23 EKİM, PAZARTESİ, 2017

Son Zamanların 5 Dikkat Çeken Kitabı

Sonbaharın gelişiyle birlikte yayınevleri raflarımızı yepyeni yazarlarla ve tanıdığımız yazarların yeni kitaplarıyla doldurdu, doldurmaya da devam ediyor. Sürekli yenilenen raflarda herkesin beğenisine göre bir kitap elbette mevcut. Biz de bu yoğun kitap bombardımanından seçtiğimiz, Türk ve dünya edebiyatından gözden kaçırılmaması gerektiğini düşündüğümüz beş kitabı sıraladık. 

Son Zamanların 5 Dikkat Çeken Kitabı

Şehrin Sahibi – Maksat Nur

Maksat Nur, çağdaş Azerbaycan edebiyatının önemli temsilcilerinden biri. Alakarga Yayınları etiketiyle yayımlanan kitabı Şehrin Sahibi, günümüz dünyasının bir özeti niteliğinde. Yazar, kontrolsüz gücün etkileri, kör eden bir iktidar hayranlığı ve kitlelerin cehalete bulanışı gibi olaylarla örülmüş bir hikâye anlatıyor.

1986 yılında Bakü’de başlıyor roman.  Kitabın kahramanı telefon sesiyle ve “Acele aşağıya in!” komutuyla uyanır, aşağıda onu gösterişli bir arabanın içinde vali bekliyordur. Gün boyunca bu arabanın içinde şehri gezer, bunu yaparken hem insanların gerçek yüzlerini görür hem de kendi geçmişine doğru yola çıkar.

Şehrin Sahibi, 2011 yılında Azerbaycan’ın Milli Kitap Ödülü’nü aldı. Bunun ardından Gürcistan ve İran’da basıldı ayrıca Rusya ve Ukrayna edebiyat dergilerinde yayımlandı. Kitap, İmdat Avşar’ın çevirisiyle dilimize kazandırıldı. 

Gök Derinin Altında – Nazlı Karabıyıkoğlu

İskele, Olivya Çıkmazı ve Hayvanların Tarafı adlı öykü kitapları, çeşitli yayınlarda kaleme aldığı yazı ve söyleşileriyle kendi dilini oluşturmuş genç bir yazar Nazlı Karabıyıkoğlu. Gök Derinin Altında da onun İthaki Yayınları'ndan çıkan dördüncü öykü kitabı.

​Kitabın arkasında “Harflerden çok rüzgârı, kelimelerden çok hisleri duyuran,” diye yazmışlar Karabıyıkoğlu için. Her yaptığı işi bir önceki işinden bir adım daha öteye taşıyor. Yazar, bu kez modern insanı efsanelerle örüyor. Anlatısında Sibirya’ya, Yakutistan’daki çadırlara götürürken çekinmeden beden ve cinsiyetin sınırlarını aşan bir dil kullanıyor. Onun baktığı yerden dünyaya bakarken bazen sendeleyebilirsiniz.

​Kitap, “Göğün Başladığı Yer”, “Şamanın Şarkısı”, “Balbalın Dili” ve “Göğün Bittiği Yer” başlıkları altında yer alan öykülerden oluşuyor. Bu kitap da diğer kitaplarında yaptığı gibi olayların karanlık taraflarından okuruna sesleniyor.

Yeraltı Demiryolu – Colson Whitehead

2017 Pulitzer Ödülü, 2017 Arthur C. Clarke Ödülü, Ulusal Kitap Ödülü’nü ve ayrıca Andrew Carnegie Madalyası’nı kazanan Colson Whitehead’in Yeraltı Demiryolu, Siren Yayıncılık etiketiyle ve Algan Sezgintüredi çevirisiyle nihayet dilimize kazandırıldı.


Amerikan edebiyatının en yeni yıldızı olarak görülen Colson Whitehead'in bu kitabı yayımlandığı andan beri çağdaş klasikler arasında anılıyor. Son yılların en ses getiren eserlerinden biri olmasında en etkili olan şey rüyalar ülkesi Amerika’nın geçmişine korkusuzca uzanıyor ve üstünü örttüklerini masaya seriyor olması.

Roman Amerika’ya getirilerek köleleştirilen Ajarry’nin öyküsüyle başlıyor ve oradan bir başka kadına, Amerika’yı bir ucundan diğerine kat eden Dünyada bir başına kalmış Cora’nın öyküsüyle devam ediyor. Whitehead’i çağdaşlarının önüne geçiren onun tarihsel olayları fantastik unsurlarla harmanlayıp etkileyici, cesur bir dille okuyucusuna aktarıyor olması. 

Uyku Sersemi – Hakan Bıçakcı

Hakan Bıçakcı, 2015 yılında yayımladığı öykü kitabı Hikâyede Büyük Boşluklar Var’dan iki yıl sonra 2017’nin başlarında yayımladığı Otel Paranoya’nın ardından okurunu bu sefer bir romanla buluşturdu: Uyku Sersemi.

​Bıçakcı, gerçekle kurguyu bir arada kullanan ve günümüz edebiyatının önde gelen kalemlerinden biri. Bu romanda okurunu hafızasını kaybetmiş bir şehrin, İstanbul’un yıkım günlüğüne davet ediyor. Kahraman adındaki genç editör başkalaşan bu şehir hakkında bir şehir rehberi hazırlamaya çalışıyor. İnşaat sesleri arasında geçen romanda yazar “daha dün buradaydı” dediği ve hepsinin hatıraya dönüştüğü birçok mekânın sanrısı arasında yürürken bir yerden sonra yüzünü bile tanıyamaz geliyor. Hafızamızı vinçlerle yıkan, anılarımızın geçtiği yerleri anılara döndüren rant hırsını anlatıyor bize Bıçakcı. İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Uyku Sersemi için kentsel dönüşümün dev bir şantiyeye çevirdiği İstanbul’un romanı diyebiliriz.

Çin İmparatoruTilman Rammstedt

Alman edebiyatının en parlak yazarlarından biri olarak görülen Tilman Rammstedt’in 2008'de Avrupa’nın en prestijli ödüllerinden olan Ingeborg Bachmann Ödülü'nü kazanan romanı Çin İmparatoru okuyucusuna lezzetli bir okuma deneyimi sunuyor. Kitap, Esen Tezel’in çevirisi ve Dedalus etiketiyle dilimizde yayımlandı.

​İlk sayfalardan itibaren dikkati üzerinde toplayan roman, çılgın bir dedenin doğum günü hediyesi olarak Çin seyahati istemesiyle başlar. Refakat etmesi için torunlardan biri -zaten gönlü de olmayan- Keith seçilir. Ama Keith, dedesiyle çıkacağı seyahatin parasını kumarda kaybeder ve o seyahate yaşlı adamı yalnız başına gönderir. Evde saklanan Keith, telesekreterden açıklaması gereken bir sesi duyar, dedesi seyahat sırasında ölmüştür. Roman, flashbacklerle ve Keith’in yazdığı mektuplarla devam eder. Bu mektuplarda hayali Çin maceraları yer alır. Bu hayali maceralar ise bir gezi kitabından edinilen bilgilerle yaratılır. Kitap, suçluluk duygusu baskın olarak yer alan, geçmişe gidip gelinerek parlatılan anılarla, Çin’e dair bilgiler, aile ilişkileriyle donatılmış bir anlatıya sahip.

0
5481
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle