GÜNDEM
  • 05-07-2018

    “Okullar Okulu” başlığıyla gerçekleştirilecek olan 4. İstanbul Tasarım Bienali, 22 Eylül - 4 Kasım 2018 tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak. Jan Boelen’in küratörlüğünü yaptığı bienal Akbank Sanat, Yapı Kredi Kültür Sanat, Pera Müzesi, Arter, SALT Galata ve Studio-X Istanbul’da görülebilecek. Katılımcılarını açık çağrı ile seçen 4. İstanbul Tasarım Bienali’ne 41 ülkeden 700’ün üzerinde başvuru yapıldı. Başvurular arasından 100’e yakın katılımcı belirlendi.

    “Okullar Okulu” tasarım eğitimi üzerine eleştirel bir platform oluşturmayı ve birlikte düşünmek, paylaşmak ve üretmek için ortam sağlayarak toplumsal bağın güçlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

    4. İstanbul Tasarım Bienali’nde yer alacağı açıklanan kişi ve topluluklar:

    [AI]stanbul (Ersin Altın, Amy Hoover, Burçak Özlüdil, Augustus Wendell) (Türkiye/ABD)
    AATB (İsviçre/Fransa)
    Åbäke (Fransa/İngiltere)
    Bakudapan (Endonezya)
    Kerim Bayer (Türkiye)
    Cihad Caner (Türkiye/Hollanda)
    Ali Murat Cengiz (Türkiye/Hollanda)
    Taeyoon Choi (ABD/Güney Kore)
    Commonplace Studio (Hollanda)
    Jesse Howard (ABD/Hollanda) ve Tim Knapen (Belçika)
    Danilo Correale (İtalya, ABD)
    Amandine David (Fransa)
    Teis De Greve (Belçika)
    Derya Irkdaş Doğu (Türkiye)
    Eat Art Collective (Hollanda)
    Ecole Mondiale (Belçika)
    FABB (Türkiye)
    Studio Folder (İtalya)
    Avşar Gürpınar ve Cansu Cürgen (Türkiye)
    Mark Henning (Hollanda/Güney Afrika)
    Nur Horsanalı (Türkiye/Finlandiya)
    Ils Huygens (Belçika)
    Navine G. Khan-Dossos (İngiltere/Yunanistan)
    Roosje Klap (Hollanda)
    Land+Civilization Compositions (Türkiye/Hollanda)
    Pedro Neves Marques (Portekiz/ABD)
    Margarida Nunes da Silva Mendes (Portekiz)
    Alexandra Midal (Fransa)
    Carlos Monleón (İspanya/İngiltere)
    Gökhan Mura (Türkiye)
    Martina Muzi (İtalya)
    Nelly Ben Hayoun Studios (Fransa)
    New South (Fransa)
    Camilo Oliveira (Brezilya/İtalya)
    ONAGÖRE Okay Karadayılar & Ali Taptık (Türkiye)
    Thomas Pausz (Fransa/İzlanda)
    Ana Peñalba (İspanya)
    Juliette Pepin (Fransa)
    Charlotte Maeva Perret (İngiltere)
    Radioee.net (Arjantin/ABD/Hollanda)
    Emelie Röndahl (İsveç)
    Helga Schmid (Almanya)
    Judith Seng (Almanya/İsveç)
    SO? (Türkiye)
    Studio Legrand Jäger (İngiltere/Almanya)
    Studio Makkink & Bey (Hollanda)
    SulSolSal (Hollanda/Güney Afrika/Brezilya)
    Jenna Sutela (Finlandiya/ Almanya)
    Jennifer Teets ve Lorenzo Cirrincione (ABD/Fransa)
    Unfold (Belçika)
    Ottonie Von Roeder (Almanya)
    Henriëtte Waal ve Studio Klarenbeek & Dros (Hollanda)
    Mark Wasiuta (ABD)
    Lukas Wegwerth (Almanya)
    Pınar Yoldaş (Türkiye/ABD)
    ​Peter Zin (Hollanda /Portekiz) 

    0
    0
    2495
  • 05-07-2018

    Pg Art Gallery sıcak günleri “Alive” sergisiyle karşılıyor. Ayla Turan, Aysun Bozuklu, Güler Güçlü, Kağan Toros, Mahmut Aydın, Mark Erhan Geçim, Melis Buyruk, Serdar Kaynak ve Tuğrul Selçuk’un heykellerinin yer aldığı sergi, 20 Temmuz tarihine dek görülebilecek.

    ​Sergi kapsamında farklı malzeme ve üsluplarla şekillenen heykeller, başka konuların öznesi olarak sanatseverlerle buluşuyor. Kendi kişisel ve toplumsal deneyimleri üzerinden yola çıkarak öznel kurgularını oluşturan sanatçıların eserleri fantastik filmlerin başkahramanları gibi galeri mekânında sergileniyor.

    0
    0
    3287
  • 05-07-2018

    Yönetmen koltuğunda Nicolas Vanier’ın oturduğu senaryosunu ise Vanier ve Jérôme Tonnerre’in kaleme aldığı School of Life (Hayat Okulu) filmi, 6 Temmuz’da vizyona giriyor. François Cluzet, Jean Scandel, Eric Elmosnino, François Berléand ve Valérie Karsenti’nin oyuncu kadrosunda olduğu film asi çocuk Paul ile Totoche’nin kesişen hayatlarına odaklanıyor.

    ​Yetimhanede büyüyen Paul, Celest ve Borel’e emanet edilir. Asi bir çocuk olan Paul vahşi bölgedeki yeni hayatına alışmakta biraz zorlanır. Yetimhanedeki kuralların burada da geçerli olacağını düşünür. Fakat gerçek hiç de onun düşlediği gibi değildir. Celest'in kocası Borel, geniş bir arazinin bekçiliğini yapmaktadır. Bütün arazinin ve göletin sahibi olan ve malikanesinde tek başına yaşayan Fresnaye Kontu arazide kaçakçıların dolaşmasına göz yumar. Bu duruma karşı olan ve kaçakçıların arazide dolaşmasını önlemeye çalışan Borel arsız ve kurnaz bir kaçakçı olan Totoche’nin peşine düşer. Paul, Totoche’nin yanında orman hayatını öğrenmeye başlar. Yeni bir dünya keşfeden Paul’un burada olmasının önemli bir sebebi vardır. 

    https://www.youtube.com/watch?v=DD1wDLmxv4A

    0
    0
    3770
  • 05-07-2018

    Norveçli yazar Erlend Loe’nun bir modern zaman figürüne dönüşen kahramanı Doppler’in yuvaya döndüğü ve Doppler romanının devamı niteliğindeki Bildiğimiz Dünyanın Sonu adlı kitabı Dilek Başak’ın çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Loe, Bildiğimiz Dünyanın Sonu’nda ormanın derinliklerinden sistemin derinliklerine uzanıyor ve “Çemberin içinde duramayanların bütün oyunlardan kovulduğu bir dünyada özgür kalmak mümkün mü?” sorusuna cevap arıyor.

    ​Doppler, ormanın derinliklerinde geçirdiği macera dolu ayların ardından bir ailesi olduğunu hatırlar, geyiği Bongo’yu boynuzlu hayvanlar barınağına bırakıp soluğu Oslo’da alır. Kendisini ölesiye özlediklerine inandığı karısına ve çocuklarına kavuşacağı için çok heyecanlıdır ama küçük bir problem vardır: Onca yıllık posta kutusunun üzerinde “Andreas Doppler” değil, “Egil Hegel” yazmaktadır! Dibe vurduğunu düşünür ama aşağılanma nedir, görmemiştir henüz.

    0
    0
    2657
  • 05-07-2018

    Çizer bir çift olan Marie Pommepuy ve Sébastien Cosset’in kendilerine taktıkları Kerascoët adıyla hazırladıkları zorbalığa nasıl karşı durulabileceğini anlatan sessiz kitap Vanessa’nın Yanındayım, Redhouse Kidz (SEV Yayıncılık) tarafından yayımlandı.

    Kerascoët’in çıkış noktası Amerika’da bir üniversite öğrencisinin zorbalığa uğraması ve ertesi gün 300 sınıf arkadaşının ona okul yolunda eşlik etmesi. Zorbalığa karşı iyiliğin kazanmasının hiç de zor olmadığı, bu sessiz kitapta tek bir sözcük bile kullanılmadan anlatılıyor. Bir kişinin topluluğa nasıl örnek olabileceği, Kerascoët’in sevimli karakterleriyle gösteriliyor. Kitabın sonunda yer alan kılavuzda ise zorbalık edilen birine nasıl yardımcı olabileceğimizle ilgili öneriler sunuluyor.

    "Vanessa sınıfa yeni gelen öğrencidir. Okul çıkışında zorba bir çocuk tarafından dışlanarak kalbi kırılır. Bu olayı gören Vanessa’nın sınıf arkadaşı ise ona destek olmak için ne yapabileceğini düşünür ve sonunda yaratıcı bir yol bulur. Yaptığı küçük bir iyilik, kartopu gibi büyüyerek okuldaki tüm çocukları sarar ve zorbalığa karşı galip gelir…"

    0
    0
    3384
  • 04-07-2018

    Galeri Nev İstanbul, Eylül 2018 itibariyle 2007’den beri bulunduğu Beyoğlu Mısır Apartmanı’na dönüyor. 2017 - 2018 sergi sezonunu Karaköy’de geçiren Galeri Nev, sergileriyle sanatseverleri ağırlamaya Beyoğlu Mısır Apartmanı’nda devam edecek.

    ​​​100 yılı aşkın süredir ayakta olan Mısır Apartmanı, Abbas Halim Paşa tarafından Ermeni asıllı mimar Hovsep Aznavuryan’a yaptırıldı. Art Nouveau tarzındaki yapı 1905-1910 yılları arasında inşa edildi. Dairelerinde Mehmet Âkif Ersoy ve Mithat Cemal Kuntay gibi pek çok önemli kişinin yaşamış olduğu apartman, İstanbul’un ilk betonarme yapılarından biri olarak biliniyor. Mısır Apartmanı günümüzde sanat galerileri, ofisler ve restoranlara ev sahipliği yapıyor.

    0
    0
    4443
  • 04-07-2018

    Ömür Atay’ın uzun metraj filmi Kardeşler’in dünya prömiyeri Avrupa’nın önemli film festivallerinden 53. Karlovy Vary Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde gerçekleşti.

    ​Senaristliğini ve yönetmenliğini Ömür Atay’ın, yapımcılığını Funda Ödemiş’in üstlendiği Kardeşler, bir namus cinayetinin gölgesinde birbirlerinin kaderini yaşamak zorunda kalan iki kardeşin hesaplaşmasına odaklanıyor. Çekimlerinin Eskişehir’de gerçekleştiği filmin başrollerini ise Yiğit Ege Yazar, Caner Şahin ve Gözde Mutluer paylaşıyor.  Ömür Atay festivalle ilgili düşüncelerini şöyle dile getirdi: “Avrupa’yı Asya’ya bağlayan, İran’a giden anayolun üzerinde geçen bir hikâye getirdik sizlere. Karlovy Vary’de olmaktan çok mutluyuz.”

    0
    0
    2790
  • 04-07-2018

    Prof. Dr. Doğan Şenocak’ın doğru doktorluğun, doktorluğu bir sanat olarak görmekten geçtiğine inanarak hazırladığı kitabı Doktorluk Sanatı, Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı.

    Şenocak, kitabında meslek hayatı boyunca süzgecinden geçenleri okurla paylaşıyor. Kendi tecrübelerinden ve tıp tarihinden örneklerle bazen gülümseterek bazen düşündürerek “Doğru doktorluk nasıl olmalı?” sorusuna yanıt arıyor.

    Ars longa vita brevis…  Sanat uzun, hayat kısa…
    Hipokrat, özdeyişlerini içeren eserine bu sözle başlar; tıp sanatının uzun ve zahmetli bir öğrenim süresi gerektirdiğini, tüm bir yaşamın bile bu sanatı öğrenmek için yetmeyeceğini vurgular.

    0
    0
    1937
  • 04-07-2018

    Hendrik Groen’in “yaşlandığımızda yaşlıları sevmek zorunda mıyız?” sorusunun peşinden gittiği kitabı 83 ¼ Yaşındaki Hendrik Groen’un Gizli Güncesi, Erhan Gürer’in çevirisiyle Can Yayınları etiketiyle yayımlandı.

    Hendric Groenbir takma isim. Kitap roman mı, yoksa gerçek bir günce mi sorusuna Groen’un şu gizemli sözleri cevap olabilir: “Hiçbir şey yalan değil ama her şey de gerçek değil.” Kitabın büyük beğeni kazanması ve pek çok ülkede yüz binlerce okur bulması üzerine Hendric Groen’un kimliği medyada tartışma konusu oldu: Groen gerçekten seksenlik bir ihtiyar mı? Ünlü bir Hollandalı yazar mı? Ünlü bir Hollandalı şovmen mi? Groen’un kimliği hâlâ bilinmiyor.

    Hendrik Groen 83 yaşını geçmiş Hollandalı bir ihtiyar. Ama huysuz bir ihtiyar. Kaldığı huzurevinde sesini çıkarmadan ölümü beklemek yerine, hâlâ yaşadığını kendisine ve dünyaya kanıtlamak istiyor. Bir yaşama sevinci arıyor belki ve bunu somutlaştırmak için de, “gerçek Hendrik Groen hakkında”, “Kuzey Amsterdam’da bir huzurevindeki yaşama dair” sansürsüz bir günlük tutmaya karar veriyor.

    ​​Çevresindeki birkaç kafadarla birlikte “Biz Daha Ölmedik” adında bir kulüp kurarak eğlenceli etkinlikler düzenleyen ve bunları günlüğüne kaydeden Groen, “Tabii ki ihtiyarlık bin bir çeşit dert açıyor insanın başına, ama o dertlere gülüp geçebiliyorsanız, her şeye rağmen yaşama katlanabilirsiniz,” diyerek olumlu bir yaklaşım getiriyor yaşlılığa.

    0
    0
    2670
  • 03-07-2018

    Sanatçı Umay Uzay, “Meat II, Performatif Öz” sergisi kapsamında, 3 Temmuz Salı günü 16:00 - 20:00 arasında, Huzursuz adlı performansını gerçekleştirecek. Sanatçının 2017’de ürettiği video/fotoğraf çalışması Bir Rüya Gördüm’ün devamı niteliğinde olan Huzursuz, Orjin Maslak İş Merkezi’nin -2. katında yer alan OrjinSanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.

    ​Performans, “Meat II” sergisinde de ele alınan içini dökme/boşaltma eyleminin bir temsili niteliğinde değerlendiriliyor.

    0
    0
    2065
DAHA FAZLA
Geldanlage