
ABD’nin önde gelen dergilerinden New Yorker’a konuşan Leonard Cohen artık ölmeye hazır olduğunu açıkladı. 82 yaşındaki Kanadalı efsanevi müzisyen yaşı itibarıyla bunun mümkün olma ihtimalinin yüksek oluşunu ise “büyük şans” olarak niteliyor.
Henüz tamamlamadığı şarkıları olduğunu ve bu şarkıları bitirebileceğine pek ihtimal vermediğini söyleyen Cohen “Ruhani bir stratejiye bağlanmaya cesaretim yok” açıklamasında bulundu. Cohen, ağustos ayında yaşamını yitiren ilham perisi Marianne Ihlen’e yazdığı mektubunda da “çok kısa bir süre sonra peşinden geleceğim” demişti. Cohen’in You Want It Darker albümü 21 Ekim tarihinde yayımlanacak.
Çalışmalarına Bristol’de devam eden illüstratör ve tasarımcı Owen Gent, 2013 yılında Falmouth Üniversitesi’nden birincilikle mezun olmuş ödüllü bir sanatçı. Reklam, kitap, dergi ve kendi projelerinde serbest çalışan Gent, aynı zamanda Uncle Ginger Animasyon Stüdyosu’nu arkadaşı Hugh Cowling ile birlikte kuruyor.
Gizem duygusuna ağırlık veren ve hikaye anlatmaya odaklanan çizimlerinde dijital tekniklerden kaçınıp daha geleneksel tekniklere yönelmeyi tercih eden sanatçı, eserlerini doğal materyaller kullanarak üretiyor. Özellikle kendi hayatından esinlenen Gent’in kelime kullanmadan aktardığı hikayelerine toprak renkleri hakim.
Nobel Edebiyat Ödülü, 75 yaşındaki Amerikalı müzisyen, şair ve şarkı sözü yazarı Bob Dylan’a verildi!
Ödül ilk kez adını müzikle duyuran bir isme verilirken, ödülün Amerikan şarkı kültüründe yeni bir şiirsel gelenek yarattığı için Dylan’a layık görüldüğü açıklandı. Ödülün favorileri arasında gösterilmeyen Dylan, aslında 1960’lardan beri Blowin’ in the Wind, Like a Rolling Stone gibi şarkı sözleriyle dönemin ilham veren isimlerinden biri.
Yönetmenliğini Andre Ovredal’ın üstlendiği The Autopsy of Jane Doe’nun fragmanı yayımlandı. Başrollerini Emily Hirsch ve Brian Cox’un paylaştığı filmde gizemli cinayetlerin peşindeki bir baba oğul hikayesi anlatılıyor.
Bir cinayet üzerine çalışan baba oğul, hakkında araştırma yaptıkları ceset üzerinde ölüm sebebi herhangi bir bulguya rastlayamaz ve sonrasında korkutucu olaylar gelişmeye başlar. Galasını Toronto Film Festivali’nde yapan film, kurgu belgesel Troll Hunter ile de tanıdığımız yönetmen Ovredal’ın ilk İngilizce filmi.
https://www.youtube.com/watch?v=RDG21tFt7wE
2007 yılında Tate Modern’in zemininde yarattığı çatlak ile adını tüm dünyaya duyuran Kolombiyalı sanatçı Doris Salcedo, Bogota’nın en ünlü meydanına yaptığı yeni enstalasyon çalışmasıyla büyük yankı uyandırdı.
50 yıldır süregelen sivil çatışmada kaybedilen savaş kurbanlarının adlarının yazılı olduğu dev bir kefen, Salcedo ve diğer gönüllüler tarafından meydana yerleştirildi. 2350 parça beyaz kumaştan meydana gelen dev kefen, ülkenin savaşta kaybettiği tüm insanlar anısına meydanı kaplıyor.
Çalışmalarında yas, kayıp ve toplumsal hafıza gibi temalara odaklanan sanatçı, gönüllülerin teker teker birleştirdiği kumaşların, Kolombiya’nın sarılan yaralarını ve barışın yeniden inşasını sembolize ettiğini söylüyor.
İngiliz kült müzik grubu Depeche Mode 14. stüdyo albümü Spirit’i önümüzdeki sene bahar ayında yayımlayacağını duyurdu. 1993 yılından bu yana yayımladığı altı albümünü de dört yıllık aralıklarla servis eden grup, bu sene de geleneği bozmadı. Depeche Mode Delta Machine adını verdiği son albümünü 2013 yılında yayımlamıştı.
Grup, 2017 baharında müzikseverlerle buluşacak albümün ardından “Global Spirit Tour” adını verdiği bir dünya turnesine de çıkacak. Stockholm’de başlayacak turne kapsamında ekip, Lizbon’dan Berlin’e, oradan Moskova’ya sonrasında ise Kiev ve Cluj’e kadar devam edecek fakat ne yazık ki İstanbul’da bulunmayacak. Gruba dair bir diğer güzel haber ise grubun 1981-2013 yılları arasında yayımladıkları tüm video çalışmalarını içeren Video Singles Collection isimli üç DVD’lik derlemeyi Sony Music Entertainment etiketiyle 11 Kasım tarihinde yayımlayacak olması.
Sanatçı Vincent Leroy’un The Boreal Halo isimli enstalasyonu Fransa ve Romanya’nın ardından şimdi de 2016 Biela Noc Art Festival için Slovakya’da.
Yavaşça hareket eden devasa bir hale görünümündeki çalışma, karanlık bir mekânda yerin biraz üzerinde dönerek süzülüyor. Bu sürreal ortama bas tonları ağırlıklı ve enstalasyonla senkronize çalan bir müzik eşlik ediyor. Hayal gücü ve insanın gerçekliği algılama durumunu sorgulayan çalışma, bir süreliğine hayatın gerçekliğinden çıkıp başka bir boyutun keyfini çıkarmak üzerine tasarlanmış.
Vincent Leroy bu çalışma ile izleyiciye zamanın durduğu hissini verirken, derin düşüncelere dalma fırsatı veren bir ortama davet ediyor.
https://vimeo.com/185493065
Oyunlarında güncel sorunları ele alan ve bir hiciv ustası olan oyun yazarı, tiyatro yönetmeni, oyuncu Dario Fo, 90 yaşında yaşama veda etti.
Politik hicivleriyle ünlü İtalyan yazara İtalya Devlet Madalyası ve 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü armağan edilmişti. Fo'nun yazdığı önemli eserlerden bazıları: Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü, Kadın Oyunları, Elizabeth, Neredeyse Kadın, Ödenmeyecek Ödemiyoruz.
Geçtiğimiz yıl Craft Tiyatro, Dario Fo ve Franca Rame çiftinin kaleme aldığı Kadın Oyunları’ndan üç hikayeyi Hepimizin Öyküsü Aynı ismiyle sahneye koymuştu.
Michigan’da The Fuller Cut adında bir berber dükkanı, çocuklar için getirdiği bir uygulama ile hem ailelerden hem de öğretmenlerden bol bol övgü topluyor. Saçlarını kestirmek için dükkana gelen çocuklar berberlerine kitap okudukları takdirde iki dolar ile ödüllendiriliyorlar!
Berber Ryan Griffin’in seçtiği yaklaşık 100 kitaptan oluşan berber kütüphanesinde yer alan kitapların hepsi Afro-Amerikan toplumu hakkında pozitif ögeler içeriyor. Children’s Literacy Network tarafından dükkana bağışlanan kitaplar hem çocukların daha çok okumasını sağlarken hem de ırkçılığın önüne geçilmesi için önemli bir adım atıyor.
1981 Ontario doğumlu Kanadalı fotoğraf sanatçısı Kourtney Roy, güzel sanatlar eğitimi için önce Vancouver’a, daha sonra ise çalışmalarını sürdürdüğü Paris’e taşındı. Üniversitenin ilk yıllarında resim eğitimi alan sanatçı, rönesans ve barok tarzın etkisini fotoğraflarına yansıtmayı sürdürüyor.
Moda ve sanat fotoğrafçılığını harmanlayarak kendine özgü bir stil yaratan Roy, aynı zamanda Charles Bukowski’nin kelimelerinden de etkilendiğini söylüyor. Yakaladığı sürreal karelerde günlük hayatı farklı bakış açılarıyla ele alan sanatçı, aynı zamanda kendi portrelerinin yer aldığı serisiyle de dikkat çekiyor.