09 MAYIS, CUMA, 2014

Sevgili Halil Kardeş

Yusuf Atılgan'ın Hacırahmanlı köyünden arkadaşı Halil Şahan'a 1980-1988 yılları arasında İstanbul'dan yazdığı mektuplar “Sevgili Halil Kardeş (Köye Mektuplar)” adı altında kitaplaştı. Kitap Atılgan'a sevgisini hâlâ büyük bir bağlılıkla taşıyan ve Türk edebiyatının bu biricik yazarını "Ulysses'in baskıları arasındaki farkları saptayabilen bir köylü" olarak tanımlayan Halil Şahan'ın bu gizemli yazarı ve yapıtlarını açımlayan, daha iyi iz sürmemizi sağlayan önsözü, Halil Şahan'la yapılmış ve Yusuf Atılgan anekdotlarıyla dolu bir söyleşi ile Yusuf Atılgan'ın köy hayatından fotoğraflarını da içeriyor.

Kitaptan “tadımlık” mektuplar sayfarımızda...

Sevgili Halil Kardeş

                                                                                                                   21.08.1981
                                                                                                                                  Salı

Sevgili Halil Kardeş, anamdan mektup alamadığım bugünlerde senin mektupların beni çok sevindiriyor. Sağolasın. Bundan sonra da beni habersiz bırakmazsın umarım. Anamın görmeye başlamasına çok sevindim; yakında gözlüğe de alışır sanırım. Ona dün yazmıştım ama sen gene de uğrayıp konuşursan iyi olur. Aranmaktan ve ilgiden pek hoşlanıyor. Hepimizin iyi olduğunu ve ellerinden öpüp iyilikler dilediğimizi söylersin. Torunu pek keyifli ve konuşmayı bir hayli ilerletti. “Ninen nerde senin?” diye soruyoruz, “Manisa’da” diyor. “Kimin oğlusun sen?” “Babamın”. Bugünlerde sözcüklere takı eklemeyi de ilerletti. Durul Almanya’dan gelmiş ve yeni bir araba getirmiş. Bu hafta sonu bize gelecekmiş. Serpil arabaya sevindi; çünkü dışarı çıktıklarında kucağından hiç inmiyormuş.

Buralarda geçen yılın korkunç kışı yok; havalar oldukça iyi ve evimiz de iyi ısınıyor. Yalnız çok yağmur yağıyor. Kesilince belki bir yolunu bulur köye gelebilirim. Bodur Minareden Öte’nin baskısı yapılıyor ama kapak baskısı uzayabilirmiş. Çıktığında iyi bir telif hakkı verirlerse uçakla gelmeyi düşünüyorum. Şu büyük uçaklara hiç binmedim; hevesim kursağımda kalacak.

Tarih Atlası’nın baskısı tamamlanır ve satışı başlarsa galiba bize de birer tane armağan edeceklermiş. Bu gerçekleşirse elbet sana getiririm. Ya da uçağa binmekten vazgeçip bir tane indirimli alabilirim belki.

Herkesin iyi olduğuna sevindim; gözlerinizden öperim. Tüm bildiğim arkadaşlara, özellikle Akif’le postacıya selamlar.

Serpil de mektuplarına çok seviniyor ve hepinize selam ve sevgilerini yolluyor.  

                                                                                                                     Perşembe

Sevgili Halil Kardeş, mektubunu aldım, çok sevindim. Aynı gün anamdan da ağrılarının geçtiğini bildiren bir mektup aldım. Tek üzüntüm hala yazma havasına girememem. Kıvancım olmadan Kafka’nın “kışla düzeni” dediği zoraki çalışma yöntemini uygulamak da istemiyorum. Neyse, bu da geçer sanıyorum.

11 Şubat’ta Ünal’ın düğünü için köye geleceğim. Dilerim hastalık gibi bir engel çıkmaz. Bu ara sen gene yazıp istediğin kitap falan varsa bildirirsen iyi olur; gelirken getiririm. Aylak Adam’dan radyo oyunu yapmak konusunu geldiğimde konuşuruz.

Hepinizin sevgiyle gözlerinden, anamın ellerinden öperim. Arkadaşlara -özellikle Akif’e, postacıya, müdüre- selamlar.

Serpil de selamlarını gönderiyor.

Memoş iyi, okula gidip geliyor, ama çok haşarılık ediyor.

0
1047
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle