
Isabelle de Ridder’ın kaleme aldığı, Hiky Helmantel’in resimlediği çocuklara barınma biçimleri üzerine bilgilendirici ve eğlenceli bir hikâye anlatan Evimiz, Erhan Gürer’in çevirisiyle Meav Yayıncılık’tan çıktı.
6 yaş ve üzeri okur bu kitap sayesinde evler hakkında merak ettiği her şeyi öğrenebilecek. Geçmişten günümüze, yakın çevreden dünyanın diğer ucuna uzanan barınma biçimleri hakkında bilgi veren Evimiz, farklı evlerin nasıl inşa edildiğini, bir evde yer alan odaları ve hayvanların nasıl yaşadığını anlatıyor. Açıklayıcı çizimleri, geniş sayfaları ve soru-cevaplarıyla meraklı çocukların zihninde yepyeni kapılar aralayacak.
Fransız bale efsanesi Maurice Béjart’ın zamansız koreografisini, Queen ve Mozart’ın unutulmaz müzikleri ve Versace’nin eşsiz tasarımlarıyla bir araya getiren Ballet For Life gösterisi 7 Mart Cuma ve 8 Mart Cumartesi Volkswagen Arena’da sanatseverlerle buluşacak.
Dünyaca ünlü bale topluluğu Béjart Ballet Lausanne tarafından sahnelenen Ballet For Life gösterisinin ilk gün biletlerinin tükenmesi üzerine ikinci bir performans daha eklendi. 30 yıldır dünyanın dört bir yanında sahnelenen Ballet For Life, Queen’in kuruluşunun 55. yıldönümünde, efsanevi rock grubunun ve 2007 yılında hayatını kaybeden Maurice Béjart’ın anısına Türkiye’de ilk kez sahnelenecek.
20. yüzyıla damga vuran yenilikçi dansçı ve koreograf Maurice Béjart tarafından 1987’de kurulan Béjart Ballet Lausanne topluluğunun gösterisi, ilk kez Ocak 1997’de Paris’teki Théâtre de Chaillot’da Madame Chirac, Elton John ve Queen’in hayatta kalan üç üyesi John Deacon, Brian May ve Roger Taylor’ın katılımıyla sahnelendi. 30 yılda onlarca ülkede 400’den fazla performansla seyircinin karşısına çıkan gösteri, o günden bugüne kadar geçen sürede büyüsünü hiç kaybetmedi. Queen’in unutulmaz şarkılarını ve Freddie Mercury’nin eşsiz sesini Mozart’ın ölümsüz melodileriyle buluşturan gösteride, Béjart Ballet Lausanne’ın en yetenekli dansçıları, Gianni Versace tarafından tasarlanan göz alıcı kostümleri içinde Maurice Béjart’ın dâhiyane koreografisini sahneliyorlar.
Ballet For Life gösterisi, 7 Mart Cuma ve 8 Mart Cumartesi akşamları saat 20.30’da Volkswagen Arena’da sanatseverlerle buluşacak. Etkinliklerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Adela Matalova, Duru Dinç, Mathilde Melek An, Mısra Balkan ve Zeynep Erkman’ın eserlerini bir araya getiren “Abstract Deities” başlıklı karma sergi, 20 Şubat-12 Mart tarihleri arasında Büyükdere35’te sanatseverlerle buluşacak.
“Abstract Deities” sergisinin merkezinde, kahramanları kadın olan bir anlatı evreni yer alıyor. Bu evren, fiziksel, psişik ve gündelik imgelerin birbirine dokunarak ördüğü, çok katmanlı bir yapı sunuyor. Sergideki işler, bireysel deneyimlerden kolektif hafızaya uzanan bir yelpazede, gündelik pratikleri ritüelleşmiş birer motif olarak ele alıyor. Sergi, tekstilden kuma, videodan yağlı boyaya kadar çeşitli disiplinleri bir araya getirerek, “kadın bakışı”nın homojen bir kavram olmadığını ve bu perspektifin sanatçılar arasındaki çeşitliliğin sınırsız olduğunu vurguluyor. Kadın sanatçıların farklı malzeme ve anlatılar aracılığıyla ortaya koyduğu bu zengin ifade biçimleri, gündelik olanı, ritüelleşenin sınırında sorgulayan bir düşünsel alan yaratıyor.
Künye:
1. Adela Matalova, Girls with Short Torsos Own Longer Swords, Tuval üzeri yağlı boya, kum ve doğal kömür, 100 x 80 cm, 2023
2. Duru Dinç, Annem ve Ben, 0.51’, video performans, 2021
3. Mathilde Melek An, Two Beauty Queens fought, 2014, black monotypes and red paint on silk, 60x80 cm, Photographic archives, HAYAT magazine, n°24, June 6th 1963
4. Mısra Balkan, Mountains High, kağıt üzerine renkli kurşun kalem ve tekstil, 21 x 30 cm, 2023
5. Zeynep Erkman, Untitled VI, oil paint and oil pastel on canvas, 196 x 136 cm, 2023
Akbank Sanat ve Resim Heykel Müzeleri Derneği iş birliğiyle düzenlenen Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması’nın 43. edisyonu için başvurular başladı.
Türkiye’nin genç sanatçılarını desteklemeyi ve sanat dünyasına yeni bakış açıları kazandırmayı amaçlayan yarışma, bu yıl “Dünya yuvarlak değil, bir ağ” başlıklı temasıyla bireyler, ekosistemler ve teknolojiler arasında kurulan bağların gücünü ve bu ilişkilerin sürdürülebilir bir geleceğe olan katkısını keşfetmeyi hedefliyor. 28 Mart’a kadar başvurulabilecek yarışmanın seçici kurulunda küratör Ceren Erdem, sanat tarihçi ve akademisyen Ayşe Erek, sanatçı Emre Hüner, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği Başkan Yardımcısı Gönül Nuhoğlu ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı yer alıyor. Seçici kurul, genç sanatçıların özgün bakış açılarını değerlendirerek, sanat dünyasına yenilikçi projeler kazandırmalarına rehberlik edecek. Yarışmaya tüm öğrenciler ve genç sanatçılar başvuru yapabiliyor.
Akbank 43. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İbrahim Barulay’ın kaleme aldığı ve İsmail karakterine hayat verdiği Apsolit oyunu, 4 Şubat’ta Kadıköy Boa Sahne’de, 13 Şubat’ta ise Bahçe Galata’da tiyatroseverlerle buluşacak.
Yönetmenliğini Onur Yalçınkaya’nın üstlendiği Strandom Art House yapımı oyun, sınır köylerden birinde yaşayan bir ailenin ele avuca sığmaz, hayat dolu çocukları İsmail’in Doğu’dan büyükşehrin sokaklarına uzanan hikâyesini ele alıyor. Apsolit; göç, toplumsal eşitsizlik, dil, adalet, kentsel dönüşüm konuları etrafında İsmail’in çocuk ve yetişkin dünyasını bir arada işliyor. Oyununun temelini ise çocukların özgürce yaşama ve düşünme hakkına sahip olması gerektiği fikri oluşturuyor. Apsolit oyunun biletlerine ve detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
“İsmail çocukluğundan beri duyduğu seslerin kendi içerisinde nasıl bir ahenk ile dolaştığını henüz bilmiyordu. Ta ki, sınırda var olan ve durmak bilmeyen politik şiddetin içerisinde yaşanan gerilim ile ailesinin büyük şehre göç etmesine kadar. Şehri, sokakları, yaşamı tutkuyla keşfeden İsmail, şehre gelince tüm hayatı birden değişir. Sesleri daha farklı duymaya, binaları daha farklı görmeye başlar. Okuldaki müzik öğretmeni sayesinde Apsolit olduğunu öğrenen İsmail, artık çok daha güçlüdür. İsmail’in müziğe olan bu olağanüstü yeteneği ise ailesinde bir deprem etkisi yaratır.
Uğultular şeklinde gelen yaşama inadı. Bu inat kimin insafına bırakılır?”
Künye:
Yazan: İbrahim Barulay
Yöneten: Onur Yalçınkaya
Yönetmen Yardımcısı: Enes Yavuz
Metin Düzenleme: Burcu Çıtlak
Dramaturji: Anıl Yıldız
Işık Tasarımı: Utku Kara
Hareket Danışmanı: Ceyda Özcan
Ses/ Efekt Tasarımı: Yunus Emre
Sahne Tasarımı: İbrahim Barulay, Onur Yalçınkaya, Ferhat Kaya
Kostüm ve Afiş Tasarımı: Ferhat Kaya
Müzik Danışmanı: Fatih Seyirdalı, Yağmur Uçaner
Müzik: İbrahim Barulay ve Strandom Art House
Oyun Video Klipleri: Ayten Çelik, Ömer Çakan, Volkan Yıldız
Belgeleyen: Ayten Çelik
İletişim Danışmanı: Zeynep Bolat
Oynayan: İbrahim Barulay
Fotoğraf: Ayten Çelik
Artists&Collectors’ın bünyesinde yer alan “Emerging Artists” oluşumunun sanatçılarının çalışmalarını sunduğu “Ortak Kat” sergilerinin ilki “Pay, Payda ve Küme” temasıyla 11 Şubat tarihine kadar Artists&Collectors Atölyesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Ahmet H. Başsöz, Bilal Can Kara ve Esra Mengülerek’in bir yıl boyunca sürdürdükleri bağımsız sanatsal arayışların birleşiminden oluşan sergide sanatçılar, bireysel deneyimleri ve toplumsal bağlamları bir araya getirerek izleyiciyi düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. Sergide yer alan 28 eser, bu iki düzeydeki etkileşimi keşfeden bir anlatı sunuyor ve izleyiciyi olaylara hem kişisel hem de toplumsal bir bakış açısıyla yaklaşmaya teşvik ediyor.
Serginin en güçlü unsurlarından biri, sanatçılar arasında farkında olmadan paylaşılan mavi renk olarak karşımıza çıkıyor. Mavi, bireysel yaratıcılıkla toplumsal bağlamı birleştiren bir köprü işlevi görerek izleyiciyle daha derin bir bağ kurma fırsatı sunuyor. Bu sergi, aynı zamanda genç sanatçılar ve izleyici için bir diyalog alanı yaratmayı amaçlıyor. Koleksiyon yapmayı hem bireysel bir tercih hem de toplumsal bir katkı olarak sunan sergi, izleyiciyi yaratıcı sürece dahil ederek sanatı sadece izlemek değil, ona katılmak için bir fırsat olarak da öne çıkarıyor.
“Pay, Payda, Küme” teması, sanatsal ifadeyi bir araya gelmenin, paylaşmanın ve ortak bir vizyon oluşturmanın metaforu olarak ele alıyor. Farklı disiplinlerde üretilmiş eserler, izleyicilere zengin bir görsel deneyim sunarken, sanatın birleştirici gücünü kutlamayı amaçlıyor. Pay, payda, küme kavramları, serginin temelinde birey ve topluluk arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir yaklaşımı temsil ediyor. Pay, sanatçının bireysel ifadesini ve estetik arayışını yansıtırken, payda bu bireysel üretimlerin bir araya geldiği ortak bir bağlamı ifade ediyor. Küme ise, bu bireysel üretimlerin ve ortak bağlamların bir bütün olarak nasıl anlam kazandığını ortaya koyuyor. Bu bağlamda sergi, bireysel ve toplumsal anlatıların birbirine dokunduğu bir zemin yaratırken, her bir eserin hem bağımsız hem de bir bütünün parçası olarak okunabileceği çok katmanlı bir alan inşa ediyor. Pay, payda, küme kavramları; izleyiciyi bu ilişkiler üzerine düşünmeye, bireysel özgünlük ile ortaklık arasındaki dengeyi keşfetmeye davet ediyor.
Seval Şahin’in yayına hazırladığı, “Yaz Sıcağında Bir Esinti: Ahmet Hamdi Tanpınar” başlıklı podcast serisinin bir dökümü olan Çoksesli Bir Tanpınar Okuması adlı kitap Sanat Kritik Yayınları’ndan çıktı.
Bağımsız kültür-sanat platformu Sanat Kritik; 2021 yılının ağustos ayında her gün, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın doğumunun 120. yıldönümü anısına “Yaz Sıcağında Bir Esinti: Ahmet Hamdi Tanpınar” adlı 42 bölümlük bu podcast serisi yayımladı. Bu podcast serisinin her bir konuşması Tanpınar hakkında bize yepyeni şeyler söylüyor, bu sebeple bu kitap hem çoksesli hem de çok yeni Tanpınar okumalarından oluşuyor.
