
Sven Nordqvist’in Pettson ve Findus serisinde yer alan, sorunların çözüme kavuştuğu güvenli bir dünyanın kurulduğu Sebze Tarlasında Curcuna kitabı Ayrıntı Yayınları’nın Dinozor Çocuk dizisinde yayımlandı.
Nordqvist’e göre böyle bir dünya, günümüz çocuklarına ihtiyaç duyduğu güveni sağlıyor.
“Muhteşem bir ilkbahar sabahında, bütün doğa canlanırken toprak ne güzel kokar değil mi? Pettson ve Findus da aynı şeyi hissetmiş olmalı ki o sabah sebze tarlasında ekim yapmaya karar verirler. Pettson patates ve soğan ekmeyi tercih ederken Findus köfte ekmek ister. Ne harika bir fikir değil mi? Ama tohumların yeşermesine fırsat kalmadan, köftenin toprakta büyüyüp büyüyemeyeceğini göremeden hepsi ortadan kaybolur. Sebze tarlasını kim talan ediyor dersiniz?”
Jack Kerouac’ın en duygusal metinlerinden biri olan Tristessa, Begüm Gür Erdost’un çevirisiyle ilk kez dilimizde Siren Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Kerouac, aşkın peşinden gidiyor ama burada olan her şey, içinde zıddını barındırıyor ve mana arayışı maddeye, aşkın yolu ölüme, ölümün yolu yaratıya çıkıyor. Yıl 1955, Meksika. Tavukların, horozların belanın kol gezdiği tekinsiz bir muhit. Barakadan hallice evler, tarifsiz eğlenceler ve yerlere serilerek noktalanan geceler. Yaşamın rutin perdesini delip de geçmek için başvurulan maddelerin etkisinde akıp giden serüvenler. Kerouac, aşkın ışığında kendini arıyor ve zihni, yüreğinin atışıyla çavlan misali şahlanıyor.
SANATORIUM, temsil ettiği bütün sanatçıların yer aldığı “Untitled” isimli etkinliği izleyicilerle buluşturuyor. Galeride bugüne kadar açılmış sergilerden seçilmiş eserlerin bir araya geldiği “Untitled”, 27 Temmuz’a dek görülebilecek.
Etkinlikte yer alan sanatçılar:
Kerem Ozan Bayraktar, Ludovic Bernhardt, Luz Blanco, Orhan Cem Çetin, Mehmet Dere, Yunus Emre Erdoğan, Erol Eskici, Stephan Kaluza, Çağla Köseoğulları, Ali İbrahim Öcal, Yağız Özgen, Zeyno Pekünlü, Farid Rasulov, Sergen Şehitoğlu, Merve Şendil, Berkay Tuncay
30. Yıl ENKA Kültür Sanat Açıkhava Buluşmaları bu hafta üç yeni etkinliğe ev sahipliği yapıyor.
Hafta Genco Erkal’ın, Nazım Hikmet'in ölümünün 50. yıldönümüne özel olarak uyarladığı Yaşamaya Dair - Bursa Cezaevi'nden Mektuplar adlı müzikli ile başlayacak. Erkal’a, Tülay Günal’ın eşlik edeceği müzikal, 17 Temmuz Salı akşamı sahnelenecek.
Program kapsamında 18 Temmuz’da 13 dalda Oscar adaylığının yanı sıra, En İyi Film Kurgusu, En İyi Ses Miksajı ve En İyi Ses Kurgusu ödüllerinin sahibi olan Dunkirk, 19 Temmuz’da ise Oscar Ödüllerinde En İyi Makyaj, Saç Tasarımı ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazanan En Karanlık Saat (Darkest Hour) filmleri gösterilecek.
30. Yıl Açıkhava Buluşmaları kapsamında gerçekleştirilecek olan etkinlikler saat 21.15’te başlayacak.
Corpus Galeri’nin ev sahipliği yaptığı “Balaban Baskı Resimleri Sergisi”, 18 Temmuz’da sanatseverlerle buluşacak. Sergide Balaban’ın (İbrahim Ali) resimleri arasından kendi özel seçimleri ve bu resimlerden yapılacak olan injekt baskılar yer alıyor.
Balaban, cezaevinde Nâzım Hikmet ile tanışıp onunla birlikte yoğun olarak resim çalışmasıyla resim hayatına atılır. Ondan resim, sanat, sanat tarihi, felsefe ve tarih dersleri alır. Tahliye olduktan sonra da resmi asla bırakmayan ve resmi hayatının merkezine koyan Balaban’ın 97. yaşına özel olarak düzenlenen sergi, 18 Ağustos’a kadar görülebilecek.
Kalem Kültür Yayınları, “Kısa Öykülerden Uzun Bir Köprü” adını verdiği projeleri kapsamında yedi ülkeden yedi kısa öykü kitabını okurla buluşturdu.
Polonya, İspanya, Hollanda, Macaristan, Malta, Almanya ve Danimarka edebiyatından seçilen yedi kitabın her birinin kapağı ait olduğu ülkenin çizeri tarafından çizildi. Yayımlanan kitaplar şöyle:
Aç Gözünü Artık Yaşamıyorsun, 2018 yılında Man Booker Ödülü kazanan Olga Tokarczuk'un Türkçede yayımlanan ilk öykü kitabı oldu. Dilimize ise Neşe Taluy Yüce kazandırdı.
Çöl ve Yolculuğun Kısa Teorisi, çok yönlü anlatıma sahip ve kısa öykünün basmakalıplarına meydan okuyan yazar Cristian Crusat’a ait. Kitabın çevirisi Şevin Gülman tarafından yapıldı.
Marente de Moor’un, gündelik hayatları anlatan Keyifli Hikâyeler’i de Erhan Gürer’in çevirisiyle yayımlandı.
Macar yazar Edina Szvoren’in alaycı ama bir o kadar da iç sızlatan hikâyelerinin yer aldığı kitabı Yok, Olmasın da, Gün Benderli’nin çevirisiyle dilimize kazandırıldı.
Pierre J. Mejlak’ın ürpertici ama naif öykülerinin yer aldığı Onur Görmeye Gittim, Mehtap Can Ayral tarafından Türkçeye çevrildi.
Karen Köhler’in Batı Avrupa'nın melankolik sokaklarından alıp çöllere ve hatta Sibirya yabanlarına götüren kitabı Oltalarımıza Havai Fişekler Takıldı, Regaip Minare tarafından Türkçeye çevrildi.
Peder Frederik Jensen’in Kopenhag'a gidip gelirken trende yazdığı Danimarka Demiryolları, Sadi Tekelioğlu çevirisiyle dilimizde yayımlandı.
Bu yıl 55.’si düzenlenen Uluslararası Çanakkale Troia Festivali, 09 - 13 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Tevfik Akbaşlı tarafından bestelenen, Aytaç Manizade yönetiminde sergilenecek olan Troia Efsanesi Operası ise festival kapsamında Çimenlik Kalesi'nde dünya prömiyerini gerçekleştirecek.
Festivalde Fazıl Say, Dany Brillant, Eleni Karaindrou ve Senfoni Orkestrası, Dina Ensemble, Barcelona Gipsy Balkan Orkestrası, Erol Evgin, Mehmet Erdem, Resul Dizdar, Rubato, Boğaz Saz Grubu, Hedon Orkestrası ve Fevzipaşa Dans Grubu gibi isimler sahne alacak. 55. Uluslararası Çanakkale Troia Festivali kapsamında verilen Homeros Bilim Kültür ve Sanat Ödülleri 10 Ağustos’ta Troia Antik Kenti’nde sahiplerini bulacak.
1963 yılından beri her sene düzenlenen Uluslararası Çanakkale Troia Festivali etkinlikleri Çimenlik Kalesi, Özgürlük Parkı, Amfi Tiyatro, Çağlar Kaynak Basket Sahası, Çanakkale Seramik Müzesi, Prof. Dr. Türkan Saylan Sosyal Tesisleri, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, Yazar ve Sanatçı Evi, Çanakkale Kent Müzesi ve Arşivi ile Çanakkale Belediyesi Çocuk Kültür Evi Korfmann Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve TRT’nin iş birliğiyle düzenlenen Uluslararası Boğaziçi Film Festivali için başvurular başladı. 26 Ekim - 3 Kasım 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival, uzun ve kısa film başvurularının yanında Bosphorus Film Lab’e de yapım ve fikir aşamasındaki film başvurularını kabul ediyor.
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “En İyi Film” dalında kazanan filme verilecek olan 100.000 TL para ödülününün yanı sıra “En İyi Yönetmen”, “En İyi Erkek Oyuncu”, “En İyi Kadın Oyuncu”, “En İyi Senaryo”, “En İyi Görüntü Yönetmeni” ve “En İyi Kurgu” dallarında da kazananlara para ödülü verilecek.
Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması kapsamında ise kurmaca, animasyon ve deneysel türdeki filmlerin katılabileceği En İyi Ulusal Kısa Film dalında birinci olan film 10.000 TL para ödülünü kazanırken, En İyi Kısa Belgesel Film dalında kazanan film de 10.000 TL para ödülünün sahibi olacak. Bu ödüllerin yanı sıra yarışmaya katılan tüm kısa filmler 25.000 TL değerindeki Ahmet Uluçay Büyük Ödülü için yarışacak.
Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi tarafından gerçekleşecek festival için 17 Ağustos’a dek başvuru yapılabilecek.
Platform A “Yaz Boyu Sanat” adlı karma sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Farklı disiplinlerde sanat eseri üreten 15 sanatçıyı bir araya getiren sergi, 12 Ağustos'a kadar görülebilecek.
Sergide yer alan sanatçılar:
Alp Yavuz, Beşir Bayar, Cemalettin Yıldız, Engin Beyaz, Erhan Lanpir, Gamze Şiriner, Malik Bulut, Mehmet Babat, Metin Kılıç, Mustafa Sönmez, Nevres Akın, Özgür Eryılmaz, Raşit Altun, Salim Başyiğit, Sami Gedik
Dünyaca ünlü çocuk ve gençlik edebiyatı yazarı Hans Christian Andersen (1984) ve Astrid Lindgren Anma (ALMA-2003) gibi dünyanın saygın edebiyat ödüllerinin sahibi Christine Nöstlinger, 81 yaşında yaşama veda etti.
Çocuklar ve gençler için kaleme aldığı 100'den fazla kitapta, her yaştan okuru ortak duygu ve düşüncelerde birleştiren ve eserleri pek çok dile çevrilen Avusturyalı yazarın ilk kitabı 1970'te yayımlandı, Türkçeye Günışığı Kitaplığı tarafından Alev Saçlı Çocuk başlığıyla kazandırıldı. Günümüzde dünya çocuk edebiyatının klasikleri arasında sayılan Kim Takar Salatalık Kral'ı ile 1973'te Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü'nü kazandı.
Kitaplarında yarattığı gerçekçi karakterleri ve olay örgüsünü, büyülü gerçekçi öğelerle ve çok katmanlı mizahi bir anlatımla kurguladı. Romanlarındaki incelikli, zekice sosyal eleştiriyle kuşaklararası iletişimi yüceltti, yetişkinlerin önyargılarını ve kalıplarını kırarak çocukların ve gençlerin yanında durdu. Onlara üstlerindeki baskılara nasıl karşı koyabileceklerinin ipuçlarını işaret etti.