunda ise Aytek Şayan, Barış Gönenen, Begüm Akkaya, Sarp Akkaya yer alıyor.
Eylül ve ekim ayı programında ayrıca Zengin Mutfağı, Joseph K., Deli Bayramı, Titus Kompleks ve Cyrano oyunları da izleyicilerle buluşmaya devam edecek. Birçok konuk oyunu sahnesinde misafir etmeye devam edecek olan DasDas, geçtiğimiz senenin öne çıkan stand-up gösterilerine de ev sahipliği yapacak. DasDas, 25 Ekim’de de etkileyici sesi ve performansıyla Zuhal Olcay’ı ilk kez sahnesinde ağırlayacak.
DasDas’ın programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Gama Gallery, Fransız görsel sanatçı Chris Calvet’in “Signes” başlıklı ünlü serisini 18 Eylül-12 Ekim tarihleri arasında 42 Maslak’ta sanatseverlerle buluşturacak.
Chris Calvet, “Signes” serisinde özgün tekniklerini, doğa ile insan arasındaki derin bağı vurgulayan sembollerle birleştiriyor. Seçtiği modellerin plastiğini kullanarak, onların ifade gücünü eserlerine yansıtmayı amaçlayan Calvet, doğayla insan arasındaki kopmaz bağı duygusal ve görsel bir deneyime dönüştürüyor. Sergi, sanatçının doğa ve elementlerden ilham alarak yarattığı eserleriyle, izleyiciyi keşif ve macera dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
“Signes” serisi, Calvet’in asırlık Çin kaligrafi sanatına yenilikçi ve çağdaş bir yaklaşım getiriyor. Kaligrafik kompozisyonları, ruhsal ve doğal dünyaya dair evrensel kavramları estetik bir formla bir araya getiren Calvet, serbest kaligrafi teknikleri, saf pigmentlerin renk oyunları ve geometrik yapıların zenginliğiyle eserlerine hayat veriyor. Çalışmalarında hem geleneksel hem de modern teknikleri kullanarak canlı ve çağdaş bir üslup yaratan sanatçının zamansız ve evrensel dili ve malzemelere özgün yaklaşımları, her bir esere derin bir ifade ve canlılık kazandırıyor. Calvet’in eserleri, bugüne kadar Çengdu, Şangay, Paris, Lozan, Hamburg, Roma ve Seul gibi pek çok ülkede izleyici karşısına çıktı.
Chris Calvet’in “Signes” serisini 18 Eylül-12 Ekim tarihleri arasında 12.00-22.00 saatlerinde 42 Maslak’ta ziyaret edebilirsiniz.
Avusturyalı bilim insanları Florian Freistetter ve Helmut Jungwirth’ün mikroorganizmaların nerede bulunabileceğini ve yaşamlarımızı nasıl etkilediğini anlattıkları 100 Mikroorganizmayla Dünyanın Hikâyesi, Olcay Geridönmez’in çevirisiyle Ginko Kitap’tan çıktı.
100 Mikroorganizmayla Dünyanın Hikâyesi; bakteriler, mantarlar, virüsler ve diğer küçük canlılar hakkında kolay anlaşılır bir dil ve mizahla anlatılan hikâyelerle ancak mikroskopla keşfedilebilen dev bir âlemi anlatıyor. Freistetter ile Jungwirth, okuruna kimi komik kimi tuhaf 100 bölümde mikrobiyoloji evrenini açıklarken Dünya’nın şimdiye kadar pek bilinmeyen hikâyesini anlatıyorlar.
“Aşırı tuz seven bir arke gelecekte nükleer çöpçümüz olabilir mi? Göz hayvancığı neden uzayı fethetmemize yardım edebilir? Dünya’nın değişen manyetik alanlarını hangi bakteri sayesinde izleyebiliyoruz?
Bakteriler, virüsler, algler, mantarlar... Genelde çıplak gözle göremezsek de akla gelebilecek her yerdeler ve onlar olmadan Dünya’da yaşam olmazdı. Kendimizi ne denli önemsesek de nihayetinde mikroorganizmaların gezegeninde misafiriz sadece.”