
12. İstanbul Bach Günleri açılış konserini Estonyalı topluluk Hortus Musicus yapacak. Başladığı günden beri Gustav Leonhardt gibi efsanevi büyükleri ve eski müziğin dünyadaki en önemli isimlerini İstanbul'a getiren "Bach Günleri", zaman içerisinde seyircisinin beğenisini kazandı ve Avrupa’da en çok dikkat çeken müzik festivlalerinden biri oldu.
Hortus Musicus’un yapacağı "Bach Günleri" açılış konseri 2 Ekim'de Deniz Müzesi'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek. Bu konserde 43 senelik geçmişiyle Avrupa'daki en eski Barok öncesi oda topluluğu olan Hortus Musicus sekizinci yüzyıldan yirminci yüzyıla uzanan repertuarıyla müzikseverlere unutulmaz bir akşam yaşatacak.
Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği “Heroine/Kadın Kahraman” adlı karma sergi, St. Joseph Lisesi Sergi Salonu’nda 8 – 30 Ekim arasında ziyaret edilebilecek.
Sergide bu yıl 14 sanatçının resim, fotoğraf ve heykelleri yer alıyor:
Burçin Erdi, Emine Akbucak, Esra Kizir Gökçen, Evren Gül, Ferda Bigat, Hakan Bayer, Kerem Ağralıgil, Lütfiye Kösten, Mert Özgen, Münevver Cillov, Saghar Daeiri, Serhat Koçak, Serpil Aslan, Seydi Murat Koç.
Sergi teması hakkında sanatçıların ortak açıklaması şöyle:
"Heroin" Amerikan mitlerinde "kadın kahraman" anlamına gelmektedir. Kadınlar üzerine bir sergi yapmaya karar verildiğinde bu serginin "kadın mağduriyetleri" üzerinden gelişmemesi için çaba sarf edildi. Bu yüzden konunun, ülkemizde şu günlerde "kadın" denilince yaşanan ve ilk akla gelen sorunlarla bir ilişki taşımaması için hassasiyet gösterildi. Bu noktada samimiyetin önemi de ayrıca vurgulandı. Son derece insani ve deneyimlenmemiş konularda ajitasyon gösterilmemesi de gündemde oldu. İşte bu tavır, katılımcıları "Heroin" temasına götürdü. Konunun mitolojik ve tarihsel bir içeriğinin olması, hem güncel sosyolojik algısını genişleterek temayı daha da özgürleştirecek hem de kadının gücünü arayabilecekti...."
İngiltere West End’de 10 sezondur kapalı gişe oynayan komedi türündeki "Shakespeare'in Bütün Eserleri - Hafif Kısaltılmış" 29 Eylül’den 22 Aralık tarihine kadar belirli günlerde Borusan Oto Dolmabahçe Sahne’de izleyiciyle buluşuyor.
Türkiye’de ilk kez oynan oyun 2013-2014 sezonunun en başarılı genç oyuncusu ödüllü Kemal Erdurak, Kerem Muslugil ve Mesut Yılmaz tarafından canlandırılıyor.
Oyunda üç erkek oyuncu hazırlıksız ve bilgileri olmadan Shakespeare'in bütün eserlerini birden oynayacaklarını iddia ederler; Hamlet, Ophelia, Romeo, Juliet, Jül Sezar, Macbeth, Othello, Desdemona, cadılar, periler derken işler karışır ve oyun çılgınlık boyutuna erişir. Siz de oyunu sahnede izlemek isterseniz biletler Biletix’te.
Şükran Moral, ekim ayında “What’s Appropriation: The Art of Revisiting the Art” adlı sergiyle Fundiçao Progresso Kültür Merkezi’nde yer alacak. Rio de Janeiro’da eserlerini sergileyecek olan sanatçının bu sergisinin küratörlüğünü Claudia Giannetti üstleniyor. Sergide Moral dışında Martha Rosler, Marina Abramonic, Bill Viola, Ulrike Rosenbach gibi isimler yer alıyor.
Sanatçı sergiye 1997 tarihli, o yılki İstanbul Bienali kapsamında da gösterilmiş olan ‘Hamam’ videosuyla dahil olacak. “What’s Appropriation: The Art of Revisiting the Art” adlı sergi 8-25 Ekim tarihleri arasında ziyaret edilebilir.
Berna Karaçalı’nın “İpucu” başlıklı kişisel sergisi 08 – 31 Ekim 2015 tarihleri arasında Pera Sanat Galerisi / İstanbul’da Nilüfer Moayeri küratörlüğünde izleyiciyle buluşuyor.
Sergide yer alan çalışmalarda; yüzeyi istila eden sonsuz bağıntılar, iç içe geçmeler, kırılmalarla örülü soyut izler görüyoruz. Doğrudan deşifre edilmek istemeyen; kaygan, akışkan bir enerji yığını...
Sözcüklerin derinlerde yatan şeyleri harekete geçirmek için yetersiz kaldığı bir ortamda, Berna Karaçalı “İpucu” sergisiyle, sözcükleri bir süreliğine unutturmayı, duyuları harekete geçirerek duygulara dokunmayı hedefliyor.
Koç Üniversitesi öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin geçtiğimiz Mayıs ayında kurduğu SAHNESİZLER grubu, bu sene de "Kuşlar Meclisi" oyunuyla farklı mekanlarda tiyatroseverlerle buluşuyor.
Tasavvuf edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan, 12. yüzyılın ünlü İranlı şairi Feridüddin Attar'ın Mantık Al-Tayr (Kuş Dili) eserinden yola çıkan, Peter Brook ve Jean-Claude Carriere tarafından oyunlaştırılan "Kuşlar Meclisi" oyunu, insanın iç yolculuğunu metaforik olarak dile getiriyor.
1-2 Ekim tarihlerinde Koç Üniversitesi'nde sahne alacak. Oyun, Koç Üniversitesi'ndeki gösteriminin ardından 25 Ekim'de Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat Merkezi'nde sahnelenecek.
Tiyatroyu daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen SAHNESİZLER, oyunlarını ücretsiz olarak sahneliyor. Ücretsiz davetiye için tıklayınız.
Anadolu'da John Garstang'ın Ayak İzleri, ünlü İngiliz arkeolog John Garstang’ın Hitit Uygarlığı’nın Anadolu’daki yerleşimi konusundaki araştırmalarını odağına alıyor. Liverpool Üniversitesi işbirliğiyle hazırlanan ve Garstang Arkeoloji Müzesi arşivinden derlenen fotoğraf ve tarihi belgeler yer alıyor.
Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nün (BIAA) kurucususu olan Garstang’ın kazı defterleri, izin yazışmaları ve ilginç anekdotlarını içeren şahsi notları BIAA Arşivi’nden seçilerek sergiye dahil edildi. Liverpool Üniversitesi’nin 5 yıl boyunca yürüttüğü titiz çalışma ve araştırmaların sonucunda dijitalleştirdiği cam negatiflerden ve albümlerden seçilen fotoğrafların yer aldığı sergi, arkeoloji ve tarih meraklıları için önemli bir arşivi ilk defa gözler önüne seriyor.
Büyük bir hayran kitlesine sahip olan Pink Martini , Avrupa Turnesi kapsamında Pasion Turca organizasyonu ile 18 Ekim’de İstanbul Wolkswagen Arena’da sevenleriyle buluşacak.
“Sympathique”, “Hang on Little Tomato”, “Hey Eugene!”, “Splendor in the Grass“, “Joy to the World“, “1969“, “A Retrospective“ , “Get Happy” ve “Dream A Little Dream” albümleri ile tanıdığımız grup, Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransız şansonlarından Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkartıp China Forbes’un kulaklardan pası silen vokali ile yine unutulmaz bir konser verecek.
