
Dün gece yapılan görkemli bir törenle birlikte geçtiğimiz yılın en iyi yapım ve oyunculuk performanslarının ödüllendirildiği 77. Altın Küre Ödülleri sahiplerini buldu. Birçok film ve dizinin ön plana çıktığı törene 1917 ve Fleabag damgasını vurdu. Törende ayrıca The Farewell, Succession ve Parasite gibi yapımlar ön plana çıktı. En iyi yönetmen ödülünü 1917 ile Sam Mendes kazandı. Drama türünde en iyi kadın oyuncu ödülünü Judy ile Renee Zellweger, drama türünde en iyi erkek oyuncu ödülünüyse Joker ile Joaquin Phoenix kucakladı.
Birçok ilginç görüntüye sahip olan 2020 Altın Küre Ödülleri’nin en çarpıcı olaylarından birisi hiç şüphesiz birçok usta ismin bir araya geldiği The Irishman’in eli boş dönmesi oldu. Mendis’in 1917’si birçok ödülü kucaklarken Netflix’in çok konuşulan bir diğer önemli filmi Marriage Story beklentilerin çok uzağında kaldı. Televizyonda öne çıkan ve ödülle buluşan yapımlar arasında Fleabag, Succession ve Chernobyl yer aldı.
2020 Altın Küre’nin Kazananları ise şu şekilde:
En İyi Film (Drama)
1917
En İyi Film (Komedi & Müzikal)
Once Upon a Time… in Hollywood
En İyi Erkek Oyuncu (Drama)
Joaquin Phoenix – Joker
En İyi Kadın Oyuncu (Drama)
Renee Zellweger – Judy
En İyi Erkek Oyuncu (Komedi & Müzikal)
Taron Egerton – Rocketman
En İyi Kadın Oyuncu (Komedi & Müzikal)
Awkwafina – The Farewell
En İyi Yönetmen
Sam Mendes – 1917
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Brad Pitt – Once Upon a Time… in Hollywood
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Laura Dern – Marriage Story
Yabancı Dilde En İyi Film
Parasite
En İyi Senaryo
Quentin Tarantino – Once Upon a Time… in Hollywood
En İyi Animasyon Film
Missing Link
En İyi Orijinal Şarkı
I’m Gonna, Love Me Again – Rocketman
En İyi Müzik
Hildur Guonadottir – Joker
En İyi Dizi (Drama)
Succession
En İyi Dizi (Komedi-Müzikal)
Fleabag
En İyi Mini Dizi/Film
Chernobyl
En İyi Erkek Oyuncu (Drama)
Brian Cox – Succession
En İyi Kadın Oyuncu (Drama)
Olivia Colman – The Crown
En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal)
Ramy Yousef – Ramy
En İyi Kadın Oyuncu (Komedi-Müzikal)
Phoebe Waller-Bridge – Fleabag
En İyi Erkek Oyuncu (Mini Dizi/TV Filmi)
Russell Crowe – The Loudest Voice
En İyi Kadın Oyuncu (Mini Dizi/TV Filmi)
Michelle Williams – Fosse/Verdon
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Dizi, Mini Dizi, TV Filmi)
Stellan Skarsgard – Chernobyl
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Dizi, Mini Dizi, TV Filmi)
Patricia Arquette – The Act
Emily Blunt’ın büyük beğeni toplayan performansıyla adını duyuran A Quiet Place’in ikinci filminden yeni bir fragman sinemaseverlerle paylaşıldı. Mart 2020’de vizyona girmesi beklenen filmin yönetmen koltuğunda John Krasinski oturuyor.
Başrollerinde Cillian Murphy, Emily Blunt, Noah Jupe ve Millicent Simmonds gibi isimlerin yer aldığı A Quiet Place, bir kum patikasında hayatta kalma mücadelesi veren Abbott ailesinin serüvenine odaklanıyor. Evdeki ölümcül olaylara paralel bir şekilde dış dünyada meydana gelen zorluklarla da yüzleşmek zorunda kalan aile, aynı zamanda kendilerini içeriden ve dışarıdan birçok düşmanla yüz yüze bulur.
Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı Mac DeMarco, 2020’ye sayılı günler kala Christmas’a özel cover yapma geleneğini sürdürdü. Jizz Jazz Studios’ta kaydedilen DeMarco’nun Santa Claus Is Coming to Town isimli şarkısı daha şimdiden müzisyenin hayranları tarafından büyük beğeni topladı.
Davul ve özel müzik enstrümanlarıyla elektronik müziği buluşturan ve ortaya kendine has bir müzik evreni çıkartan şarkıcı Mac DeMarco, Christmas için yaptığı şarkıyla da başarılı bir işe imza attı. YouTube’ta yayımlanan videonun açılışında kameralar Christmas ağacına yakınlaşırken Star Wars Emperor Palpatine filmini temsil eden bir ornament de hemen fark ediliyor. Daha önceki yıllarda da White Christmas ve Wonderful Christmas Time gibi şarkıları cover’layan sanatçı, geleneği sürmeye son sürat devam ediyor.
