
MoMA ABD'deki en kapsamlı Picasso sergisini ağırlıyor. 14 Eylül'de açılan sergi sanatçının 140 heykelini bir araya getiriyor. Ann Temkin ve Anne Umland küratorlüğünde gerçekleşecek olan “Picasso Sculpture” isimli sergi sanatçının1902 yılında henüz stüdyosu dahi yokken ve 1960'lı yılların sonlarında yaptığı devasa heykellerini ağırlıyor.
Sanatçının 1964 yılındaki 3 boyutlu eserlerine odaklanılan sergideki yapıtların 50'si, Paris'teki Picasso Ulusal Müzesi'nden getirilirdi. Eserlerin birçoğu ise ABD ve dünya genelindeki koleksiyonculardan alınan özel izinle sergiye dahil edildi.
MoMA daha önceki dönemlerde, Picasso'nun heykellerinden oluşan en kapsamlı sergiyi 1967'de gerçekleştirmişti. Sanatseverlerin büyük ilgi gösterdiği “Picasso Sculpture” isimli sergi 7 Şubat'a dek gezilebilir.
İlk görselin künyesi: Pablo Picasso (Spanish, 1881–1973)
She-Goat. Vallauris, 1950 (cast 1952).
Bronze. 46 3/8 x 56 3/8 x 28 1/8″ (117.7 x 143.1 x 71.4 cm).
The Museum of Modern Art, New York. Mrs. Simon Guggenheim Fund.
© 2015 Estate of Pablo Picasso / Artists Rights Society (ARS), New York.
Mam’art tarafından sahnelenen, günümüzün en tehlikeli hastalığı şöhreti konu alan oyun “Some Girls-Özel Kadınlar Listesi” sezon boyunca izleyiciyle buluşuyor.
Oyun, insanların şöhret olmak için hem kendi hem de çevrelerindeki insanların mahremiyetini hiçe saydığı, sınır tanımadığı günümüz dünyasını kırık aşk hikayeleri üzerinden anlatıyor. Hayatla ilgili tercihlerimizi bir kez daha gözden geçirmemizi sağlarken, insanın modern çağda ne kadar vahşileşebileceğinin de altını çiziyor.
Oyun sezon boyunca pek çok ayrı mekanda sahnelenecek. Prömiyerini 12 Ekimde yapacak oyun ekim, kasım ve aralık ayları boyunca her pazartesi İKSV Oyun Salonu’nda; cumartesi günleri Bo Sahne’de, kasım ayı boyunca da Moda Sahnesi ve Levent Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.
Bill McKibben tarafından küresel ısınma üzerine yazılmış ilk kitap olan "Doğanın Sonu" ilk kez Everest Yayınları etiketiyle Türkçeye çevrildi.
Yazıldığı günden beri güncelliğini korumaya devam eden "Doğanın Sonu" okuyucusunda hem bugün hem de yarınla ilgili sorular uyandırıp düşünmeye davet ediyor. Yazarın Türkçe baskı için özel olarak kaleme aldığı önsöz ve Ömer Madra'nın yazdığı sunuş da kitabın ilk yayınlandığı yıl olan 1989'dan bu yana yaşanan gelişmeleri gözden geçirme imkanı sağlıyor.
McKibben, dünya üzerinde yaşayan hiç kimsenin kayıtsız kalamayacağı sorunları bir bilim insanı titizliği ve bir edebiyatçı üslubuyla önümüze koyuyor. Gezegenimizi bugüne kadar ne ölçüde değiştirdiğimizi özetliyor ve onu korumanın yollarını araştırıyor, tahminlerde bulunuyor.
Doğanın Sonu
Bill McKibben
Everest Yayınları
"Yüzyılların Yüzyılı"nın SALT Ulus'taki açılışı kapsamında, serginin sanatçılarından Dilek Winchester ile akademisyen Murat Cankara, saat 19.00'da bir söyleşi gerçekleştirecek. Söyleşide, sanatçının "Okumak ve Yazmak Üzerine" adı altında 2007'den bu yana ürettiği işler bağlamında, Ermeni harfli Türkçe yayınların tarihi, mirası ve edebiyat kanonundaki yeri ile alfabe meselesi irdelenecek.
