GÜNDEM
  • 14-03-2018

    Fikirler İçin Ölmek – Filozofların Tehlikeli Hayatları kitabının yazarı Costica Bradatan, İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleşecek bir söyleşide yer alacak.

    Bradata, geçtiğimiz ay Can Yayınları etiketiyle dilimizde yayımlanan Fikirler İçin Ölmek – Filozofların Tehlikeli Hayatları adlı kitabında Sokrates, Hypatia, Giordano Bruno, Thomas More gibi en bilinen örneklerden yola çıkıp bu isimlerin yanına pek çok başkalarını da katarak fikirleri için savaşan felsefecileri, zaman zaman mizaha yaklaşan, edebî yönü dikkat çekici bir dille okuyucuyla buluşturuyor.

    ​Moderatörlüğünü Prof. Dr. Cihan Saçlıoğlu’nun yapacağı söyleşi, 15 Mart Perşembe günü, saat 11.00’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Genel Kurul Salonu’nda yapılacak.

    Görsel: The Death of Socrates - Jacques Louis David (French, Paris 1748–1825 Brussels)

    0
    0
    2663
  • 13-03-2018

    Liane Moriarty’nin dünya çapında altı milyondan fazla okura ulaşan kitabı Küçük Ama Büyük Yalanlar, hep kitap etiketiyle 16 Mart’ta İstem Erdener’in çevirisiyle dilimizde yayımlanacak.

    New York Times Çok Satanlar Listesi’nde 1 numaraya yerleşen roman aynı zamanda, başrollerinde Nicole Kidman ile Reese Witherspoon’un oynadığı bir televizyon dizisine uyarlandı. Küçük Ama Büyük Yalanlar (Big Little Lies), üç kadının çocuklarının karıştığı küçük bir olayın nasıl kontrolden çıktığını anlatan, soluksuz okunacak gerilim dolu bir roman.

    ​Yalnız bir anne olan ve şehre yeni taşınan Jane’in küçük bir oğlu ve beş yıldır sakladığı bir sırrı var. Diğer iki anne; her şeyi hatırlayan ve hiçbir şeyi affetmeyen Madeline ve herkesin durup bir kez daha bakacağı kadar güzel ama huzursuz Celeste, okulun ilk günü Jane’i kanatları altına alıyorlar. Elbette onların da kendilerine göre sırları var. Ancak bu üç kadının çocuklarının karıştığı küçük bir olay çabucak büyüyecek, okul bahçesindeki fısıltılar kötü niyetli dedikodulara dönüşecek ve artık kimse neyin doğru, neyin yalan olduğunu bilemez hale gelecek.

    0
    0
    6289
  • 13-03-2018

    Cem Akaş’ın kadınlar ve erkekler üzerine, arada sıkışmalar ve geçişler üzerine, toplum üzerine, ama en çok da koca dünyada yapayalnız kalmak üzerine kaleme aldığı Y adlı romanı Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Y kromozomunun yeryüzünden silinmiş olduğu, yüz elli yıldır yalnızca kadınların yaşadığı bir dünya. Geçmişin siyasetinden, ekonomisinden, toplum yapısından, kültürel birikiminden, ilişki biçimlerinden nefret edilen bir dünya bu, çünkü hepsi erkek yapımı. Artık yeni kurallar var, çünkü eski insanlar yok.

    ​Constantine, böyle bir dünyaya doğan bir erkek çocuk. Nasıl olduğu bilinmiyor. Onu kapılarının önünde bulup evlat edinen iki kadın, oğullarını tam bir kız gibi yetiştiriyor ve cinsiyetini herkesten –özellikle de devletten– gizlemeyi başarıyorsa da, bu yolun sonunun kısa sürede gelmesinden korkuyorlar.

    0
    0
    3707
  • 13-03-2018

    Murat Germen, Bozlu Art Project’e “Bulut” isimli sergisiyle konuk oluyor. Sanatçı, yıllardır bir günlük tutar gibi biriktirdiği, doğanın yüceliği ve bağımsızlığını ihtişamlı bir şekilde yansıtan fotoğraflarını izleyicilerle paylaşıyor.

    Sergide yer alan çalışmalar, tecrübeli bir fotoğrafçının yıllar boyunca, farklı coğrafyalardaki seyahatleri esnasında tanıklık ettiği, doğanın belki de en etkileyici ve değişken görselliğini oluşturan bulutlara odaklanıyor. Germen’in mimarlık ve kent plancılığı birikiminin hissedildiği fotoğraflarının aksine, izleyiciyi sanatçının başka bir yönüyle buluşturan bu çalışmalar bizleri tam da en çok ihtiyaç duyduğumuz anda gökyüzüne bakmaya davet ediyor. İnsana dair veya ait olmayan bulutlar, belirgin bir metafizik etki yaratırken, sanatçının salt belgesel bir tavırla bulutlar üzerinden doğanın kendi eşsiz güzelliğini ve gücünü vurgulaması, seriye ait siyah-beyaz ve renkli fotoğraflardaki ortak dili oluşturuyor.