Mac DeMarco'nun Santa Claus Is Coming to Town videosuna buradan ulaşabilirsiniz.
Yönetmen koltuğunda Sophia Takal’ın yer aldığı Kara Noel, 27 Aralık 2019’da vizyona girmeye hazırlanıyor. Imogen Poots, Aleyse Shannon, Lily Donoghue, Brittany O’Grady, Caleb Eberhardt, Simon Mead ve Cary Elwes’in oynadığı film, kampüs katilinin bir arkadaş grubuyla karşılaşması sonrası yaşananları konu alıyor.
Hawthorne Koleji, yaklaşan tatil nedeniyle giderek sessiz bir yer hâline gelmektedir. Üniversitenin güz döneminin de sona ermesiyle büyük bir parti hazırlamak için çabalayan bir arkadaş grubu, planlarında hesaplanamayan bir aksilikle karşılaşır. Siyah maskeli bir sapık, grupta yer alan kızları tek tek öldürmeye başlar ve kısa bir süre sonra her şey kontrolden çıkar. Katilin kim olduğunun peşine düşülürken bir yandan da iç hesaplaşmalarla karşı karşıya gelinir.
İngiliz sanatçı ve aktivist Banksy, Filistin’de yaptığı yeni eseri sergilemeye başladı. Beytülahim’in Yarası isimli çalışma, işgal altındaki Filistin topraklarında dünyaya gelen İsa Peygamber’in doğumuna odaklanıyor. Banksy’nin yaptığı maket, aynı zamanda İsrail ile Filistin’i ayıran Ayrım Duvarı’na da vurgu yapıyor.
Ayrım Duvarı’yla çevrili olan The Walled Off Hotel’de sergilenmeye başlanan eser, Banksy’nin kendi yorumuyla bir İsa Peygamber ve Ayrım Duvarı gösteriminden oluşuyor. Arka fonda gözüken duvara büyük bir delik açan sanatçı, İsrailliler ile Filistinliler’in zorla birbirinden ayrılan ve büyük bir işkenceye dönüşen yaşamlarına dikkat çekiyor. Kurşun izlerinin açıkça gözüktüğü eser, Noel dolayısıyla da büyük ilgi görüyor.
Aktör ve yönetmen Russell Crowe, 1990’larda geçen yeni bir biyografi filmi için kolları sıvadı. Crowe, ünlü şef Marco Pierre White’ın hayatını anlatacak filmin senaristliğini, yapımını, yönetmenliğini ve aynı zamanda başrolünü üstlenecek.
Marca Pierre White, geçtiğimiz günlerde The Daily Mail’e yaptığı bir açıklamada Russell Crowe ile bir proje için sözleşme imzaladığını duyurmuştu. Edinilen bilgilere göre Crowe, 1990’lı yıllarda ünlü olan Michelin şefi White’ın hayat hikâyesini konu alan bir proje üzerinde çalışıyor. 1995 yılında henüz 33 yaşındayken en genç Michelin şefi olma ünvanını kazanan White, geçen yıllar boyunca şefliği ve büyük beğeni toplayan televizyon programı Hell’s Kitchen ile tanınıyor. Konu hakkında düşüncelerini açıklayan şef, bu durum için şu ifadeleri kullanıyor: “Ne zaman biri senin hayatını anlatan bir film yapmaya karar verse, orada artık tek bir kişi söz konusu değildir. Neredeyse 60 yaşındayım. Eğer Hollywood’ta beni canlandıracak birisi varsa, bu Russell’dan başkası olamaz.”
Son olarak 1991’de Bill & Ted’s Bogus Journey ile bir araya gelen sevilen ikili Keanu Reeves ve Alex Winter, yıllar sonra serinin üçüncü filmi için kamera karşısına geçti. Serinin yeni filmi olan ve vizyon tarihi belirlenen Bill & Ted Face the Music ilk olarak 21 Ağustos 2020’de Amerika’da izleyicilerle buluşacak. Filmden ilk görseller meraklıları için paylaşılırken yeni bilgiler de gelmeye devam ediyor. Kadrosunda William Sadler, Anthony Carrigan, Brigette Lundy-Paine ve Samara Weaving gibi isimlerin yer aldığı yapım, şimdiden merakla beklenenler arasında üst sıralarda yer alıyor.
Dean Parisot’un yönetmenliğinde çekilen filmin senaryosunu Chris Matheson ve Ed Solomon kaleme aldı. Artık gençlik dönemlerini geride bırakan Bill ve Ted, serinin yeni filminde bambaşka bir serüvenin içinde yer alıyor. İlk filmlerde yalnız olan ikiliye bu sefer kızları Thea ve Billie eşlik ediyor. Ted ve Bill, gezegeni kurtarmak için bir şarkı yaratmaya karar veriyor ve geleceğe gidip bunun bir işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek istiyorlar. Onlara bu serüvende yardım etmek isteyen kızlarının da işin içine dâhil olmasıyla işler çok daha farklı bir noktaya varıyor.