"Okumak ve Yazmak Üzerine" serisinde dille ilişkili ulusal kimlik ve ideoloji konularını inceleyen Winchester, Karamanlıca ve Ermeni harfli Türkçe yazılı nadir ya da kanon dışı bırakılmış edebî metinleri ortaya çıkarıyor. Bu seriden bir seçki, "Yüzyılların Yüzyılı" sergisinde görülebilir.
Konuşma dili Türkçe olacak.
"Yüzyılların Yüzyılı" sergisi hakkında daha fazla bilgi için: http://saltonline.org/en/1207/
Açıldığı günden bu yana müzikseverlerin ilgisini çekmeyi başaran 60 m², küçük ve samimi ortamları canlı müzik için değerlendirmeye devam ediyor. Son projesi “60 m² Tekne Konserleri”yle de İstanbul Boğazı’nın eşsiz atmosferini müzikle renklendirecek..
İlk serinin ilk konserlerinin 16 Eylül’de Gülcan Altan’la, 23 Eylül’de Marsis ve 1 Ekim’de Jehan Barbur’un katılımıyla gerçekleşeceği konser dizisi önümüzdeki aylarda yeni isimlerle devam edecek.
Program:
19:30: Kabataş İskelesi Gemi Kapı Açılışı
20:30: Kabataş'tan Ayrılış – Beylerbeyi'ne Hareket
21:00: Beylerbeyi'nden Ayrılış
23:45: Limanlara Dönüş
2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun olan Erkut Terliksiz, yaşamına ve çalışmalarına, sanatçı ve tasarımcı olarak İstanbul’da devam ediyor. Avusturalya, İngiltere, İspanya ve Almanya’da birçok karma sergide yer alan sanatçının yapıtları x-ist’te ilk kez “Kesişme I” (2005) adlı sergide yer aldı. Ardından “Debut” (2007), “Yeniden Buluşana Dek” (2010), “Nothing Personal” (2012) ve “Hunger” (2014) başlıklı kişisel sergileriyile izleyiciyle buluştu. Sanatçı son olarak 2015 yılında Cermodern’de “Canavar Terbiyecisi” başlıklı kişisel sergisini açtı.
Terliksiz, ayrıca “Paylaştığınız için Teşekkürler” (Leipzig, Almanya, 2010), “Confessions of Dangerous Minds” (Saatchi Galeri, Londra, 2011), “Happy Medium” (Nancy Victor Galeri, Londra, 2012), “The Feeling of Happiness” (Homa Art Gallery, Tahran, 2014), “x-tension” (Office 4200, Bursa, 2015), “#GaiaOnPaper” (Gaia Gallery, İstanbul, 2015) ve “Bir Endülüs Köpeği üzerine çeşitlemeler” (x-ist, 2015) adlı grup sergilerinde yer aldı. “Canavar Terbiyecisi” 11 Eylül- 10 Ekim tarihleri arasında CerModern’de görülebilir.
1980 yılında İran’ın Tebriz şehrinde dünyaya gelen Ahad Saadi, sanat yaşamına 1999’da başlamış ve tamamen kişisel olarak geliştirdiği tekniğine Azarnegari adını vermiş. Azarnegari, kelime anlamı olarak ateşle çizim yapmak anlamına geliyor; bu teknikle yapılan işlerde kalem ya da bir boya türü kullanılmamış olup eserlerdeki tüm renkler son derece ufak, tek tek kesilmiş kumaşların birbirinin üzerine ateşle yakılarak yapıştırılmasıyla oluşturuluyor. Bu eserlerde kumaş katmanları birbiri üzerine bindirilerek görüntü derinlik kazanıyor, bazen bir iş yirmi katmandan oluşabilmekte ve tamamlanması üç- dört ay sürebiliyor. Saadi, 2008 yılında Azarnegari tekniğini İran’ın başkenti Tahran Milli Kültür Bakanlığı tarafından uzman onayıyla teyit ettirmiş, resmi kayıt altına geçirmiş.
İran sanatından ilham alan bu çalışmalarda Saadi, tamamen kendi hislerinden ve bu sanatların derinliğinden beslenerek doğa, felsefe, sevgi odaklı, evrenle ve insanla doğrudan bağ oluşturan eserler ortaya koymuş. Bu işlerde, evrimi, insanın aşk ve sevgi aracılığıyla kazandığı hayat enerjisini birleştirerek insanın doğayla ilişkisinin önemine de değiniyor.
