GÜNDEM
  • 22-11-2024

    Belçikalı indie rock grubu Balthazar’ın solisti Maarten Devoldere’nin solo projesi Warhaus, yeni albümü Karaoke Moon’un turnesi kapsamında 17 Mayıs 2025 Cumartesi günü JJ Arena Ataşehir sahnesinde dinleyicileriyle buluşacak.

    Warhaus, Balthazar ile yayımladığı beş albümün yanına geçtiğimiz aylarda yayımladığı dördüncü solo albümü Karaoke Moon’u ekledi. Aşka ve hayata dair karanlık ve romantik masallar yazan Warhaus’un 2016 tarihli ilk albümü We Fucked a Flame Into Being, D.H. Lawrence’ın romanı Lady Chatterley’nin Sevgilisi’nden bir alıntıydı. Kendi adını verdiği, 2017 tarihli ikinci albümünün ardından ilk İstanbul ziyaretini yapan Warhaus, uzun yıllar birlikte olduğu sevgilisi ve müzikal partneri olan Sylvie Kreusch ile ayrılığı ardından 2022’de üçüncü albümü Ha Ha Hearbreak’i yayımladı.

    Warhaus, 22 Kasım'da Türkiye’de GRGDN Müzik temsilciliğindeki Play It Again Sam etiketiyle yeni albümü Karaoke Moon’u yayımladı. Devoldere, iki yıllık disiplinli keşişvari çalışmasının ardından rafında 50'den fazla şarkı biriktirdi. Yapımcıya bu demoları gönderdiğinde "Daha iyisini yapabilirsin.” yorumuyla karşılaştı ve Devoldere zamanla doğru insanlara güvenmenin işe yaradığını öğrenmiş oldu. Doğru insanlardan kastettiği kişi yapımcı Jasper Maekelberg'di. İki müzik ruh eşi,Bruges'deki bir çatı katı stüdyosunda sıkı sıkıya bağlı bir iş birliği içinde dokuz ay geçirdiler. Sonuç, bugüne kadarki en heyecan verici Warhaus albümü oldu.

    ​​Warhaus’u 17 Mayıs 2025 Cumartesi günü JJ Arena Ataşehir’de gerçekleşecek konserde dinlemek için biletlerinizi BiletixBiletinialBubilet ve JJ Arena gişesinden satın alabilirsiniz.

    Karaoke Moon’buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1080
  • 22-11-2024

    İnci Furni’nin “Daire” başlıklı kişisel sergisi 7 Aralık’a kadar Ferda Art Platform’da sanatseverlerle buluşuyor.

    “İnci Furni’nin Ferda Art Platform’daki yeni solo sergisinin ismi ‘Daire’. Sergi, kelimenin iki anlamını da kucaklıyor ve Furni’nin pratiğinde hem yaklaşım hem metod olarak kullandığı iki izleğe de selam veriyor: mekâna özgülük ve oyun. Furni sergide Ralli Apartmanı’nın hem cephesinde hem içinde barındırdığı süsleme pratiklerindeki gibi bir çeşit doğayı ehlileştirme de olan floral çizgisel düzenleri tuval yüzeyine taşıyor. Aynı zamanda galerinin bulunduğu apartman dairesinin Fahrelnissa Zeid’in 1945 yılında kendi dairesinde düzenlediği ilk kişisel sergisinin de bir üst katında olduğunu aklında tutuyor.

    Furni’nin bu sergisinde tavana yerleştirilmiş tuvaller Zeid’in kariyerinin daha ortalarında odaklandığı gibi perspektifsiz bir derinliğe, renge ve yüzey gerilimlerine odaklanıyor. ‘Daire’ aynı zamanda Furni’nin Arter’deki kişisel sergisi ‘Bir An İçin Durdu’dan itibaren iyice görünür hâle gelen oyun kavramıyla da birebir ilgili. Basit geometrik şekillerin ve boyasız ahşabın oyuncağa yakınlığı burada o sergiden devşirdiği daire şeklindeki platform-kaide ile bu mekânda seyirciyi karşılıyor. Yerdeki ve tavandaki resimsel yerleştirmeler Furni’nin son yıllarda benimsediği performatif resim pratiğinden de yeni taşındığı stüdyosunun sanayiye komşuluğundan da izler barındırıyor.”
    Duygu Demir

    0
    0
    1028
  • 22-11-2024

    Wolfgang Schivelbusch’un insanla eşya arasındaki karşılıklı ilişkiyi düşün ve bilim tarihi boyunca izleyerek uygarlığımızın ve modern ekonomilerin kökenine dair görüler sunduğu çalışması Nesnelerin Tükenen Hayatı - Tüketim Üzerine Bir Deneme, Neslihan Azeri’nin çevirisiyle Kolektif Kitap’tan çıktı.

