
S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, prestijli araştırma firması Nielsen'in oluşturduğu bağımsız bir jüri tarafından değerli markalara verilen 'Superbrands' statüsüne layık görüldü. Sanat alanında ilk defa verilen ödüle layık görülen S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, şu sıralar ZERO sergisini ağırlıyor.
Teknolojisi, yatırımlar, iş gücü kalitesi, yaratıcılık, markalaşmaya yapılan yatırım, marka devamlılığı gibi kriterlerle değerlendirmelerin yapıldığı Superbrands, Türkiye’de 2005 yılından itibaren iki yılda bir olmak üzere Nielsen tarafından düzenleniyor.
İstanbul Modern, YAP: Yeni Mimarlık Programı kapsamında yeni bir oyun deneyimine davet ediyor. Taldans “Dolap” adlı oyununu YAP İstanbul Modern için yeniden performe ederek bedenin mimari ile ilişkisi üzerine iki dansçının bir buzdolabıyla ve onun hacmiyle olan ilişkisini, insandan çok nesnenin belirleyici etkisini öne çıkartan bir kurgu yarattılar.
Her sunumu, provası farklı olasılıkları meydana getiren sabit bir forma ya da önceden belirlenmiş bir sona sahip olmayan “Dolap” 8 Ekim Perşembe, saat 19.30’da PATTU’nun müze bahçesi için tasarladığı KATI OLAN HER ŞEY adlı mekanında gerçekleşecek.
Pera Müzesi “Türk Müziği Konserleri”ne ekim ayında “Fehmi Tokay” konseriyle devam ediyor.
Günümüzün usta yorumcuları ve sâzendelerinin, büyük bestekârların seçme eserlerini seslendirdiği bu konser serisinde Türk müziğinin tarihsel, kültürel, geleneksel, sosyolojik, antropolojik, felsefî, edebî yönleri de sunuluyor.
Danışmanlığını Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca’nın, koordinatörlüğünü Sinan Sipahi’nin yaptığı konserlerin ekim ayı konuk solisti Adnan Mungan oluyor.
Konser 4 Ekim Pazar günü, saat 15.30’da gerçekleşecek. Biletler etkinlik günü temin edilebilir. Yerler sınırlı ve rezervasyon yapılmamaktadır.
Artık alıştığımız ve hakkında konuşmaktan yorulduğumuz Kurbağlıdere'nin o meşhur kokusu hakkında yaratıcı bir çalışma tasarlandı. Bir iki haftadır Kurbağlıdere üzerinde arz-ı endam eden çalışma dev bir perdeden oluşuyor. Bu yaratıcı ve hatta belki biraz da ironik enstalasyonun sahibi ise Özgül Arslan.
Kadıköy'ün uzun süredir ciddi problemlerinden biri olan Kurbağlıdere geçtiğimiz haftalarda patlamak üzere bir hale bürünüp, üzeri korkutucu kabarcıklarla dolduğunda ve tabii dayanılmaz koksu katbekat arttığında herkesin sabrı taşma noktasına gelmişti. Derenin temizlenmemesinden şikayet eden çevre sakinleri kokudan camlarını açamaz noktaya gelmişti.
Özgül Arslan ise derenin üzerindeki köprüye gerdiği, üç buçuk metre yüksekliğinde ve 16 metre uzunluğundaki "Maruz" isimi enstalasyonuyla dikkatimizi çekti. Sanatçı, ilk asıldığı güne göre şu anda bir hayli kirlenen perdeyi her gün fotoğraflayarak kayıt altına alıyor. Bienal paralel etkinliği olarak 1 Kasım'a kadar derenen üzerinde süzülecek olan perde mahalle halkının da eğlence konusu olmuş durumda.
Koreli sanatçı Timothy Hyunsoo Lee kağıt kullanarak karmaşık heykeller yaratıyor. Özellikle son çalışması "Gookeyes" ile dikkat çeken sanatçı bu seride kağıt üzerinde sulu boya ile boyanmış gözlere yer veriyor. Heykelin bütününde kağıtların ardında yer alan korku verici gözler tasvir eden sanatçı aynı zamanda resim üzerine de çalışmalar üretiyor.
Çocukluğundan beri panik ve anksiyete bozuklukları yaşayan sanatçının bu ruhsal durumunu eserlerine yansıttığını görebiliyoruz. Çalışmalarından önce uzun süre araştırmalar yaparak, bir birikim sağlayan ardından bunu üretimine aktaran sanatçı psikodelik kompozisyonlarıyla tanınıyor.
http://www.timothyhlee.com/
Kim Johansson ve Gustav Lejelind parça halindeki ses ve video kayıtlarını bir araya getirerek enstelasyon ve performanslar üzerine çalışıyorlar. Üretim pratikleri, zamanın, ulus ve şehirdeki belli bölgelerdeki algıyı nasıl etkilediği ve çarpıttığı üzerine odaklanıyor. Seyircinin rolünü belirlemek için müziği, animasyonu, obje tiyatrosu ve projeksiyonu araç olarak kullanıyorlar. Her ne kadar bir binanın dış cephesinin görüntüsünde ya da bir odanın akustiğinde değişiklikler yapsalar da seyirci oluşturdukları enstelasyon ve performans içindeki en önemli koreografi eleman olarak yer alıyor.
