
Performans sanatı tarihinin usta isimlerinden biri olan Ulay, 3 Eylül-10 Ekim tarihleri arasında Şekerbank Açıkekran'da sanatseverlerle buluşacak.
Şekerbank'tan yapılan açıklamaya göre, Şekerbank Açıkekran Yeni Medya Sanatları, performans sanatının efsane ismi Ulay'ı 1970'li yıllara tarihlenen erken dönem işlerinden bir seçkiyle sanatseverlerle buluşturacak. Asıl adı Uwe Laysiepen olan Alman sanatçı, performans, fotoğraf ve video alanındaki kariyeriyle olduğu kadar, Marina Abramoviç'le çalıştıkları dönemdeki performansları ve sıra dışı aşk-ayrılık öykülerinin sanat yapıtına dönüştüğü Çin Seddi'ndeki 90 günlük performansları "Great Wall/Büyük duvar" ile de tanınıyor.
Ulay, Açıkekran ev sahipliğinde gerçekleşecek sergi kapsamında, sanatsal deneyimi ve performans sanatını konu alan bir konferansta da sanatseverlerle bir araya gelecek.
Ulay'ın erken dönem yapıtları, Ali Akay küratörlüğünde "Kimliksizleşme ve Dönüşme" başlığı ile Açıkekran'da 10 Ekim'e kadar izlenebilecek. Şekerbank'ın çağdaş sanat ve kültüre erişimi arttırma hedefi kapsamında sergiden bir video çalışması İstanbul Merkez, Ankara Küçükesat ve Kızılay, Tekirdağ Alpullu, Ordu, İzmir, Bodrum, Mardin ve Edirne olmak üzere 8 ildeki 9 Şekerbank şubesinde 24 saat görülebilecek.
art ON İstanbul, yeni sezonu, çalışmalarını Viyana’da sürdüren sanatçı Canan Dağdelen’in kişisel sergisi ile karşılıyor. Sanatçının son dönem yapıtlarını bir araya getiren “İkili Yapı” isimli sergi, 16 Eylül – 13 Kasım tarihleri arasında izlenebilecek. Mimariyle yakından ilgilenen ve mimari formları farklı içeriklerle yorumlayan Dağdelen, çizgidışı deneylere giriştiği bu sergide, formların manevi açılımlarını sorguluyor. Bu doğrultuda izleyicileri, yeni kültürel okumalar yapmaya davet ediyor.
Sergi konseptinin çıkış noktasını, bir Mimar Sinan yapısı olan Haseki Hürrem Sultan Hamamı’nın çifte bünyesi oluşturuyor. Dağdelen, galerinin ana mekânı için tasarladığı “Yansıma” isimli yerleştirmesinde, Mimar Sinan’ın yapılarında gözlemlenen tekrar, ritim ve denge unsurlarından etkileniyor. Öncelikle, çifte hamam işlevindeki yapıtın can alıcı mekânını tanımlayan sanatçı, izleyicilere farklı düşünceleri geliştirebilecekleri şiirsel bir alan oluşturuyor. Dağdelen’in porselen kürelerle çözümleyerek kurguladığı ve yer çekimine karşı mekâna konumladığı bu ikili yerleştirme, sanatçının kendi el yazısıyla geliştirdiği “Akarak Birleşen” adlı çalışma ile eşleşiyor. Sergi, mimariden yazıya aktarılan ikili form yapısını, “Ol” isimli metal yapıt ve çifte hamam formlarının üst üste, taban tabana, yan yana yerleştirilmesiyle üretilen porselen objelerle bütünlüyor.
Adres : Şair Nedim Cad. No:4 34307 Beşiktaş, İstanbul
"Kullanma Kılavuzu 2.0: Türkiye'de Güncel Sanat 1975-2015", 40 yılık bir sürece damgasını vuran eğilim, etkinlik ve tartışmaları farklı boyutlarıyla ele alıyor. 16 yazarın metninin yer aldığı kitap, söz konusu dönem içerisinde üretim yapan başlıca sanatçıların anıldığı, Türkçe ve İngilizce'deki en kapsamlı referans kitabı olma amacını taşıyor.
Eylül ayında yayımlanacak olan kitabın tanıtımı, SALT ve Robinson Crusoe 389 ortak inisiyatifi "Kitaba Dönüşmek" serisinin ilk programı olarak gerçekleştirilecek. Kitap kapsamında 2 Eylül Çarşamba günün saat 16:00’da SALT Galata’da bir söyleşi workshop düzenlenecek.
"Kitaba Dönüşmek"
Mallarmé'nin "Dünyada her şey kitaba dönüşmek için vardır" sözünden esinlenen "Kitaba Dönüşmek" serisi, "geçmiş tasası ve gelecek hayali" olan iki kurumun; SALT ile Robinson Crusoe 389 iş birliğinin bir yansımasıdır.
SALT programlarının yarattığı, kitapla başlayarak bilgilenen bir hayat var. "Kitaba Dönüşmek", bu yaklaşımı, kamunun erişimine açık bilgi üretimi süreçleriyle desteklemeyi amaçlıyor.
22. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali 2000 yıllık Aspendos Antik Tiyatrosu’nun sunduğu olağanüstü atmosferde 5-24 Eylül tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak.
Festival bu sene Kore Ulusal Operası’nı konuk etmeye hazırlanıyor. Gala konseri 5 Eylül akşamı Mersin ve Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından gerçekleştirilecek. Festival biletleri Biletiva’da. http://biletiva.com/aspendosfestivali
Festival Programı:
5 Eylül 2015, Cumartesi
Mersin ve Antalya Devlet opera ve Balesi
8 Eylül 2015, Salı
İzmir- Mersin- Antalya Devlet Opera ve Balesi
11 Eylül 2015, Cuma
Ankara Devlet Opera ve Balesi
16 Eylül 2015, Çarşamba
Ankara Devlet Opera ve Balesi
20 Eylül 2015, Pazar
Kore Ulusal Operası
Antalya Devlet Opera ve Balesi
23-24 Eylül 2015, Çarşamba-Perşembe
Antalya Devlet Opera ve Balesi
Geçirdiği rahatsızlık sonucu İstanbul konserini erteleyen Jessie J, 11 Eylül’de Volkswagen Arena’da vereceği konserle sevenleriyle buluşacak.
Pop İkonu Jessie J, çılgın imajı, güçlü sesi, etkileyici sahne performanslarıyla gelenlere eğlence ve dans dolu bir konser vadediyor. R&B, pop ve hip hop sound'larından oluşan "Do it Like a Dude" , “Domino” ve hemen ardından yayınladığı ikinci single'ı "Price Tag" ile dünya müzik listelerinin başını döndüren genç şarkıcı Ariana Grande ve Nicki Minaj ile birlikte çıkardığı parçası "Bang Bang" ile playlistlerdeki yerini kimselere bırakmıyor.
Jessie J ile dans etmek ve unutamayacağınız bir gece yaşamak için siz de yerinizi şimdiden alın.
Çinli sanatçı Cao Hui, ürkütücü heykellerle takipçilerini diken üstünde tutuyor. Ürkütmekten çok, önemsenmeyen, geçiştirilen bir noktaya dikkat çekmek isteyen sanatçı aynı zamanda bir hayvan hakları savunucusu. “I Want To Play God” isimli serisinde günlük nesneleri insan etinden tasarlayan sanatçı, bir koltuk, ceket ya da eldiven yüzeyini canlı et dokusuyla tasvir ediyor. Günlük nesneleri dönüştürerek izleyicinin algısını sorgulamasını isteyen Hui, eğitimini Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’nde tamamlamış.
İnsan anatomisinin yanı sıra hayvan anatomisiyle de yakından ilgilenen sanatçı bu merakını üretimlerine de taşıyor. Çin’de giderek artan hayvan hakları ihlallerine dikkat çekmek isteyen Hui, vegan bir heykeltıraş olarak insanların yediği ve giydiği şeylerin arkasındaki gerçeği ortaya koymak istediğini söylüyor.
Basim Magdy’nin artSümer’deki ikinci solo sergisi adını sanatçının son filmi “Yalnızlıklarından Çıkmak İsteyen Maymunların Günlük Alışkanlıkları”nda (2014) geçen bir cümleden alıyor. Film, su nedeniyle ölmeyi engellemek isteyen bir adamın denizden uzaklaşmasının hikayesini anlatıyor. Filmin baş kahramanı iş arkadaşlarının plaja gidip geri dönmemeleri nedeniyle kısa sürede kendini yalnızlık içinde buluyor. Topluma yabancılaşıyor ve hayal dünyası onun tek arkadaşı haline geliyor. Ardından rastgele bir telefon numarası arayarak yalnızlık üzerine romantik bir konuşmaya başlıyor. Bu konuşma sonucu gerçeğin anlamsızlığı ortaya çıkıyor.
“Unutmayı Reddedenler” (The Ones Who Refuse to Forget) isimli sergide üç ayrı çalışma yer alıyor. Üç çalışmada da kullanılan temel malzeme olan film, çeşitli kimyasallar ile “asitlenerek” imajın gerçeği temsil etmesi ve anlaşılması üzerine geniş bir olasılık yelpazesi sunuyor.