Ahad Saadi, Azarnegari tekniğiyle, İran’ın mistik ve felsefi yönlerinden beslenerek gerçekleştirdiği katmanlı, çok dokulu yeni eserlerini izleyiciyle buluşturuyor. Sergi, 17 Eylül - 31 Ekim 2015 tarihleri arasında ART350 Sanat Galerisi’nde görülebilir.
Pera Film, yeni sezonda perdesini Pera Müzesi’nin “Günümüz İmgeleri: Saraybosna Güzel Sanatlar Akademisi’nden Yapıtlar” sergisi paralelinde oluşturduğu “Şimdi Saraybosna! Bosna-Hersek Sineması” programıyla açıyor.
Programda Bosna sinemasından Bosna’nın çalkantılı geçmişine ve güncel meselelerine değinen, akılda kalıcı konularını işleyen, öne çıkan ve çokça beğeni toplayan filmlerinden oluşan bir seçki yer alıyor. Beş filmden oluşan seçkide, gelecek vaat eden ve uluslararası tanınırlığa sahip yönetmenlere görünürlük sağlayan bir platform sunulurken ülkenin geniş kültürüne ve tarihine de ışık tutuyor.
16 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında Pera Film’de gerçeklecek film gösterimi programı:
16 Eylül
19.00 Halime’nin Yolu
18 Eylül
20.00 Saraybosna’da Bir Gün
20.00 Özdüşünme
19 Eylül
15.00 Belvedere
20 Eylül
15.00 Flotel Europa
26 Eylül
14.00 Flotel Europa
16.00 Belvedere
3 Ekim
15.00 Halime’nin Yolu
20.00 Özdüşünme
72. Venedik Film Festivali’nin ana yarışma bölümüne aday olan Emin Alper’in son filmi “Abluka” Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.
Yoğun ilgi gören Abluka, kapanış töreninden bir gün önce, Venedik Film Festivali’nin yan bölümlerinden biri olan 18-26 yaş arası farklı ülkelerden gençlerin oluşturduğu jüri tarafından verilen Arca CinemaGiovani ve bağımsız sinema eleştirmenleri tarafından verilen Premio Bisato D’oro ödüllerini de kazandı.
Film, Kuzey Amerika’nın en önemli festivallerinden 40. Toronto Film Festivali’nde “Contemporary World Cinema” (Çağdaş Dünya Sineması) bölümünde de gösterilecek. Ayrıca film, festivalin Contemporary World Speakers programına da davet edildi.
Türkiye’de sonbaharda vizyona girmesi planlanan filmde yoğun bir politik şiddet ortamında ayakta kalmaya çalışan iki kardeşin hikayesi konu alınıyor. Filmin başrollerinde Mehmet Özgür ve Berkay Ateş yer alırken, yardımcı rollerde Tülin Özen, Müfit Kayacan ve Ozan Akbaba eşlik ediyor.
Almanya'nın Ünlü görüntü yönetmeni Jörg Schmidt - Reitwein 02-04/Ekim/2015 tarihleri arasında İFSAK'ta görüntü yönetmenliği üzerine bir workshop çalışması yapacak.
Sinema sektöründe çalışan: yönetmen, görüntü yönetmeni, kısa film çeken yönetmenler, belgesel film yönetmenleri ve üniversitelerin sinema/televizyon fakültelerinde okuyan son sınıf öğrencilerine hitap eden workshopa kayıtlar başlıyor.
Jörg Schmidt – Reitwein 1969 yılından itibaren görüntü yönetmenliği yapıyor. Bugüne kadar görüntü yönetmenliği yaptığı 43 Uzun metrajlı film, 53 Belgesel, 17 TV Filmi, 6 Kısa ve Sanat Filmi, 7 Müzik Klibi ve 8 Reklam filmi bulunuyor.
Ayrıntılı bilgi için:
http://www.ifsak.org.tr/tr/sinema-seminerleri/jorg-schmidt-%E2%80%93-reitwein-ile-goruntu-yonetmenligi-atolyesi/3672