Gustav ve Kim, PASAJ için ivme, hız ve şehrin kollektif hafızası hakkında performatif bir yerleştirme yapacaklar. “Biz “Hatırladığımız Biziz” isimli yerleştirmeyi 24-26 Eylül arasında ziyaret edebilirsiniz.
Seda Gazioğlu’nun ilk kişisel sergisi “Biz Ben Değiliz.” 08 Ekim – 10 Kasım 2015 tarihleri arasında Çağla Cabaoğlu Gallery’de sanat severlerle buluşacak. Central Saint Martins Fine Art Londra’da eğitimini tamamlayan Seda Gazioğlu, sanat üretimine Londra ve İstanbul’da devam ediyor. Sanatçının multidisipliner teknik ile yapılmış eserlerini içeren sergisi; sağ ve sol beyin arasındaki ilişkinin, algı ve farkındalığı etkilemesini işliyor.
"Beynimizin iki farklı özelliğini bilerek ve seçim hakkımız varken, günlük hayatımızda biz hangisini seçiyoruz? Peki ya biz kimiz? Kim olmayı seçiyoruz?" sorularına eğilen sanatçı kimlik konusunu irdeliyor. Gazioğlu sağ ve sol beyin arasındaki ilişkiyi şu sözlerle tanımlıyor; "Beynimizin iki lobu da bambaşka iki karakterdir, her ne kadar bugünkü dünya sisteminde büyürken, çoğunlukla sol beynimizle düşünmeyi, onunla karakterimizi oluşturmaya yöneldiysek de, an ve an hayatta her zaman sol lobdan sağ loba geçmeyi seçmemiz ile bir adım atarak aydınlanmayı yaşamak kendi ellerimizde."
Akbank Sanat “Louise Bourgeois: Dünyadan Büyük” sergisi kapsamında “Ötelenen Arzu: Feminizm ve Sanat” isimli bir konferans gerçekleştiriliyor. Asst. Prof. Dr. Eser Selen'in gerçekleştireceği bu konferansı kaçırmamak için 17 Eylül saat 18.30'da Akbank Sanat'ta olmayı unutmayın.
Eser Selen işlerini performans, yerleştirme ve video arasında oluşturan multidisipliner bir sanatçı ve akademisyen. Araştırma alanları arasında performans, çağdaş sanat ve tasarım, feminizm ve cinsiyet kuramları bulunan Selen, görsel sanatlar alanında yurt içinde ve yurt dışındaki sergilere katılıp, performanslar gerçektirdi ve Kadir Has Üniversitesi, İletişim Tasarımı Bölümü'nde yardımcı doçent olarak görev yapmaya devam ediyor.
Babylon Bomonti, şarkıcı, söz yazarı ve multi-enstrümantalist isim Shara Worden’i kabare, opera ve rock müziği bir araya getirerek oluşturduğu projesi My Brightest Diamond ile 17 Eylül akşamı sahnesine konuk ediyor.
Gospel, caz, klasik müzik dinleyerek ve kilise korosunda şarkı söyleyerek büyüyen Shara Worden, müzik kariyerine adım attığı 2006 yılından bugüne dek beş albüm yayımladı. Indie-rock’ı teatral ve kendine has melankolik tarzıyla bir araya getiren Worden, son albümü “This Is My Hand”i 2014’te piyasaya sundu ve ardından bu sene haziran ayında son EP’si “I Had Grown Wild"ı hayranlarıyla paylaştı.
17 Eylül’de Babylon Bomonti’de gerçekleşecek konserin biletleri Biletix satış kanallarından ve Babylon Bomonti gişesinden satın alınabilir.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) 23-27 Aralık tarihleri arasında dünyanın en iyi sirk topluluklarından Les 7 Doigts De La Main (Yedi Parmak)’nin “Mutfak ve İtiraflar” gösterisine ev sahipliği yapacak.
Kullanıma hazır büyük bir mutfak dekoru içinde gerçekleşen gösteride dansçılar dokunma, tat ve koku gibi duyuları ele alarak çocukluk anıları, ikili ilişkiler ve aile geleneklerini kendi sanatsal yorumlarıyla harmanlayarak seyirciye 90 dakika süren enerjik ve zengin bir ziyafet sunacak.
Sirk, dans, tiyatro, müzik ve yemeğin eşsiz uyumunun sergilendiği "Mutfak ve İtiraflar", 23-27 Aralık tarihleri arasında Zorlu Performans Sanatları Merkezi Drama Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.
Biletler 3 Ekim’den itibaren Biletix satış kanallarında ve ana gişe İKSV’den temin edilebilir.