
20. yüzyıl ekspresyonist sanatın en önemli temsilcilerinden biri olan Oscar Kokoschka ve takıntılı aşkı Alma Mahler, Afonso Cruz’un kalemiyle yeniden hayat buldu.
Keskin ve çarpıcı renklerle yaptığı, her türlü duygunun ve coşkunun hakim olduğu resimleriyle bilinen Kokoschka aynı zamanda bir şair ve oyun yazarıydı. Eserlerinde heyecan, tutku, korku, ölüm gibi insan ruhunda kabaran duyguları güçlü biçimde hissetirebilen bir sanatçıydı.
Alma Mahler ise yaptığı evlilikler sebebiyle “Dört Sanatın Dulu” olarak anılır. Eşi besteci Gustav Mahler’in ölümünün ardından üç yıl boyunca Oscar Kokoschka’yla çatışmalı bir ilişki yaşamışlardı. Alma’ya duyduğu bağlılık Kokoschka’nın eserlerinde de kadın figürünün temsili olarak görülür.
Afonso Cruz, Oscar Kokoschka’nın Alma’dan ayrıldıktan sonra onun kuklasını yapacak kadar takıntı haline getirdiği bu aşk etrafında, metaforlarla ve dil oyunlarıyla süsleyerek kurguladığı bir esere imza attı. Yazarın kurgu içine yerleştirdiği varlığın başka bir varlıkla anlam kazandığı bu eser edebiyatın sözcüklerle sınırlanan kalıplarını sarsıyor.
Kokoschka’nın Kuklası
Afonso Cruz
Çev.: Canberk Koçak
Fiyatı: 18,00 TL
Yayınevi: Tekin Yayınevi
Eserin künyesi: The Bride of the Wind, Rüzgarin Gelini 1913-14
Sinema tarihinin en iyi filmleri Sinematek’in kurucularından Onat Kutlar’ın anısına Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde usta isimlerin sunumlarıyla gösterilecek.
Onat Kutlar ve arkadaşları tarafından 1965 yılında kurulan Türk Sinematek Derneği’nin 50. yılı dolayısıyla düzenlenen “SİNEMATEK YAŞIYOR! 50. YILDA, 50 FİLM, 50 SUNUM” etkinliğinde sinema tarihinin en iyi filmleri Kadıköy’e geliyor.
Onat Kutlar’ın anısına Kadıköy Belediyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi, işbirliği ve Jak Şalom katkılarıyla düzenlenecek olan etkinliğin Kadıköy ayağı 5 Şubat Perşembe günü Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde başlıyor.
Federico Fellini’nin Tatlı Hayat, Andrei Tarkovski’nin Andrei Rublev, Orson Welles’in Yurttaş Kane gibi sinema tarihinin en iyi filmlerinin gösterileceği etkinlikte Ezel Akay, Vecdi Sayar,Mehmet Güleryüz, Bengi Semerci,Erden Kıral, Özgür Mumcu, Tayfun Pirselimoğlu, İlber Ortaylı, Murathan Mungan, Atilla Dorsay, Yankı Yazgan, Ege Cansen, Filiz Kutlar gibi usta isimler sunum yapacak.
