
Forbes, “Hollywood’un hak ettiğinden fazla kazanan aktörleri” listesinin zirvesine Johnny Depp’i yerleştirdi.
Duyunca önce güldürün sonra da düşündüren bir liste hazırlayarak Hollywood’un hak ettiğinden fazlasını kazanan aktörlerini sıralayan Forbes, dikkat çekici bir noktaya parmak basıyor.
Listede isimler aktörlerin her 1 dolara karşılık kaç dolar kazandırdıkları esasına göre sıralanıyor. Her 1 dolar için 1.20 dolar kazandırdığı açıklanan Johnny Depp listede birinci. İkinci sırada yer alan Denzel Washington’a harcanan 1 doların 6.50 dolar, üçüncü sıradaki Will Ferrel’a ödenenin ise 6.80 dolar olarak geri döndüğü göz önüne alınırsa, Johnny Depp’in birinciliği sırtlamasını yadırgamamak elde değil.
Los Angeles merkezli sanatçı Mark Ryden, "Dodecahedron" isimli sergisiyle Paul Kasmin Gallery’de yer alıyor. Galerideki ikinci sergisini açan sanatçı "Dodecahedron" kapsamında resim, çizim ve porselen baskı işlerinin yanında bu kez ilk olarak bronz heykellerini de sanatseverlerle buluşturuyor.
Geçtiğimiz haftalarda açılan ve 23 Ocak’a dek görülebilecek sergi sanatçının ikonik masal kahamanlarını bir kez daha bizlerle buluşturuyor. Çalışmalarında sıklıkla masal kahramanları, yaratıklar, tarihi figüler, ikonik semboller ve manzara detaylarına rastladığımız Ryden cesur tarzıyla dikkat çekiyor.
Avustralyalı sokak sanatçısı Fintan Magee, dünyanın farklı noktalarında duvarlara dev izler bırakıyor. Graffiti ile küçük yaşlarda tanışan Magee, dünyanın farklı şehirlerindeki duvarlara uyguladığı dev graffitiler ile tanınıyor. Resim sanatına küçük yaşlarda ilgi duymaya başlayan sanatçı, 1998 yılında bir lise öğrencisiyken tanıştığı graffiti sanatını daha sonra taşındığı Londra'da geliştirdi.
Zaman içerisinde sanatını tüm dünyayı gezerek sergilemeye başlayan Magee, en rahat çalıştığı ülkenin Güney Afrika olduğunu söylüyor. Sanatçıyı takip etmek için tıklayın.
Avustralyalı sanatçı Michael Pederson sokaklara yerleştirdiği şaşırtıcı eserleriyle biliniyor. Mesaj içerikli çalışmalar üreten sanatçı, klasik sokak sanatı örneklerinin dışına çıkıyor. Günlük rutininizin dışına çıkmanızı sağlayacak, sizi gülümsetip şaşırtacak bu eserler mizahi bir bakış açısıyla tasarlanıp yerleştiriliyor.
Sanatçı terk edilmiş eşyalar üzerine bıraktığı notlar, boş arazilere yerleştirdiği işaret tabelaları ve uyarı levhalarıyla şehrin günlük maratonunda bir soluklanma arası yaratıyor. Pederson‘ın esprili dokunuşları Sidney’in farklı yerlerinde her gün oradan geçen yüzlerce insanı gülümsetmek için bekliyor.
Sandy Calder olarak da bilinen ABD'li heykeltıraş ve ressam Alexander Calder, tablo, taş baskı, oyuncak, kanaviçe ve mücevher gibi birçok farklı alanda üretimlerini sergilemiş bir sanatçı. Hem renkli hem de hareket eden heykeller imzası haline gelen Calder İngiltere'nin başkenti Londra'daki Tate Modern'de açılan retrospektif ile sanatseverlerle buluşuyor.
Sanatçının yüze yakın eserinin sergilendiği "Performing Sculpture" isimli sergi Calder'in Britanya'daki en büyük sergisi olma özelliğine sahip. Heykeli durağan bir yapıdan kurtararak sürekli değişen hareketli bir objeye dönüştüren sanatçının heykeltraşlık yeteneği babası ve dedesinden geliyor.
Bronz, ahşap ve taştan heykellerin rağbet gördüğü bir dönemde oldukça öncü bir işe girişerek tellerden eserler üretmeye başlayan sanatçı heykele yenilikçi bir bakış açısı getirir. Büyük bir kitle yerine çizgiyi tercih eden bir heykeltıraş olan Calder, eleştirmenlerin ifadesiyle “boşlukta çizen” bir sanatçı olarak tanımlanıyor. Sergi 3 Nisan 2016 tarihine dek ziyaret edilebilecek.
Ünlü ressam ve sanat kuramcısı Wassily Kandinsky 149 yıl önce bugün doğdu. Avrupa'da soyut sanatın öncülüğünü yapan Kandinsky, teorileri ve uygulamalarıyla 20. yüzyılda etkin rol oynayan önemli bir ressamdır.
Her rengin farklı bir anlamı olduğunu söyleyen sanatçı, renkleri kendince tanımlar: Sarı, sıcak, hiddetli ve öfkeliydi; mavi, sakin, sert ve soğuk; kırmızı, ateşli, ıstıraplı ve gururlu; yeşil, hareketsiz ve pasif. Ona göre beyaz, gizli kuvvetlerle dolu bir sessizliği dile getiriyordu; siyah ise geleceği olmayan bir sessizlikti. Her şeklin ve her çizginin de ayrı bir anlamı olduğunu savunan Kandinsky, sanat yaklaşımına 1912’de yayımlanan Sanatta Zihinsellik Üzerine adlı kitapta yer verir.
20. ve 21. yüzyılların iki önemli sanatçısı aynı sergide buluşuyor. Victoria Ulusal Galerisi’nde açılan “Andy Warhol / Ai Weiwei” isimli serginin açılışına Ai Weiwei de katıldı. Sergi iki sanatçının arasındaki paralellik, kavşak ve farklılık noktaları üzerinde duruyor.
20. yüzyıl modernliği ve “Amerikan yüzyılı” ile 21. yüzyılda çağdaş yaşam ve yaklaşan “Çin yüzyılı”nı temsil eden iki sanatçıyı buluşturan sergi 24 Nisan'a dek ziyaret edilebilecek. 300'den fazla eseri buluşturan “Andy Warhol / Ai Weiwei” iki sanatçının kariyerindeki kesişme ve farklılıkları gözler önüne seriyor.
Dünyanın önde gelen mimarlık etkinliklerinden biri olan Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi, 28 Mayıs - 27 Kasım 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunu yürüttüğü Türkiye Pavyonu’nda yer alacak proje, iki aşamalı bir açık çağrı değerlendirmesi sonucunda seçici kurul tarafından belirlendi.
Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu’nda, Mehmet Kütükçüoğlu, Ertuğ Uçar ve Feride Çiçekoğlu’nun önderliğindeki Hüner Aldemir, Hande Ciğerli, Gökçen Erkılıç, Nazlı Tümerdem ve Yiğit Yalgın’dan oluşan ekibin hazırlayacağı; Namık Erkal ile Cemal Emden’in destekleriyle şekillendirilecek "Darzanà" başlıklı proje yer alacak.
Bir zamanlar Akdeniz’in ikiz limanları ve iki tersane şehri olan Venedik ve İstanbul’dan esinlenen proje adını, Grek, Latin, Musevi, Arap ve Türk kültürlerinde gemi yapımı için kullanılan deniz girintisi anlamına gelen Darzanà kelimesinden alıyor. Proje, Arsenale ile tarihi İstanbul tersanelerini bienalde bir araya getirmeyi, Venedik’teki bir tersane gözüne İstanbul tersanesini beraberindeki tarihi çağrışımlar, alışverişler, tartışmalar, benzerlikler ve gelecek hayalleriyle birlikte taşımayı amaçlıyor.
Türkiye Pavyonu’ndaki sergi, İKSV’nin koordinasyonunda, Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda, TC Dışişleri Bakanlığı ile TC Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde gerçekleştiriliyor. Türkiye Pavyonu, İKSV’nin girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla Arsenale’de 20 yıllığına kiralanan uzun süreli mekânda ilk kez 2014 yılında Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde yer aldı.
İngiliz sanatçı ve fotoğrafçı Dan Tobin Smith yeni fotoğraf serisi ile dikkatleri üzerine çekti. Sanatçının Paris merkezli bir sergi dergisinde yayınlanmak üzere hazırladığı "Powder" isimli seri toz bulutlarını konu alıyor. Seri için tasarımcı Barry Cox ile çalışan fotoğrafçı renkli toz bulutlarını fotoğrafladı.
Masalsı karelerin ortaya çıktığı çekim hakkında detaylı bilgi için tıklayın.
Yaşamı boyunca ortaya çıkmayan, sadece yayıncısı tarafından bilinen gerçek ismiyle dünya edebiyatının en çok okunan yazarlarından biri olan Trevanian -asıl adı Rodney William Whitaker- 10 yıl önce bugün hayata veda etti.
Bir üniversitede profesör olduğu ve akademik makaleler yayınladığı için gerçek ismini romanlarında kullanmayan yazar Trevanian adı dışında "Nicholas Seare" ve "Benat LeCagot" gibi birçok takma isimle değişik konularda eserler de yayımladı.
En bilinen eseri Shibumi (Şibumi) ile dünyada satış rekorları kırdı. Eserde yarattığı Nicholai Hel karakteri yarı Rus yarı Alman asıllı Şangay’da doğmuş ve bir Japon general tarafından büyütülmüş, “Go” oyununu çok iyi oynayan, yedi dili anadili gibi konuşabilen ve hoda korosu’na(çıplak elle öldürme yöntemi) hakim, kalem ve kartla çok basit biçimde insanları öldürebilecek yeteneğe sahip özgün ve karmaşık bir karakter. Yazarın ayrıca Katya’nın Yazı, Kasaba, İnci Sokağı ve İnfazcı da Türkçe’ye çevrilen ve çok bilinen kitapları arasında.
Okuyucusunu paranoyadan paranoyaya sürükleyen, hiç bilinmeyen konularda verdiği ayrıntılarla fantastik bir gerçeklik çukuruna çeken yazarın Shibumi’de anlattığı müze soygunu tekniğini uygulayan iki soyguncu tarafından geçmişte Milano Müzesi’nden iki resim çalındı. Aynı zamanda eserlerinde kullandığı ileri cinsel teknikler, öldürme yöntemleri pek çok kişi tarafından denendiği ve kötü sonuçlar yarattığı için bu bölümler sonraki yayınlarda sansürlendi.