
Çağdaş sanat alanındaki gelişmeleri teşvik etmek ve genç sanatçılara destek olmak amacıyla Akbank Sanat ve Resim ve Heykel Müzeleri Derneği işbirliğiyle düzenlenen “Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü 2015” yarışması sona erdi.
“Arada olmak: her zaman - hiçbir zaman / In-between: always - never” teması ile 28 Ocak – 03 Nisan 2015 tarihleri arasında düzenlenen yarışmaya bu sene, Güzel Sanatlar Fakültesi, İletişim Fakültesi, Sosyal Bilimler Fakültesi ile Sanat ve Tasarım Fakültesi 3. ve 4. sınıf, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin başvuruları kabul edildi. Resim, fotoğraf, video, heykel, seramik, yerleştirme, yeni medya ve karışık teknik gibi çağdaş sanatın tüm ifade biçimlerine açık olan yarışmaya 360 sanatçı katıldı.
SMAK müzesi direktörü Philippe Van Cauteren, Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği yönetim kurulu üyesi Gönül Nuhoğlu ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşan jüri üyeleri tarafından yapılan değerlendirme sonucu birincilik ödülünü kazanan Hazal Ünsal 15.000 TL, ikincilik ödülüne layık görülen Volkan Kızıltunç 10.000 TL ve üçüncülük ödülünü alan Şafak Gürboğa ise 5.000 TL para ödülünün sahibi oldu.
Ayrıca Alp Şeker, Ayşe İri, Bestami Gerekli, Betül Sertkaya, Burak Dikilitaş, Ferhat Akay, H. Burak Yel, Elif Erker, Elif Köse, Furkan Öztekin, Gizem Dinç, Gürkan Mıhçı, Mehmet Öğüt ve Soner Ulu’nun eserleri 03 Haziran – 31 Temmuz 2015 tarihleri arasında Akbank Sanat’ta sergilenmeye değer bulundu.
Artnivo.com işbirliği ile gerçekleştirilen "Journey to Me" sergisi 30 Mayıs – 3 Temmuz arasında Zorlu Center'da olacak.
Sergi bugünün genç kuşak sanatçılarının portre ile olan ilişkilerine odaklanırken, ismini Alper Aydın'ın "Journey to Me" adlı işinden alıyor. Aydın'ın 2012 yılında yaptığı bu heykelinde, melankolik bir yüz ifadesine sahip kendi büstünün başında metalden bir kale adeta taç gibi konumlandırılmış. Geleceği hakkında endişe duyan genç bir sanatçının, varmak istediği noktayı ve belki de güvenlik alanını yani kendi kalesini, kendisinin kurgulayacağını bilerek başında taşıdığı ona verilmiş bir güç unsuru olarak tasvir ettiğine şahitlik ediyoruz bu işe bakınca...
Sergide Aydın'ın yanı sıra Ali Şentürk, Ahu Akkan, Alican Leblebici, Özer Toraman, Burak Dak, Eylül Ceren Ersöz, Burak Ata, Manolya Çelikler, Hayal İncedoğan ve Zeynep Beler'in işlerine rastlıyoruz.
Yeni medya sanatları olarak tanımlanan güncel sanat akımı, günümüz koleksiyonerlerinin giderek ilgi alanına girmeye başladı. Bu 5 haftalık seminer programı, Türkiye’deki koleksiyonerlerin yeni medya sanatlarına aşina olmasını sağlayacak bir yapıda hazırlandı. Dijital teknolojilerin gündelik yaşamımızda giderek daha yaygın bir şekilde kullanılmasıyla değişen ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel gelişmeler ile yeni medya sanatları arasındaki b(ağ)ları kavramaya yönelik seminerler, bu alandaki örnek çalışmaların paylaşılmasıyla tartışılacak.
13 Mayıs: Yeni Medya Sanatları mı?
20 Mayıs: Modernizm ve Dijimodernizm
27 Mayıs: Algı ve Hafıza Kürasyonu
08 Haziran: Yeni Medya B(ağ)ları
10 Haziran: Narsisistik Kültür ve Koleksiyonerlik
SAHA, New York’ta bulunan The Drawing Center'da 29 Mayıs–28 Haziran 2015 tarihleri arasında kişisel sergisi düzenlenen İnci Eviner’in yeni eser üretimine destek verdi.
Sanatçı İnci Eviner, The Drawing Center için “Runaway Girls” adlı yeni bir iş üretti. Eviner, çalışmasında vücut ve hareketin tarihsel anlatıları ve kavramlarının yanı sıra Doğu ve Batı kesişiminde modern feminizmi, hipnotize edici, tekrara dayanan ve geçişli görüntüler ile keşfediyor. Eviner “Runaway Girls” adlı eseriyle Türkiye ve ötesindeki toplumların sınırlarında yaşayan, kendi çevrelerinden ayrılmaya zorlanmış ya da kaçmayı seçmiş kızların hayallerini, hikâyelerini ve korkularını keşfetmeyi amaçlıyor. İnşaat halinde olan bir depoda geçen film, yüzleri gizemli çizimlerle maskelenmiş cinsiyeti belirsiz figürlerin sürekli dönen bir kamera karşısındaki dansını, mücadelesini ve birbirlerini kovalamalarını gösteriyor. Çizim olgusu bu videoda Eviner’in pratiğinde yeni bir boyut kazanıyor. Sanatçı bu durumu ‘’Çizimler oyuncuların yerini alıyor ve hikâyeye dahil oluyor. Çizimler özgür olmayı talep ediyor. Kâğıttan kendilerini yırtarak çıkarmak istiyorlar.’’ şeklinde açıklıyor.
Genco Erkal'ın Nazım Hikmet tutkusunun yeni ürünü olan "Yaşamaya Dair" adlı müzikli gösterisi, sizler için Ali Paşa Han'da sahnelenmeye devam ediyor.
Nazım Hikmet'in ölümünün 50. yıldönümü için Genco Erkal'ın uyarlayıp yönettiği oyunda, Tülay Günal da oynuyor. Piyano ve viyolonsel eşliğinde oynanacak oyunda, başta Fazıl Say ve Zülfü Livaneli olmak üzere değişik bestecilerin Nazım şarkıları da seslendirilecek.
Ağırlıklı olarak ozanın Bursa Cezaevi'ndeki yaşamını, eşi Piraye Hanım'a olan tutkusunu anlatan oyun, daha sonra sürgün yılları ve vatan hasretine odaklanarak, destansı yaşamından izlenimlerle noktalanıyor.
Can Pekdemir’in “Klavikula Üzeri” isimli ilk solo sergisi 29.05 - 27.06.2015 tarihleri arasında The Empire Project'te olacak.
Can Pekdemir’in çalışmaları bedensel biçimlerin tekrar yapılanması ve biçim bozulmasını, varlığın içinde bulunduğu fiziksel yasa değerlerini değiştirerek veya varlıkların mevcut iskelet ve/veya kas sistemlerinin sınırlarını genişletip daraltarak, zaman içerisinde yüzey anatomisinin tekrar şekillenmesini belgelemeye odaklıdır. Pekdemir’in “Klavikula Üzeri” bedensel biçimler üzerine çalışmalarının insan boyun ve kafa bölgesinin yüzey anatomisi üzerine çalışmalar içeren ve portrelerle sonuçlanan ilk aşamasıdır.
20 yıldır 54 milyon kişi tarafından izlenen ve şarkıları her gün binlerce kez farklı yerlerde yayınlanan dünyanın en ünlü müzikali MAMMA MIA!, BKM organizasyonuyla bir kez daha İstanbul'da.
ABBA grubunun ölümsüz şarkılarıyla, Sophie’nin düğününden önce babasını bulmaya çalıştığı eğlenceli macerası bir kez daha geliyor.
Komik hikayesi ve herkesin bildiği, her seferinde dansa davet eden şarkıları ile dünyanın en ünlü müzikallerinden, MAMMA MIA! yakında yeniden, İstanbul’da olacak.
Alberto Modiano’nun üç yıllık bir çalışma sonucu gerçekleştirdiği “Zaman ve Mekan içinde Musevilik” konulu fotoğraf sergisi Gama Galeri’de sanatseverlerle buluşacak. 6 Haziran’da açılacak sergi açılışında sanatçı, bu çalışmanın fotoğraflarından oluşan geniş kapsamlı kitabını imzalayacak.
Sergi 6 – 26 Haziran tarihleri arasında ziyaret edilebilir.
Galerist yeni proje mekanı Studio’nun ilk sergisinde İzmir’li bağımsız sanatçı kolektifi InputOutput’u (IO) konuk ediyor. Kolektifin kurucularından Gizem Akkoyunoğlu ve Orhan Yıldız’ın işlerini biraraya getiren ‘Gölgenin Hikayesi’ başlıklı sergi 29 Mayıs - 25 Temmuz 2015 tarihleri arasında Saliha Yavuz küratörlüğünde gerçekleşiyor.
Sergi adını gölgede kalanın gerçekliği ve olası güzelliği ile göz önünde olmayanın hikayesinden alıyor. Tanımlanmış alanlar, benimsenmiş imgeler, gerçeklik ve fantazi arasındaki geçişkenlik, görmek için uğraş isteyen detaylar serginin temelini oluşturuyor. Türkiye’de sanatın merkezi olarak kabul edilen İstanbul ile sanat üretiminin merkezlerinden İzmir arasındaki ilişki üzerinden merkez ve periferi bağını sorgularken, İzmir’deki potansiyel, gerçeklik ve estetik anlayışını göz önünde bulundurarak IO’nun konumunun altını çiziyor.
Hollywood Fringe Festivali’nde, Nâzım Hikmet’in hayatı ve büyük aşkı Piraye’nin hikâyesinin tiyatro oyunu haline getirildiği ‘Devrimci Aşk/Revolutionary Love’ sahnelenecek.
Her yıl düzenlenen halka açık bir etkinlik olan Hollywood Fringe’te, bir edebiyat deviyle onun ilham perisinin hapishane duvarlarını aşıp geçen aşk hikâyesi ilk kez 13 Haziran’da seyirciyle buluşacak.
International Collective Theatre tarafından sahneye konacak oyunun kurgu, yazar ve yönetmenliğini Fulya Diner’in üstleniyor. Oyunda Nâzım karakterini ABD’li tiyatro oyuncusu Bryson Jones Allman, Piraye’yi ise Türk oyuncu ve opera sanatçısı Elif Savaş canlandırıyor. Oyun İngilizce sahnelenecek.