
Kadir Has Üniversitesi bünyesindeki çağdaş sanat merkezi Galeri KHAS’ta açılan, küratörlüğünü Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın yaptığı “Giz/li/dir Görüntü” isimli sergi 7 Ocak – 4 Mart tarihleri arasında görülebilecek. Dr. Erhun Şerbetçi’nin büyük ölçekli fotoğraflarının yer alacağı sergide sanatçının görüntünün yanılsama ve sanallık boyutlarını vurguladığı çalışmalarına rastlamak mümkün.
Sanatçı sağladığı dönüştürümlerle gerçeği kendi ekseni etrafında çevirirken bu olguyu da yeniden tartışmaya açıyor. Klasikle kurgusal olanın sarmalında ortaya çıkan görüntüler bize bir kere daha görüntünün gizliliğini anımsatıyor.
2005’te kurdukları Redd ile tanıdığımız Doğan ve Güneş Duru bugüne kadar grupla gerçekleştirdikleri konser serileri, albüm çalışmalarının yanı sıra farklı sosyal sorumluluk projelerine de imza attılar. Redd son olarak ocak ayında altıncı albümleri olan “Mükemmel Boşluk”u müzikseverlerle buluşturacak.
Duru kardeşlerin Redd dışında sürdükleri bir projeleri daha var: InBetwin. Kendi dünyalarına ilişkin bir yolculuk olarak gördükleri InBetwin, müzikal kimliklerinin oluşmasında onlara rehberlik eden yerli ve yabancı şarkıları yepyeni ve benzersiz yorumlarıyla dinleyiciyle buluşturuyorlar.
InBetwin’i yakından tanımak istiyorsanız 23 Ocak’ta Salon’da gerçekleşecek konsere hemen biletinizi alın.
Türk mizah yazarları arasında önemli bir yere sahip olan Vedat Özdemiroğlu, ocak ayı boyunca Akbank Sanat’ın konuğu olacak.
Çağdaş Sanat Atölyeleri kapsamında bugüne kadar sanatın her alanında atölyeler düzenleyen Akbank Sanat ocak ayı boyunca her cuma Vedat Özdemiroğlu’yla “Mizah Yazarlığı Atölyesi” gerçekleştirecek.
Katılımcılara “espri”nin inceliklerini vaadeden atölyede, mizah yazısı teknikleri, Türk mizahının kilometre taşları, eğlence ve mizah arasındaki kavramsal farklılıklara yer verilecek bir program sunulması amaçlanıyor.
20 kişi ile sınırlı olan atölyeye katılım ücretli. İlk ders 8 Ocak’ta kaçırmayın.
Siemens Sanat tarafından düzenlenen “Sınırlar Yörüngeler 17” yarışmasında dereceye giren ilk üç sanatçı; Burak Kabadayı, Okay Özkan ve Alper Ünal geçtiğimiz haftalarda ödüllerini, Depo’da düzenlenen törende Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis’den almışlardı. Yarışmada sergilenmeye değer görülen eserler ise 31 Ocak tarihine kadar Depo’da sanatseverleri bekliyor.
"Sınırlar Yörüngeler 17'' yarışmasında ödüle layık görülen çalışmalarla birlikte, eserleri sergilenme hakkı kazanan; Serpil Aslan, Özer Toraman, Özge Topçu, Pelin Kahraman, Nurtaç Ulutürk Yaşar, Mustafa Sevinç, Merve Sakallı, Levent Yıldız, Seniha Ünay, Damla Baş, Elif Özen ve Soner Ulu’nun çalışmaları da Depo'da olarak ziyaret edilebilir.
İstanbul ve kentteki sanatçı topluluklarına odaklanarak hareketlilik ve sürgün dönemlerinde sanat üretimini araştıran fanzin ve sergi projesi "Şam’da Kayısı", 21 Şubat 2016’ya dek SALT Galata’da görülebilecek.
