
Almanya’nın önemli modern ve çağdaş sanat fuarlarından biri olan ART.FAIR’ın 14’üncüsü bu yıl 27-30 Ekim tarihleri arasında Köln’de düzenlenecek.
100’ün üzerinde yerel ve uluslararası galeri ve koleksiyonerin katılacağı fuarda bu yıl sanatçı Prinz’in Dada akımının 100. yılına özel hazırlanan bir sergisi yer alıyor. 2003 yılından beri her yıl yaklaşık 35 bin ziyaretçiyi ağırlayan ART.FAIR, ayrıca 2010 yılından beri uluslararası sanat yarışması ve Blooom ödüllerine de ev sahipliği yapıyor. Bu sene 84 ülkeden 2000’in üzerinde başvuru alarak kendi katılım rekorunu kıran yarışmanın kazananı bu akşam düzenlenecek bir ödül töreniyle açıklanacak.
2006 senesinde yayımladıkları Sam’s Town albümünün 10. yılı kapsamında kapsamlı bir turnede olan The Killers’tan beklenmedik bir sürpriz geldi. Grup vakti zamanında albüm için hazırladıkları fakat sonradan yayımlamadıkları Peace of Mind şarkısını dinleyicileriyle paylaştı.
Şarkıyı Spotify ve iTunes üzerinden satışa sunan grup ayrıca 10. yıldönümü kapsamında düzenledikleri etkinliklerden elde ettikleri geliri evsiz ve madde bağımlılarına yardım için bağışlayacaklarını da duyurdu.
Son dönemde prodüktörlüğünü yaptığı belgesel yapımlarla adını sıkça zikreder olduğumuz Leonardo Di Caprio, heyecan veren yeni dizi projesiyle karşımızda. Di Caprio; Rock’n Roll’un yaratıcısı, Sun Records’un kurucusu Sam Philips’in yaşamından esinlenen yapımın kadrosuna katıldı.
Elvis Presley, Johnny Cash, Jerry Lee Lewis gibi isimleri müzik dünyasına tanıtan müzisyen, DJ, prodüktör Philips hakkındaki dizinin yazarlığını Mick Jagger üstleniyor. Sam Philips: The Man Who Invented Rock’n Roll adını taşıyacak dizi hakkında henüz detaylı bilgi vermeyen Jagger, detayların azlığı sebebiyle projeyi şekillendirmenin kolay olmadığını, ancak bu yapımın oldukça ses getireceğine inandıklarını belirtti.
Sekizinci stüdyo albümünü geçtiğimiz yıl içerisinde yayımlayan Chemical Brothers, uzun zaman ardından bozduğu sessizliğini bir sürprizle taçlandırmaya hazırlanıyor. Grup, diskografisinde yer alan tüm albümlerin plak formatında yeniden basılacağını duyurdu. İlk albümünü 1995 senesinde yayımlayan elektronik müzik ikilisinin plakları 23 Aralık tarihinde dolaşıma çıkacak.
Piyasada bulunması güç albümlerinin yeni baskılarının çeşitli yeniliklere de gebe olduğunu belirten ikili, kariyerinin 21. yılını da bu vesileyle kutluyor. İki farklı plak çıkartacağını açıklayan Chemical Brothers’ın sınırlı sayıda olacak renkli plakları konusunda bir uyarı yapmak gerek. Renkli plaklar grubun geçen sene yayımladığı Born In The Echoes albümünü içermiyor; yani tüm albümlerin bir arada olduğu kaydı istiyorsanız, standart siyah plaklardan almanız gerekiyor.
Koreli sanatçı Bohyun Yoon, ışığı bir metafor olarak kullandığı Structure of Shadow adlı hareketli enstalasyon çalışmasıyla dikkat çekiyor.
Işığı toplumu kontrol eden bir güç mekanizması olarak tasvir eden sanatçı, yerleştirdiği harekete duyarlı sensör ile ışık kaynağını harekete geçiriyor. Işığın etrafındaki yapıya asılan minik insan figürlerinin duvarda yansıyan gölgeleriyle hareketlenen eser, insanın zayıf ve kırılgan yapısına, kurallar altında ezilen ruhsuz haline vurgu yapıyor.
Kore’de askerlik yaptığı sıralarda baskı ve kontrol mekanizmaları üzerine düşünmeye başlayan Yoon, bu çalışmayı Michel Foucault’nun Discipline and Punish kitabını okuduktan hayata geçirmeye karar vermiş.
Yazar Paul Beatty, The Sellout adlı kitabıyla 2016 Man Booker ödülünü kazanan ilk Amerikalı oldu.
Amerika’da ırkçılık meselesi üzerine bir eleştiri olan 289 sayfalık kitap, Afro-Amerikan olan Bonbon’un başından geçenleri sert bir dille anlatıyor. Kölelik ve ayrımcılığa ağır eleştiriler getiren Beatty, kitabın herkes tarafından okunmasının zor olabileceğini belirtiyor. Polis tarafından hukuksuz bir şekilde vurulan Bonbon’un babasını da anlatan kitap, özellikle Black Lives Matter hareketi için çok önemli bir yapıt olma özelliği taşıyor.
İlk bakışta ayrıntılarla bezenmiş resim, mural ve enstalasyonlarının yatıştırıcı bir etkisi olduğunu söyleyebileceğimiz İtalyan sanatçı Esther Stocker, eserlerinde her zaman siyah, gri ve beyaz gridler kullanıyor. İnsan varoluşunda genellikle eksik olan düzen ve uyumu eserlerinde barındıran sanatçı, çalışmalarını Viyana’da sürdürüyor.
Çalışmalarında kaos ve düzen, gerçek ve sanal, kesinlik ve belirsizlik gibi ikilemleri ve aralarındaki ilişkiyi sorgulayan Stocker, ritmik desenlerle izleyicinin dünya algısında bir illüzyon yaratıyor. Sanatçının etkileyici geometrik şekilleri uyum içinde barındıran enstalasyonları Viyana, Floransa, Brüksel ve New York gibi dünyanın önde gelen sanat şehirlerinde sergilenmeye devam ediyor.
William Shakespeare üzerine araştırmalar yapan edebiyatçıların uzun zamandır şairle beraber çalıştığından şüphelendiği Christopher Marlowe, Oxford University Press tarafından yayımlanan VI. Henry’nin yeni basımında resmi olarak Shakespeare’in eş yazarı oldu.
Yaklaşık 17 oyununun tek başına Shakespeare’e ait olmadığını düşünen edebiyatçılar, şairin iş birliği yaptığı diğer yazarları hâlâ belirleyemezken, bu ortaklıkların ölümsüz eserlere daha çok değer kattığı görüşünü paylaşıyorlar. Ayrıca İngiliz edebiyatının diğer önemli şair ve yazarlarından olan Christopher Marlowe’un da kendisine ait yedi adet oyunu bulunmakta.
BERLINARTPROJECTS tarafından düzenlenen “Greetings From Now On” serisinin ilk sergisi “Territories of Commitments” 21 Ekim’de Berlin’de açıldı.
İstanbul’dan Ali Taptik, Yusuf Sevincli, Zeynep Beler, Seza Bali, Buğra Erol ve Joana Kohen gibi sanatçılara yer veren çağdaş fotoğraf sergisi, sanatçıların sanatsal pratiklerini ve bölge kavramını, kişisel ve sosyo-politik bakış açıları üzerinden inceliyor.
Varoluşsal coğrafyanın en geniş anlamına yaklaşarak fakat kendi bireyselliklerini ve kendi bölge formlarını şekillendirerek çevrelerine tepki gösteren bu altı sanatçının eserlerinden oluşan “Territories of Commitments” 23 Aralık tarihine kadar Berlin’de görülebilecek.
Eser: Ali Taptik, Kaza ve Kader serisinden, 2004-2008, C-print, 65 x 65 cm
Bugün kübizm akımının öncülerinden İspanyol ressam Pablo Picasso’nun doğum günü!
25 Ekim 1881 Malaga doğumlu olan sanatçı, babası tarafından küçük yaşta resme yönlendirilmiş. 1895 yılında Barselona Güzel Sanatlar Okulu’nda eğitim almaya başlayan Picasso, ilk dönem yapıtlarında sıradan insanları, sirk palyaçoları ve akrobatları resmetti. 1907 yılından sonra ise geometrik şekillerin temelini oluşturduğu kübist tablolara odaklanan sanatçı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra ise klasisizme geri döndüğü tablolarıyla ününü devam ettirdi. Annesinin soyadı olan Picasso’yu kullanarak ünlenen sanatçının en ünlü eseri Alman hava kuvvetlerinin Guernica kasabasını bombalamasını anlatan Guernica eseridir.