
Çalışmalarını New York’ta sürdüren sanatçı Trina Merry, UNESCO’nun belirlediği dünyanın yedi harikasının da içinde bulunduğu önemli birçok sembol yapıtın önünde kendi vücudunu boyayarak kurguladığı fotoğraflarıyla dikkat çekiyor.
Hiper realist tarzıyla kendisinin ve model olarak kullandığı insanların vücutlarını boyayarak optik illüzyonlar yaratan sanatçının işleri Time Magazine, NY Times, Washington Post, Juxtapoz Magazine ve Rolling Stone gibi pek çok önemli yayında karşımıza çıkıyor.
Op art akımından etkilenerek çevresinde bulunan her şeyin bir anını belgeleyen Merry, yaşayan tuvallerini yaratırken insan vücudu ile mekân arasındaki dengeye odaklanıyor. Robert Wilson’ın heykel koleksiyonuna duyduğu hayranlığı vurgulayan sanatçı, fotoğraflarını özellikle sosyal ve politik açıdan önemli bulduğu alanlarda çekiyor.
Sanatçı ve çalışmaları hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz: www.trinamerry.com
21. yüzyılın en büyük müzelerinden biri olan New York Metropolitan Sanat Müzesi, altı bin yılı kapsayan koleksiyonuyla insanlık tarihinin önemli başarılarını gözler önüne seriyor. Antik Mısır’dan kalan mozoleler ile bir oda dolusu Rönesans tablosunu aynı anda izleyebileceğiniz müzede mutlaka görmeniz gereken beş eser ise şöyle:
1976’da Michigan’da doğan sanatçı Titus Kaphar, çalışmalarını New York ile Connecticut’ta sürdürüyor. Kullandığı araçlar ve tarzı açısından sanat tarihiyle yakın ilişki içerisinde olan sanatçı, Klasik dönem ve Rönesans ressamlarının tablolarını keserek, bükerek ve yeniden şekil vererek özgün çalışmalar ortaya koyuyor.
Alıntı ile kurgu arasında yeni hikayeler yaratan Kaphar, 2006 yılında Yale Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlıyor. Tarihin nasıl yeniden yazıldığını ve şekillendirildiğini vurgulama amacıyla tabloları manipüle eden sanatçı, aynı zamanda ırkçılık ve adaletsizlik gibi mevcut sosyal ve politik sorunlara dikkat çeken eserleriyle de tanınıyor.
Finlandiya üçlemesiyle tanına yönetmen Aki Kaurismäki’nin yeni filmi The Other Side Of Hope’un ilk fragmanı yayınlandı.
Avrupa’daki mülteci sorununa odaklanacak film, prömiyerini 67.Berlin Film Festivalinde yapacak. Son olarak La Havra filmiyle mülteci üçlemesinin ilk ayağını çeken yönetmenin yeni filmi The Other Side Of Hope üçlemenin ikincisi niteliğinde. Filmin yayınlanan fragmanını youtube üzerinden izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=kCMYQ37UeeE
Sokak sanatçıları genellikle aceleyle çizmek ve gece karanlığında dikkat çekmeden çalışmalarını tamamlamak isterler. Fakat Endonezyalı sokak sanatçısı Eko Nugroho bu kez farklı bir yöntem deneyerek çizimlerini 7 Ocak’tan itibaren üç gün boyunca the Asia Society Museum’a gelen izleyicilerin önünde gerçekleştirecek.
Müzenin içine yerleştirilen ve sokaktaki herhangi bir duvarı andıran bir alanda çalışacak sanatçının üç adet animasyon çalışması da sergide yer alan eserler arasında. Daha önce popüler kültür ve Endonezya geleneklerini birleştirerek tasarladığı giyilebilir kağıt maskelerle adını duyduğumuz Nugroho’nun çizeceği mural 16 Nisan tarihine kadar New York the Asia Society Museum’da sergilenecek.
Leonardo da Vinci, Rembrandt ve Renoir gibi önemli ressamların tablolarıyla beraber 593 değerli eseri kapsayan The Czartoryski Collection, Polonya hükümeti tarafından satın alındı.
Avrupa’nın önemli kişisel koleksiyonlarından biri olan ve 200 yıldan uzun bir süre önce Prenses Izabela Czartoryska tarafından oluşturulan koleksiyon, önemli eserlerin yanı sıra Polonya krallarına ait toplam 250 bin tarihi yazışma ve belgeyi de içeriyor. Eserlerin sergilendiği Krakow Ulusal Müzesi’nden kaldırılmayacağını açıklayan Polonya hükümeti, koleksiyon için 105 milyon dolar ödendiğini duyurdu.
Savaş yıllarında içlerinde Raphael’in Portrait of a Ypung Man tablosunun da bulunduğu 800 eserin yağmalandığı koleksiyonun gerçek değerininse 2 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.
Taipei’de bir bankanın içine Çin merkezli tasarım stüdyosu DEM inc ve ünlü sanat kolektifi teamLab işbirliğinde, hareketli bir enstalasyon çalışması tasarlandı.
Yerel CTBC Bankası merkez binasının bekleme salonuna yerleştirilen Circulum Formosa- Being Here adlı çalışma, vahşi yaşam ve doğadan hareketli görüntüler sunuyor. Bankayı ziyaret edenlerin büyük ilgisini toplayan eser, kapalı ve boğucu olan ortamı daha ferah ve canlı bir alana dönüştürüyor.
Çin burç takviminin 12 hayvanına ait seslerin kullanıldığı enstalasyonda hayvanlar yer değiştirdikçe görüntülerde yer alan mevsimler de değişiyor. Ziyaretçilerin gün doğumu, gün batımı veya bir gökkuşağını izleyebildiği çalışmada hayvanlar hareket sensörleriyle izleyicilerin hareketlerine göre tepki veriyor.
https://www.youtube.com/watch?v=6lzVvlNytJg
Yüzyılımızın sayılı entelektüellerinden biri olan sanat eleştirmeni, yazar ve ressam John Berger, 90 yaşında yaşama veda etti.
Kariyerine ressam ve eğitmen olarak başlayan Berger, 1952’de haftalık New Statesmanand Nation dergisinde sanat eleştirileri yazmaya başladı. Kaleme aldığı G. isimli romanıyla 1972’de Man Booker Ödülü’nü kazandı. Birçok eleştiriye maruz kalan G. modern romanın başyapıtı olarak kabul gördü. Berger, sanat eleştirilerinin yanı sıra pek çok senaryo, roman, şiir ve belgesel de yazdı.
Berger’in 90 yıllık yaşamına sığdırdığı değerli eserleri Metis Yayıncılık, Ayrıntı Yayınları, İletişim Yayınları, Yapı Kredi Yayınları ve Agora Kitaplığı tarafından Türkçede yayımlandı. Görme Biçimleri.Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı, Görme Duyusu, G., O Ana Adanmış,Yedinci Adam, Ve Yüzlerimiz , Kalbim , Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü, Anlatmanın Başka Bir Biçimi, Katarakt, Bir Fotoğrafı Anlamak, Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar, Fotokopiler, O Ana Adanmış ve Hoş Beş bu kitaplardan birkaçı.
“Hayatı ve görünürlüğü mümkün kılan ışık… Işık hangi nesneyi aydınlatırsa, gerçekte milyon yıllık bir dağ ya da deniz de olsa, ona hiç değişmemiş gibi bir ilklik niteliği kazandırır.” Katarakt (YKY)
The Black Keys’in üyelerinen biri olan müzisyen Dan Auerbach ikinci solo albümünün hazırlıklarını tamamladığını duyurdu.
2009 yılında Keep İt Hid ile ilk solo çalışmasını paylaşan Auerbach’a bu kez country dünyasının deneyimli isimleri John Prine ve David Ferguson eşlik ediyor.
Dam Auerbach’ın Easy Eye Sound stüdyolarında tamamladığı albümün ayrıntıları ve ne zaman satışta olacağı ise merak konusu.
Rumen kökenli Amerikalı sanatçı Saul Steinberg, öldüğü 1999 yılına kadar the New Yorker için çizdiği 90’dan fazla kapak,1200 illüstrasyon ve karikatürle tanındı. Eğitim hayatına Bükreş Üniversitesi’nde felsefe okuyarak başlayan sanatçı daha sonra Milano’da mimarlık okudu.
İtalya’da yükselen faşist rejimden kaçarak Amerika’ya yerleşen Steinberg, karikatürlerin yanı sıra Vanity Fair için çektiği fotoğraflarla da ününe ün kattı. Avusturyalı fotoğraf sanatçısı Inge Morath ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri proje The Masquerade fotoğraf serisi sanatçının önemli işleri arasında yer alırken aynı isimle bu çalışmanın bir kitabı da basıldı.