
Geçtiğimiz senelerde The Social Network, Gone Girl gibi filmlerin müziklerine imzasını atan Trent Reznor, bu kez hayli heyecanlı bir projeyle geliyor. Leonardo Di Caprio’nun yeni filminin müzikleri için çalışmalara başlayan Reznor, projede Mogwai ile birlikte çalışacak.
Leonardo Di Caprio’nun küresel ısınma ve iklim değişikliğine dikkat çekmek için çektiği After the Flood filmi 30 Kasım tarihinde National Geographic’te gösterilecek. Film için hazırlanan soundtrack albümde ise Nine Inch Nails grubuyla tanıdığımız Reznor ve Mogwai birlikte çalışıyor. Albümde ayrıca Gustavo Santaolalla ve Atticus Ross da yer alıyor. Filmin soundtrack albümünün piyasaya çıkış tarihi ise 21 Ekim olarak belirtildi.
İş Sanat “Yıl boyu sanat, yıl boyu festival” sloganıyla yeni sezonda sanat severleri nelerin beklediğini açıkladı. Bu sene 17. sezonunu kutlayacak olan İş Sanat sezonu 5 Kasım akşamı Şef Gürer Aykal’ın yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile açıyor.
Bünyesinde klasik müziğin yanı sıra caz, dans ve yerli projelere de yer veren İş Sanat’ın bu sezonki konukları arasında, Johann Strauss Orkestrası, Freiburg Barok Orkestrası, Rengim Gökmen, SF Jazz Collective, Gonzalo Rubalcaba, ve İstanbul Opera Orkestrası ile beraber gerçekleştireceği projeyle ünlü keman sanatçısı David Garrett gibi isimler de bulunuyor. İş Sanat ayrıca yeni sezonunda konserlerin yanı sıra şiir ve hikaye dinletilerine de yer verecek.
IFEMA tarafından 22-26 Şubat 2017 tarihleri arasında Madrid’de düzenlenecek 36. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı ARCOmadrid, Latin Amerika’ya verdiği önemi pekiştirmek amacıyla onur konuğu olarak Arjantin’i ağırlayacak.
Bu yıl toplam 199 galeriyi buluşturacak olan fuarda, koleksiyoner ve profesyonel sanatçıları konuk etmenin yanı sıra yeni yeteneklerin keşfedilmesi de amaçlanıyor. Latin Amerika’nın 10 farklı ülkesinden 43 galerinin katılacağı fuar, Avrupa ve Latin Amerika’nın sanat aracılığı ile bir bağ kurmasını hedefliyor.
İzlandalı besteci Johann Johannsson Darren Aronofsky’nin henüz ismi belli olmayan yeni filminin müzikleri için kolları sıvadı. En son 2014 senesinde çektiği Noah filminden bu yana sessizliğe gömülen Aronofsky’nin merakla beklenen yeni filminin oyuncu kadrosunda yer alan isimler Jennifer Lawrence, Javier Bardem, Ed Harris, Michelle Pfeiffer ve Domhnall Gleeson.
Son yıllarda Denis Villeneuve ile birlikte yaptığı çalışmalarla tanınan Johannsson, ünlü yönetmeninin Blade Runner 2049 filmi için de çalışıyor. Aronofsky ise daha önce Requiem for a Dream, Pi ve Black Swan gibi yapımlarında Clint Mansell ile çalışmıştı. İkilinin bu ilk ortaklığı nelere gebe göreceğiz.
Tüm dünyada 5 milyon kişinin izlediği Fuerza Bruta, New York, Buenos Aires, Londra, Mexico, Pekin, Tel Aviv ve Miami'den sonra İstanbul'da izleyenlerin ayaklarını yerden kesmeye geliyor. Vakkorama’nın İstanbullularla buluşturacağı, Power Group imzası taşıyan dev prodüksiyon Fuerza Bruta, 16-23 Kasım tarihleri arasında Volkswagen Arena'da sahne alacağını önceden duyurmuştuk.
Seyirciyle zihinsel bir bütünlük kuran, ilham ve yaratıcılığın bir arada yaşandığı gösteri, 10 farklı bölümüyle toplamda 70 dakikadan oluşuyor. Sadece 10 gösteri ile seyirciyle buluşması planlanan gösteriye, gelen yoğun istek üzerine iki yeni gösteri daha eklendi. 19 ve 20 Kasım tarihlerini de takvimine ekleyen gösterinin biletlerini tükenmeden alın.
Japon sanatçı Takashi Murakami’nin son dönemine ait 40 eserinin sergilendiği “Learning The Magic of Painting” sergisi, Paris Galerie Perrotin’de açıldı.
Japonya’nın Warhol’u olarak da tanınan sanatçı resim ve heykellerinin yanı sıra moda ve animasyon dünyası için ürettiği eserlerle de adını duyurdu. Paris’in üç ayrı bölgesinde sergilenen eserlerin bir kısmı Murakami’nin ünlü çalışmalarından oluşurken, bir kısmında ise Francis Bacon’dan esinlenerek çizdiği tablolar yer alıyor.
20 yıldır Galeri Perrotin ile çalışan sanatçının galerideki 12. solo sergisi 23 Aralık tarihine kadar Paris’te görülebilecek.
ABD’nin önde gelen dergilerinden New Yorker’a konuşan Leonard Cohen artık ölmeye hazır olduğunu açıkladı. 82 yaşındaki Kanadalı efsanevi müzisyen yaşı itibarıyla bunun mümkün olma ihtimalinin yüksek oluşunu ise “büyük şans” olarak niteliyor.
Henüz tamamlamadığı şarkıları olduğunu ve bu şarkıları bitirebileceğine pek ihtimal vermediğini söyleyen Cohen “Ruhani bir stratejiye bağlanmaya cesaretim yok” açıklamasında bulundu. Cohen, ağustos ayında yaşamını yitiren ilham perisi Marianne Ihlen’e yazdığı mektubunda da “çok kısa bir süre sonra peşinden geleceğim” demişti. Cohen’in You Want It Darker albümü 21 Ekim tarihinde yayımlanacak.
Çalışmalarına Bristol’de devam eden illüstratör ve tasarımcı Owen Gent, 2013 yılında Falmouth Üniversitesi’nden birincilikle mezun olmuş ödüllü bir sanatçı. Reklam, kitap, dergi ve kendi projelerinde serbest çalışan Gent, aynı zamanda Uncle Ginger Animasyon Stüdyosu’nu arkadaşı Hugh Cowling ile birlikte kuruyor.
Gizem duygusuna ağırlık veren ve hikaye anlatmaya odaklanan çizimlerinde dijital tekniklerden kaçınıp daha geleneksel tekniklere yönelmeyi tercih eden sanatçı, eserlerini doğal materyaller kullanarak üretiyor. Özellikle kendi hayatından esinlenen Gent’in kelime kullanmadan aktardığı hikayelerine toprak renkleri hakim.
Nobel Edebiyat Ödülü, 75 yaşındaki Amerikalı müzisyen, şair ve şarkı sözü yazarı Bob Dylan’a verildi!
Ödül ilk kez adını müzikle duyuran bir isme verilirken, ödülün Amerikan şarkı kültüründe yeni bir şiirsel gelenek yarattığı için Dylan’a layık görüldüğü açıklandı. Ödülün favorileri arasında gösterilmeyen Dylan, aslında 1960’lardan beri Blowin’ in the Wind, Like a Rolling Stone gibi şarkı sözleriyle dönemin ilham veren isimlerinden biri.
Yönetmenliğini Andre Ovredal’ın üstlendiği The Autopsy of Jane Doe’nun fragmanı yayımlandı. Başrollerini Emily Hirsch ve Brian Cox’un paylaştığı filmde gizemli cinayetlerin peşindeki bir baba oğul hikayesi anlatılıyor.
Bir cinayet üzerine çalışan baba oğul, hakkında araştırma yaptıkları ceset üzerinde ölüm sebebi herhangi bir bulguya rastlayamaz ve sonrasında korkutucu olaylar gelişmeye başlar. Galasını Toronto Film Festivali’nde yapan film, kurgu belgesel Troll Hunter ile de tanıdığımız yönetmen Ovredal’ın ilk İngilizce filmi.
https://www.youtube.com/watch?v=RDG21tFt7wE