Can Altay, işlerinde kamusal alanda çeşitli yasal ve konvansiyonel sınırların hayatın akışı içerisinde ihlal ediliş biçimlerine işaret eden; böylelikle mekan politikaları üzerinden geleneksellikle öznellik arasındaki çatışmayı ele alan bir sanatçı. Altay, Batılı ve modernist kavram ve değerleri, bize özgü ilginçlikler üzerinden tartışırken; Batı’nın çeperinde hem gelenek hem de (Post-)modernist ve globalist tahakkümlerin arasından sıyrılıp nefes almayı beceren hayat formlarına sevecenlik, hayret ve hayranlıkla yaklaşan istisnai bir eleştirel sanat dili geliştiriyor.
Altay’ın Öktem&Aykut’ta 1 Eylül – 17 Ekim 2015 tarihleri arasında gerçekleşen sergisi Ayrık Ufuk (Evcil İtaatsizlik, İtaatsiz Evcimenlik), sanatçının daha önceki sergi ve projelerinde de değindiği ve tartışmaya açtığı pek çok konuyu kapsayan ve önceki deneme ve önermelerini bir adım öteye taşıyan eserlerden oluşuyor. Sergi, Altay’ın üretiminin temel izleklerini ve görsel dağarcığını kapsamlı şekilde özetliyor. Fakat sanatçının önceki sergilerindeki iyimserlik ve kutlayıcılık, bu sergide bir araya getirdiği domestik nesneler, kentsel anlar ve diğer gözlem aygıtları üzerinden daha temkinli bir tavra dönüşüyor. Altay, buraya özgü tuhaflıkları insana, topluma, kente ve modernizme mahsus incelemeye değer bilgi nesneleri olarak ele almaya devam etse de; daha kaygılı, daha kışkırtıcı ve daha direkt bir üslup takınıyor ve izleyicileri de bu üslubu benimsemeye davet ediyor.
SALT ve Geniş Açı Proje Ofisi iş birliğiyle düzenlenen fotoğraf etkinlikleri, Martina Hoogland Ivanow’un Fotoğraf Atölyesi ile devam ediyor. Her katılımcının kişisel bir temaya odaklanacağı atölyede üretilen işler, 27 Kasım’da SALT Galata’da yapılacak bir sunumda paylaşılacak.
Atölye 22 Kasım’da, Hoogland Ivanow ile katılımcıların aralarında yapacağı karşılıklı sunum ve değerlendirmelerle başlayacak. İkinci gün, katılımcılardan, memnun oldukları ve olmadıkları işlerinden seçtikleri beşer fotoğraflık iki grup bağlamında bir tartışma yürütmeleri istenecek. Ardından, Hoogland Ivanow ile fikir alışverişi içerisinde geliştirilen kişisel projeler, atölyenin son günü aynı mekânda, herkesin katılımına açık bir etkinlikte sunulacak.
Atölyeye katılım için 26 Ekim’e kadar online başvuru formunun doldurulması ve bir veya iki seri biçiminde hazırlanmış, en fazla 30 fotoğraflık dijital portfolyo linkinin forma eklenmesi gerekmektedir. Geniş Açı Proje Ofisi tarafından portfolyolar bazında yapılacak değerlendirme sonucunda toplam 10 katılımcı, en geç 30 Ekim’de bilgilendirilerek atölyeye davet edilecek. Katılımcıların atölyeye basılı portfolyolarını getirmeleri beklenecek.
Hoogland Ivanow, atölyenin yanı sıra 25 Kasım’da, başvuranlar arasından ikinci bir grupla Portfolyo Değerlendirmesi yapacak. Bu değerlendirmeye davet edilecek katılımcılar, Kasım ayı başında bilgilendirilecektir.
Atölye dili İngilizce olacak ve Türkçe konuşmak isteyen katılımcılara çeviri desteği sağlanacaktır. Katılım ücretsizdir.