Cuma akşamları saat 20.30’da gösterilecek olan film programı şöyle:
5.2.2016 - La Dolce Vita / Tatlı hayat, CKM
16.2.2016 – City Lights / Şehir Işıkları, MAFM
19.2.2016 - A bout de Souffle / Serseri Aşıklar, CKM
26.2.2016 - Andrei Rublev / Andrei Rublev, CKM
1.3.2016 – Tokyo Monotagari - Tokyo Öyküsü, MAFM
4.3.2016 - Les Quatre Cents Coups - 400 Darbe, CKM
11.3.2016 - This Sporting Life / Sporcunun hayatı, CKM
15.3.2016 – Pather Panchali / Yol Türküsü, MAFM
25.3.2016 - La Battaglia di Algeri / Cezayir Savaşı, CKM
29.3.2016 - L'avventura / Serüven, MAFM
1.4.2016 – Il Gattopardo / Leopar, CKM
8.4.2016 – Bir Zamanlar Anadolu’da, CKM
26.4.2016 - La Règle du Jeu / Oyunun kuralı, MAFM
29.4.2016 – Vertigo / Ölüm Korkusu, CKM
3.5.2016 – Ladri Di Biciclette / Bisiklet Hırsızları, MAFM
13.5.2016 - Citizen Kane / Yurttaş Kane, CKM
20.5.2016 - Viaggio in Italia /İtalya'ya yolculuk, CKM
27.5.2016 – Smultronstället / Yaban çilekleri, CKM
Geçtiğimiz sezon büyük ilgi gören, Oyun Salonu kapsamında National Theatre Live işbirliğiyle Londra’nın en önemli tiyatrolarında sergilenen ve Broadway’de kapalı gişe oynayan oyunların, sahnelendiği salondaki en iyi koltuğun bakış açısından yapılan ve özenle kurgulanan kayıtları, yeni sezonda da Salon’da tiyatroseverlerle buluşmaya devam ediyor. Şubat’ta dünyaca ünlü hareket tiyatrosu topluluu DV8 imzalı John, ayrıca William Shaskepeare klasiklerinden Hamlet’in ek gösterimleri Salon’da olacak.Mart ayında sezonun yeni oyunu Coriolanus ve Nisan’da da The Audience ile Salon ekranında izleyicinin beğenisine sunulacak.
7, 14, 21, 28 Şubat 2016 – DV8’in son oyunu John
6, 8, 14, 15, 21, 22, 28 Şubat 2016 – Hamlet
14, 28 Mart 2016 – Coriolanus
4, 11, 18, 25 Nisan 2016 – The Audience
Space Debris’te 7 Şubat – 13 Mart tarihleri arasında ziyaretçilerle buluşacak olan “Model” sergisi, toplumsal cinsiyet sınırları içinde bireyin üzerine biçilen basmakalıp rollere karşı eleştirel bir inceleme.
Küratörlüğünü Seyhan Musa’nın yaptığı “Model” isimli sergide, Coşkun Aşar, Sinem Dişli, Fırat Uran ve Ceren Saner’in eserleri yer alacak.
Fırat Uran, modern islam kültürünün öğelerini polaroid çalışmalarıyla, Sinem Dişli, kaygılar ve sürekli salınımda olan kimliklerimiz üzerine ürettiği fotoğraf serisiyle, Coşkun Aşar, şehrin görmezden gelinen kültürünün içinden çıkan hikayeleri ve tanıklığı anlattığı altı seneye yayılan fotoğraf çalışmasıyla, Ceren Saner ise yaşadığımız heteronormativ sistemin dışında olma halinin yarattığı algının izlerini anlattığı hikayelerle ortaya koyuyor.
İlk görselin künyesi: Firat Uran, "Küçük Kız", poloraid, 2015, sanatçı ve SPACE DEBRIS izniyle
Can Yayınları’nın iki yıl önce yenilikçi bir tavırla ayırt edici niteliği olan beyaz kapaklardan renkli kapaklara geçişi çokça konuşulmuştu. Bu yeni renkli kapaklar Amerika’dan iki ödül getirdi.
American The Type Directors Club tarafından bu yıl 62.si düzenlenen Tasarım Yarışması'nda Can Yayınları’nın Utku Lomlu tarafından hazırlanan Albert Camus'nün "Bütün Oyunları" ve George Orwell'in "Paris ve Londra'da Beş Parasız" kitaplarının kapak tasarımları Certificate of Typographic Excellence ödülüne layık görüldü.
Kazanan işler, ilk olarak Temmuz ayında New York'ta açılacak olan sergide tanıtılacak. Sonrasında Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Polonya, Rusya, Çin, Japonya, Tayvan, Tayland, Güney Kore ve Vietnam gibi ülkelerde düzenlenecek sergilerle dünyayı dolaşacak.