    ​Okur bu kitapla gündelik hayatın eşyalarına yeni bir gözle bakmaya davet ediliyor. Ayak uzun süre yürürse, giydiği ayakkabıyı deforme eder, bir kalıp gibi şeklini kendine uydurur; bazen de ayakkabı ayağı vurur, su toplamasına, hatta nasır tutmasına neden olur. Schivelbusch insanla eşya arasındaki ilişkiyi hem böyle her gün deneyimleyebileceğimiz örnekler hem de felsefenin derinlikli kuramları yardımıyla, tüm yönleriyle ele alıyor. Yaratma, üretim, kullanım, tüketim ve yok etme döngüsü üzerinden, insanın nesnelerle kurduğu bağı inceliyor.

    0
    0
    922
  • 21-11-2024

    SAHA Studio’nun, Haziran-Aralık 2024 arasındaki 8. döneminde ağırladığı Nadir Sönmez’in yazıp yönettiği Peki oyunu 30 Kasım Cumartesi günü saat 17.00’de SAHA Studio’da izleyicilerle buluşacak.

    ​Muzip, müstehcen ve entelektüel bir sohbet olan Peki’nin oyuncu kadrosunda İnci Sefa Cingöz, Selin Hasar ve Nadir Sönmez yer alıyor. Bir kafedeyken yan masada konuşulanlara gizlice kulak kabartma isteğinden ilham alan oyun, yağlı güreş üzerinden Türkiye’deki geleneksel erkeklik anlatısını tartışan bir video ile açılıyor ve muhabbet etme hâlindeki performatif potansiyeli açığa çıkarıyor. Peki 2017’de Pera Müzesi’nde, 2021’de ise Sabancı Müzesi’nde okuma tiyatrosu olarak sahnelendi. 2023 yılından beri Karşı Sanat, Koma Sahnesi, Polka Kafe, Bant Mag. Havuz / BİNA, Kadıköy Karga gibi mekânlarda izleyicilerle buluştu.

    0
    0
    1190
  • 21-11-2024

    Gündüz Vassaf’ın 1950’li yılların başından 1980’lere kadar yaşadığı İstanbul’un ilk planlı konut alanı olan Levent’in, İstanbul ve Türkiye’nin de değişimini anlattığı kitabı Leventnâme - Çocukluğumla Buluşmalar, İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Vassaf; Leventnâme ile çocukluğunun ve gençliğinin geçtiği semte bir nevi saygı duruşu sunuyor. Levent’in evleri, sokakları, insanları, dokusu üzerine geçmişten bugüne bir bağ kuran Vassaf, bir yandan şehirde ve ülkede yaşanan dönüşümü ele alıp sorgulatırken bir yandan da yeni düşüncelerin kapılarını açıyor. Mimariden kültüre, teknolojiden tarihe, yaşam biçimlerinden kent hafızasına, mahalle kültüründen tüketim alışkanlıklarına Levent’te başlayan ama orada sonlanmayan bir yolculuk yaşatıyor.

    “İş kuleleriyle, bahçeli evlerin ayrı dünyalarının Levent’teki yan yanalığı karikatür gibi. Topraktan kopup yükseldikçe değerlerimiz uçuşur oldu. Dinler, katedraller ve minarelerle havada aradıkları Tanrı’ya yaklaştıkça yozlaştı. Bahçemizdeki somut domates, kuledeki soyut dolar oldu.”

    0
    0
    897
  • 21-11-2024

    2023-2024 tiyatro sezonunda Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde “Yenilikçi Tiyatro Ödülü” ve İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Yapımı” ödüllerini kazanan Annemden Kalan Gül Ağacı Masanın Üzerinde Çaydanlık Beyaz Bir İz Bıraktı, 22 ve 29 Kasım tarihlerinde Metrohan’da tiyatroseverlerle buluşacak.

