
Galeri Bu, Toprak Bek'in "Kayıp Çocuk Cinayetleri" isimli sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Günümüzde çocuk olmak, çocuğun toplumdaki yeri temalı işleri ele alan sergi, 10 Mayıs – 10 Haziran tarihleri arasında görülebilecek.
Toprak Bek sergisi için: “Barış toplumsal bütünleşmede değil aksine bireysel dönüşümde saklıdır. Çünkü toplumu oluşturan bireydir ve kişi kendi iç huzurunu yakalayamadığı sürece hem kendi gerçekliğinden hem de hayali olan barış kavramından uzaklaşacaktır. Her yetişkin bilinmeyenden korkan bir çocuktur ve her çocuk zamana karşı korkuyla büyümüş yetişkinlerin kurbanıdır. İster felsefi ister bilimsel olsun, öğretiler üzerine doğmuş tüm düşüncelerden uzak durup kendi gerçekliğimizle ilgilenmediğimiz sürece karmaşa, terör ve savaş kaçınılmaz olacaktır. Ve bu savaşta kaybeden sadece fiziksel anlamdaki çocuklar değil ruhen olgunlaşmamış biz çocuk yetişkinler de kendi ellerimizle hazırladığımız cinayetin kurbanları olacağız.” açıklamasında bulunuyor.
İlk kitabı Dekadans ve Ölüm ile okurun ilgisini çeken Orçun Ünal’ın ikinci öykü kitabı Bu Ben Değilim, Everest Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Öykülerin verdiği boşluk, hiçlik ve sessizlik hissi “Zemin’i Beklerken”, “Sonsuzluk ve Bir An” ve “Gönderilemeyen” gibi başlıklarla okuyucuya ilk andan kendini hissettiriyor.
Ünal, daha ilk öyküleriyle “Geleceğin 10 Yazarı”ndan biri olarak duyurulmuştu ve şunlar söylenmişti: “Daha ilk yazmaya başladığı 2006-2007 yıllarında ‘adını koyduğu’ ilk öykülerinde yalnızlık, ölüm, pişmanlık ve masumiyet ‘meselelerini’ daha çok ‘kişisel’ bir perspektifle ele alırken, kitabında aynı meselelere giderek toplumsallaşan bir yaklaşımla –elbette bireyselliğinden ödün vermeden– eğiliyor.” Bir sonraki kitabı ise şöyle muştulanıyordu: “Ölümü anlattığı ilk kitabından sonra zulme odaklandığını belirterek ‘insanın, doğanın, tarihin, talihin ve tanrının insana zulmü’nü ele alan ‘boşluk, hiçlik, sessizlik’ kavramlarının etrafında dönen öyküler üzerinde çalıştığını söylüyor.”
Görsel: Mikhail Vyrtsev
%100 Urban Music serisinin ikincisi, 2 Mayıs Çarşamba günü Kadebostany, Kaan Düzarat ve Akın Sevgör’ü aynı çatı altında ağırlayacak. Walking With a Ghost ve Castle in the Snow gibi şarkılarıyla uzun süre müzik listelerinin başında yer alan İsviçreli pop müzik grubu Kadebostany, Mart ayında çıkan yeni albümü Monumental ile KüçükÇiftlik Bahçe'de olacak.
Detroit teknoyu disco’ya, cazı folka yaklaştıran setleri ve özellikle 70’lerin parçalarına getirdiği yorumlarla dikkatleri üzerine çeken Kaan Düzarat, Kadebostany’den önce Urban Music sahnesinde performans sergileyecek.
Gecenin açılışını ise, popüler dizi Fİ’nin müziği olarak tanıdığımız Vanity Corner ile sesini geniş kitlelere duyuran ve bu Eylül’de çıkardığı yeni EP’si Routine ile geleneksel Türk ve modern batı tınılarını bir araya getiren Akın Sevgör yapacak.
https://www.youtube.com/watch?v=cnd76g0na3w
Nazlı Gürkaş’ın daha az turistik, daha fazla yerel deneyim isteyenlere yol arkadaşı olacak kitabı Zeytin Ağacının Gölgesinde Yunanistan, hep kitap’ın ilk seyahat kitabı olarak 4 Mayıs’ta raflardaki yerini alacak.
Gürkaş, cep yakmayan mavili-yeşilli bir rota çizmek ve Yunanistan’ın en güzel yemeklerini yemek isteyenlere yol arkadaşlığı yapıyor. Yaz yaklaşırken fotoğraflarıyla büyüleyecek, coşkusuyla aylardır ertelenen tatil planlarını gerçekleştirme gücü verecek bir kitap.
“Belki zor bir seneydi. Belki çok çalıştınız, çok stresli günler geçirdiniz. Belki çok bunaldınız, gündelik işler bile uykularınızı kaçırmaya başladı. Ne olursa olsun bir tatili hak ettiniz. Yaz geliyor; dinlenmek, hafiflemek lazım. Belki de bunu insanların en rahat olduğu, güzel kokuların sızdığı masalardan şen kahkahaların yükseldiği bir ülkede yapmalısınız bu sene: Begonvil kokulu masmavi ülke Yunanistan’da!”
Fotoğraf: Jennifer Esseiva
Akbank Sanat, Bülent Erkmen’in “Remix” başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. 1970’lerin sonlarından toplanıp günümüze taşınan “Remix” sergisi, sanatçının grafik tasarımın tüm alanlarında ürettiği işlerinin yanı sıra; sergi mekânı, sergileme tasarımları ve tiyatro alanındaki çalışmalar ile eşarp, gömlek, takı, çini, halı gibi üç boyutlu nesne tasarımları ve özel projelerinden oluşuyor.
Sergide yer alan 400’ü aşkın iş, Erkmen’i bir tasarımcıdan çok Türkiye’nin sosyal ve kültürel üretimini tasarım diliyle sahneye koyan bir rejisörü oluyor. Bülent Erkmen, “Tasarım her şeyden önce bir yapı kurma sanatıdır. Malzemesi, mekânı, işlevi ne olursa olsun, tasarımsal yapı kendisinden beklenen (sipariş) ile yöneldiği mecra (kişi, kişiler, kitle) arasında hep işler halde kalmalıdır. İster bir dil kurgusu üzerinden somut işaretler göndersin, dolaşıma soksun, ister soyut çağrışımların paylaşımına yol açsın, tasarım özünde kesintisiz bir tercüme pratiğidir.” yorumunda bulunuyor. Bülent Erkmen’in “Remix” sergisi, 31 Mayıs tarihine kadar Akbank Sanat’ta görülebilecek.
Ayasofya Konuştu ve Sırlar Yolu adlı çocuk romanlarının yazarı Füsun Çetinel’in sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi anlattığı kitabı Çiko’nun Seçimi, Günışığı Kitaplığı etiketiyle yayımlandı.
İllüstratör Maria Brzozowska’nın siyah-beyaz desenlerinin yer aldığı kitap, ilk gençliğe adım atmaya hazırlanan iki çocuğun hayallerini işlerken bir yandan da hayvan hakları, hayvan sirklerinin acımasızlığı ve seçim yapmak üzerine de düşündürüyor.
“Seren’in babası uzun yol gemi kaptanıdır. Seferden her dönüşünde, gemici çantasından türlü türlü hediyeler çıkar. Bu kez İtalya’dan, simsiyah tüylü, yerinde duramayan bir köpekle çıkagelmiştir. Sevimli köpeğin adını Çiko koyarlar. Büyüyünce sirkte çalışmak isteyen Seren, doğum gününde, yakın arkadaşı Cemo’yla sirke gitme fırsatı yakalar. Seren’in akrobat sanılması yetmezmiş gibi, Çiko’yla ilgili bir sürpriz de onları beklemektedir…”
Füsun Çetinel'in fotoğrafı Nazlı Erdemirel'e aittir.
Yarı Mısırlı, yarı Belçikalı 21 yaşındaki şarkıcı ve söz yazarı Tamino, melankolik şarkı sözleri, dingin melodileri ve naif vokalleri ile pek çok farklı türdeki sanatçıdan etkilenerek oluşturduğu müzik tarzıyla 25 ve 26 Mayıs’ta Salon İKSV’de konser verecek.
Tamino’nun çıkış şarkısı Habibi tüm dünyada oldukça ses getirdi. Yeni şarkısı Indigo Nights da müzikseverler tarafından bir hayli beğeniyle karşılandı. Müzisyen, 4 Mayıs’ta yayımlanacak çıkış EP’si Habibi’nin ardından da İstanbul’da olacak.
Bülent Diken, Graeme Gilloch ve Craig Hammond’ın tartışmacı bir diyalog içinde birlikte yazdıkları ve Ceylan’ın filmlerine ayırt edici özelliğini veren “diyalektik etkileşim anları”nı ele aldıkları Nuri Bilge Ceylan Sineması- Türkiyeli Bir Sinemacının Küresel Hayal Gücü, Metis Kitap etiketiyle yayımlandı.
Üç yazar, Ceylan sinemasında süreklilik gösteren beş temel temanın izini takip ediyorlar: yersiz yurtsuzluk, nostalji, göç ve yer değiştirme gibi tikel zaman ve mekân biçimlenimleri; süregiden bir hiçlik ve yokluk duygusu; yas, melankoli ve can sıkıntısı; metropoliten modernlik; ulusötesilik. Böylece Ceylan sinemasını filizlenmekte olan bir “Yeni Türk Sineması” bağlamında ele almak yerine, bu filmleri klasik Avrupa (özellikle Fransız, Alman ve Rus) düşüncesi, edebiyatı ve filmleriyle desteklenen ulusötesi bir bağlama yerleştiriyorlar.
26 Haziran-17 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 25. İstanbul Caz Festivali kapsamında bu yıl 16. kez düzenlenen Genç Caz konserlerine katılmak isteyen genç müzisyenler için başvuru süresi 4 Mayıs’ta sonlanıyor. Değerlendirme konserinin ardından seçilecek altı topluluk, festival kapsamında Parklarda Caz etkinliğinde yer almaya hak kazanacak.
Genç Caz’a katılmak isteyen müzisyenler ve topluluklar, iksv.org/genccaz adresinde yer alan online başvuru formunu doldurarak, dosyaları içeren bağlantı ile beraber en geç 4 Mayıs Cuma saat 17.00’ye kadar başvurularını yapabilecekler. Seçmelere klasik ya da çağdaş caz türlerindeki çalışmalarının yanı sıra, fusion caz, rock caz, funk caz, latin caz, pop caz, acid caz, blues, soul, R&B, elektronik caz ve benzeri tarzlardaki demoları ile katılabilen genç müzisyenlerin repertuarı, kendi özgün bestelerinin yanı sıra caz standartlarının veya başka parçaların yorumlarından da oluşabilecek. Genç Caz’a profesyonel bir albüm yayımlamamış ve müzisyenleri 30 yaşın altında olan topluluklar başvurabiliyor. Etkinlik, Türkiye’de amatör veya yarı profesyonel olarak müzikle ilgilenen 30 yaş altı genç müzisyen ve toplulukları teşvik ederek profesyonel müzik dünyasına hazırlamayı amaçlıyor.
Kanadalı şarkıcı ve oyuncu Garou, kariyerinin 20. yılını kutladığı turnesi "Garou - 20 years" kapsamında ilk kez İstanbul'a geliyor. 2 Kasım’da Piu Entertainment organizasyonuyla Volkswagen Arena'da olacak konserin biletleri ise 27 Nisan tarihinde satışa çıkacak.
Belle, Gitan, Sous le vent ve Seul gibi şarkılarıyla tanınan Garou, kariyeri boyunca yayımladığı tüm hit şarkıları bu konserde seslendirecek. "Garou - 20 years" turnesinde izleyiciler birçok sürpriz performansı da izleme şansı yakalayacak. Notre Dame de Paris müzikalinin yazarı, ünlü şair ve yapımcı Luc Plamondon'un, Montreal'de bir barda elinde gitarıyla şarkı söyleyen Garou'ya rastlaması sanatçının kariyerini değiştirmişti. Kendisini kitlelerle buluşturacak Quasimodo rolünü alan sanatçı, performansı ve meşhur Belle yorumu ile dünya çapında üne kavuşmuştu.