1977 Mısır doğumlu Basim Magdy işlerinde çizim, resim, animasyon, enstalasyon, heykel, baskı, film ve ses gibi farklı araçlar kullanan bir sanatçı. Özellikle kurguyla gerçeklik arasındaki alan ve bu alanın bilim, tarih, küresel kültür ve bilginin dağıtımı üzerindeki etkilerini irdeleyen anlatısal yapıların yaratımıyla ilgileniyor. “Unutmayı Reddedenler” 5 Eylül-17 Ekim tarihleri arasında artSümer’de ziyaret edilebilir.
Adres: Kemankeş Mah. Mumhane Cad. Laroz Han No: 67/A Karaköy 34425 İstanbul
Sabire Susuz, “Sobe” adlı 8. kişisel sergisiyle cinayete kurban edilen ve şiddete maruz kalan kadınları ironik biçimde ele alarak bakışları toplumsal gerçekliğimize odaklamayı hedefliyor. 5 Eylül- 2 Ekim tarihleri arasında Merkür Gallery'de gerçekleşecek olan sergi saklambaç oyununu farklı bir açıdan ele alıyor.
Sergide ataerkil yapı ebeyi, kan bağı, gelenekler / toplumsal role indirgenmiş kadınlar ve çocuk yaştaki kızlar da zorla bu oyuna dahil edilerek saklanmaya zorlanan oyuncuları temsil ediyor. Ebe istediği mekânda istediği komutu vererek geri sayıma başlar. Sergi saklanmak istemeyen ve komutlara direnen kadınların, ebe ve yandaşları tarafından cinayet, intihar ve şiddetle ört-bas edilmeye çalışılmasına “Sobe” diyor.
Adres: Mim Kemal Öke Cad. Erenler Apt. No:12 Daire:2 Nişantaşı / İstanbul
Nazım Hikmet’in ölümünün 50. yılında Genco Erkal tarafından sahneye uyarlanan ve Tülay Günal ile birlikte rol aldığı “Yaşamaya Dair” oyunu 3-6 Eylül tarihleri arasında Ali Paşa Hanı’nda izleyiciyle buluşacak.
Bugüne kadar defalarca sahnelenen ve çok sevilen oyunda piyano ve viyolonsel eşliğinde Fazıl Say, Zülfü Livaneli ve daha birçok bestecilerin Nazım şarkıları seslendiriliyor.
Nazım Hikmet’in yaşamının, Bursa Cezaevi notlarının, Piraye Hanım’a olan aşkının ve sürgün yıllarının konu alındığı, Tülay Günal ve Genco Erkal’ın etkileyici performanslarıyla canlandırdıkları oyunu kaçırmayın.
Yenilikçi yaklaşımın ve güncel müziğin İstanbul’daki adresi haline gelen Salon, eylül ayında iki konserle müzikseverleri sezona hazırlıyor.
Sezon 10 Eylül akşamı saat 21.30’da %100 Müzik kapsamındaki prodüktör ve müzisyen Luis Vasquez’in post-punk projesi The Soft Moon konseriyle başlıyor. The Soft Moon, kendi adını taşıyan ilk albümü 2010’da, ikinci albümü Zeros’u ise 2012’de Captured Tracks üzerinden yayımladı. 2015’in Mart ayında yayımladığı üçüncü albümleri Deeper herkes tarafından çok beğenildi.
Eylül ayının ikinci konseri ise Angel Olsen tarafından verilecek. İlk defa Türkiye’de konser verecek olan Amerikan folk-rock ve indie rock müzisyeni Olsen 12 Eylül Cumartesi saat 22.30’da Salon’da olacak. Müzik kariyerine Bonnie Prince Billy ve The Cairo Gang gruplarında vokalistlik yaparak başlayan Olsen, Bathetic Records üzerinden ilk EP’si “Strange Cacti” ve ilk albümü “Half Way Home”u yayımladıktan sonra Jagjaguwar ile anlaştı ve 2014 yılında bir canlı grupla kaydettiği ilk albüm olma özelliğindeki ikinci albümü, kişisel anlatıma sahip şarkı sözleri ve uyumlu ritimleri ile ön plana çıkan “Burn Your Fire For No Witness”ı yayımladı. Günlüğündeki önemli yazılardan ortaya çıkan şarkılarının yer aldığı “Half Way Home” albümü sayesinde iyi bir çıkış yakalayan müzisyen, coverları ile de başarısını kanıtladı.