Kitapta Ali Ayçil, Ali Şükrü Çoruk, Ayfer Tunç, Ayhan Aktar, Beliz Güçbilmez, Burak Onaran, Burcu Alkan, Çimen Günay Erkol, Erendiz Atasü, Erol Köroğlu, Fatih Bakırcı, Fatma Erkman Akerson, Gaye Boralıoğlu, Handan Acar Yıldız, Hasan Turgut, Hilmi Tezgör, İlhami Algör, İnci Enginün, Kaan H. Ökten, Kemal Varol, M. Kayahan Özgül, Mahmut Mutman, Mehmet Samsakçı, Menekşe Toprak, Mukadder Gemici, Nedret Öztokat Kılıçeri, Nergis Ertürk, Nezih Erdoğan, Niyazi Zorlu, Oğuz Demiralp, Özen Nergis Dolcerocca, Seval Şahin, Sezen Ünlüönen, Şebnem İşigüzel, Şerif Eskin, Tevkifa İkiz, Timuçin Oral, Tugay Anar, Tülin Ural, Türker Armaner’in yazıları yer alıyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından her yıl, klasik müzik alanında gelecek vadeden 30 yaşın altındaki bir genç müzisyene destek sağlayan Aydın Gün Teşvik Ödülü’nün 2024 yılı sahibi, keman sanatçısı Bade Daştan oldu.
Aydın Gün Teşvik Ödülü’nün kazananı, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner başkanlığında, Borusan Kocabıyık Vakfı Genel Koordinatörü Ahmet Erenli, piyanist ve orkestra şefi İbrahim Yazıcı, piyanist ve devlet sanatçısı Gülsin Onay, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası başkemancısı Prof. Pelin Halkacı Akın ile İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak’tan oluşan seçici kurulun oybirliğiyle belirlendi. Bade Daştan’a ödülü 11 Haziran’da, 53. İstanbul Müzik Festivali’nin açılış töreninde sunulacak.
2007 yılında Ankara’da doğan Bade Daştan, müzik çalışmalarına 2012’de Bilkent Müzik Okulu’nda, keman ana sanat dalında başladı. Burada Vseslava Kudinova ve ardından Muhammedjan Turdiev ile çalıştı. 2018’de ÇEV Sanat’ın katkılarıyla Brüksel’deki Musica Mundi Okulu’nda Leonid Kerbel ile çalışmaya başladı ve keman eğitimini burada tamamladı. 2024 yılında, önemli müzik okullarından, Amerika’daki Curtis Institute of Music’i birincilikle kazandı ve Türkiye’den bu okula giren ilk kemancı oldu. Bade Daştan, İş Sanat’ın “Parlayan Yıldızlar” serisinde 50 dakikalık resitaliyle yer aldı ve serinin en genç katılımcısı oldu. 2017’de Bilkent Senfoni Orkestrası ile ilk orkestra deneyimini elde etti. Aynı yıl, Ender Sakpınar yönetimindeki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ile Cumhuriyet Bayramı Özel Konseri’nde solist olarak Mendelssohn Keman Konçertosu’nun tamamını seslendirdi. Bugüne kadar Avrasya Filarmoni Orkestrası, Karşıyaka Belediyesi Oda Orkestrası, Musica Mundi Orkestrası ve İzmir Devlet Senfoni Orkestraları ile İbrahim Yazıcı, Gilbert Varga, Hakan Şensoy ve Tolga Taviş gibi şeflerle aynı sahneyi paylaştı. Katıldığı ustalık sınıfları ve atölye çalışmalarında Itzhak Rashkovksy, Ani Schnarch, Cihat Aşkın, Igor Tkacthuk, Alexander Vinnitski, Boris Kuschnir, Mincho Minchev, Maxim Vengerov gibi önemli isimlerle çalıştı. Bade Daştan, 24. Andrea Postacchini Yarışması’nda İtalya’da ikincilik, Pancho Vladigerov Yarışması’nda Bulgaristan’da birincilik ve en iyi Vladigerov yorumu, International Competition Young Virtuosos Yarışması’nda Bulgaristan’da birincilik ve International Grumiaux Competition for Young Violinists Yarışması’nda Belçika’da birincilik ödüllerinin sahibi oldu.
