
Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan LIT CRI’15/ Edebiyat Eleştirisi Konferansı 12-14 Kasım tarihleri arasında Cezayir Toplantı Salonları’nda gerçekleşecek.
Bu yıl ki konferansın odak noktası ‘’edebiyat ve hafıza’’ olacak. DAKAM ’ın (Doğu Akdeniz Akademik Araştırmalar Merkezi) katkıları ile BİLSAS tarafından organize edilen konferansta Oldenburg Üniversitesi’nden Prof. Martin Violan ve Bangor Üniversitesi’ nden Andrew Hiscock davetli konuşmacı olarak birer sunum gerçekleştirecekler.
Etkinlik tüm dinleyicilere açık ve dili İngilizce olacaktır. Detaylar ve kayıt için:
http://www.litcriconference.org/p/registration.html
Osmanlı İmparatorluğu’nda modernitenin fotoğrafla olan ilişkisine odaklanan “Camera Ottomana” sergisi, Ömer M. Koç Koleksiyonu’nun yanı sıra farklı arşiv ve koleksiyonlardan derlenen fotoğraf, albüm, obje, yayın ve belgeleri bir araya getiriyor. Fotoğraf teknolojisinin imparatorlukta gelişimi ve kullanım alanlarını da inceleyen serginin küratörlüğünü Zeynep Çelik, Edhem Eldem ve Bahattin Öztuncay üstleniyor.
1840’lardaki mütevazı denemelerden sonra 1860’larda devlet ve elitler tarafından iyice benimsenmeye başlayan fotoğrafçılığı ele aldıktan sonra II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) iyice yaygınlaşan fotoğraf tutkusunu ele alan sergide, 1914 yılına kadar imparatorlukta ve dünyada fotoğrafçılık alanında gerçekleşen gelişmeler paralel olarak sunuluyor. Bu kapsamda devlet daireleri, maden ocakları, hastaneler gibi kurumların fotoğraflarının yanı sıra sokaktan manzaralar, suçlu fotoğrafları ve portreler de yer alıyor. Sergi, İmparatorluğun modern imajı ile fotoğrafı bir araya getirirken, teknolojik gelişmelerle popülerliği artan fotoğrafçılığın propaganda, gazetecilik, eğitim, kriminoloji ve tıp gibi çeşitli alanlarda kullanımının yaygınlaşmasına vurgu yapıyor. PATTU Mimarlık tarafından tasarlanan sergide dagerreotip, cam negatif, stereograf gibi orijinal malzemelere yer verilirmiş. Yani sergi aynı zamanda, fotoğrafçılık tarihinde kullanılan farklı tekniklerin de görülmesine olanak sağlanıyor. 21 Nisan'da açılan sergi 19 Ağustos'a kadar ziyaret edilebilir.
Adres: Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi, İstiklal Caddesi, No: 181, Merkez Han
İstanbul’da da plaj partilerini mümkün kılan Suma Beach, 22 Ağustos’ta Minipax Festival ile yine fark yaratacak. 18 saat sürecek festivalde, hem denize girmek hem de dilediğiniz gibi dans etmek mümkün olacak.
Festivalde 50’den fazla ismin adı geçiyor. Ve her biri bu festival özel tasarlanan sahnelerde yerini alacak. Diğer taraftan, göz alıcı visual-mappingler, lezzetli yemek ve kokteyl seçenekleri festivalcileri bekliyor olacak.
Festival biletleri için: http://www.tixbox.com.tr/etkinlik/3654/minipax-festival-2015
“Buluşma…Reunion” sergisi, hayatlarının bir noktasında Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı’ndan yolu geçen gençlerin profesyonel sanatçılar olarak ürettikleri eserleri ilk defa bir araya getiriyor. Sağlam bir bilimsel temelle sanat eğitiminin bir araya geldiği Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı, geçtiğimiz yıllar içinde mezunlarının zengin, derin ve farklı çalışmaları vasıtasıyla yerel ve uluslararası bienallerde, fuar ve müzelerde daha da çok tanınmaya başladı. Bugün bu genç sanatçılar Türkiye ve dünya çapında çeşitli mekânlarda izlerini bırakıyor, istikrar ve devamlılık yakalamanın oldukça zor olduğu sanat dünyasında kararlılıkları ve esnek vizyonlarıyla üreterek öne çıkıyorlar. Pek çok farklı yetkinlikleri ve eğilimleri olan, ancak profesyonel sanat dünyasında üretmek gibi ortak bir kararlılıkları bulunan genç sanatçıların bir bölümü, programın ilk dersinin üzerinden geçen 15. senede, “Buluşma…Reunion” sergisinde bir araya geliyorlar.