    ​13 Mart tarihinde açılacak olan sergi, 21 Nisan tarihine kadar Bozlu Art Project Nişantaşı’nda izlenebilir.

    0
    0
    1615
  • 13-03-2018

    Onur Ünlü’nün Alfred Hitchcock'un Psycho (Sapık) filminden ilham aldığı filmi Gerçek Kesit: Manyak’tan ilk fragman yayımlandı.

    Kırık Kalpler Bankası, Cingöz Recai ve Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok filmleri ile öne çıkan yönetmen, Dudullu Postası dizisi ile de yakın zamanda beğeni topladı. Bir zamanların fenomeni olan ve şimdilerde halen hatırlanan Gerçek Kesit dizisindeki Sarı Bıyık karakteri Cahit Kaşıkçılar ise filmin başrolünü üstleniyor. Emel Emir, Fatma Pazvant, Mehmet Vanlıoğlu, Erdal Parmaksız, Zehra Sözügüzel, Mesut Hakyemez ve Perihan Savaş filmin oyuncu kadrosunda yer alan diğer isimlerden. Komedi-macera türünde karşımıza çıkan film, 23 Mart 2018 tarihinde vizyona girecek.

    https://www.youtube.com/watch?v=0I7P06duIa4

    0
    0
    9645
  • 13-03-2018

    Sundance Film Festivali Dünya Sineması Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan ilk ve tek yerli yapım Kelebekler, 30 Mart 2018’de Türkiye’de gösterime giriyor. Gişe Memuru ve Sarmaşık filmleri ile ulusal ve uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş olan Tolga Karaçelik, senaryosunu yazıp yönettiği son filmi Kelebekler ile de başarı grafiğini yukarı taşımaya devam ediyor. Dünya ve Avrupa prömiyerlerinin ardından sinemaseverlerin yoğun ilgisi ve büyük beğenisiyle karşılanan filmin oyuncu kadrosunda Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ, Tolga Tekin, Serkan Keskin, Hakan Karsak, Ezgi Mola ve Ercan Kesal yer alıyor.

    ​30 yıl ayrı kaldıktan sonra, babaları üç çocuğunu Hasanlar Köyü’ndeki evlerine geri çağırır. Nedenini bilmezler. En büyükleri Cemal, onları alır ve bu garip köye doğru yola çıkarlar. Yıllardır bir araya gelmeyen ve birbirini çok az tanıyan üç kardeş Hasanlar’a vardıklarında babalarının öldüğünü öğrenirler ve babaları, vasiyetinde köyün acayipliklerinden biri olan kelebeklerin gelişinde gömülmeyi istemiştir. Köyde geçirdikleri zaman süresinde yaşadıkları enteresan olaylar esnasında hem birbirlerinin hem kendilerinin hem de babalarının kim olduğunu anlamaya çalışırlar. Kelebekler büyüyememiş insanların hikâyesi…

    0
    0
    16
  • 13-03-2018

    Sundance Film Festivali Dünya Sineması Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan ilk ve tek yerli yapım Kelebekler, 30 Mart 2018’de Türkiye’de gösterime giriyor. Gişe Memuru ve Sarmaşık filmleri ile ulusal ve uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş olan Tolga Karaçelik, senaryosunu yazıp yönettiği son filmi Kelebekler ile de başarı grafiğini yukarı taşımaya devam ediyor. Dünya ve Avrupa prömiyerlerinin ardından sinemaseverlerin yoğun ilgisi ve büyük beğenisiyle karşılanan filmin oyuncu kadrosunda Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ, Tolga Tekin, Serkan Keskin, Hakan Karsak, Ezgi Mola ve Ercan Kesal yer alıyor.

    ​30 yıl ayrı kaldıktan sonra, babaları üç çocuğunu Hasanlar Köyü’ndeki evlerine geri çağırır. Nedenini bilmezler. En büyükleri Cemal, onları alır ve bu garip köye doğru yola çıkarlar. Yıllardır bir araya gelmeyen ve birbirini çok az tanıyan üç kardeş Hasanlar’a vardıklarında babalarının öldüğünü öğrenirler ve babaları, vasiyetinde köyün acayipliklerinden biri olan kelebeklerin gelişinde gömülmeyi istemiştir. Köyde geçirdikleri zaman süresinde yaşadıkları enteresan olaylar esnasında hem birbirlerinin hem kendilerinin hem de babalarının kim olduğunu anlamaya çalışırlar. Kelebekler büyüyememiş insanların hikâyesi…

    https://www.youtube.com/watch?v=5haJDNWiqUY

    0
    0
    3034
  • 12-03-2018

    bang. Prix ve Nohlab, Memorial Sağlık Grubu’nun en yeni hastanesi Memorial Bahçelievler için Ab-ı Hayat isimli bir video enstalasyon tasarladı. “Hayat veren su” anlamını taşıyan dijital eser, hastanenin ana girişinde ziyaretçileri karşılıyor. Üç kat yüksekliğindeki “videowall”, her biri kendi içinde farklı hikâyeler anlatan, ancak bütün olarak bakıldığında tek bir eser hâlini alan toplam 48 ekrandan oluşuyor.


    Eserin ana çıkış noktasını, Memorial Bahçelievler’in güven odaklı hasta deneyimi teması belirledi. Çevreye duyarlı yeşil hastane ve en prestijli yüksek yeşil bina sertifikasını (USGBC – Leed Platinum) almış olan hastane, yeşilin ve sanatın iyileştirici gücünü bir sanat eseri ile anlatıyor.


    bang. Prix ve Nohlab ekibi, doğanın sonsuz döngüsünden ilham alan Ab-ı Hayat ile hasta ve ziyaretçilerin doğanın ahengini anımsamalarını, bir süreliğine bile olsa hastanede olduklarını unutup, kendilerini doğanın bir parçası olarak konumlamalarını, bu şekilde canlanma, pozitif enerji, güven ve huzur hissetmelerini istiyor. ArtBizTech’in inovasyon danışmanlığı projelerinde yararlandığı tasarım odaklı düşünme metodolojisinin de kullanıldığı Ab-ı Hayat, hastanenin ziyaretçilerine sanatın iyileştirici gücünü sunmayı hedefliyor.

    0
    0
    4343
  • 12-03-2018

    Maya Angelou’nun otobiyografik romanlarının ilk halkası Kafesteki Kuş Neden ŞakırBilirim’in ardından Benim Adımla Toplanın da Everest Yayınları’nın Modern Klasikler serisinde yayımlandı.

    Doğacan Dilcun Doğan'ın dilimize çevirdiği Benim Adımla Toplanın, genç bir kadının dünyayı ve kendini keşfetmesinin hikâyesi. Angelou, zorluklarla dolu geçmişini umut, mizah ve şefkatle anımsıyor ve yolunu bir kez olsun şaşırmış herkes için ilham verici bir roman sunuyor.

    ​Maya Angelou, hayata yenik başlar: Henüz on yedi yaşındadır, zencidir, kadındır ve bekâr bir annedir. Üstelik, parası ve hayatta ne yapmak istediğine dair hiçbir fikri yoktur. Bebeğine bakabilmek için kötü restoranlarda aşçılık yapar, orduya yazılmayı düşünür, gece kulüplerinde dans eder, uyuşturucu kullanır, hatta bir genelevde bile çalışır. Sık sık âşık olur, beyaz atlı prensin onu kurtaracağına dair hayaller kurar, oysa hayatın gerçekleri bambaşkadır. Genç Maya, bütün engellere rağmen asla boyun eğmez ve kendini aramaktan vazgeçmez.

    0
    0
    2050
  • 12-03-2018

    “Painted Images” sergisi, SANATORIUM ve Galerie Michael Schultz Berlin I Seoul I Beijing iş birliğiyle, Galerie Michael Schultz’un dört sanatçısının çalışmalarını İstanbul’a konuk ediyor. 15 Mart tarihinde açılacak olan sergi; SEO, Andy Denzler, Jean Y. Klein ve Jochen Proehl’i bir araya getiriyor.

    1915 yılında, Kasimir Malewitsch, beyaz zeminde Siyah Kare adlı eserini sergilediğinde sanki bir cümlenin sonuna konmuş bir nokta gibiydi – resim sanatı tarihinin sonunda kocaman bir nokta. Zira şeklin ve rengin daha güçlü bir indirgenmesi düşünülemezdi; resim sanatının bundan öteye gelişmesi hayal edilemezdi. Fakat buna rağmen resim sanatının cazibesi ve uyandırdığı ilgi asla azalmadı.

    Malewitsch’den beri sanatçıların, sadece fotoğraf ve video gibi yeni sanatsal araçlarını kapsamayan sanat kavramlarını birçok kez genişlettiği ve yenilediği görülmüştür. Deneysel kategorilerilerle sınırlanmayan ve kavramsal ifade biçimleriyle tanımlanan bir ortamda resim, “her şeye karşın yine de mümkün olanlar”ın üzerinde güçlü bir tez gibi durur. Sanatçıyı ve gözlemciyi büyüleyen, ressamın gözü ile eli arasındaki etkileşim ve görülebilenle resmedilen arasındaki ilişkidir. Bu büyülenme; resim sanatının, ana disiplin olarak görsel sanatlar arasındaki yerini sağlamlaştırır.

    SEO, Andy Denzler, Jean Y. Klein ve Jochen Proehl’ın, çağdaş sanat resminin örneklerini sunduğu “Painted Images” sergisi, 14 Nisan tarihine kadar görülebilecek. Bu sergi, İstanbul ve Berlin arasında bir köprü kurarken, iki şehir arasındaki sanat etkileşimini de güçlendirmeyi amaçlıyor.

    ​Kapak Görsel: Jochen Proehl_ Urban Tectonics - Galata Cuboids 3 -2018- Oil on canvas-130x180 cm

    0
    0
    2607
DAHA FAZLA
Geldanlage