Martch Art Project, Merve Denizci’nin “Süregelen bütün bu şeyler arasında” başlıklı kişisel sergisini 7 Mart tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Merve Denizci yeni sergisinde, izleyiciyi kendisiyle yapmış olduğu bir röportaj ile birlikte kendine sorular sormaya itiyor, bir yandan da izleyiciyi zihnin odacıkları içerisinde bir gezintiye çıkarıyor.
“Ben: Öncelikle emin olduğum bir şey var o da bu serginin ‘Bugün ve her zaman kendime güveneceğim’ isimli yapıttan doğmuş olduğu. Bu nedenle ismi geçen yapıttan başlamaya ne dersin?
Merve Denizci: Evet, doğru. Bu serginin başlangıç noktası söz konusu yapıttır. Fakat elbette bu yapıtın bende uyandırdığı şeye dair kafamda bir hazırlık vardı. Bu hazırlık ise 2018 yılında School of Visual Arts’ta katıldığım bir artist residency programı vasıtasıyla gelişmişti...
Ben: “Süregelen Bütün Bu Şeyler Arasında” bu çerçevenin içinde olmayı tanımlayan bir başlık mı? M.D.: Bunu şimdi ilk kez sen düşündün. Verdiğin ipucu için teşekkür ederim. Ama biliyorsun ki ben bu ismi düşünürken tıpkı düşünceler gibi formların da zamanda ve mekânda yolculuk ettiğini, karşı çıkışlarla bir parça değiştiklerini ama yine de ilk hâllerinden de hep bir iz taşıdıklarını düşünüyorum. Bu anlamda da hiçbir formun özerk ya da spesifik olmadığını biliyorum...”
Merve Denizci, Mono-Diyalog’dan alıntıdır.
İstanbul Müzik Festivali’nin, TSKB iş birliğinde genç kadın müzisyenleri desteklemek amacıyla düzenlediği “Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu” için başvurular başladı.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Borusan Holding’in sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali’nin TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) iş birliğiyle 2018 yılında başlattığı “Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu” için başvurular 14 Mart Cuma günü saat 17.00’ye kadar devam ediyor. Bugüne kadar 107 genç sanatçının müzik kariyerine katkı sağlayan fona yurtdışında lisans veya lisansüstü seviyesinde bir müzik okulundan kabul alan, müzik eğitimini yurtdışında sürdüren, kariyer gelişimine olumlu katkıda bulunacak ustalık sınıfı, orkestra seçmesi, uluslararası yarışma gibi etkinliklere katılmak veya çalgı almak için desteğe ihtiyaç duyan kadın müzisyenler başvurabiliyor.
Başvurular, İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya başkanlığında, keman sanatçısı ve orkestra şefi Hakan Şensoy, arp sanatçısı ve akademisyen İpek Mine Sonakın, keman sanatçısı Nilay Sancar ve piyanist İris Şentürker’den oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilecek. TSKB’nin destekleriyle oluşturulan fondan yararlanmaya hak kazanan müzisyenlere toplam fon miktarı, ihtiyaç duydukları destek oranında paylaştırılacak.
1990 yılından bu yana İstanbul Müzik Festivali'nin destekçileri arasında yer alan ve bu sene kuruluşunun 75. yıldönümünü kutlayan TSKB, kadınların güçlenmesi yönündeki sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında Yarının Kadın Yıldızları projesinde eğitim destek sponsoru olarak yer alıyor.
Yarının Kadın Yıldızları fonundan yararlanmaya hak kazanan genç yıldızların 53. İstanbul Müzik Festivali izleyicisinin karşısına çıkacağı konserde, görsel sanatçı Hilal Can kanaat önderi olarak, İKSV Genç Sanatçı Fonu desteğiyle, genç müzisyenlerle birlikte sahnede olacak.
İstanbul Müzik Festivali ve TSKB’nin besteci Ceren Türkmenoğlu’na verdikleri ortak siparişin dünya prömiyeri 21 Haziran Cumartesi akşamı Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleştirilecek. Türkmenoğlu’nun yaylı çalgılar dörtlüsü için besteleyeceği yeni eserini Yarının Kadın Yıldızları bursiyerleri seslendirecek; Hilal Can ise canlı görselleme performansıyla genç yıldızlara eşlik edecek.
“Yarının Kadın Yıldızları: Genç Kadın Müzisyenler Destek Fonu” hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
1. Hilal Can
2. Ceren Türkmenoğlu