“Buluşma…Reunion” sergisi kapsamında Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı mezunu Aslı Narin, Baptiste Croze, Berke Soyuer, Beyza Boyacıoğlu, Burcu Yağcıoğlu, Cemre Yeşil, Deniz Gül, Deniz Üster, Ege Kanar, Egemen Demirci, Elif Süsler, Erdem Taşdelen, Hasan Salih Ay, Hayal Pozantı, İz Öztat, Julia Kul, Meriç Algün Ringborg, Onur Ceritoğlu ve Tan Mavitan’ın eserleri sanatseverlerle buluşuyor. Bu genç sanatçıların yanı sıra, 2003’ten vefat ettiği 2013 yılına kadar Sabancı Üniversitesi çatısı altındaki metal atölyesinde çalışmalarını sürdüren ve Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı öğrencilerine destek veren heykeltıraş Bayram Candan da iki eseriyle sergide yer alıyor.
Gençliği ve enerjisiyle yankı uyandıran “Buluşma…Reunion”, 26 Temmuz’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret edilebilir.
Yaptığı düetlerle, “She Doesn't Mind", "Temperature", "We Be Burnin", "Got 2 Luv U", "Get Busy", "Come On To Me", "Bailando" gibi single'larıyla müziğin fenomeni haline gelen Sean Paul, 25 Temmuz’da Maslak Arena Festival Çadırı'nda dinleyenleriyle buluşuyor.
Dans müziği denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Sean Paul, 20 kişilik kadrosuyla ve muhteşem sahne performansıyla yazın unutulmayacakları arasına girecek. Siz de Sean Paul’ün müzikleriyle eğlenmek istiyorsanız, şimdiden planızı yaparak avantajlı biletlerden faydalanabilirsiniz.
Galeri Nev İstanbul, 12 Haziran - 24 Temmuz tarihleri arasında Koray Ariş’in “Ahenk - Vurmalı Heykeller” adlı sergisini sanatseverlerle buluşturuyor. Yarın ise (9 Temmuz Perşembe) 18:30'da sergi kapsamında bir etkinlik düzenleniyor. Koray Ariş'in Ahenk sergisindeki vurmalı heykeller çağdaş bir ses enstalasyonun odak noktası oluyor.
Ekin Cengizkan, Barış Baykan ve Nedim Ruacan'dan oluşan perküsyon ekibi DJ Emre Malikler ile beraber, heykelleri birer elektronik müzik enstrümanı haline getirecek. Canlı sesleri bilgisayar ortamında başkalaşıma sokup, enstrümanları kendileri dışında bir mecraya taşıyarak, yeni bir ses dünyası yaratacaklar. İlginç bir deneyim olacağı kesin.
Adres: İstiklal Caddesi, Mısır Apartmanı, Kat:4
Akbank Sanat, Altıdan Sonra Tiyatro ve Lokstoff işbirliğiyle 25 Temmuz, saat 19.30’da düzenlenecek “Sorunlu İnsan Kaynağı” projesiyle katılımcılara Akbank Sanat Galerisi’nde o an sergilenen eserler ve galeri mimarisiyle kişi-eser-mekan ilişkilerini yeniden şekillendiren bir çalışma sunacak.
Yaman Ömer Erzurumlu’nun yazdığı Wilhelm Schneck & Yaman Ömer Erzurumlu’nun yönettiği ve Erkan Kortan, Onur Tuna, Cemre Buğra Ün, Yaman Ömer Erzurumlu, İhsan Dehmen’in oynadığı projede katılımcının oyunun ne kadar parçası olacağı cesaretine ve fırsatları değerlendirmelerine bırakılıyor.
Her bir çalışmada galeri, sergi ve katılımcılarından yeni bir form oluşuyor, bir an sergideki eserlerden biri olunuyor ve hemen arkasından bu durum değişiyor. Her buluşmada farklı eserler ve katılımcılarla farklı bir form oluşturulan bu benzersiz projenin bir parçası olmak için şimdiden yerinizi alın.
İsviçreli sanatçı Andy Denzler boyama, baskı, grafik tasarım, heykel ve çizim üzerine çalışıyor. Eserleri kurgu ve gerçeklik arasında gezinen sanatçı, psikolojik bir anlatım tarzına sahip.
1965 doğumlu Denzler çalışmalarına Zurih'te devam ediyor. Sanatçı Avrupa ve Amerika'da birçok solo ve karma sergiye dahil oldu. Bulanık ve sisli portreler çizen sanatçı çarpık ve hareketli görüntüler üretiyor. Nostaljik öğelerden ilham adlığını belirten Denzler'in resimleri flu fotoğrafları andırıyor.
http://www.andydenzler.com/
Dünyanın en popüler keman virtüözleri arasında yer alan Lindsey Stirling, Cafe Breno sponsorluğunda 14 Temmuz’da Zorlu Center PSM’de dinleyicisine unutulmayacak saatler yaşatacak.
Elektronik müzik ile kemanı bir araya getiren, keman çalarken yerinde duramayan, fantastik dizi müzikleri ve bilgisayar oyunlarına yaptığı virallarle ününe ün katan Stirling kendi adını taşıyan albümüyle de satış rekorları kırdı.
Stirling, Phantom of the Opera, Game of Thrones için yaptığı müziklerin yanısıra Zelda, Pokemon, Skyrim adlı bilgisayar oyunları için yaptığı müzikler ve viral videolarıyla popülerliğini arttırdı.
Murat Germen'in "Ankara: Öncü modernizmden öykünmeci mimesis ve sahte fütürizme" isimli sergisi 3 Temmuz'da Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi'nde açıldı. Sergide Ankara şehri, tarihsel bir perspektiften ele alınıyor. Şöyle ki tarih boyunca hep önemli bir yerleşim merkezi olmuş olan Ankara, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü takiben kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin stratejik başkenti olarak seçilmişti. Yeni cumhuriyetin kurucuları, Ankara’yı, planlı kent mefhumu ve böylelikle sistematik idari yapılanmanın başlayabilmesi için gerekli pilot zemin olarak tasavvur ettiler. Nazi baskısından kaçan Alman Musevi entelektüellerinin ülkeye davet edilmesini takiben, cumhuriyetin ilerici yaşam kurgusu, bu profesyoneller tarafından sunulan ve küresel boyutta öncü nitelikteki mimarlık, kent planlaması çözümleri tarafından desteklendi. Sonraki yıllarda farklı yönetimlerin birbirinden kopuk sayısız müdahaleleri oldu. Ve serginin tanıtım metninde de belirtildiği gibi sonuçta ortaya çıkan, öykünmeci taklitçilik ve beraberindeki ifrata kaçan yüksek katlı inşaat eylemi, kültürel mirasın sürekliliği ve kamusal alanlar ile yeşilliği es geçerek, kente ve kültüre karşı icra edilen yüzeysel dayatmalar olarak karşımıza çıkıyor.
Mimarlık geçmişine sahip bir fotoğrafçı olarak Murat Germen’in bu yeni sergisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 90 küsur yıllık tarihindeki muhtelif idareler tarafından uygulanan farklı kent planlaması taktiklerini, çeşitli ideolojilerin kent üzerinde bıraktıkları iz ve yaraları yan yana koyarak karşılaştırmayı amaçlıyor. Sergi sırasında görülebilecek 3 ilâ 8 metrelik panoramalar, yüzlerce A4 ebadında belgesel nitelikte fotoğraf ve bilgisayarla dönüştürülmüş bazı fotografik imgeler, kentin şimdiki ve geçmiş zamanları arasında karşılaştırma yapabilme zemini sağlayacak. 3 Temmuz'da açılan sergi, 30 Eylül'e dek ziyaret edilebilir.
Adres:Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi, Kale Mahallesi, Gözcü Sokak No:10, Altındağ, Ankara