
50 seneyi aşkındır Kadıköylü sinemaseverlere hizmet veren, kapıları sokağa açılan ve iç tasarımıyla açıldığı dönemde İtalya’dan tasarım ödülüne layık görülen Kadıköy Sineması, Başka Sinema’yla beraber alternatif film izlemek isteyenlerin yeni buluşma noktası olacak.
1964 senesinde tiyatro olarak tasarlanan salon, 1968 – 1980 seneleri arası kışları sinema olarak hizmet verdi, yaz aylarında da Devekuşu Kabare Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosu, Nejat Uygur ve Dostlar Tiyatrosu’na ev sahipliği yaptı. 320 kişilik büyük salonuna, 2002 senesinde 55 kişilik küçük salonun da eklenmesiyle Kadıköy Sineması hem kapasitesini artırdı hem de izleyicilere sunduğu film sayısını artırma imkânına kavuştu. Yakın zamanda sinema dışında fuaye alanını da galeri ve kafe olarak seyircilerin hoşça vakit geçirebileceği bir yer olarak geliştirmeyi amaçlayan Kadıköy Sineması çok yönlü bir kültür merkezi olarak Başka Sinema filmlerinin takip edilebileceği ve alternatif sinema etkinliklerine ev sahipliği yapan bir mekân olacak.
Başka Sinema’yla gösterim yapacak olan Kadıköy Sineması’nın haftalık seanslarına bu linkten ulaşmanız mümkün; http://baskasinema.com/seanslar/index.asp
Pg Art Gallery, 6 – 30 Mart tarihleri arasında Emre Namyeter’in üçüncü kişisel sergisi “Odyssey”e ev sahipliği yapacak. Işık kaynağına göre farklı renklere dönüşen, kendi ürettiği boyaları kullanarak çok katmanlı soyut çalışmalar ortaya koyan sanatçı, bu sergisinde resimlerinin yanı sıra ışıklı kutularını da izleyiciyle buluşturuyor.
Namyeter, söylemini somut imgeler ve nesneler yerine, titreşerek yüzeye yayılan dairesel formlar üzerinden oluşturuyor. Bu nedenle sanatçı, her bir zihinde başka türlü tezahür eden çalışmaları üzerine sınırsız yorumlama imkânı sağlıyor.
Kapak Görseli: İsimsiz, 2018, 70x70x20 cm
Temperli reflekte cam, ayna, pleksi uzeri UV print, aluminyum, LED
Bir yıl aradan sonra 17. sayısıyla bu sefer bir “şiir dergisi” olarak yayın hayatına dönen Natama, raflardaki yerini aldı.
“Büyük değişim” ile yayın hayatına dönen Natama’nın yönetimini Enis Akın üstlenirken, yeni yayın kurulu Ali Erbil, Davut Yücel ve Nur Alan’dan oluşuyor.
Natama’nın bülteninde bu değişimi şöyle açıklıyorlar: “Büyük değişim” şöyle bir alt metine dayanıyor, yıllardan beri bu topraklarda zaten şiir üzerine şairlerden başka pek kimse yazı yazmazdı. Ancak son zamanlarda şairlerin şiir üzerine yazdıkları düzyazıların da azaldığını gözlüyoruz; şairler arası yazılı iletişim ve şiir üzerine düzyazıyla düşünmek azalıyor. Oysa bu, sosyal medya uygulamalarına teslim edilemeyecek kadar önemli bize göre. Dolayısıyla bu yeni yayın dönemimizde şiirleri, şiir üzerine yazılmış makale niteliğindeki düzyazılarla birlikte seçmeye karar verdik. Düzyazı deyip de geçiyoruz elbette, düzyazının şiir üzerine –ve iyi– olması dışında bir sınır çizgimiz yok. Sayfalarımızda şairlerin hem şiirlerini hem de düzyazılarını okuyabileceksiniz.
Bu sayıda şiir ve düzyazılarıyla Ahmet Keskinkılıç, Ali Erbil, Alper Öz, Burcu Dikici, Coşkan Tugay Göksu, Davut Yücel, Enis Akın, İlker Şaguj, İnanç Avadit, Nur Alan, Ömer Faruk Abacı ve Öztekin Düzgün yer alıyor.
“Geçerken Konuşulanlar” bölümünde Turgut Uyar’ın eski arkadaşlarından Sinan Fişek’le yapılan kısa bir söyleşi, “Görsel Dosya” bölümünde Sevinç Çalhanoğlu’unun çalışmalarını okuyabilirsiniz. Güven Turan, Melih Özel Ubıh ve Necmi Zekâ’nın şiirleriyle, Hande Ası’nın düzyazısıyla katıldığı dergide “L=A=N=G=U=A=G=E Poetry” üzerine oldukça bir dosya, bir kaza üzerine ortaya çıkan şaheser Keith Jarrett’in Köln Konseri üzerine bir yazı ve şiir çevirisini kuantum fiziğiyle karşılaştıran bir akademik makale çevirisi yer alıyor. Bunların yanı sıra Anita Sezgener, Cuma Duymaz, Edgar Allan Poe (çevirileriyle), Kadir Yanaç, Liman Mehmetcihat, Mustafa Çevikdoğan, R. D. Laing ve Ufuk Akbal’ın kitaplarının değerlendirmeleri de yer alan yazılardan.
Görsel: LeFawnhawk
ENKA Kültür Sanat İbrahim Betil Oditoryumu’nda 27 Şubat Salı akşamı sahnelenecek Şafakta Buluş Benimle, DOT oyuncularının güçlü yorumuyla ENKA seyircisiyle buluşuyor. Bir tekne kazasından kurtulan iki kadının, bambaşka ruh halleri içinde birbirine tutunmaya ve evlerine dönüş yolunu bulmaya çalışmasını konu alan oyunda, Esra Ruşan ve Berfu Öngören rol alıyor.
Oyunun kahramanları Robyn ve Helen’in duygusal öykülerine odaklanan oyun, Murat Daltaban’ın yönetmenliğinde sahneye taşınıyor. Hikâyeyi el üstünde taşıyan başarılı oyunculuklarla ENKA izleyicisiyle buluşacak olan Şafakta Buluş Benimle, saat 20.30’da başlayacak.
30. Yıl ENKA Kültür Sanat Tiyatro Buluşmaları’nın, 5 Nisan tarihine kadar devam edecek etkinlik programı için;
facebook.com/enkakultur, instagram.com/enkakultur ve twitter.com/enkakultur
Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Suat Derviş’in kaleme aldığı Ankara Mahpusu ve Yalının Gölgeleri (Çılgın Gibi) adlı iki romanının hakları Amerika’nın saygın yayınevlerinden Other Press tarafından alındı.
Yapıtların telif haklarını temsil eden ONK Ajans’ın yaptığı açıklamada Other Press editörleri Suat Derviş’i büyük bir keşif olarak değerlendirdiler ve söz konusu iki romanın iki yıl içinde peş peşe raflardaki yerini alacağını, yapılan sözleşme gereği öngördüler. Ankara Mahpusu ve Yalının Gölgeleri adlı romanların, dahası keşfedilmeyi bekleyen büyük bir yazar olarak Suat Derviş’in, Amerika’da da ilgiyle okunacağı kanısındalar.
Ankara Mahpusu’nun yurt dışı macerası, ilk kez 1957 yılında, Suat Derviş’in kendi çabalarıyla, romanın Fransızcada Le Prisioner d’Ankara adıyla yayımlanmasıyla başlar. Roman, eleştirmenlerce övgüyle karşılanır ve kısa bir süre içinde birçok Avrupa dilinde okuruyla buluşmayı sürdürür.
Yalının Gölgeleri adlı novellaysa, 1958 yılında, doğrudan doğruya Suat Derviş tarafından Fransızca dilinde yazılır ve Paris’te yayımlanır. Yapıt, yazarı tarafından yeniden yazılmış ve genişletilmiş haliyle, uzun yıllar sonra Türkçede Çılgın Gibi adıyla okuruyla buluşur. Yalının Gölgeleri, 2011 yılında, ONK Ajans aracılığıyla, yeniden Fransa’da yayımlanır ve 2018 yılında bu kez İspanya’da, İspanyolca dilinde yayımlanması için gerekli anlaşmalar yapılmıştır. Yalının Gölgeleri’nin İspanyolca edisyonu çok yakında raflardaki yerini alacak.
Versus Art Project, küratörlüğünü Rafet Arslan’ın üstlendiği “Atopos Project” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. 22 Şubat tarihinde açılan serginin sanatçıları Alper T. İnce, Can-D & Chew-Z, Deniz M. Örnek, Ezgi Yakın, İrfan Önürmen, İsmet Doğan, Mehmet Çeper, Nalan Yırtmaç, Nejat Satı, Nevzat Sayın, Sercan Apaydın, Yiğit Koç, Yusuf Murat Şen ve Zeynep Beler’den oluşuyor.
Sergi, izleyiciyi şehirsel alanın sınır bölgelerinde/deneyimlerinde gezintiye çıkarıyor. Gündelik yaşamın akışı içinde modern metropolün kaotik işleyişini, dış gerçekliği yutup yerine kendi kurgusal gerçekliğini ikame edecek bir çılgınlık seviyesine yükselişini ele alıyor.
“Atopos Project” sergisi, 24 Mart tarihine kadar Versus Art Project’te görülebilir.
Kapak Görseli: Nevzat Sayın
Belçika techno müzik sahnesinin parlayan yıldızlarından Charlotte de Witte, İstanbul’da sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. “Raving George” ismiyle başladığı müzik hayatında agresif techno setleriyle ünlenen Charlotte, 28 Ekim’de Zorlu PSM Studio’da dans ve eğlence dolu bir geceye imza atacak.
Belçika müzik sahnesinin yükselen isimlerinden Charlotte de Witte, kadınlığının müzik hayatının önüne geçmemesi için kariyerine “Raving George” ismiyle başlangıç yaptı. Oscar and the Wolf ile yaptığı You’re Mine şarkısıyla Avrupa ve Türkiye müzik listelerinde zirveye oturan Charlotte; Tomorrowland, Pukkelpop gibi dünyaca ünlü festivallerde de DJ setinin başına geçti ve büyük beğeni topladı.
https://www.youtube.com/watch?v=oIhNoeKFwbE
Nobel Ödüllü Doris Lessing’in politik bilimkurgu başyapıtı "Argos'taki Kanopus Arşivleri" dizisinin ikinci kitabı Evlilikler, Delidolu Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Bilimkurgu, fantezi ve siyasetin iç içe geçtiği Evlilikler, cinsiyet rolleri, kadın-erkek ilişkileri ve farklı yönetim biçimleri gibi güncelliğini hiç yitirmeyen konuları sorguluyor. Türk, Pers ve Arap toplumlarını yansıtan isimlere ve motiflere yer veren kitap, doğu ve batı kültürlerini buluşturuyor.
Roman, anaerkil bir uygarlık olan 3. kuşağın kraliçesi Al-Ith ile ataerkil 4. kuşağın yarı barbar kralı Ben Ata’nın evliliği ile başlıyor. “Tedarikçiler" adını taşıyan bir üst akıl tarafından zorla gerçekleştirilen bu evlilik, zıtlıklar nedeniyle büyük çatışmalara sebep oluyor; ancak, zaman içinde, her iki kuşak da bu evlilik sayesinde dönüşüme uğruyor. Dişil ve eril kozmik güçlerin mücadelesinden kim galip çıkacak? Kral mı, kraliçe mi, yoksa bu evliliği en başından beri planlayan Tedarikçiler mi?
16 yıldır edebiyata çağdaş ve özgün eserler kazandırmayı amaçlayan Tudem Edebiyat Ödülleri, bu yıl hem yetişkin hem çocuk edebiyatı alanında ve roman dalında eserlere verilecek.
2003 yılından beri çocuk ve gençlik edebiyatı alanında verilen ama ilk kez 2017 yılında yetişkin edebiyatı alanında da verilen Tudem Edebiyat Ödülleri, bu yıl bir de ilk kez roman dalında eserlere verilecek.
Yetişkin Edebiyatı Seçici Kurulu’nda Ali Bulunmaz, Fatih Altuğ, Mehmet Atilla, Seval Şahin, Sezgin Kaymaz; Çocuk Edebiyatı Seçici Kurulu’nda Karin Karakaşlı, Miyase Sertbarut, Nilay Özer, Safter Korkmaz, Toprak Işık yer alacak.
Son başvuru tarihi 20 Kasım olan ve eş zamanlı olarak düzenlenecek yarışmalarda birincilere 10.000 TL, ikincilere 7.500 TL, üçüncülere 5.000 TL para ödülünün yanı sıra, İzmirli heykeltıraş Ozan Ünal tarafından tasarlanan ödül heykelleri verilecek. Ayrıca yarışmada ödül alan eserlerin Tudem Yayın Grubu’nun Delidolu ve Tudem Edebiyat markaları tarafından yayıma hazırlanması planlanıyor.
Yetişkin edebiyatı roman yarışması şartnamesine buradan ulaşabilirsiniz; çocuk edebiyat roman yarışması şartnamesine buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 6-17 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 37. İstanbul Film Festivali afişinin tasarımı belli oldu. Çeşitli film karakterlerinin minyatür tekniğiyle resmedildiği afişler, sanatçı Murat Palta’nın imzasını taşıyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), festivallerinin tanıtım afişlerinde farklı sanat dallarının önemli isimleriyle çalışmaya devam ediyor. “Minyatür Tekniğiyle Film Afişleri” isimli lisans bitirme tezi ile başladığı çalışmalarına, geleneksel (Osmanlı) motifleri ve çağdaş Batılı sinemayı birleştirdiği deneysel eserler ile devam eden sanatçı Murat Palta, İstanbul Film Festivali’nin afişlerinde imzası olan sanatçılar arasına katıldı.
Fotoğraf: ©Nazlı Erdemirel