Utku Lomlu'nun Can Yayınları'nın yeni kapakları ile daha önce kazandığı ödüller:
GMK (Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu) 2015 En İyi Kitap Kapağı Tasarımı Ödülü: Albert Camus Bütün Oyunları
GMK 2015 Kitap Kapağı Tasarımı Başarı Ödülü : Gabriel Garcia Marquez, Albaya Mektup Yok
GMK 2015 Kitap Kapağı Tasarımı Başarı Ödülü: George Orwell, Paris ve Londra'da Beş Parasız
GMK 2015 TÜYAP Kitap Kapağı Tasarımı Özel Ödülü : Albert Camus Bütün Oyunları
GMK 2014 Kitap Kapağı Tasarımı Ödülü: George Orwell, 1984
GMK 2014 TÜYAP Kitap Kapağı Tasarımı Özel Ödülü: Franz Kafka, Dönüşüm
ve Gabriel Garcia Marquez serisi (Yüzyıllık Yalnızlık, Kırmızı Pazartesi, Albaya Mektup Yok, Anlatmak İçin Yaşamak, Mavi Köpeğin Gözleri, Yaprak Fırtınası, Şili'de Gizlice , İyi Kalpli Erendıra)
5 Nisan’da yeni albümü “The Hope Six Demolition Project” ile karşımıza çıkacak olan Pj Harvey’in single’ı The Wheel paylaşıldı.
PJ Harvey’in Kosova, Afganistan ve Washington’a gerçekleştirdiği seyahatlerden esinlenerek ortaya çıkacak The Hope Six Demotilion Project’in habercisi The Wheel’in klibi Kosova görüntülerinden oluşuyor. Klipte savaşın insanlara neler bıraktığını görülüyor.
The Wheel, yeni çıkacak albüm The Hope Six Demotilion Project’in, 2011 çıkışlı Let England Shake’in bir devamı niteliğinde olacağı müjdeliyor.
https://www.youtube.com/watch?v=7ReW0jJkag8
Birleşik Krallık Mimarlar Enstitüsü (RIBA - The Royal Institute of British Architects), dünyanın en iyi yeni binasını ödüllendirmek için düzenlediği 2016 Uluslararası RIBA Ödülü’nü duyurdu. Dünyanın bütün mimarlarına açık olan yarışma, başvuruları kabul etmeye başladı. Olumlu toplumsal katkısı olan, mükemmel tasarım ve mimari iddiayı en iyi temsil eden binaya verilecek ödül için yarışmaya, 9 Şubat 2016 tarihine kadar, tüm dünyadaki kalifiye mimarlar başvuru yapabilecek.
Kazanan, dünyaca ünlü mimar Richard Rogers’ın yönetimindeki, aralarında Kunle Adeyenmi, Philip Gumuchdjian ve Marilyn Jordan Taylor’ın dahil olduğu Büyük Jüri tarafından belirlenecek.
Ayrıca, bu büyük ödüle ek olarak RIBA, umut vadeden genç mimarlar için de bir ödül verecek. "RIBA International Emerging Architect" ödülü, değerlendirmeye alınan bina tamamlandığında, kurucu direktörü 40 yaşın altında olan bir mimari çalışmaya verilecek.
RIBA’nın jürisi ön elemeyi geçen binaların her birini iki kere ziyaret edecek ve Büyük Jüri, finale kalan altı binayı belirledikten sonra, kazanan binayı seçmek için bir kez daha altı binayı ziyaret edecek. İlki gerçekleşecek olan Uluslararası RIBA Ödülü’nün kazananı, Aralık 2016’da Londra’da düzenlenecek resepsiyonda açıklanacak.
7-17 Mart 2016 tarihleri arasında 12. kez düzenlenecek olan Akbank Kısa Film Festivali’nin “Uluslararası Dünyadan Kısalar” bölümünün ön eleme sonuçları belli oldu.
Festival jürisinin değerlendirmesi sonucu daha önce Cannes, Venedik, Berlin ve Montreal Film Festivallerinde ödül kazanan 14 film, hem ilk kez Türkiye’deki seyirciyle buluşacak, hem de “En İyi Kısa Film” ödülü için yarışacak.
Bu yıl 88. Oscar Ödülleri’nde Kısa Film dalında yarışacak olan Basil Khalil imzalı “Ave Maria”, Till Nowak’ın bol ödüllü animasyon filmi “Dissonance”, Toronto Film Festivali’nden ödülle dönen Maimouna Doucoure’un “Maman(s)” , Venedik Film Festivali ödüllü Dubravka Turic’in “Belladonna”, 20’nin üzerinde ödül alan Jure Lavlovic’in “Picnic”, David Uloth’yn Montreal’den iki ödül alan filmi “La Voce” ve yönetmen Sonejuhi Sinha’nın birçok ödülün yanı sıra Cannes Film Festivali’nden de ödül kazanan “Love Comes Later” isimli filmi, 12. Akbank Kısa Film Festivali’nde yarışacak.
Yaratıcı ve eğlenceli atölyelerle isimlerini duyuran Bitti Gitti, kitap kokan projesi BookSerf’le sevilen yazarların güncel eserlerinden okumalar yaptığı “Kitaplar Güzeldir” başlıklı etkinliğe bir yenisini daha ekliyor.
7 Şubat, 19.00-21.00 saatleri arasında Bitti Gitti’de gerçekleşecek “Kitaplar Güzeldir”in konukları edebiyatın usta kalemlerinden Murat Gülsoy ve gazeteci-yazar Pelin Batu olacak. Etkinlikte Gülsoy Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet romanından, Batu ise Kayıp Şeyler Divanı'ndan okumalar yapacak.
Galerist, İngiliz sanatçı Shezad Dawood’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman ve Mekâna Bağlı Kalmak Neden”e 28 Ocak-01 Mart 2016 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.
Shezad Dawood’un çalışmaları kültürler, tarihler ve kurgular arasındaki oyunlar ile yazarlık kavramının yapıbozumundan ortaya çıkan pek çok olasılığı irdeliyor. Film, neon ve resim teknikleriyle çalışan sanatçı, gerçek ve hayali uyuşum, sinerji ve yoğunlaşma anlarını ortaya çıkarmak veya yaratmak için imge, dil ve öyküleme gibi birbirinden farklı sistemleri yan yana getiriyor.
“Zaman ve Mekâna Bağlı Kalmak Neden”sergisi, iki film ve ilintili bir dizi büyük neon ile küçük tekstil işlerden oluşuyor. Kavramsal anlamda bir dizi kuantum düzenlemesine dayanan sergi, her biri, kavram ve malzemenin, biçim ve rengin birbiriyle ilişkili ancak benzersiz beraberliğini gösteren, dolambaçlı biçimde birbirine bağlanmış bir dizi noktadan ortaya çıkıyor. Bu noktalar arasında farklı bağlantı çizgileri görülebilir. Bu çizgilerden biri estetiktir. Sanatçı 7669adlı kısa filmde yer alan geometrik desen ve renkleri tekstil parçaları üzerindeki bir dizi desende yeniden düzenler ve 1980’lerin kentli, neon simyasıyla oynayan karmaşık neon işlerle bağlar. Tüm bu unsurlar, I’m so in, I see Ravel adlı animasyonda dijital olarak görselleştirilmiş üç boyutlu modellemenin hatlarını belirleyerek desenlerin analog kullanımı ile serginin ardındaki dijital yapay düzlem arasındaki sürekliliği ortaya döker. Dawood’un Platonizm, Gnostisizm ve Sufi geleneklerine dokunan uzun soluklu araştırma çizgisinin devamında, sergide izlediği anlatısal bir yol ise işlerin rüya ve trans benzeri bilinç hallerini ve bunlarla ilişkili olan, gözden uzak, saklı bir bilgi dünyasının varlığına dair bir öneriyi ortaya çıkarıyor.
Görsel Künyesi: Shezad Dawood, 'I’m So In I See Ravel', Digital Animation, 2015