
Kare Sanat, Arzu Eş’in hayvan imgeleriyle kurguladığı biçimsel bir dille ürettiği eserlerinden oluşan sergisi “Defolu Empati” ye ev sahipliği yapıyor. Sanatçı, geçmişten beri süregelen insanın hayvanlarla olan ilişkilerinde hayvanın pozitif öğretisine karşın insanoğlunun onu sosyal hayatındaki söylemlerinde aşağılama, küçük görme, dalga geçme anlamlarına gelecek şekilde kullanmasının yanında insan ve hayvan arasındaki ilişkinin daha çok sempatiye dayalı olmasına rağmen içinde yargıyı da barındıran “defolu” bir empati olduğunu belirtir.
Sanatçı izleyiciyi de işinin bir parçası haline getiren sergide oyunsal alan oluşturmaya çalışmıştır. Algısal farklılıklar sanatçının işlerinde sürekli değişim ve dönüşümü barındırıyor. Sergiyi 12 Mayıs-20 Haziran tarihleri arasında görebilirsiniz.
İstanbul Modern Sinema, 8-10 Mayıs tarihleri arasında TRT Belgesel Günleri çerçevesinde savaş temalı belgesel filmlerin gösterileceği ”Savaş Panorama” adlı bölüme ev sahipliği yapıyor. Geçmişten günümüze yaşanmış savaşların açtığı derin yaraları, travmaları ve sosyal sorunları inceleyen filmler arasında Joshua Oppenheimer’ın “Öldürme Eylemi” (Act of Killing) ve “Sessizliğin Bakışı” (The Look of Silence) ile bu yıl “En İyi Belgesel” dalında Oscar’a aday olan “Virunga” adlı filmler yer alıyor. Gösterimler yönetmenlerin katılımıyla gerçekleşecek.
Edebiyat dünyasının polisiye ve gerilim romanlarının unutulmaz ismi İngiliz yazar Ruth Rendell 85 yaşında yaşama veda etti.
Kitapları bugüne kadar yirmiden fazla dile çevrilen Rendell, elli yıllık yazın hayatına 60’tan fazla roman sığdırdı. Bugüne kadar 24 ödüle sahip olan yazarın pek çok romanı çok satanlar listesine girdi. Romanlarından biri olan “Inspector Wexford” televizyona uyarlandı. Bazı romanlarında Barbara Vine ismini de kullanan yazar, tüm dünyaca 20. yüzyılın önemli bir kalemi olarak kabul gördü.
Rendell’ın Park Cinayetleri, Su Çok Güzel, Kutudaki Canavar, Portobello Sokağı gibi dilimize de çevrilen, televizyona ve sinemaya uyarlanan, dünya çapında 60 milyondan fazla satan romanları bugün hala polisiye-gerilim kitapları arasında önemli bir yere sahiptir.
20. yüzyılın önemli ve çok-yönlü fotoğrafçılarından Cecil Beaton (1904-1980) büyüleyici portreleriyle ilk kez Türkiye’de, Pera Müzesi’nde.
Aynı zamanda Oscar ödüllü bir kostüm tasarımcısı olan Cecil Beaton’ın, Londra, National Portrait Gallery Fotoğraf Danışmanı Terence Pepper küratörlüğünde, “Sotheby’s Cecil Beaton Studio Archive” koleksiyonundan derlenen sergisi, sanatçının 1920’lerden 70’lere kadar fotoğrafladığı sanatçılar, film yıldızları, yazarlar, entelektüeller ve kraliyet portrelerinden oluşuyor.
İpek Duben’in, Türkiye’de “öteki”lere bakış ve “öteki”nin ötekiler algısı üzerine çok kanallı video enstalasyonu Onlar, 28 Nisan - 28 Haziran tarihleri arasında SALT Galata'da ziyaret edilebilir.
İpek Duben’in, Türkiye’de “öteki”lere bakış ve “öteki”nin ötekiler algısı üzerine çok kanallı video enstalasyonu Onlar, farklı etnik kökenleri, dilleri, inançları ve cinsel yönelimleri olan 24 kişinin anlatılarını bir araya getirir. Kürtler, Aleviler, Zazalar, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Romanlar, LGBT bireyler ve başörtülü kadınlar ile aile içi şiddete maruz kalan kadınların da aralarında olduğu bu kişiler, hikâyelerini sergi mekânında izleyiciye ve aynı zamanda birbirlerine aktarır. Travma, ön yargı ve tutumlarını sanki bir yuvarlak masa toplantısındaymış gibi paylaşırken bakış açıları bir bütün meydana getirir.
New York'ta yaşayan Suriyeli klarnist ve kompozitör Kinan Azmeh, Morgenland All Stars Band'den arkadaşlarıyla birlikte Suriye Kültür Evi Derneği yararına 1 Mayıs'ta Babylon’da sahne alıyor.
Açılışı Hayyami Ensemble, kapanışı Selekta Hamisch DJ setiyle yapacağı gecede, klasik müzik, caz ve Suriye’nin yerel müziğinden geniş bir seçki dinleyenleri bekliyor.
Dikkatle seçilmiş ürünler, keşfedilmesi gereken tasarımcı, zanaatkar ve iş fikirlerini her hafta değişen temalar altında bir araya getiren Souq Karaköy’un 2-3 Mayıs’taki teması, BAHAR.
Çiçekler, bitkiler, emayeler, bisikletler ve geçici dövmelerin yanı sıra Souq’ta yine özenle seçilmiş bahar koleksiyonları yer alacak. Takipçileriyle ilk kez yüz yüze buluşacak tasarımcı markaları ise Nice To Have, Born ve Tanrım Beni Taştan Yarat. 2014 Kasım ayından beri “patronsuz kazak” üreten Özgür Kazova, baharlık tişört ve kazaklarıyla Souq’ta yer alacak.
Erik Thor Sandberg, çalışmalarında sanatseverlerle konuşabildiğine inanan sanatçılardan. İzleyiciler ile arasındaki etkili iletişime fazlasıyla önem verip, soru ve cevaplarla dolu bir diyalog oluşturmaya çalışıyor. İnsan doğası, kötülük, erdem gibi yakınen tanıdığımız duygular üzerinde yoğunlaşıyor. Eserlerinde sembolizm öğelerine sıklıkla rastladığımız sanatçı tablolarında, Orta Çağ ve günümüzü bir araya getiriyor gibi.
Minyatür figürlere çalışmalarında fazlasıyla yer veren genç yetenek, hayatı ilginç kılan ve beklenmedik olan olayları betimliyor. Çalışmalarına Washington'da devam eden sanatçı şimdiye kadar birden çok solo ve karma sergi gerçekleştirmiş.
http://erikthorsandberg.com/home.html
Brookllyn merkezli Daniel Horowitz, medyanın hiç bitmeyen gel-gitlerinden boğulduğunu söylüyor, bu bunalım sanatçının işlerine de yansıyor. Eski reklamlar, kitap ve ansiklopedilerden ilham alan sanatçı bu biriktirdiği görselleri kolaj, çizim ve grafik müdahalelerle harmanlıyor. Genellikle fantastik görüntüler ve deformasyon öğeleri barındıran bu çalışmalar sanatçının bilinçaltından izler taşıyor.
Tüketiciliği bir eleştiri olarak işlerine yansıtan illüstratörün eserlerinin çoğu uluslararası platformlarda yer aldı. Çeşitli medya kuruluşları için de işler üreten sanatçının son projesi '365' Christie’s New York ve Warsaw Museum of Modern Art’ta sergilendi.
http://www.daniel-horowitz.com/
Ardan Özmenoğlu 17 Nisan-17 Mayıs 2015 tarihleri arasında “Değmesin Yağlıboya // Watch Out” isimli solo sergisiyle Galeri İlayda’da sanatseverler ile ikinci kere, altı sene sonra, aynı galeride buluşuyor.
Serginin adı, “Değmesin Yağlıboya” Gırgır dergisinin bir zamanlar en ünlü karakteri En Kahraman Rıdvan’dan sıkça rastladığımız bir replik, halk dilinde bir şey taşınırken kalabalıktan hızlı geçilmesi gerekiyorsa söylenen söz ve Barış Manço’nun değerli plaklarından biri; yedinci albümü. Sergiyle ayni ismi taşıyan eser, Barış Manço’nun aynı adlı albümüyle aynı karakterde yazıldı. Sergi bunlardan referans alıyor ama gerçekliğinde bir sanat görüsü var. Bu sanatta çokça rastladığımız, özellikle ressamların yağlıboya tablolarında önem verdiği ve eseri taşırken çokça söylediği, bütün bu anlamlarından çok başka bir yaklaşım.