Dilek Winchester ve Atıf Akın tarafından bu bağlamda kurgulanan fanzin ve sergi projesi Şam’da Kayısı, André Breton’un “İnsan yoldaş bulmak için yayın yapar!” sözüne göndermeyle, sanatçı yayınları ve fanzinler aracılığıyla çok dilli bir üretim ve paylaşım ortamı yaratmayı hedefliyor. Projenin katılımcıları, fanzin formatını kullanarak gerek kendi deneyimleri temelinde gerekse Cumhuriyet tarihi boyunca İstanbul’u merkeze alan göç dalgalarının etkileri üzerine öneriler sunuyor.
Mevcut durumun olasılıklardan en iyisi olduğu anlamını taşıyan “Bundan iyisi, Şam’da kayısı” ifadesinden hareketle adlandırılan proje, Winchester’ın 2010-2011’de çıkardığı Kayısı Kent A4 fanzininden temel alıyor. Her bir sayısı, aralarında Akın’ın da bulunduğu sanatçıların katkısıyla oluşturulup tasarlanan fanzin, İstanbul’un dört bir yanında PVC kaplama ve fotokopi hizmeti veren seyyar tezgâhlarda çoğaltılarak dağıtılmıştı.
Şam’da Kayısı’nın katılımcıları arasında: Atıf Akın, Nadia Al Nissa, Marwa Arsanios, Khaled Barakeh, Sezgin Boynik, Hera Büyüktaşçıyan, Ergin Çavuşoğlu, Angela Harutyunyan, Minna Henriksson, Armine Hovhannisyan, Marianna Hovhannisyan, Güven İncirlioğlu (The Pope), Banu Karaca, Pınar Öğrenci, Zeynep Öz, Aras Özgün, Dilek Winchester ve Fehras Publishing Practices yer alıyor. Sergiye paralel olarak 6 Ocak 2016’da, SALT Galata’da projenin düzenleyicileri ve fanzinin editörleriyle bir sunum yapılacak.
İş Sanat’ın bir klasik haline getirdiği şiir dinletilerinin bu seferki konuğu Nazım Hikmet.
1940’larda, şairin hapisteyken çok güç koşullarda yazdığı bir şaheser niteliğindeki Memleketimden İnsan Manzaraları adlı yapıt, bir şiir yanı sıra roman, senaryo, modern bir destan; bu topraklarda yaşayan insanların acı-tatlı gerçekçi öyküsü olma ayrıcalığı taşıyor.
Birinci ve İkinci Kitaplar’da yer alan bazı bölümlerden parçaların müzik eşliğinde seslendirileceği dinletide imgesel olarak tren atmosferi”nin canlandırıldığı bir sahne kurulacak.
Programı hazırlayan: Atilla Birkiye
Müzik yönetmeni: Serdar Yalçın
Sahneye uyarlayan: Mehmet Birkiye
Seslendirenler: Tilbe Saran, Hümay Güldağ, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar, Hakan Gerçek.
Hakan Kırdar “Anıt Ormanı” isimli İstanbul’daki ikinci kişisel sergisinde, “Haynots” olarak anılan Ermeni mahallesinde başlayan 1922 İzmir yangını sonrasında, zarar gören bölgenin ağaçlandırılarak Cumhuriyet'in bir modernleşme projesi olarak yapılandırılmasıyla, Uluslararası İzmir Fuarı’na da ev sahipliği yapan ve zaman içinde adeta bir kent ormanına dönüşen Kültürpark üzerine yoğunlaşıyor.
Sergi, kent merkezini büyük ölçüde tahrip eden yangının, o ana dek kentin -mahallelerde birlikte barış içinde yaşayan farklı etnik grupların oluşturduğu- kozmopolit demografik yapısını bozduğunun altını çiziyor ve bunun ortak bir değeri paylaşan hemşehriler olarak tüm ‘İzmirliler’ için tarihten ders çıkarılması gereken travmatik bir deneyim olduğuna işaret ediyor.
Sanatçı sergide kurmayı denediği empatik bağ yardımıyla, yıllar içinde unutulan yangının yarattığı yıkımın gücünü ve acısını; sonrasında girişilen ağaçlandırma çalışmalarıyla da yaraları sarma ve iyileştirme niyetine dikkat çekerek, her şeye rağmen anımsamanın erdemlerini vurgulamayı hedefliyor. Sergi 6 Ocak – 6 Şubat tarihleri arasında Sanatorium’da görülebilir.
Oscar'ın çekişmeli yarışında kimin seçileceği meçhulken İstanbul Modern Sinema, Başka Sinema işbirliği ve Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla “Yabancı Dilde En İyi Film” kategorisine aday 18 filmlik bir seçki sunuyor.
“Oscar’ın Yabancıları” başlığı altında sunulacak filmler Oscar adayı olmaları dışında dünya festivallerinde başarılı olan farklı dil ve kültürleri temsil ediyor. 28 Şubat’ta açıklanacak 88. Oscar Ödülleri’nden önce aday adaylığı kesinleşen filmler 7-17 Ocak tarihlerinde İstanbul Modern Sinema'da sinemaseverlerle buluşturuluyor.
Programda dünya çapında bir çok festivalden “En iyi Film” dahil pek çok ödülle dönen Türkiye, Fransa, Almanya yapımı, Deniz Gamze Ergüven’in yönettiği Mustang, Cannes Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü kazanan Macaristan yapımı, Naziler tarafından yapılan soykırımı anlatan Saul’un Oğlu, prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapan, 2. Dünya Savaşı’nın ardından pek gün ışığına çıkmamış Auschwitz davalarını konu alan, Yalan Labirenti, ilk kez Cannes’da "Yönetmenlerin On Beş Günü" bölümünde gösterilen, Jaco Van Dormael’in yönettiği Yeni Ahit, 1916 yılında Arap isyanı başlamak üzereyken küçük bir çocuğun yetişkinliğe adım atışının anlatıldığı, Naji Abu Nowar’ın yönettiği, Ürdün yapımı Theeb gösterimi yapılacak başlıca filmlerden.
7 Ocak
13.00 İnatçılar / Rams
15.00 Yalan Labirenti / Labyrinth of Lies
17.00 Yeni Ahit / Brand New Testament
9 Ocak
13.00 Güneş Tepedeyken / High Sun
15.00 Mustang
17.00 Ölümcül Oyun / Goodnight Mommy
10 Ocak
13.00 Sivas
15.00 Annemle Geçen Yaz / The Second Mother
17.00 Ixcanul Volcano
14 Ocak
13.00 Huysuzluğu Bırak / Non Essere Cattivo
15.00 Ağaç / The Tree
17.00 Kuzu / Lamb
19.00 The Club
16 Ocak
13.00 Babam / Babai
15.00 Theeb
17.00 Saul'un Oğlu / Son of Saul
17 Ocak
13.00 Theeb
15.00 Kum Parası / Sand Dollars
17.00 Güneş Çarpması / Sunstroke
KASA Galeri, 20 Ocak – 28 Şubat tarihleri arasında “Bölünmez” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor.
Mehmet Dere ve İsmail Şimşek’in son dönem üretimlerini yanyana getiren sergi, sanatçıların sürece yayılan kavramsal ve içsel duyarlılıkları üzerinden ortak bir refleksin sonucu olarak ortaya çıkıyor. Dere ve Şimşek’in ele aldıkları malzeme ve üretim yöntemlerinin farklılığına rağmen “form”un inşasında kullandıkları görsel öğelerin diyaloğu sergi bağlamında da bir bütünlük çıkarıyor.
“Bölünmez” başlıklı sergi, sanatçıların üretimlerinde öne çıkan soyutlama aracılığıyla, şiirsel ve derin bir anlama doğru kurgulanan görsel bilgiye ve bu bilginin ayrılmaz/bölünmez bütünlük ilkesi ve ilişkisine odaklanıyor.
Jülide Özçelik’in kendisine ait ve sevdiği aşk şarkılarını senfonik aranjmanlarla yorumladığı, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden devlet senfoni orkestralarıyla gerçekleştirdiği projesi sürpriz bir konukla ilk kez İstanbul’da.
Akıcı ve duru sesiyle dinleyenleri büyülen Özçelik’e sahnede oyuncu Mert Fırat eşlik edecek. İkili Özçelik’in parçalarının yanı sıra caz tarzında söylenen sevgi temalı şarkıları da seslendirecekler.
Sevgililer gününe özel gerçekleşecek konser 13 Şubat’ta Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde.