
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Sanat Üretim Topluluğu, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği bir atölye programında, ünlü eserleri fotoğraflarla yeniden yorumladı. Atölye sonunda, katılımcıların çalışmalarından oluşan bir sergi açıldı.
“Ceci n’est pas une exposition” adıyla Mimarlık Fakültesinde açılan sergideki fotoğraflar, T cetveli, megaron, paftalar gibi ayrıntılarla Mimarlık Fakültesine gönderme yapıyor.
Yeniden yorumlanan eserler arasında; Kaplumbağa Terbiyecisi - Osman Hamdi Bey, Son Akşam Yemeği - Leonardo da Vinci, Judith Holofernes’i Öldürürken – Caravaggio gibi isimler yer alıyor.
75. Altın Küre Ödülleri’nde Gary Oldman’a drama kategorisinde “Sinema Dalında En İyi Aktör” Ödülü’nü kazandıran ve altı dalda Oscar Adayı olan En Karanlık Saat (Darkest Hour) filmi bugün vizyona giriyor. Filmde Gary Oldman’a oyuncu olarak Lily James, Kristin Scott Thomas ve Ben Mendelsohn eşlik ediyor.
Joe Wright tarafından yönetilen En Karanlık Saat, Churchill’in dünya tarihinin gidişatını değiştirdiği 1940 yılındaki dört haftanın ilham verici ve dramatik hikâyesini konu alıyor. Nazi güçleri ilerlerken ve müttefik ordular Dunkirk kıyılarında köşeye sıkıştırıldığında, Batı Avrupa’nın kaderi, göreve yeni gelen İngiliz Başbakanı Winston Churchill’in liderliğine bağlıdır. Siyasi rakiplerini idare ederken zor bir tercihle yüzleşmek zorundadır; Hitler’le müzakere edip İngiliz halkını büyük bir bedel karşılığında kurtarmalı veya ulusu toplayıp inanılmaz zorluklara rağmen savaşmaya devam etmelidir. Fragmana aşağıdan göz atabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=omX-yY-Bi2w
Daire Sanat, 3 Şubat – 10 Mart tarihleri arasında Can Mocan'ın “Tuhaf Kara El Kitabı” adlı sergisine ev sahipliği yapacak.
"Tuhaf Kara El Kitabı” sergisi, insanın gündelik hayatta ilişki içinde olduğu nesneler ve eylemler eşliğinde gizlenme ve göz yumma kavramları çerçevesinde varoluşunu yeniden düşünme önerisi ile oluşan fotoğrafları bir araya getiriyor. Can Mocan’ın oldukça sıradan eylemleri çok tanıdık nesneler ile kurguladığı siyah beyaz fotoğraflar, izleyiciyi günümüz gerçekliğinin tuhaf yönleri ile yüzleştiriyor.
Alp Gökalp’in kaleme aldığı ve beş farklı çizerin resimlediği Alfabe Bulutu serinin son kitabı O ve C Düşündü: Hayat Benim Bildiğim Kadar mı?, Redhouse Kidz etiketiyle yayımlandı.
Fantastik bir âleme adım atmış ve dünyaya en yakın bulutta yaşamlarını sürdüren harflerin hayatlarını tanıtan Alfabe Bulutu’nun son kitabını Macide Damla Esen resimledi.
Okurlar bu kez Alfabe Bulutu sakinleriyle birlikte farklı Avrupa ülkelerini ziyaret ederek, yeni kültürlerle tanışıyorlar. O ve C, Alfabe Bulutu’nun başkentinde bir oyuncak fabrikasında çalışıyor. O, işten artakalan zamanlarda bile işi hayal ediyor, C ise kaytarmak için her fırsatı değerlendiriyor. Fabrikada o gün bir ilk yaşanacak ve çalışanlar, dünyadan hiç bilmedikleri kültürlerle tanışacaklar. O ve C’nin Alfabe Bulutu’ndan dünyaya atacakları bu adım, hayatlarını nasıl değiştirecek?
İşler Güçler ve Kardeş Payı dizilerinin senaryolarında Selçuk Aydemir ve Çağlar Yurt ile çalışan Onay Durgun’un ilk kitabı bi’milyoncu, Tefrika Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Durgun, hayatı çok seven ama bir türlü beceremeyen muhasebeci Adnan’ın komedi ve dram ögelerini barındıran biraz da polisiye olan hikâyesini anlatıyor.
“Banyodan çıkarken ilginç bir şey oldu; bir sinek dolandı banyoda. Adnan bir süre sineği izledi, sineği öldürmeyi çok istedi ama hâli yoktu. Aklına sinekli bir fıkra geliyor gibi olunca gülümsedi, ama fıkrayı hatırlayamadı; boşu boşuna gülmüştü. Elini yıkamaya karar vermişken, yani tam olarak altı elli iki’de, ilginç başka bir şey daha oldu ki bu daha ilginçti: Adnan’ın hayatı değişti.”
UNIQ Galeri, Arda Diben’in distopik şehir manzaralarını kurguladığı son dönem çalışmalarından yapılan bir seçkiden oluşan “Trans-City” adlı sergisine ev sahipliği yapıyor.
30 Ocak tarihinde açılan sergi, Diben’in yarattığı distopik şehir manzaraları ve kurguladığı yapılar bilgi toplumlarının içi boşalmış değerler sisteminden insan bilincine dair çarpıcı bir bakışı gözler önüne seriyor. Bu distopik şehir manzaraları ve kurgulanan yapıların gerçek kaynağı ise içinde yaşadığımız hız ve teknoloji çağının kentsel dönüşüm kavramıyla yerel bir nitelik kazandığı coğrafyamızda doğayı ve hayatı kuşatan bu ‘inşa hali’ olarak karşımıza çıkıyor.
“Trans-City” sergisi, UNIQ Galeri’de 28 Şubat tarihine kadar görülebilir.
Pera Müzesi, 06 Şubat - 1 Mart tarihleri arasında “İz Takibi” isimli çağdaş bir dans eserine sahne oluyor.
“Bana Bak! ”la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar” sergisi kapsamında İz Takibi adlı çağdaş dans gösterisi sunuluyor. Konsept ve koreografisi Tuğçe Tuna'ya ait olan eser, bedeni ve bedenlerin açığa çıkardığı belirtileri takip etmeye, bedendeki izleri fark etmeye, öteki beden aracılığı ile bedenimizle konuşmaya, bedeni işitmeye, kendi izini silerek iz oluşturan hareketi duyumsamaya davet ediyor. Gösteride dans sanatçıları Ekin Ançel, Pınar Akyüz, Aybike İpekçi, Yoseob Kim, Lale Madenoğlu, Hilal Sibel Pekel, Canan Yücel Pekiçten, Sinan Özer, Tuğçe Ulugün Tuna ve Ezgi Yaren yer alıyor.
Koreograf, dans sanatçısı ve akademisyen Tuğçe Tuna, gerçekleştireceği performans programı kapsamında tüm katılımcıları “kendini başkasının gözünden görmeye” çağırıyor.
Tarih Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi’nde Kasım ayında başlayan Perşembe Edebiyat Söyleşileri dizisi şubat ayında da devam ediyor.
Her biri alanında uzman akademisyen, yazar, şair, tiyatrocu, felsefeci, editör, çevirmen ve araştırmacıların katılımıyla gerçekleşen söyleşilerde her hafta bir edebiyat eseri metin çözümlemesi, açıklama ve yorumlamalarla ele alınıyor.
Söyleşilerin şubat ayı programı şöyle:
01 Şubat Perşembe 18:30
Editör, çevirmen Selahattin Özpalabıyıklar
Paul Muldoon: Çağının ve Sonrasının Şairi
08 Şubat Perşembe 18:30
Akademisyen, edebiyat araştırmacısı, yazar Jale Parla
“Saatleri Ayarlama Enstitüsü” Odağında Ahmet Hamdi Tanpınar
15 Şubat Perşembe 18:30
Şair, yazar, gazeteci Özdemir İnce
Şiirde Devrim: A. Bertrand - Lautréamont –Rimbaud
22 Şubat Perşembe 18:30
Yazar, şair, yayıncı Enis Batur
“Yeni Şiirler” Odağında Oktay Rifat
Sanatçı: Owen Gent
Platform'un ikinci uluslararası projesi Berlin Zamanı, şubat ayı boyunca İstanbul’da çeşitli sahnelerde izleyiciyle buluşacak.
Oyun, 9-18-23 Şubat tarihlerinde Toy İstanbul’da, 16 Şubat’ta Das Das’da ve 20 Şubat günü Oyun Atölyesi’nde olacak. Ceren Ercan'ın yazdığı Türkiye üçlemesinin (Seni Seviyorum Türkiye, Berlin Zamanı, Tahran Rüyası) ikinci oyunu olan Berlin Zamanı, ülkemizde yönettiği farklı oyunlarla tanınan Alman yönetmen Frank Heuel tarafından sahneleniyor.
Ezgi Çelik, Tuğçe Altuğ ve Kutay Kunt'un başrollerini paylaştığı oyun Berlin ve İstanbul sokaklarında üç genç insanın izini sürüyor. Berlin’de New-Wave adı verilen yeni göç dalgasının bir parçası olan bu gençler, yaşadıkları gündelik karşılaşmalarla son dönemde iki ülke arasında yaşanan gerilimin de bir parçası haline geliyorlar. Üç karakter de kendini Türkiye’nin Avrupalı yüzü olarak tanımlıyor.
"Ben yapabilir miyim? Burada olur mu? Egzotik değilim, lezbiyen değilim. Kendimden yeni bir şey çıkarabildim mi? Heteroseksüel, uslu, Avrupalı gibi bir Türk. Gibi! Burada ne işe yarıyorum?"
Antik çağlardan günümüze uzanan, yokluğunu bile düşünemediğimiz teknolojik aletlerin ilk adımlarını anlatan İcatların Öyküsü ve felsefe evrenine adım atmak isteyenler için bir rehber niteliği taşıyan Felsefenin Öyküsü, hep kitap etiketiyle 2 Şubat’ta raflardaki yerini alacak.
Prof. Shobhit Mahajan’ın kaleme aldığı Güner Nazlı Aral’ın dilimize çevirdiği İcatların Öyküsü: Antik Çağlardan Günümüze adlı kitap insan dehasının somut örneklerini gördüğümüz icatlar dünyasının izini tarih öncesinden sürmeye başlayıp 21. yüzyıla kadar getiriyor. İlk baltalar, ilk tarım aletleri, ilk buharlı makineler, ilk bilgisayarlar; ulaşımdaki ilerlemeler, genetik bilimindeki yenilikler, günümüzde yokluğunu bile düşünemeyecek kadar normalleştirdiğimiz teknolojik aletlerin ilk adımları.
Christoph Delius, Matthias Gatzmeier, Deniz Sertcan ve Kathleen Wünscher imzalı Felsefenin Öyküsü: Antik Çağlardan Günümüze ise Antik Yunanlı filozoflardan modern filozoflara kadar sayısız filozof, sayısız teori, sayısız soru ve sayısız yöntem illüstrasyonlarla birlikte okura sunuluyor. “Merak, başlangıçtan bu yana insanlığı felsefe yapmaya itmiştir, hâlâ da itmektedir.” Büyük Yunan düşünür Aristoteles’in bu sözü bugün hâlâ geçerli. Muhtemelen yıllar sonra da geçerliliğini koruyacak. Hal böyleyken felsefe tarihi de düşünürleri, akımları, kavramları ve teorileriyle alabildiğine uzanan bambaşka bir evren. Kitap, Ayşegül Gürsel Duyan tarafından dilimize çevrildi.
Görsel: David Emmite