    18 Ekim’de Kaş Tiyatro Günleri kapsamında Antiphellos Antik Tiyatrosu’nda sezon prömiyerini gerçekleştiren oyun, oyuncu kadrosunda yer alan Ayşe Lebriz Berkem’in performansıyla Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri’nde “Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” ödülünü almasını sağladı. Mekâna özgü bir oyun olarak tasarlanan Annemden Kalan Gül Ağacı Masanın Üzerinde Çaydanlık Beyaz Bir İz Bıraktı, seyirciyi bir anne ile kızının ilişkisi üzerinden, geçmiş ve bugün arasında çeşitli anların odağında değişen ve dönüşen bir semtin peşinde bir yolculuğa çıkarıyor. Ferdi Çetin’in kaleme aldığı oyunun yönetmen koltuğunda Kayhan Berkin oturuyor. ba-tiyatro ve H6 Act'in ortak yapımcılığında hazırlanan oyunda Ayşe Lebriz Berkem, Kayhan Berkin, Nergis Öztürk ve Okan Urun’a vokal performansıyla Anıl Aslan eşlik ediyor. Oyun gerçek ve rüya arasında uzanan ilişkiler, kayıplar ve yas duygusunun altını çizerek bugünün canlı bir tablosunu ortaya çıkarıyor.

    ​22 ve 29 Kasım tarihlerinde Metrohan’da sahnelenecek Annemden Kalan Gül Ağacı Masanın Üzerinde Çaydanlık Beyaz Bir İz Bıraktı oyunu sezon boyunca yine Metrohan’da seyirciyle buluşmaya devam edecek. Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Fotoğraf: Salih Üstündağ

    0
    0
    1459
  • 21-11-2024

    Merve Tüfekçi’nin “Healing Art By Healing Hands” başlıklı kişisel sergisi 23 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında, 42 Maslak’ta yer alan Artopol Gallery’de sanatseverlerle buluşacak.

    Merve Tüfekçi’nin “Healing Art By Healing Hands” sergisi izleyiciyi sanatla şifalanmaya, renklerin frekansıyla iyileşmeye davet ediyor. Tüfekçi bu sergi ile sağlık ve mutluluk için pozitif duygular ve düşünceler uyandıran, ruhunuzu yücelten resim ve objeleri tercih ederek ortaya çıkarıyor.

    Tüfekçi’nin tekniği, duygusal özgürleşme sağlamaya yönelik bir şifa yönteminden ilham alıyor. Bu sergide, sanatçının izleyicilerle etkileşim kurduğu atölyeler ile şifa sanatının daha geniş bir anlam bulması amaçlanıyor. Sergiyle paralel olarak düzenlenecek atölyelerde, katılımcılar renklerin frekanslarını kullanarak ruhsal ve zihinsel dengelerini destekleyen tablolar yapacak. Onun sanatı, bütünsel sağlık ve dengeli bir yaşam arayışındaki herkese hitap eden içsel bir yolculuk sunuyor.

    ​Sergi öncesinde gerçekleştirilen “Art Tapping Therapy For Healing” atölyesinde, katılımcıların sanatçıyla birlikte yaptığı Dünya tablosu, sergi süresince Artopol’un internet sitesinde açık artırmada olacak. Eserin tüm geliri TOG Vakfı’na bağışlanacak.

    0
    0
    1426
  • 21-11-2024

    Metis Yayınları tarafından, Bilge Karasu’nun günlükleri, metinleri, not defterleri ve mektuplarından yola çıkarak hazırlanan, yapıtlarından pasajlar içeren “Bilge Karasu’yu Düşünmek” adlı sergi 30 Kasım-27 Aralık tarihleri arasında Goethe Enstitüsü – Ankara’da ziyaret edilebilecek.

    Geçtiğimiz yıl İstanbul’da sergilenen ve yoğun ilgi gören bu sergi şimdi de hayatının büyük bölümünü Ankara’da geçiren Karasu’yu anmak ve şehrin edebi mirasına katkıda bulunmak için Ankaralılarla buluşuyor.

    Sergide yazarın terekesinden daha önce yayımlanmamış malzemelerin yanı sıra kitaplarından alıntılar, kitap kapakları, fotoğraflar da yer alıyor. Sergi salonunda Karasu’nun Loyola Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşma ile İoanna Kuçuradi’nin onun edebiyatı hakkındaki kısa bir konuşmasını izlemek de mümkün.

    Serginin açılış günü 30 Kasım Cumartesi günü 16.00-17.30 saatleri arasında yapılacak panelde Jale Özata Dirlikyapan, Aytül Özüm ve Adem Gergöy, Savaş Kılıç’ın moderatörlüğünde Bilge Karasu’nun yapıtlarından söz edecek. Jale Özata Dirlikyapan, Troya’da Ölüm Vardı’nın edebiyat tarihimizdeki yeri ve 50 Kuşağı öyküleriyle ilişkisi üzerine konuşacak. Aytül Özüm, Bilge Karasu’nun masalları ve metin çözümlemesi, Adem Gergöy ise Karasu'da “'Dokunsal' Hayvanlar” konularını ele alacak. Panelin ardından Tansu Açık, Karasu için hazırladığı “Kırk Ambar” projesini tanıtacak.

    “Bilge Karasu’yu Düşünmek” adlı sergiyi 27 Aralık 2024’e kadar haftanın her günü saat 10.00-18.00 arası ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

    ​Adres: Goethe-Institut Ankara - Meşrutiyet Mahallesi Atatürk Bulvarı 131K/1 06420 Bakanlıklar - Ankara

    0
    0
    3574
  • 20-11-2024

    Norveç asıllı Amerikalı müzisyen Okay Kaya, 22 Kasım Cuma gecesi Blind sahnesinde müzikseverlerle buluşacak.

    Afro-Amerikan denizci bir babayla Norveçli ressam bir annenin kızı olan Okay Kaya, ilk gitarını 13 yaşında eline aldı ve bundan birkaç yıl sonra model olarak gittiği New York’ta ilk şarkılarını yazmaya başladı. Şu sıralar dördüncü albümünü yayımlamaya hazırlanan Okay Kaya, insan deneyiminin gösterişsizliğini, içgüdüsel oluşunu ve duygusal zorluklarını, kendinden geçirici vokal melodileriyle yan yana getiren kendine özgü şarkı yazma tarzıyla tanınıyor. Sanatçı, büyük beğeni toplayan Both (2018), 2021 Spellemann En İyi Indie/Alternatif Ödülü’nü kazanan Watch This Liquid Pour Itself (2020), Surviving Is The New Living (2020) ve The Incompatible Okay Kaya (2021) albümleriyle özel bir takipçi kitlesi oluşturdu. Baba Stilz, Onyx Collective, Anne Imhof, Porches, King Krule, Deem Spencer, L'Rain, Austin Lee ve Adinah Dancyger gibi sanatçılarla iş birliği yapan Kaya’nın son albümü SAP (2022) tamamen kendi yazdığı, icra ettiği, mühendisliğini ve yapımcılığını üstlendiği bir albüm olarak dikkat çekiyor.

    Spotify’da 40 milyonu aşan dinlenmeye ulaşan “Mother Nature's Bitch” ile dikkatleri üzerine çeken Okay Kaya dördüncü uzunçalarını bu sonbaharda yayımlamaya hazırlanırken, bir yandan da konserlerine devam ediyor.

    ​22 Kasım Cuma gecesi Blind’da gerçekleşecek Okay Kaya konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1217
  • 20-11-2024

    Salt’ın “Bitkiler ve Bitkileri Sevenler için Sıcak Toprak Sesleri” programı kapsamında çellist, besteci ve doğaçlamacı Zeynep Ayşe Hatipoğlu, 27 Kasım Çarşamba günü saat 19.00’da Kış Bahçesi’nde Ulrike Ruf ile canlı performans gerçekleştirecek.

    Zeynep Ayşe Hatipoğlu’nun Bilmem Nasıldır Hâli Sılanın adlı ses enstalasyonunu 1 Aralık Pazar gününe kadar Salt Beyoğlu’ndaki Kış Bahçesi’nde sanatseverle buluşmaya devam ediyor. Enstalasyon adını Yaşar Kemal’in Üç Anadolu Efsanesi’nde geçen bir Karacaoğlan türküsünden alıyor. Zeynep Ayşe Hatipoğlu ile Ulrike Ruf, 27 Kasım’da gerçekleştirecekleri canlı performansın yanı sıra 30 Kasım Cumartesi günü de ses ve doğaçlama üzerine bir atölye çalışması yürütecek. İki oturumdan oluşan programda hikâye anlatımı aracılığıyla dinleme, doğaçlama ve yaratıcı müzik süreçlerine odaklanılacak. Pauline Oliveros’un derin dinleme pratiklerini Hatipoğlu’nun doğaçlama yaklaşımı ve Ruf’un performatif teknikleriyle bir araya getiren atölyede, bireysel ve kolektif doğaçlamalar üzerine çalışılacak.

    ​Kış Bahçesi’ndeki bitkiler ile ses ve müzik üzerinden ilişki kuran üretimleri bir araya getiren “Bitkiler ve Bitkileri Sevenler için Sıcak Toprak Sesleri” L’Internationale’nin Museum of the Commons [Müşterekler Müzesi] projesi kapsamında ve EK BİÇ YE İÇ desteğiyle gerçekleştirilmektedir.

    Künye:
    1-3. Bilmem Nasıldır Hâli Sılanın performansından bir kare Fotoğraf: Nazlı Çapar
    ​4-5. Kış Bahçesi, Salt Beyoğlu Fotoğraf: Mustafa Hazneci

    0
    0
    1115
DAHA FAZLA
Geldanlage