Okurların; okudukları, okuyacakları ve okumak istedikleri kitapların kayıtlarını tuttukları; dünya çapında bir sosyal ağ olan Goodreads, üyelerinin seçimleriyle oluşan 2019’un en iyi kitapları listesini duyurdu.
“En İyi Kurgu”
Margaret Atwood - The Testament
“En İyi Gizem ve Korku”
Alex Michaelides - The Silent Patient
“En İyi Tarihsel Roman”
Taylor Jenkins Reid - Daisy Jones & The Six
“En İyi Fantezi Kurmaca”
Leigh Bardugo - Ninth House
“En İyi Romantik ve İlk Roman”
Casey McQuiston - Red, White & Royal Blue
“En İyi Bilimkurgu Romanı”
Blake Crouch - Recursion
“En İyi Korku”
Stephen King - The Institute
“En İyi Tarihsel Biyografi”
Hallie Rubenhold - The Five
“En İyi Bilim ve Teknoloji”
Caitlin Doughty - Will My Cat Eat My Eyeballs?
“En İyi Yemek Kitabı”
Antoni Porowski - Antoni in the Kitchen
“En İyi Anı ve Otobiyografi Kitabı”
Jonathan Van Ness - Over the Top
“En İyi Grafik Roman”
Rainbow Rowell/Faith Erin Hicks - Pumpkinheads
“En İyi Şiir”
Laurie Halse Anderson - Shout
“En İyi Gençlik Romanı”
Rachael Lippincott - Five Feet Apart
“En İyi Fantezi ve Bilimkurgu Romanı”
Holly Black - The Wicked King
“En İyi Resimli Kitap”
Fred Rogers/Luke Flowers - A Beautiful Day in the Neighborhood
“En İyi Mizah”
Ali Wong - Dear Girls
Kaynak: Goodreads
2020 yılı Almanya için oldukça özel bir anlam ifade ediyor. Dünyaca ünlü Alman müzisyen Ludwig van Beethoven’ın doğumunun 250. yılı için Almanya’nın birçok şehrinde çeşitli konser, gösteri, şov ve performanslar gerçekleştirilecek ve büyük ustaya yaraşır bir kutlama yapılacak.
1770 doğumlu Beethoven, 1000’e yakın konser, opera ve festivalle anılmaya hazırlanılırken kültür programlarıyla teknolojinin iş birliğinden de hat safhada yararlanılıyor. Beethoven’in bitiremeden yaşamını yitirdiği 10. Senfoni isimli eseri başta Alman Telekomu’nun girişimiyle yapay zeka ile tamamlanıyor. İlk kez 28 Nisan 2020’de sanatçının doğduğu şehir olan Bonn’da Beethoven Orkestrası tarafından dinleyicilerle buluşacak eser, sanatçıdan geriye kalan not ve taslaklar temel alınarak yeniden oluşturuldu. Ortaya çıkarılan bu yeni eseri değerlendiren Salzburg merkezli Karajan Enstitüsü Müdürü Matthias Röder verdiği bir mülakatta algoritmanın şaşırtıcı derecede başarılı bir eser ortaya koyduğunu ifade etti.
İngiltere dün sabah yine Banksy’nin Instagram’dan bir paylaşımıyla uyandı. Geçtiğimiz günlerde yeni yerleştirme çalışmalarıyla adından sıkça söz ettiren Banksy, 2019’un son günlerine gelirken yeni bir video yayımlayarak yeni yıla “merhaba” dedi. Yayımlanan kısa filmde gözüken geyik de videonun kendisi de oldukça melankolik ve sarsıcı.
İngiltere bir yandan genel seçimlere hazırlanırken seçime hazırlanan partiler de ülke problemlerini ört pas ediyor. Ülkede hızla artan evsizler sorunu bulunuyor ancak hükümet de kabineler de bunu görmezden geliyor. Daha önce yaptığı çalışmalarla dikkatleri sosyal sorunların üzerine çeken Banksy, bu sabah yayımladığı videoda bankta uyumaya hazırlanan bir evsizi merceğine alıyor. Bir yandan yeni yıl temasını içeren video, evsizin uzandığı bankın duvara çizilen bir ren geyiği tarafından çekildiği izlenimi uyandırıyor. Banksy, çalışmasıyla hem bu sorunu görünür kılmaya hem de yeni yıl öncesi insanları kimsesiz olan bu insanlara yardım etmeye çağırıyor. Birmingham’dan gelen bu paylaşım adından çokça söz ettireceğe benziyor. Banksy, Instagram paylaşımına şu notu düştü: "Tanrı Birmingham'ı kutsasın. 20 dakika içerisinde Ryan'ı bankta uzanırken filme aldık ve ona sıcak bir kahve, iki çikolata barı ve bir çakmak verdik. Ama o hiçbir şey istememişti."
https://www.youtube.com/watch?v=dr-HAr3eZeA