27 EKİM, PAZARTESİ, 2014

Edinburg Uluslararası Kitap Festivali

Bu zamana ait değil o şehir, daha da doğrusu şu üstünde yürüdüğümüz mekâna ait değil. Dünyanın yüzünde bir yerde ona yerçekimiyle, bina temelleriyle yapışık, ama onunla birlikte seyretmiyor, masalsı bir roman ya da film evreninin içinde süzülüyor, sis bulutu nasıl gezinirse öyle. Kuzey yarım kürede Edinburg’a Ağustos’ta dolu yağıyor...

Nurduran Duman, Edinburg Uluslararası Kitap Festivali hakkında yazdı...

Edinburg Uluslararası Kitap Festivali

Bu zamana ait değil o şehir, daha da doğrusu şu üstünde yürüdüğümüz mekâna ait değil. Dünyanın yüzünde bir yerde ona yerçekimiyle, bina temelleriyle yapışık, ama onunla birlikte seyretmiyor, masalsı bir roman ya da film evreninin içinde süzülüyor, sis bulutu nasıl gezinirse öyle. Kuzey yarım kürede Edinburg’a Ağustos’ta dolu yağıyor. Güneşi şakacı, arada bir yüzünü gösterirken kıkırdayıp kaçıyor; rüzgârı sert, keskin, bazen acıtıcı. Dünyanın tohumunu inceleyip her çeşidini arşivleyen Edinburgh Royal Botanic Gardens’ta bulunan Glasshouses’ın türlü bitkileri koruyup kollayan iç mekânlarını görmek isteyenler, sabah evden çıkmadan gün planını rüzgârın hızını hesaba katıp yapmalı, çünkü ancak rüzgâr izin verirse cam evlerden içeri girip keşifler yapabilirsiniz. İzin vermezse evler kapalı.

Belki tiyatro, dans, müzik odaklı Fringe Festival ve Edinburgh International Festival ile kitap odaklı Edinburgh International Book Festival gibi her yıl dünyanın sanatseverini ve okurunu oraya toplayan üç büyük organizasyon ile Edinburg’ta Ağustos’un festivaller ayı olmasından; belki de kitaplar, şairler, yazarlar ve tiyatro, dans, müzikten pek başınızı kaldıramadığınız için kentin kıyısında bir deniz olduğunu hatırlamayabilirsiniz. Belki de denize bakmayı içinden geçen nehir ve üstünden eksilmeyen yağmurlar aratmıyordur, kim bilir? Yine de kayalar tepeler üzerine kurulmuş Edinburg’un yüksekçe bir sokağından ummadığınız bir anda uzaklarda da olsa gözünüze ilişerek karşınıza çıkıveren bir denizdir o deniz, başkaca da görmeniz yoğunluktan mümkün olmadan eve döneceğiniz.

Özellikle Fringe festivalinin dışarılara taşan eğlencesi, akılda kalıcılıkta kentin mimarisi ile aşık atmakta. Özellikle de akşamki piyeslerinden bir bölümü sokaklarda oynayarak bir tür canlı fragman gibi seyirciye sunan ve sokaklarda eğlence avcısı gibi dolaşan festivalseverleri piyeslerine çağıran tiyatro gruplarının sokakları kostümlere ve fantastik bir dünyaya bürümesi, kentin mimarisi ile uyum içinde.

Bir yandan İskoç Aydınlanması gibi bir akıl hareketini doğuran bu kent, diğer yandan da hayal gücünün doğurduğu fantastik edebiyata önemli

dokunuşlar yapa gelmekte. O mimariyi gördükten sonra, orada doğan, orada doğup büyüyen, oraya gelip yaşayan ya da oradan geçerek bir biçimde Edinburg’a temas etmiş kalem sahiplerinin metin mekânlarına niçin masalsı bir dünya kurduklarına, bazılarının niçin polisiye, korku, gerilim türünde ürünler verdiklerine şaşmamak gerek. Pek motorlu araç ya da raylı sistem kullanmanız gerekmeden ulaşım sağlayabildiğiniz kentin daha çok gotik mimariye sahip binalarının arasında kalan sokaklarında yürümek size daha önce okuduğunuz birçok romanın öykünün içinde yürüyormuş gibi hissettirebilir. Edinburg doğumlu Robert Louis Stevenson “Dr. Jekyll ve Mr. Hyde” için metnine mekân olarak Londra’yı seçmiş gibi görünebilir, ancak asıl Edinburg sokaklarında yürürken kendinizi vasiyet ve mektuplarla zihni karışmış Bay Utterson gibi hissedebilir, hele de yağmur gene başlamışsa, Mr. Hyde’ın peşine düşmüş gibi koşturabilirsiniz. Belki de yağmurdan kaçarken başınızı soktuğunuz bir kafe, bar ya da pabta ya da belki de bir Fringe mekânında Sherlock Holmes’la karşılacakmışsınız hissi içinize doğabilir. Ya da süpürgeniz olsa Harry Potter gibi havalanacakmışsınız da süpürgeniz yokmuş gibi. Harry Potter’ın J. K. Rowling tarafından yazılmaya başlandığı masa Edinburg’ta her gün ziyaretçi akınına uğramakta.

J. K. Rowling, bu yıl şahsımın da davetli editör olarak katıldığı Edinburg Uluslarası Kitap Festival’inde (9-25 Ağustos) düzenlenen bir etkinlikte genç eğitimci Malala’yı tanıttı. Geçtiğimiz günlerde 2014 Nobel Barış Ödülü’ne değer görüldü Malala.

1983'ten beri düzenlenen Kitap Festivali, Charlotte Square Gardens denen ve çok da büyük olmayan bir alanda etkinlik için ideal sisteme sahip (ısıtmalı, sahneli) çadırlarda yapılmakta. Yağmur altında bile olsa "bilet almış" seyirci kuyrukları, buralardan bakınca şaşırtıcı gelebilir ancak orada bu gayet normal. Ağustoslardan bir ağustos olsun, fırsat yaratın gidin görün, Edinburg masalının kahramanlarından biri de siz olun. Biletini aldığınız bir edebiyat etkinliğinin kuyruğunda beklemeyi tecrübe etmeyi kendinize armağan edin. Yağmur bırakın sizi sevsin, siz yağmura deli…

0
1200
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle