
Agora Kitaplığı, teknolojinin her şeye hakim olduğu çağımızda resimde yaşanan estetik yaratım süreçlerine ışık tutan yeni bir kitap sunuyor: Çağdaş Teknolojilerin Gölgesinde Resimde Estetik Süreç.
Zehra Çiçek’in kaleme aldığı kitapta dijitalin ağır bastığı bu yüzyılda resimde estetik ve düşünme yaratım süreci üzerinde duruluyor. Bunu yaparken Alman ressam ve heykeltıraş Anselm Kiefer ve Amerikalı realist ressam Vincent Desiderio gibi iki önemli sanatçı üzerinden ilerliyor. Kitap resim ve sanat tarihine ilgi duyan kişiler için bir kaynak niteliğinde.
Çağdaş Teknolojilerin Gölgesinde Resimde Estetik Süreç
Zehra Çiçek
Agora Kitaplığı
15 TL
Not: Eser Vincent Desiderio'ya aittir.
Art50.net’in bu yılki ilk sergisi “Hazine Odası”, 13 Mart - 15 Nisan arasında Adahan İstanbul Otel’de sanatseverlerle buluşuyor. Hazine kavramına yeni, çağdaş bir boyut getiren sergi -1 Galeri ‘de görülebilir.
Bir sergi bir mücevheri andırabilir mi? Işıltısı gözleri kamaştırabilir mi? “Hazine Odası”, Adahan’ın saklı ve otantik -1 Galeri mekanını bilinmeyen bir zamanın isimsiz kralına ait bir hazine dairesine dönüştürüyor. Koleksiyonlarını yalnızca yakın dostlarına ve özel davetlilerine gösteren kralların aksine, bu isimsiz kral herkesi genç sanatçıların her biri başlı başına duygu, düşünce ve esin hazinesi olan yapıtlarını keşfetmeye çağırıyor.
Sergide Art50.net sanatçılarından Aslı Dinç, Ece Kalabak, Genco Gülan, Gözde Başkent, Haydar Akdağ, Lale Delibaş, Özgür Demirci, Rafet Arslan ve Taşkın Esin’in tuval, video, ayna, plastik, ahşap gibi malzemeleri kullanarak ürettikleri birbirinden ilginç eserler mekânın mimari özgünlüğünü ve zamansız ruhunu vurguluyor.
Galerist, Halil Vurucuoğlu’nun “Reborn” başlıklı altıncı kişisel sergisine 7 Nisan – 7 Mayıs 2016 tarihleri arasında ev sahipliği yapacak. Vurucuoğlu’nun, Carl Gustav Jung’un aynı isimli arketipinden yola çıkarak oluşturduğu sergi, şuuraltının esrarengiz katmanlarını ayrıştırarak, temsili imge ve sembollerle kişinin iç dünyasını irdeleyen neden ve nasıl sorularına yanıt arıyor.
İzleyicinin mekan - alan algısıyla oynayan sanatçı, şuuraltını farklı formlarda yeniden canlandırarak, görünenin ardındaki gizli gerçekleri, psikolojik dışavurumları, kalp ve beyin arasındaki içsel zıtlıkları ve sebep - sonuç ilişkilerini keşfe çıkıyor. Bu yoğun düşünsel sürecin sonucunda oluşan duygu durumunun tezahürünü, en temele dönerek, varlığımızın çıkış noktası olan doğada aramaya karar veriyor.
Peter Toohey’in “Kıskançlığın olduğu yerde tanımlanmış bir aşk üçgeni olmak zorundadır” tezinden yola çıkarak kaleme aldığı Edebiyatta, Sanatta ve Popüler Kültürde Kıskançlık kitabı Doğan Kitap-Renkli Tarih dizisinden çıktı. Yazar bu kitapta onlarca kitapta, filmde, ücra coğrafyalarda, bilmediğimiz kültürlerde, şarkılarda, şiirlerde ve hatta graffitilerde o ölümcül aşk üçgeninin izlerini sürüyor. Toohey’in kitabı aşk üçgeninin, bilinen öykülerin en eskisi olduğunu kanıtlıyor.
Alıntı:
“Günümüzde insanlar eskisine göre daha kıskanç diyebilir miyiz? Batı medyası öyle olduğunu iddia ediyor. Modern dünya maddi servetin ve tüketim ürünlerinin peşine düşmeyi desteklediğinden – sürekli daha yeniyi, daha iyiyi, daha fazlasını arzulamayı kışkırttığından – rekabet ve yarış olasılıkları sürekli körükleniyor. Hatta 21. yüzyılı “Caka Satma Yüzyılı” ilan edenler bile var; çünkü bu yüzyılda servet kazanmak bir tür narsisizme ve suiistimal etme, aldatma hakkına yol veriyor görünüyor. Bundan kaçabileceğinizi sanıyorsanız yeniden düşünün: Jean Twenge ve Keith Campbell'in Narsisizm Salgını'nda iddia ettiği üzere: "Narsislerin sayısı öncekiyle kıyaslanamayacak kadar arttı ve narsis olmayan bireyler maddi servete kavuşmanın giderek artan baskısına kapılmaya başladılar... Değişen yaşam ölçütleri alçakgönüllü insanları bile büyüyen banka hesapları... ve estetik ameliyat girdabına doğru çekmeye başladı." Hepimiz bu kendini beğenmiş, narsistik dünyanın parçası mıyız? Sahip olma ve imtiyaz kazanma gibi eylemleri değerli kabul eden modern dünya kontrolden çıkıp duygusal hayatlarımızı ele geçirdi mi? Kıskançlık tohumlarının yeşerebilmesi için en uygun ve verimli ortam bu mu?”
Edebiyatta, Sanatta ve Popüler Kültürde Kıskançlık
Peter Toohey
Çev.: Begüm Kovulmaz
Doğan Kitap
19 TL
Son dönemin en popüler alternatif isimlerinden Adamlar ve Deniz Tekin ile genç temsilciler 163, Bildiğin Gibi Değil ve Pardon aynı gün aynı sahnede yer alacak.
Ankara’da Campus Kültür Merkezi’nde düzenlenecek etkinlikte saat 15.00’den 21.00’ kadar indie müzik hakimiyeti yaşanacak.
Kent büyük bir hızla genişlerken sınıf ve zenginlik, etnisite, cinsiyet ve yaşam tarzı temelinde farklılaşan kentlilerin her birinin kendi kişisel deneyimlerinden kaynaklanan farklı İstanbullar beliriyor. Kitap bunun bilincinde olarak “İstanbul kimin şehri?” sorusu etrafında farklı disiplinlerden yararlanan bir dizi makaleyi bir araya getiriyor.
Kitap okurunu kentin, yalnızca güçlü ve sistemli çabalarla, kurumsal etkilerle ya da pazarlama etkinlikleriyle değil, bireysel katkı ve rastlantılarla da meydana gelen ritmine kulak veren bir çerçevede, onun her gün yeniden üretilişi hakkında düşünmeye davet ediyor. Bir dönemin “Başka İstanbul Yok!” sözü, öyle görünüyor ki yerini “Bu İstanbul’da kaç İstanbul var?” şaşkınlığına bırakıyor.
İstanbul Kimin Şehri?
Kültür, Tasarım, Seyirlik ve Sermaye
Hazırlayanlar: Dilek Özhan Koçak, Orhan Kemal Koçak
Metis Kitap
32 TL
Rönesans ile barok arasına hat çeken bir repertuar ile A Painted Tale, 29 Mart akşamı 20.00’de CRR Konser Salonu’nda müzik ziyafeti sunacak.
Henry Purchell, Thomas Morley, John Dowland, Nicholas Lanier, John Blow, Robert Johnson ve Alfonso Ferrabosco’dan şarkıların seslendirileceği gecede operaseverler unutulmaz anlar yaşayacak.
Işıl Eğrikavuk, anlaşamama, fikir ayrılığı, farklı görüşlerin neden olduğu tartışma ve uyuşmazlık olarak tanımlanan ihtilaf kavramından hareketle performansında şu soruları tartışmaya açmayı amaçlıyor: İhtilafı kabullenerek makul hâle getirmek mümkün müdür? Bir çatışmada olumsuz da olsa bir sonuca ulaşılıp bundan yarar sağlanabilir mi? Yahut ihtilaf, hiddet ve kargaşaya mı eş değerdir?
SALT Galata’nın birinci katını bir müzakere alanına dönüştürecek olan İhtilaf Sanatı adlı performansın başlangıcında bir grup katılımcıları karşılayacak. Bu grubun konuşma ve beden hareketleri sanatçı tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde fotoğraflanan tartışmalar ile Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun arşiv kayıtlarından alıntı diyaloglardan esinle kurgulandı. Performans boyunca grubun sahnelediği bir dizi uzlaşma ve ihtilaf temelinde katılımcılardan, yukarıdaki soruları hem bireysel olarak hem de bir arada değerlendirmeleri istenecek. Performans 24-25 Mart’ta saat 20.00’de SALT Galatada izlenebilir.
Galeri Zilberman proje alanı 26 Mart – 7 Mayıs 2016 tarihleri arasında Selçuk Artut’un “Sımsıkı” adlı proje sergisini ağırlayacak. Çalışmalarında dijital teknoloji ve ses mimarlığının imkanları hakkında felsefi tartışma yaratan, çok yönlü sanatçı Selçuk Artut, galeriyle yaptığı bir önceki sergi “Verisel Gerçeklik” (2014) ile ses, etkileşimli yerleştirme, sanal gerçeklik gibi unsurları bir araya getirerek sanat objelerinin işlevselliğini sorgulamış, “Sonsuza Dek” (2011) sergisi ile Endüstri Devrimi ve dünya savaşlarının sonucu olarak süregelen kaos ve makina yapısı arasındaki ilişkiyi incelemişti.
Galerideki yeni projesi “Sımsıkı”da sanatçı, önceki sergilerinde de yer alan sonsuzluk, çok seslilik ve algısal çeşitliliği, üretim fikri üzerine kurguladığı deneysel bir projeye çeviriyor. Sanatsal ve endüstriyel açılardan üretimin aynılaştığı ve ayrıldığı durumlar üzerine izleyiciyi sanatı tüketmeye davet ediyor.
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin...
İş Sanat, Türk edebiyatının usta kalemlerinin eserlerinin bir mizansen şeklinde sunulduğu dinletilerine bir yenisini daha ekliyor.
Atilla Birkiye'nin hazırladığı, Tilbe Saran, Hümay Güldağ, Metin Belgin, Hakan Gerçek seslendirdiği ve Nihan İnan, Hüseyin Likos'un şarkılarla eşlik ettiği dinletinin bu seferki konuğu Cemal Süreya. "Gurbet Yavrum Garba Düşmektir" başlıklı dinletide Süreya'nın nükteli ve zeki buluşlarla süslü bir dil yapısı içinde, imgeyi yoğun bir şekilde kullanıp çağrışımlarla süslediği şiirlerinden bir seçki seslendirilecek.
Dinleti 4 Nisan, saat 20.30'da İş Sanat'ta.